1. Büyük firmalar bir yerde mağaza açmadan evvel ön araştırma yapar. Bu araştırmada mağazanın açılacağı bölgeden günde kaç kişinin geçtiği; geçenlerin yaşı, cinsiyeti ve beğenileri ile ilgili veriler toplanır. Bu parçanın sonuna “Tıpkı bunun gibi, bir konuşmacının da konuşmasından önce dinleyicilerin nelere ilgi duyduğu noktasında titizlik göstermesi gerekir.” cümlesi getirilirse aşağıdakilerden hangisi yapılmış olur?
- A) Betimleme
- B) Onaylama
- C) İlişkilendirme
- D) Eleştiri
2. • Açıklık, anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmayacak şekilde anlaşılır olmasıdır. • Akıcılık, anlatımda söylenişi kolay sözcüklerin kullanılmasıdır. • Özgünlük, anlatımın nitelik bakımından benzerlerinden farklı olmasıdır. • Duruluk, anlatımda gereksiz sözcüğün bulunmamasıdır. Bu açıklamalara göre “Bir yazının kusursuzluğu eklenecek bir söz kalmamasıyla değil, çıkarılacak bir söz kalmamasıyla ölçülür.” cümlesinde aşağıdaki kavramlardan hangisinin önemi vurgulanmaktadır?
- A) Akıcılık
- B) Özgünlük
- C) Açıklık
- D) Duruluk
3. I. Bende iyi olan ne varsa hepsini kitaplara borçluyum. Bir kitap sevdalısıyım ben. Kitaplardan ve yazarlarından söz ederken büyük bir heyecan duymamam imkânsız. Bu ilginç gelebilir size ama bir gerçek. Hatta belki de yaşadığım duygulara, bir insanın coşkun hevesleri denebilir. Ne denirse densin, bu sevdadan kurtulmam olanaksız. II. Her kitaptan, kulağıma bir ses gelir. Bu öyle bir sestir ki bir vapurdan belediye otobüsüne, bir kişinin çocukluğundan yetişkinliğine; başka bir deyişle farklı mekânlara ve zamanlara değin uzanır. Ses, bana ne denli güçlü çarparsa fikir mağaramda o oranda yankı bulur. Yazarı sayfa sayfa dinledikten sonra söz sırası benim zihnimde beliren duygu, düşünce ve çağrışımlara gelir. III. Bir yazar olarak şunu söyleyebilirim ki kitaplar, bana yaşamda yol gösterir. Gerçi yaşamı az çok tanırım ama yine de okuduğum her şey insanın bilmediğim veya daha önce fark etmediğim bir yanını bulup çıkarmış, önüme sermiştir. Belki de koca bir kitapta beğeneceğim tek bir cümle bulabilirim ama bu tek cümle beni insanlara yaklaştırabilir. Numaralanmış metinlerden hangileri “İyi kitapları okumak, bu kitapların yazarlarıyla konuşmak gibidir.” sözü ile aynı iletiye sahiptir?
- A) I ve III.
- B) II ve III.
- C) Yalnız II.
- D) Yalnız I.
4. Bu görselden, I. Türkiye’de 2000-2019 yılları arasında ortalama sıcaklık değerinin en düşük olduğu yıl 2011’dir. II. 2019’da Türkiye’de son 49 yılın dördüncü en sıcak yılı yaşanmıştır. III. 2000-2019 yılları arasındaki ortalama sıcaklık, 2001’in ortalama sıcaklığından fazladır. yargılarından hangileri çıkarılabilir?
- A) I ve II.
- B) I, II ve III.
- C) Yalnız I.
- D) II ve III.
5. • İsminin ne anlama geldiği • Gelir kaynağı • Coğrafi konumu • Halk arasında nasıl anıldığı Aşağıda tanıtılan şehirlerin hangisinde bu bilgilerin tümüne yer verilmiştir?
- A) İskenderiye, beş milyonu aşan nüfusuyla Mısır’ın Akdeniz kıyısındaki büyük şehirlerindendir. Önemli bir sanayi bölgesi olan İskenderiye, ülkenin dış ticaretinin büyük bir bölümünü karşılar. İsmini Makedonya Kralı İskender’den almıştır.
