1.
Kerem, Leyla, Merve, Nihat ve Osman adlı kişiler, A ve B filmlerine gitmiştir. Bu kişilerin gittikleri filmlerle ilgili şunlar bilinmektedir: ● Her bir kişi sadece bir filme gitmiştir. ● Üç kişi A filmine gitmiştir. ● Merve ve Nihat aynı filme gitmiştir. ● Leyla ve Osman’ın gittiği filmler farklıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle B filmine gitmiştir?
2.
Gazeteci: (I) - - - - Yazar: – Bir film düşünün. Filmdeki kişileri, olayların ayrıntılarını beyninize kaydetmekte hiç zorlanmıyorsunuz. Çünkü bu bilgiler duygularla birlikte giriyor zihninize. Edebiyat da beyni duygusal olarak uyarıyor ve bilgiler bu uyarının açtığı kapılardan girip beyne yerleşiyor. Ben de yazdığım bu kitapta matematiği, duygularla birlikte vererek sevdirmeye çalıştım. Gazeteci: (II) - - - - Yazar: – Kaliteli kitaplara ulaşmak zor değil aslında. Bunu sağlamanın yöntemi, anne ve babaların kitap okumayı sevmeleri. Anne ve babasını kitap okurken gören çocuk, okumayı sever. Okumayı seven insan, süreç içinde kaliteli kitabı tanır hâle gelir. Kaliteli kitaptan anlayan okurlar, yazarları da iyi kitap üretmeye zorlar. Seçici okurun olduğu yerde, kolaya kaçan yazar ve yayıncılar barınamaz. Kaliteli kitaplar böyle bir ortamda üretilir ve bunlara ulaşılması daha kolay olur. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?
A)
(I) Çocukları bilimsel çalışmalarla, sanatla, felsefeyle, matematikle tanıştırmada edebiyatın rolü nedir?(II) Nitelikli okur olmanın yolunun hangi aşamalardan geçtiğini düşünüyorsunuz?
B)
(I) Matematiği çocuklar için eğlenceli hâle getiren bu kitabı neden yazdınız?(II) Çocukların nitelikli kitaplara ulaşabilmesinin yolu nereden geçiyor?
C)
(I) Çocuklar için yazılan bazı hikâyelerde matematiğin konu edilmesini nasıl karşılıyorsunuz?(II) Bir kitabın kaliteli olup olmadığını nasıl anlarsınız?
D)
(I) Bu kitabı, çocuklara matematiği sevdirmek için mi yazdınız?(II) Ülkemizde yapılan çocuk yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
3.
I. sorunlarına çözüm ararken II. toplumun özelliklerini göz önünde III. bir eğitim sisteminin IV. o sistemi oluşturan kültürün ve V. bulundurmak gerekir Numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
4.
Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması verilmiştir: ● Mübalağa (abartma); bir niteliği, olduğundan çok üstün veya aşağı gösterme sanatıdır. ● Tezat (karşıtlık), birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıyla oluşan sanattır. ● İntak (konuşturma), insan dışındaki bir varlığın konuşturulmasıyla oluşan sanattır. Aşağıdakilerin hangisinde, açıklaması verilen sanatlardan herhangi birine yer verilmemiştir?
A)
Küçük bir çeşmeyim yurdumunUnutulmuş bir dağında
B)
Gözümde bir damla su, deniz olup taşıyorÇöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
C)
Özlediğin hayatı buldun mu bilmemGözlerinde hâlâ hüzün var gibi
D)
Nazlı yârdan kem haberler geliyorDostlarım ağlıyor, düşman gülüyor
5.
Birden çok yüklemli cümlelerde öznenin bütün yüklemlerle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir anlatım bozukluğu vardır?
A)
Herkes doğayı korumak için elinden geleni yapmalı, sorumluluktan kaçmamalıdır.
B)
Güneş her gün dünyamızı aydınlatıyor, sevinç ve mutluluk veriyordu.
C)
Akşamları ben müzik dinlemeyi, kardeşim ise kitap okumayı tercih ediyordu.
D)
Memleketime bir an önce dönmek istiyorum çünkü çok özledim.
6.
Birbirine yardım eden fertlerden oluşan topluluklar, engelleri daha kolay aşıp üst düzey başarılar elde edebilir. İnsanın geçmişinde gördüğümüz ve onu dünyada baskın tür hâline getiren sosyal ve kültürel gelişimin arkasında böyle bir gerçeklik yatar.
7.
