1.
Huma kuşu, kökeni Eski Türklere kadar dayanan, binlerce yıldır efsanelerde varlığını sürdüren bir kuştur. Bu kuşla ilgili farklı Türk boylarının farklı yorumları olsa da ortak inanış, konduğu yere mutluluk ve huzur getirdiği yönündedir. Efsanelere göre, huma kuşunun canlı olarak görülmesi mümkün değildir. Görülemeyecek kadar yükseklerde uçan huma kuşunun, ayaklarının olmadığını söyleyen efsaneler bile mevcuttur. İnanışlara göre, huma kuşunun gölgesine denk gelen kişi padişah olur, o devlet refaha erer ve güçlenir. Bu inanışlar sebebiyle huma kuşu “devlet kuşu” veya “talih kuşu” gibi isimlerle de anılır. Bu tabirler de günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir. Birçok Anadolu türküsünde, İran Havayollarının armasında, Özbekistan'ın devlet armasında bulunan huma kuşu figürleri bu efsanenin gerçek hayata geçirilmiş hâlidir. Anka kuşu, ismi masalları süslemiş bir kuş çeşidi olarak bilinmektedir. Anka, yüzyıllardır farklı iklimlerde ve kültürlerde değişik adlarla anılmaktadır. Latincede Phoenix adıyla anılan Anka kuşu, Arapçada Anka adı ile bilinir. Pek çok değişik kültürlerin efsanelerinden günümüze gelen ve “Zümrüdüanka” adı ile de anılan bu kuşun milattan önceki zamanlarda var olduğu sonradan neslinin tükendiği kabul edilmektedir. Anka kuşunun ömrünün çok uzun olduğu, kartaldan daha iri olduğu, ateş kırmızısı bir renge ve parlak tüylere sahip olduğu söylenir. Ateşle yeniden hayat bulduğu yönündeki inanışla pek çok kültürde oldukça büyük bir yer tutan Anka kuşu, günümüzde yeniden hayat bulmanın ve doğuşun simgesi olarak kabul edilmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu metinlerde hakkında bilgi verilen kuşların ortak özelliklerinden biri değildir?
A)
Efsanelere konu olmaları
B)
Birden çok isimle bilinmeleri
C)
Sembolik anlamlarının bulunması
D)
Soylarının tükenmiş olması
2.
Bu metnin altı çizili bölümündeki kısa çizginin kullanım gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Cümle içindeki virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak
B)
Arasında, ve, ile, ila anlamlarını vermek için sözcükler veya sayılar arasında kullanmak
C)
Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak
D)
Cümle içindeki ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başında ve sonunda kullanmak
3.
(1) En çok ilgi çeken tablolardan biri Mona Lisa’dır. (2) Birçok insan, bu ilginin nedenini, Mona Lisa’nın gizemli gülüşü olarak belirtir. (3) Tablo dikkatli incelendiğinde ise bu gülüşün gerçek olmadığı görülür. (4) Gizemli gülüş, bakış açısına göre mutluluğu veya üzüntüyü yansıtır. Bu metindeki numaralanmış cümlelerin özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)
2. cümlede, tüm fiilimsi türlerinin örneği bulunmaktadır
B)
4. cümle kurallı, olumlu bir cümledir.
C)
3. cümle, edilgen ve geçişsiz çatılıdır.
D)
1. cümle, özne ve yüklemden oluşmuştur
4.
Aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileştirme vardır?
A)
Tabiat, bir bembeyaz gelinlik giymiş gibiYüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
B)
Bu akşam sonbahar ne kadar serinGeceyi hasretle bekliyor zaman
C)
Gözlerimde parıltısı bakır bir tasınKulaklarım komşuların ayak sesinde
D)
Karşı dalgalarda tutuşmuş gibi gül bahçeleriKoyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri
5.
Bir okulun kütüphane, laboratuvar ve seminer salo- nunda Azra, Berra, Beren, Umut, Koray, Alperen adlı öğrenciler görevlidir. Her birimde, aynı anda birer öğrenci, sabah ve öğleden sonra olmak üzere görev yapmaktadır. Öğrenciler ve görev yerleriyle ilgili olarak bilinenler şunlardır: • Azra, kütüphanede görevlidir. • Berra ile Azra, aynı zaman diliminde görev yapmaktadır. • Koray’ın görevi, Berra’nınkinden sonra başlamaktadır. • Alperen, laboratuvarda Beren’den sonra görev almaktadır. Bu bilgilere göre, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle yanlıştır?
