1. Bu cümlede geçen “hepsini yedi” söz grubu yerine aşağıdaki ikilemelerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişir?
- A) Yedi bitirdi
- B) Sildi süpürdü
- C) Yaladı yuttu
- D) Yer mi yer
2. “Deyimler genellikle mecazlı bir söyleyişe sahiptir.” Aşağıdaki deyimlerden hangisi bu kurala uymaz?
- A) Hâl hatır sormak
- B) İpliği pazara çıkmak
- C) Yüzünden kan damlamak
- D) Elden ayaktan düşmek
3. Meltem: Müdüre, böyle bir proje karşısında öneride bulunmayı ben de düşünmüştüm. Derya: Öyle mi? Demek ki bu senin de ..... Bu konuşmada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) başını ağrıttı.
- B) gönlünü okşadı.
- C) gözüne girdi.
- D) aklından geçti.
4. Bu cümledeki altı çizili kelimenin yerine aşağıdaki kelimelerden hangisi getirilirse cümle karşıt bir anlam kazanır?
- A) Zalim
- B) Acımasız
- C) Kızgın
- D) Neşeli
5. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde zıt anlamlı kelimeler bir arada kullanılmamıştır?
- A) Gelin eşikte, oğlan beşikte.
- B) Ak akçe kara gün içindir.
- C) Az veren candan çok veren maldan.
- D) Tatlı su can azığı, acı söz baş kazığı.
6. “Hayatınız boyunca başarılı, sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmanızı gönüldentemenniederim.” Bu cümledeki altı çizili kelimenin yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?
- A) Amaçlamak
- B) Hedeflemek
- C) Hayal etmek
- D) İstemek
7.
3 ve 4. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız.
Şöyle etrafınıza bir bakın. Kaç kişi, karşısındakini dikkatle dinliyor? Kaç kişi, isteklerini içinden geldiği gibi ifade edebiliyor? Dil, işlerliğini kaybediyor yavaş yavaş. Televizyonun gürültüsü, cep telefonunun zırıltısı, hayatın telaşı sahici bir konuşmayı imkânsız hâle getiriyor. Oysa insan, hikâyeler anlatmak isteyen bir varlık. Anlattığı hikâyelerin yankılarını duymak isteyen, varoluşunu başkasının yüzünde seyretmek isteyen bir canlı. Can, dilde hayat buluyor ve dil, varlığın evine dönüşüyor.
Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Eleştirilen durum, gerekçesiyle verilmiştir.
- B) Aşamalı bir durumdan söz edilmiştir.
- C) Pişmanlık dile getirilmiştir.
- D) Sohbet havasında yazılmıştır.
8.
• Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin her kelimesi büyük harfle başlar ancak özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, heykel vb. sözler büyük harfle başlamaz.
• Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda yer adının ilk harfi büyük yazılır.
• Kitap, makale, tiyatro eseri, kurum adı vb. özel adlarda yer alan kelimelerin ilk harfleri büyük yazıldığında “ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de” sözleriyle “mı, mi, mu, mü” soru eki küçük harfle yazılır.
• Cümle içinde özel adın yerine kullanılan makam veya unvan sözleri büyük harfle başlar.
Bu kurallara göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
- A) Altın Köşk’te çeşitli saraylardan seçilen en güzel süslemelere yer verilmiş, Köşk’ün dış cephesinde kızılağaç kullanılmıştır.
- B) Dün öğle saatlerinde yapılan toplantıda Müdür’ümüz önümüzdeki yıl yapılacak kurslarla ilgili planlarını anlattı.
- C) Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, yayınlarını yıl sonuna kadar ücretsiz olarak uzaktan erişime açıyor
- D) Osman Hamdi Bey’in “İstanbul Hanımefendisi” Tablosu Avusturya’nın başkenti Viyana’da açık artırmayla satıldı.
9.
• Kişileştirme (teşhis), insana ait özellikleri insan dışındaki varlıklara aktarma sanatıdır.
• Karşıtlık (tezat), birbirinin zıddı olan duygu, düşünce ve durumları aralarında bir ilgi kurarak dile getirme sanatıdır.
Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde hem kişileştirme hem de karşıtlık sanatına başvurulmuştur?