Alışverişlerde vaktimizin çoğu, gıda reyonlarında hangi ürünün daha sağlıklı olduğuna karar vermekle geçiyor. Kimi zaman doğru kararlar veriyor, kimi zaman da “Acaba gerçekten ne yiyoruz?” sorusuyla eve dönüyoruz. Özellikle yaz aylarında gıdaların paketlenmesine ve saklanma koşullarına daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Bunlara dikkat edilmezse gıdalarda, hastalıklara neden olan bakteriler oluşabiliyor. Bir grup araştırmacı, bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilmek için bir algılayıcı (sensör) geliştirdi. Esnek film şeklinde olan ve gıda ambalajlarının içine yerleştirilebilen bu algılayıcı, insanlarda hastalıkların oluşmasına neden olan bakterileri belirlediğinde ışık yayıyor. Bu metinde sözü edilen algılayıcının üretilme amacı aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Gıdalarda zararlı bakteri olup olmadığını tespit etmek
B)
Hazır gıdalarla doğal gıdalar arasındaki farkı göstermek
C)
Yiyeceklerde bakteri oluşumuna neden olan durumları saptamak
D)
Paketlenmiş yiyeceklerde bakteri oluşumunu engellemek
8.
Deyimler sözlerimizin anlaşılmasını kolaylaştıran, anlatımı renklendiren ve dakikalarca konuşarak ifade edemeyeceğimiz fikirleri bir çırpıda dile getiren kalıplardır. Bu kalıplar dilimize yerleşmiştir ve anlamları hemen herkes tarafından bilinir. Örneğin kötü niyet ve eylemlerin, sahibine zarar verdiği durumlarda - - - -, küçük bir iyilik yapılmak istenirken büyük zararlar verildiğinde - - - -, bir şeyi bildiği hâlde bilmiyormuş gibi görünen kişileri anlatmak için - - - - deyimini kullanırız. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
A)
kaş yapayım derken göz çıkarmak
9.
İnsanların ellerine bakılarak karakterlerine dair hükümler çıkarmak çok eski dönemlerden kalma bir yöntemdir. Bu yöntem, Osmanlıda özellikle sarayda çalıştırılacak kişilerin seçiminde önemli bir değerlendirme aracı olmuştur. Bu yönteme göre, ● Yüzük parmağı işaret parmağından uzun olan kişiler, risk almaya açık bir yapıya sahiptir. ● İşaret parmağı ile yüzük parmağı eşit olanlar, hiçbir konuda aşırı gitmezler. ● Orta parmağı ile yüzük parmağı eşit olanlar, ömürlerini serüven arayışı içinde geçirir. Parmakların şekline göre de karakter tahlili yapılmaktadır. Örneğin, ● Parmakları sivri olanlar, güzel ve etkili konuşur; güçlü bir hayal gücüne sahiptir. ● Konik parmaklı kişiler, kimsenin etkisinde kalmadan kendi başına karar almak isteyen bir yapıya sahiptir. ● Köşeli parmakları olanlar, olaylara sakin ve temkinli yaklaşır. Buna göre maceraperest ve özgürlüğüne düşkün bir kişinin parmak yapısının aşağıdakilerden hangisine benzer olması beklenir?
10.
Sanatçı, “Bugün hikâye, hayatımızın neresinde duruyor?” sorusu üzerinde düşünen, konuşan, tartışan bir eser ortaya koymuştur. Eserin metinlerine atılan başlıklar, az söz ile çok şey ifade etme özelliği gösteriyor. Başlıkları bu şekilde değerlendirmemin sebebi, onların metnin içeriğini dört başı mamur bir şekilde kuşatmasıdır. Kelime tekrarlarına kolay kolay düşmemesi, incelemelerini çalakalem değil, söylediklerinin önünü ve arkasını doldurarak yapması gibi birçok neden, sanatçının güçlü bir kalemi olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor. Bu metinde aşağıdakilerden hangisinin anlamını karşılayan bir söz kullanılmamıştır?
11.
Yazarın hikâyelerindeki karakterler, çoğunlukla zor koşullar altında yaşayan insanlardır. O, var olma mücadelesi içindeki bu karakterleri, güçlü bir gözlem yeteneğine ve içgörüye dayanarak son derece kanlı canlı biçimde betimler. Hatta yakın arkadaşı olan Cemal Süreya, onun hikâyelerindeki kişiler için şöyle der: “Onun kişilerine iğne batırsan kan çıkar.” Bu metindeki koyu yazılmış cümlede, sözü edilen hikâye karakterlerinin hangi özelliği anlatılmak istenmiştir?
12.
Bazı sözcükler isim-fiil eki aldığı hâlde kalıplaşarak bir varlığın, kavramın ismi olur. Bunlar fiilimsi olarak kabul edilmez. Örneğin “Tatlı yemek istiyorum.” cümlesindeki “yemek” sözcüğü fiilimsidir, “Çok güzel bir yemek yaptım.” cümlesindeki “yemek” sözcüğü ise isimdir. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde fiilimsi eki aldığı hâlde, kalıplaşarak bir varlığı veya kavramı karşılayan sözcük yoktur?