- B) Endonezya’nın başkenti ve en büyük şehri olan Cakarta’nın diğer adı Big Durian’dır. Cakarta; kendine has iklimi, bitki örtüsü ve doğal güzellikleri sayesinde seyahatiniz boyunca sıkılmayacağınız bir şehirdir. Monas, Ancol Rüya Parkı, Endonezya Minyatür Parkı şehirde gezilecek yerler arasındadır
- C) Kuzey Afrika’nın batısında, Fas’ın orta kısmında yer alan Marakeş’in kelime anlamı “Tanrı’nın ülkesi”dir. Toprağının kızıl renkli olmasından dolayı bölgede yaşayanlar ona “kızıl şehir” demektedir. Marakeş, dünyanın en çok tercih edilen turizm merkezlerinden biri olduğu için ülke ekonomisine büyük katkı sağlar.
- D) Bir Güney Asya ülkesi olan Bangladeş’in başkenti Dakka, dünyanın en fazla nüfusa sahip yedinci şehridir. Çok kalabalık olduğu için şehirde “bisiklet taksi” uygulaması yaygındır. Halk arasında “camiler şehri” olarak bilinir. Sıcak, yağışlı ve nemli bir iklimi vardır.
6. Çocukluk ve ergenlik boyunca artış gösteren, yetişkinlikte en yüksek seviyeye ulaşan göz kırpmanın öncelikli amaçlarından biri, gözü sürekli olarak nemli tutma çabasıdır. Gözün ön tarafında bulunan ve dış dünya ile temas eden bölüm, bebeklerde yetişkinlere kıyasla daha küçük olduğu için bebek gözü daha geç kurur yani daha geç nemlendirme gerektirir. Bebeklerin uzun uyku süreleri de gözlerinin daha uzun süre nemli kalmasına olanak sağlar. Yetişkinler, yüksek dikkat veya görsel takip gerektiren durumlarda daha az göz kırpma eğilimindedir. Ayrıca bebeklerin dış dünyayı sürekli anlamlandırma ve tanımaya odaklanma çabalarının da göz kırpma sayısını azalttığı düşünülmektedir. Bu parçadan, I. Göz kırpmaya etki eden birçok faktörün bulunduğuna II. Bir işe odaklanıldığında göz kırpma sayısının yükseldiğine III. Yaş ilerledikçe gözü nemli tutma ihtiyacının arttığına yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I, II ve III.
- B) Yalnız I.
- C) II ve III.
- D) I ve III.
7. Bu görsele getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tüketicilerin Toplam Harcamalarında Gıda Ürünlerinin Oranı
- B) Müşterilerin Alışveriş Tercihlerini Belirleyen Faktörlerin Sıklığı
- C) İnsanların Gıda Saklama Koşullarına İlişkin Görüşleri
- D) Tüketicilerin Gıda Tasarrufu Konusundaki Davranış Dağılımı
8. Bir yazarın, kendisine yöneltilen sorulara verdiği cevaplar şunlardır: • İkisi birbirinden ayrılabilir şeyler değil. Bu, herkeste olması gereken bir hassasiyet aslında. Harfler sesleri temsil ediyor. Kâğıdın üzerine yazılan harflerden topluca bir ses çıkıyor. Bu sesi düzenlemesi gerekir yazarın. Sesler tesadüfün eline bırakılırsa tatsız bir gürültüye dönüşür. • Yazma amacım ilk gün neyse şimdi de o: Kendimi ifade edebilmek. Bu nedenle adımın sıkça anıldığı ödülleri alıp almamam hiç önemli değil. Önemli olan, önceki romanlarımdan daha iyi birkaç roman yazabilmek. Ben -insanlar müsaade ederlerse- birkaç roman daha yazıp bu işe nokta koymak istiyorum. • Hayatımın en olgun dönemini yaşıyorum. Bu yüzden okurken daha seçici davranıyorum. Bugünlerde, denemelere merak saldım. Ayrıca yeni çıkan öykü ve romanları da elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Pek azını beğeniyorum. Güzel bir metinle karşılaşınca da kendim yazmış gibi heyecanlanıyorum. Aşağıdaki sorulardan hangisi bu cevapların herhangi biri ile ilişkili değildir?