- A) İçerim köz, dışarım karSavruluyor son umutlar
- B) Sesimde bulursun suskunluğumuYalnızlık içimde çığlık çığlık susuyor
- C) Sade dosta değil düşman ilineİnsanlık, adalet saçtık da geldik
- D) Yolların bayram telaşı da neGünleri mi şaşırdın yoksa bugün arife mi
10.
Küçük Prens, bana aniden,
— Çalıları koyunların yediği doğru mu, diye sordu.
— Evet, bu doğru, dedim.
Bu metinde virgülün aşağıdaki işlevlerinden hangisinin örneği yoktur?
- A) Birbiri ardınca sıralanmış eş görevli sözcük ve sözcük gruplarının arasına konur.
- B) Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlenin bitimine konur.
- C) Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur
- D) Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren “peki, yok, elbette” gibi kelimelerden sonra konur.
11.
Bu metindeki altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Kurtuluş Savaşı’nın başladığı haberinin uyandırdığı sevinç bütün yurdu kaplıyordu.
- B) İnsanla dünya arasındaki uçurumun aşılması için akılla kalbin buluşması gerekiyor
- C) Kayalıkların arasındaki bu alanda, en hafif bir ses bile insanı korkutan bir tınıya dönüşüyordu.
- D) Eleştirmenler, genç yazarın son eserini değerlendirirken tarafsız olmaya dikkat etmişler.
12.
- - - - Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Benjamin Bloom ve ekibi de 1985 yılında yaptıkları çalışmada bir konuda çok başarılı olan kişilerin bu seviyeye nasıl geldiklerini belirlemeye çalıştı. Araştırmada; aralarında piyanistlerin, olimpik yüzücülerin ve matematikçilerin olduğu, dünya çapında başarı kazanmış yüzlerce kişi ile görüşmeler yapıldı. Araştırmanın başında bu kişilerin, sözü edilen alanlarda doğuştan yetenekli olduğu varsayılmıştı. Ancak araştırma sonuçları; bu kişilerin, çevreleri (anne, baba, öğretmen...) tarafından teşvik edildikleri ve onlardan destek gördükleri için, ilgilendikleri alanlarda başarılı olduklarını göstermiştir.
Bu parçanın başına anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Bir konuda uzmanlaşmak için deneyimin en az yetenek kadar önemli olduğu uzun zamandır biliniyor.
- B) Bilim insanları deneyimin niceliğinin önemli olduğunu belirtse de araştırmalar, niteliğinin daha değerli olduğunu gösteriyor.
- C) Önceleri bir alanda başarılı olmak için o alanda doğuştan yetenekli olmanın yeterli olduğu düşünülürdü.
- D) Bazı araştırmacılar bir kişinin başarılı olması için farklı alanlarda yetenekli olması gerektiğini öne sürmüştür.
13.
Bu infografikten (bilgilendirici görsel) aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

- A) Okyanuslarda insan kaynaklı kirlenmelerin önüne geçildiğine
- B) Okyanusların, dünyanın büyük bir bölümünü kapladığına
- C) BM’nin Dünya Okyanuslar Günü’nü ilan etme amacına
- D) Okyanusların bazı insanlar için geçim kaynağı olduğuna
14. I. Sözcüklerini aramaktan yorulmuş anılarımı yüreğimin kuytu bir köşesine ekleyerek seslerin ve kokuların yalnızlaştığı bu kulübede saatlere karışıyorum. II. İskelenin yanından kalkıp yorgun adımlarla kulübeye doğru yürüyorum yavaş yavaş. III. Günün akşama döndüğü dakikalarda, pejmürde perdelerini ve deniz kokan tahtalarını ardımda bırakarak kulübeden çıkıyorum bir gölge gibi. IV. Rüyalarımı ve tedirgin masallarımı kıyıda bırakarak, denizin ve martıların seslerini yüreğime hapsederek açıyorum yılların acısıyla gıcırdayan kapıyı. Numaralanmış cümleler düşüncenin akışına göre sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
- A) III.
- B) IV.
- C) I.
- D) II.