A)
Bir bebeğin gülüşü hangi insanı mutlu etmez?
B)
Çakmak, kibritten önce bulunmuştur.
C)
Görüşlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?
D)
Sofrada, haşlanmış yumurta ve kavurma vardı.
13.
Aşağıda büyük harflerin kullanıldığı yerlerle ilgili bazı kurallar verilmiştir: ● Yer adları (kıta, bölge, il, ilçe, semt vb.) büyük harfle başlar. Uyarı: Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran şehir, il, ilçe, belde vb. sözcükler küçük harfle başlar. ● Yer adlarındaki ilk isimden sonra gelen ve deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar. ● Yer, millet ve kişi adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar büyük harfle başlar. Bu kurallara göre, I. Dedem, geçen yıl bana bembeyaz bir Van kedisi almıştı. II. Türkiye’nin en önemli ulaşım noktalarından biri de Zigana geçididir. III. Marmaris’te bulunan Selimiye Köyü ziyaretçi akınına uğruyor. IV. Yarın akşam İç Anadolu’nun kuzey kesimlerinde yağış bekleniyor. cümlelerinden hangilerinde yazım yanlışı yapılmıştır?
14.
Türk sanatında süslemelerin ve onları oluşturan motiflerin ayrı bir önemi vardır. Her biri evrensel bir dile sahip olan motifler kültürümüzde çeşitliliği, renkliliği ve zenginliğiyle dikkat çekmektedir. Tarihten günümüze yetişen nice nakkaş, hattat ve ressam, eserlerini motiflerin binbir renk ve biçimiyle süslemiştir. Türk sanatında kullanılan bu motiflerden biri “ışın”dır. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılan ışık demeti şeklinde oluşturulan bu motif, özellikle Osmanlı armalarında kullanılmıştır. Sürekliliği yansıtan “çarkıfelek” motifi; dünyanın dönüşünü, devinimi ve hayatı anlatır. Bu motifte, merkezden dışa doğru açılan çizgiler, rüzgârgülü gibi tek yönde şekillendirilerek oluşturulmuştur. Bir diğer motif olan “zencerek”, belli bir düzenle birbirinin içinden geçirilmiş iplere benzeyen yapısından dolayı “mutluluk düğümü” olarak adlandırılmaktadır. Sonsuzluğu simgeleyen bu motif; güç, birlik ve mutluluğu da temsil eder. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde sözü edilen motiflerden biri değildir?
15.
Köyünden çıkıp zaman zaman aramıza katılan ve büyük bir halk şairi olan Âşık Veysel’le Ankara’da tanışmıştım. Olgunluğu, dürüstlüğü ve inceliğiyle beni kendisine hayran bırakan şair; bildiğini tam biliyor, bilmediğini samimiyetle söylüyordu. Hayatında önemli bir yere sahip olan sazını çalarken, ektiği buğdayı biçen bir köylü kadar doğaldı. Aynı doğallığı sazına şiir söylerken de gösteren şairin şiirlerinin çıkış noktasını insan ve vatan sevgisi, yaşama sevinci, kardeşlik duygusu ve barış özlemi oluşturuyor. Yenilikleri ve bilimsel gelişmeleri dikkatle takip eden Âşık Veysel, şiirlerinde bu konulara da yer vermiştir. Şiirlerini, yaşadığı topraktan beslenerek oluşturan Veysel’in ne kadar kendine mahsus bir tadı olduğunu ona yakından bakan herkes fark eder. Âşık Veysel’e ait aşağıdaki dörtlüklerden hangisi, bu metinde sözü edilen konulardan biriyle ilişkilendirilemez?
A)
Avrupa Asya ayrı bir kıtaBir yıllık yol idi deveye ataUçaklar sığdırdı beş on saateDaha neler çıkar, dur belli değil
B)
Benim her derdime ortak sen oldunAğlarsam ağladın, gülersem güldünSazım bu sesleri turnadan mı aldınPençe vurup sarı teli sızlatma
C)
Her ferdin hakkı var, bizimdir vatanBabamız, dedemiz döktüler al kanHudut boylarında can verip yatanSaygıyla anarız, şehit diyerek
D)
Gezdim dere tepe niceler gibiYağmurlu karanlık geceler gibiBir gemi deryada bocalar gibiGeçirdim günümü gaflet içinde
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, LGS (Liseye Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. LGS, 8. sınıf öğrencilerinin hedefledikleri liselere yerleşebilmek için girdikleri merkezi bir sınavdır. Son yıllarda yeni nesil sorulara geçiş yapılmıştır.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 15 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.