- A) Edebiyat ödüllerinin sanatınız üzerindeki etkisi nedir?
- B) Yazmak ve okumak arasında nasıl bir ilişki vardır sizce?
- C) “Yazmak beste yapmak gibidir.” sözüyle ne anlatmak istiyorsunuz?
- D) Son zamanlarda ne tür yazılar okuyorsunuz?
9. Modern çağda şöyle bir problem var: Hep başka bir yerde olmak istiyoruz. Bulunduğumuz yer bize hiç mutluluk vermiyor. İnsan hep başka iklimlerin yeşil kırlarına özlem duyuyor. Bir yere tatile gittiğinde acaba buraya değil de başka yere gitseydim daha mı iyi olurdu, diye düşünüyor. Seçmediği her şey için sıkıntı hissetmeye başlıyor. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen görüşü desteklemektedir?
- A) Anlaşmak için zaman gerekir, zaman ve mekân. Konuşmanın yanında susmak, birbirinin söylediğine dikkat kesilebilmek, kalbini dostunun kalbine yaklaştırmak gerekir.
- B) Günümüzde her birimiz ağ vatandaşıyız artık. Ağa bir kez yakalanmaya görün, onun gerçekliği sizin gerçekliğiniz oluverir. Böylece sanal âlem, gerçek hayatımıza bulaşır ve gerçeklikle olan bağımız belirgin olmaktan çıkar.
- C) Herkesin, önündeki ekrana baktığı bir çağda kimse diğerinin yüzüne bakmıyor. Hâlbuki bizi insan kılan şeylerden biri, muhatabımızın yüzünden, sesinden, duruşundan onu okuyabilmektir. İnsan olmak, hâlden anlamaktır
- D) Yaşantı oburluğu içerisindeyiz. Ne kadar çok yaşantı tüketirsem o kadar mutlu olurum, şeklinde bir yanılgımız var. Hâlbuki sahip olduklarımızla da mutlu olabiliriz.
10. Mecaz anlam; bir kelimenin gerçek anlamının dışında, başka anlamlara gelecek biçimde kullanılmasıdır. Bu tanıma göre aşağıdaki dizelerin hangisinde mecaz anlam örneği yoktur?
- A) Ufacık yüzünü gördüm kahvenin camında Önümden el ele vermiş çocuklar geçiyorlardı Bir kırlangıç havayı yarıp geçti Gökyüzü neredeyse düşecekti
- B) Şurda yeşil gözlü bir çocuk Naylon geçirmiş şapkasına Ferit’e benzettim azıcık Kim bilir belki de başkasına
- C) Seni bekliyordum yağmur, küçük yağmur Ekinlerim için değil kendim için Hani ellerinle bende yeşerttiğin O yağmur kokulu düşüncelerin için
- D) İstanbul’da serin mevsim sonbahar Hazin bir musiki tadıyla başlar Ağır adımlarla dolaşır semt semt
11. Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu insanıbitkindi, yoksuldu,düzenlibir ordusu yoktu. Halk, Atatürk’ünönderliğindetüm buzorluklarınaltından kalktı. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi, bu metindeki altı çizili sözcüklerden herhangi birinin eş anlamlısı değildir?
- A) Mesele
- B) Muntazam
- C) Yorgun
- D) Liderlik
12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileştirme vardır?