A)
Berra, seminer salonunda görevlidir.
B)
Umut, sabah saatlerinde görevlidir.
C)
Koray, kütüphanede görevlidir.
D)
Alperen, öğleden sonra görevlidir.
6.
Bu metindeki yazım yanlışlığı aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?
A)
17 Ocak 2015 tarihindeki ay bildiren sözcük küçük harfle başlatılarak
B)
Antarktika kıtası büyük harfle yazılarak
C)
Yarım küre sözcüğü bitişik yazılarak
D)
Mayıs sözcüğü küçük harfle başlatılarak
7.
13, 14, 15 ve 16. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. Güney Yarım Küre’nin en güneyinde, Avrupa kıtasının yaklaşık 1,5 katı büyüklüğündeki, kimseye ait olmayan buzlar diyarı Antarktika; Uranüs gezegeninden bile sonra keşfedilmiştir. Kesin keşfi 1840 yılında gerçekleşmiştir. O günden bu yana birçok ülke, bölgede söz sahibi olabilmenin yollarını aramaktadır. Onlarca olağanüstü özelliği olan Antarktika kıtası, gezegenimizde uğruna kan dökülmemiş yegâne topraklardır. Bu topraklar, dünyanın en soğuk bölgesidir. Kış aylarında –70 derece olup kaydedilen en düşük sıcaklık –89,2 derecedir. Yeryüzünün en fırtınalı iklimine sahiptir. Buz kütlesi dünyadaki buzların % 92'sini oluşturur. Kıtanın sadece % 1'inde buz oluşumu bulunmamaktadır. Dünyanın en büyük tatlı su rezervine sahip olup aynı zamanda dünyanın en kurak Kıtanın bazı yerlerine 2 milyon yıldır yağış gerçekleşmemiştir. Buz kalınlığı 4.335 metreyi bulur. Antarktika'da hükümet yoktur. Arjantin, Avustralya, Şili, Fransa, Norveç, Yeni Zelanda ve Ingiltere başta olmak üzere birçok ülke bölgede hak iddia etmiştir. Yeni Zelanda, 1956 yılında kıtanın dünya toprağı olarak kabul edilmesi önerisinde bulunmuştur. Bu öneri kabul görmüş, Antarktika'nın tarafsız bir alan olduğu öngörüsü kabul görmüştür. Kıtanın statüsü, 1959 Antarktik Antlaşma ve diğer ilgili kabullerle Antarktik Antlaşma Sistemi olarak adlandırılıp düzenlenmiştir. Yerel nüfusu yoktur ancak birçok ülke burada araştırma istasyonu kurmuştur. Kıta ve etrafındaki adalarda, kış aylarında 1.000, yaz aylarında 5.000 görevli ikâmet etmektedir. Ayrıca, turistik amaçla da ziyaretçi almaktadır. Ülkemiz de Antarktika'da varlık göstermek için girişimlerde bulunmuştur. Birçok çalışmanın neticesinde, İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırma Merkezi kurulmuştur. Bu kuruluş, 17 Ocak 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak resmi bir kurul olarak kabul edilmiştir. Burada bitki örtüsü son derece sınırlıdır, hiç çiçek açmaz. Dünyada sürüngenlerin ve sivrisineklerin yaşamadığı tek yer, Antarktika'dır. Bahar güneşinin gelmesiyle her yıl buzulların bir kısmı eriyip kırılmaya başlar. Normalde Mayıs ayında başlayan kırılmalar, küresel ısınmanın artmasıyla 2016 yılında Nisan ayının ortasında başlamıştır Bu metne göre, Antarktika’yla ilgili, 1. Bir devlet olmadığı için halkı da yoktur. 2. Buradan daha soğuk bir bölge bulunmamaktadır. 3. Kıtaların en geç keşfedilenidir. 4. Hiçbir hayvan türü barınamamaktadır. yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?
8.
Aşağıdaki metinlerden hangisinin anlatım tekniği diğerlerinden farklıdır?
A)
Saatler ilerledikçe yollara mahzun bir ıssızlık çöktü. Uzaktaki kuru ağaçlardan başka bir şey görünmüyordu.
B)
Ova güneşliydi ve dalgasız bir denizden daha düzdü. Rüzgârların oluşturduğu toz tepecikleri burada yoktu.
C)
Güneş’in son ışıkları, minarelerden inip batıya çekiliyordu. Tahta bir köprünün korkuluğu, belli belirsiz gölgelere dönüşüyordu.
D)
Bir saat kadar, yüksek tavanlı bir handa dinlendik. Bütün bir gecenin ve günün yorgunluğunu unutarak sohbet etmeye, bir yandan da bir şeyler yemeyebaşladık.
9.
Bu metinde Antarktika’yla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
A)
Küresel ısınmanın etkilerinin görüldüğüne
B)
Canlı yaşamının olanaksız olduğuna
C)
Türkiye’ye ait bir kuruluşun da bulunduğuna
D)
Hiçbir ülkeye bağlı olmadığına
10.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi yay ayraç içinde verilen kavrama örnek oluşturmamıştır?
A)
İhtiyacı olanlara yardımcı olman, güzel bir davranış. (Beğeni)
B)
Gezi yazıları, okurun ilgisini çekebilecek şekilde yazılmalıdır. (Eleştiri)
C)
Bu yaz Karadeniz turuna çıkmayı planlıyoruz. (Tasarı)
D)
Belirlenen zamana kadar işlerin yetişmesini umuyorum. (Beklenti)
11.
Büyük bir memleket sevdalısı olan şairimiz, kendindeki memleket sevdasını anlatmayayüreğinin ve kaleminin yetmemesindenkorktuğunu söylemiştir. Bu cümledeki altı çizili söz grubunun anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Kendini yetiştirmesi gerektiğini düşünmek
B)
Zamanla olgunlaşacağına inanmak
C)
Yersiz sözcükler kullanmak
D)
Duygularını anlatmada yetersiz kalmak
12.
Teknoloji, insanın hayal gücüyle sınırlıdır. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu cümleyle anlamca aynı doğrultudadır?
A)
Teknolojinin ulaştığı seviye, hayal gücü ve bilgiyle doğru orantılıdır.
B)
Hayaller, teknolojinin geldiği noktayı belirler.
C)
Hiç hayal kurmamış olanlar, hiç hayal kırıklığı yaşamamış olanlardır.
D)
Hayalleri gerçekleştirecek imkân yoksa hayal kurmak gereksizdir.
13.
K: Öte yandan uyku olmadığında da bu işlevlerin hiçbiri tamamen başarısızlığa uğramıyor. L: Son yıllarda yapılan araştırmalarla uykuya neden ihtiyaç duyduğumuz sorusuna az da olsa açıklama getirildi M: Bu durumda uykunun, bu sistemler için mutlak bir gereklilik olmaktan çok bu sistem bunların performansını iyileştirici bir etkisinin olduğu anlaşılıyor N: Uyku; bağışıklık sisteminin iç işleyişinden sağlıklı hormon dengesine, duygusal ve ruhsal sağlık durumundan öğrenme ve hafızaya kadar çok sayıdaki biyolojik sürecin en üst düzeyde çalışması için gereklidir. Harflerle belirtilmiş bu cümlelerle anlamlı bir metin oluşturulması için doğru sıralama aşağıdakilerin hangisinde belirtildiği gibi olmalıdır?
14.
Vücudumuzdaki fizyolojik, psikolojik ve davranışsal birçok sürecin düzeni, doğal aydınlık-karanlık döngüsüne bağlıdır. Nabız ve tansiyon gün içinde yük selirken gece saatlerinde düşer. Sabah saat dokuz sıraları, en etkili çalışma saatimizken gecenin birinde verimliliğimiz ve dikkatimiz en alt düzeydedir. Yaklaşık yirmi dört saatlik zaman aralıklarını takip eden bu süreçleri, vücudumuzun biyolojik saati düzenler. Bu metinden aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A)
Her vücudun biyolojik saat dengesi birbirinden farklılık gösterir.
B)
Güneş, vücudun biyolojik saati üzerinde etkilidir.
C)
Biyolojik saat, vücudun bir gün içerisindeki hareket ve tepkilerini belirler.
D)
Vücudun gündüz ve gecedeki dengesi eşit değildir.
15.