- A) Bu akşam sonbahar ne kadar serinGeceyi hasretle bekliyor zaman
- B) Karşı dalgalarda tutuşmuş gibi gül bahçeleriKoyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri
- C) Gözlerimde parıltısı bakır bir tasınKulaklarım komşuların ayak sesinde
- D) Tabiat, bir bembeyaz gelinlik giymiş gibiYüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
13. Bu metnin altı çizili bölümündeki kısa çizginin kullanım gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Arasında, ve, ile, ila anlamlarını vermek için sözcükler veya sayılar arasında kullanmak
- B) Cümle içindeki virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak
- C) Cümle içindeki ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başında ve sonunda kullanmak
- D) Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak
14. Çocukluk dönemim, 60’ların başına denk geliyor. Uza- ya yolculuk, Avrupa'da yeni yeni konuşulmaya başlamıştı. Benim günlük hayatımdan çok uzaktı. Her erkek çocuk uçmakla ilgilenir. Tabii ki o zaman uçak uçurmak, çok maliyetli bir şeydi. Benim dünyamın dışında bir şeydi. Hiçbir zaman astronot olacağımı hayal etmedim fakat bilimle ilgileniyordum, meraklı bir çocuktum. İlkokuldan sonra bilimle ilgili bir eğitim almaya karar verdim. 80'lerin sonunda her şey netleşti. Almanlar uzaya ilk yolculuklarını yapmaya başladı. “Ben de bunu yapacağım. Benim için doğru iş budur.” dedim. Uzay ve bilim, benim için ideal birleşimdi. Böylece astronot olmaya karar verdim. Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı niteliğindendir?
- A) Çocukluk hayallerinizle bugün bulunduğunuz yer örtüşüyor mu?
- B) Mesleğinizin en zevkli yanları nelerdir?
- C) Uzaya gönderilmek için gerekli olan eğitim, ne kadar sürüyor?
- D) Üniversitede uzay teknolojileri alanında eğitim alan öğrenciler, hangi alanlarda çalışabiliyor?
15. Bir okulun kütüphane, laboratuvar ve seminer salo- nunda Azra, Berra, Beren, Umut, Koray, Alperen adlı öğrenciler görevlidir. Her birimde, aynı anda birer öğrenci, sabah ve öğleden sonra olmak üzere görev yapmaktadır. Öğrenciler ve görev yerleriyle ilgili olarak bilinenler şunlardır: • Azra, kütüphanede görevlidir. • Berra ile Azra, aynı zaman diliminde görev yapmaktadır. • Koray’ın görevi, Berra’nınkinden sonra başlamaktadır. • Alperen, laboratuvarda Beren’den sonra görev almaktadır. Bu bilgilere göre, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
- A) Alperen, öğleden sonra görevlidir.
- B) Berra, seminer salonunda görevlidir.
- C) Umut, sabah saatlerinde görevlidir.
- D) Koray, kütüphanede görevlidir.
16. (1) En çok ilgi çeken tablolardan biri Mona Lisa’dır. (2) Birçok insan, bu ilginin nedenini, Mona Lisa’nın gizemli gülüşü olarak belirtir. (3) Tablo dikkatli incelendiğinde ise bu gülüşün gerçek olmadığı görülür. (4) Gizemli gülüş, bakış açısına göre mutluluğu veya üzüntüyü yansıtır. Bu metindeki numaralanmış cümlelerin özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) 2. cümlede, tüm fiilimsi türlerinin örneği bulunmaktadır
- B) 1. cümle, özne ve yüklemden oluşmuştur
- C) 4. cümle kurallı, olumlu bir cümledir.
- D) 3. cümle, edilgen ve geçişsiz çatılıdır.
17. Aşağıdaki metinlerden hangisinin anlatım tekniği diğerlerinden farklıdır?
- A) Güneş’in son ışıkları, minarelerden inip batıya çekiliyordu. Tahta bir köprünün korkuluğu, belli belirsiz gölgelere dönüşüyordu.
- B) Bir saat kadar, yüksek tavanlı bir handa dinlendik. Bütün bir gecenin ve günün yorgunluğunu unutarak sohbet etmeye, bir yandan da bir şeyler yemeyebaşladık.
- C) Saatler ilerledikçe yollara mahzun bir ıssızlık çöktü. Uzaktaki kuru ağaçlardan başka bir şey görünmüyordu.
- D) Ova güneşliydi ve dalgasız bir denizden daha düzdü. Rüzgârların oluşturduğu toz tepecikleri burada yoktu.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük vardır?
- A) İnsan, aynı anda birçok duyguyu hissedebilir.
- B) Gerekli kaynağı bulamayınca planlarını askıya aldı.
- C) Eskiden komşular birbirini tanırdı.
- D) Bazı madenler, yerin bin metre altından çıkarılır.
19. 13, 14, 15 ve 16. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. Güney Yarım Küre’nin en güneyinde, Avrupa kıtasının yaklaşık 1,5 katı büyüklüğündeki, kimseye ait olmayan buzlar diyarı Antarktika; Uranüs gezegeninden bile sonra keşfedilmiştir. Kesin keşfi 1840 yılında gerçekleşmiştir. O günden bu yana birçok ülke, bölgede söz sahibi olabilmenin yollarını aramaktadır. Onlarca olağanüstü özelliği olan Antarktika kıtası, gezegenimizde uğruna kan dökülmemiş yegâne topraklardır. Bu topraklar, dünyanın en soğuk bölgesidir. Kış aylarında –70 derece olup kaydedilen en düşük sıcaklık –89,2 derecedir. Yeryüzünün en fırtınalı iklimine sahiptir. Buz kütlesi dünyadaki buzların % 92'sini oluşturur. Kıtanın sadece % 1'inde buz oluşumu bulunmamaktadır. Dünyanın en büyük tatlı su rezervine sahip olup aynı zamanda dünyanın en kurak Kıtanın bazı yerlerine 2 milyon yıldır yağış gerçekleşmemiştir. Buz kalınlığı 4.335 metreyi bulur. Antarktika'da hükümet yoktur. Arjantin, Avustralya, Şili, Fransa, Norveç, Yeni Zelanda ve Ingiltere başta olmak üzere birçok ülke bölgede hak iddia etmiştir. Yeni Zelanda, 1956 yılında kıtanın dünya toprağı olarak kabul edilmesi önerisinde bulunmuştur. Bu öneri kabul görmüş, Antarktika'nın tarafsız bir alan olduğu öngörüsü kabul görmüştür. Kıtanın statüsü, 1959 Antarktik Antlaşma ve diğer ilgili kabullerle Antarktik Antlaşma Sistemi olarak adlandırılıp düzenlenmiştir. Yerel nüfusu yoktur ancak birçok ülke burada araştırma istasyonu kurmuştur. Kıta ve etrafındaki adalarda, kış aylarında 1.000, yaz aylarında 5.000 görevli ikâmet etmektedir. Ayrıca, turistik amaçla da ziyaretçi almaktadır. Ülkemiz de Antarktika'da varlık göstermek için girişimlerde bulunmuştur. Birçok çalışmanın neticesinde, İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırma Merkezi kurulmuştur. Bu kuruluş, 17 Ocak 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak resmi bir kurul olarak kabul edilmiştir. Burada bitki örtüsü son derece sınırlıdır, hiç çiçek açmaz. Dünyada sürüngenlerin ve sivrisineklerin yaşamadığı tek yer, Antarktika'dır. Bahar güneşinin gelmesiyle her yıl buzulların bir kısmı eriyip kırılmaya başlar. Normalde Mayıs ayında başlayan kırılmalar, küresel ısınmanın artmasıyla 2016 yılında Nisan ayının ortasında başlamıştır Bu metne göre, Antarktika’yla ilgili, 1. Bir devlet olmadığı için halkı da yoktur. 2. Buradan daha soğuk bir bölge bulunmamaktadır. 3. Kıtaların en geç keşfedilenidir. 4. Hiçbir hayvan türü barınamamaktadır. yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?
- A) 3 ve 4
- B) 1 ve 2
- C) 2 ve 3
- D) 1 ve 3
20. Bu metinde Antarktika’yla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
- A) Küresel ısınmanın etkilerinin görüldüğüne
- B) Türkiye’ye ait bir kuruluşun da bulunduğuna
- C) Hiçbir ülkeye bağlı olmadığına
- D) Canlı yaşamının olanaksız olduğuna