Çocukluk dönemim, 60’ların başına denk geliyor. Uza- ya yolculuk, Avrupa'da yeni yeni konuşulmaya başlamıştı. Benim günlük hayatımdan çok uzaktı. Her erkek çocuk uçmakla ilgilenir. Tabii ki o zaman uçak uçurmak, çok maliyetli bir şeydi. Benim dünyamın dışında bir şeydi. Hiçbir zaman astronot olacağımı hayal etmedim fakat bilimle ilgileniyordum, meraklı bir çocuktum. İlkokuldan sonra bilimle ilgili bir eğitim almaya karar verdim. 80'lerin sonunda her şey netleşti. Almanlar uzaya ilk yolculuklarını yapmaya başladı. “Ben de bunu yapacağım. Benim için doğru iş budur.” dedim. Uzay ve bilim, benim için ideal birleşimdi. Böylece astronot olmaya karar verdim. Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı niteliğindendir?
A)
Uzaya gönderilmek için gerekli olan eğitim, ne kadar sürüyor?
B)
Üniversitede uzay teknolojileri alanında eğitim alan öğrenciler, hangi alanlarda çalışabiliyor?
C)
Mesleğinizin en zevkli yanları nelerdir?
D)
Çocukluk hayallerinizle bugün bulunduğunuz yer örtüşüyor mu?
16.
(1) Ardıç, doğadaki birçok olumsuz duruma karşı da- yanıklılık gösteren bir ağaç türüdür. (2) Yaygın kök sistemleri sayesinde erozyonu önlemede de faydalıdır. (3) Görünümüyle çalıyı andıran ardıç; çürümeye, kurtlanmaya ve suya dayanıklıdır. (4) Hayvanların otlatılması, aşırı kesim yapılması yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu ağaç türü, koruma altına alınsa da giderek azalmaktadır. Bu metindeki numaralanmış cümlelerin anlam özelliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A)
1. cümlede, ardıç ağacının tanımı yapılmıştır.
B)
2. cümlede, amaç-sonuç ilgisi vardır.
C)
4. cümlede, neden ve koşul ilgisi bir arada verilmiştir.
D)
3. cümledeki bir kavram, başka bir kavrama benzetilmiştir.
17.
Bir baba, son günlerinde hasta yatağındayken beş oğlunu yanına çağırır. Onlardan aynı boyda ve aynı kalınlıkta ikişer sopa kesip getirmelerini ister. Oğullar sopaları getirince baba, “Sopalarınızın birer tanesini bana verin, diğeri sizde kalsın.” der. Oğullarına ellerindeki sopaları kırmalarını söyler. Oğullar, ellerindeki sopaları kolayca kırarlar. Kalan sopaları bir araya bağlayan baba, oğullarından bunu kırmalarını ister. Ancak bu sopaları hiçbiri kıramaz. “Görüyorsunuz!” der adam. “Tek sopayı hepiniz kolaylıkla kırdınız. Ama beşi bir arada bağlı sopaları hiçbiriniz kıramadınız. Siz de tek olursanız sizi kolayca alt ederler. Ama beşiniz birlikte, birbirinize bağlı ve destek olursanız sizi kimse yenemez.” Bu anlatım, aşağıdaki atasözlerinden hangisinin açıklaması olabilir?
A)
Dost, kara günde belli olur.
B)
Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
C)
Birlikten kuvvet doğar.
18.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük vardır?
A)
Gerekli kaynağı bulamayınca planlarını askıya aldı.
B)
Eskiden komşular birbirini tanırdı.
C)
Bazı madenler, yerin bin metre altından çıkarılır.
D)
İnsan, aynı anda birçok duyguyu hissedebilir.
19.
Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu insanıbitkindi, yoksuldu,düzenlibir ordusu yoktu. Halk, Atatürk’ünönderliğindetüm buzorluklarınaltından kalktı. Aşağıdaki sözcüklerden hangisi, bu metindeki altı çizili sözcüklerden herhangi birinin eş anlamlısı değildir?
20.
Öykülerinden çok tiyatro eserleriyle tanınan yazarımızın İki Akıllı Adam adlı eseri, uzun bir aradan sonra Ankaralı seyircilerle tekrar buluştu. Bu cümleden aşağıdaki yargılardan hangisi kesin olarak çıkarılır?
A)
Yazarın bu eseri, Ankara’da daha önce de sahnelenmiştir.
B)
İki Akıllı Adam oyunu, Ankara dışında da sahnelenmiştir.
C)
Yazarın son eseri İki Akıllı Adam’dır.
D)
Yazarın bütün eserleri çok beğenilmiştir.
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, LGS (Liseye Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. LGS, 8. sınıf öğrencilerinin hedefledikleri liselere yerleşebilmek için girdikleri merkezi bir sınavdır. Son yıllarda yeni nesil sorulara geçiş yapılmıştır.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 20 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.