15. Öğrenmenin aşamalarından bazıları şunlardır: • Bilmeme hâli: Neyi bilmediğini bilmez. • Öğrenmenin devam etmesi: Ne olduğunu bilir ancak yapamaz. • Ustalık: Otomatik olarak yapar. Aşağıdakilerden hangisi, bu metinde sözü edilen öğrenme aşamalarından herhangi birine örnek olamaz?
- A) Babasının oltayla balık tuttuğunu gören bir çocuğun balık tutmaya çalışması
- B) Bilgisayarın varlığından haberi olmayan birinin, onu açma konusunda da bilgisinin olmaması
- C) Telefonun video kırpma özelliğinin bilinmesine karşın bu özelliğin kullanılamaması
- D) Bir türkünün, notalara bakılmaksızın bağlama ile kolayca çalınması
16. I. Başarılı insanlar, ara vermeden mücadele edenlerdir. II. Ne kadar çok bilirsen o kadar az emin olursun. III. Matematikte zekâdan önce sabır gelir. Numaralanmış cümlelerden hangileri, Çoğu kişiye göre matematikten anlamak doğuştan sahip olunan bir yetenektir. Bu anlayışa göre matematiksel yeteneğe ya sahipsinizdir ya da değilsinizdir. Oysa bazı araştırmalara göre bu alanda gösterilen performans; yetenekten çok, matematiğe karşı takınılan tavırla ilgili. Çabalamaya istekli hele bir de gayretliyseniz matematikte ustalık kazanmanız pekâlâ mümkün. paragrafının ana fikrini desteklemektedir?
- A) I, II ve III.
- B) I ve III.
- C) II ve III.
- D) Yalnız I.
17. Yazarın, hikâyede süslü anlatımı öne çıkarması okura yüktür. Süslü dil, konuyu gölgede bırakarak okurun kafasını karıştırır. Bu yüzden yazarın anlatımıyla hikâye arasında mesafe olması gerektiğine inanıyorum. Başka bir deyişleüslubun cüssesi hikâyeyi gölgelememeli. Bu metindeki altı çizili sözle, aşağıdakilerden hangisinin yanlışlığı vurgulanmaktadır?
- A) Hikâye yazarlarının, okuru yönlendirmeye çalışmasının
- B) Hikâyelerin, yazarın yaşamından izler taşımasının
- C) Hikâye dilini, okurun beğenisi doğrultusunda oluşturmanın
- D) Sanatlı dilin, hikâyede anlatılanların önüne geçmesinin
18. Ben roman yazmayı, sadece kendi üstlendiğim bir iş gibi görmüyorum. Bunu romanımın kişileriyle birlikte üstleniyoruz. Olayları, durumları, kişileri, birlikte yazıp götürüyoruz. El ele, omuz omuzayız. - - - -. Her yazdığım insan benim, yazdığım her insan ben. Başka türlü nasıl olabilir? Belirli kurallarla, formüllerle roman yazan bir yazın memuru değil; kahramanlarıyla beraber çalışan bir romancıyım ben. Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
- A) Kahramanlarım şekillendiriyor hikâyelerimi
- B) Hayal gücümüz aynı terziden giyiniyor
- C) Farklı rüzgârlar şişiriyor yelkenlerimizi
- D) Hepimiz kendi yolumuzu çizmişiz
19. Bir tilki, gün doğarken gölgesinin uzunluğuna baktı ve şöyle dedi: — Bugün öğle yemeğinde bir deve yiyeceğim. Ve bütün sabah deve arayıp durdu. Ama öğle güneşi yükseldiğinde gölgesinin ne kadar kısa olduğunu görünce kendi kendine şöyle söyledi: — Bir fare de işimi görür. Kavağın yanında bir kabak filizi boy vermişti. Bahar ilerledikçe kavak ağacına sarılarak yükselmeye başladı ve neredeyse onunla aynı boya geldi. Bir gün dayanamayıp kavağa sordu: — Sen kaç ayda bu hâle geldin? — On yılda… — On yılda mı; ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim, dedi ve güldü. Günler günleri kovaladı. Sonbahar geldiğinde kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını düşürmeye. Endişeyle kavağa sordu: — Neler oluyor bana? — Kuruyorsun. — Niçin? — Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için... Bu metinlerin ortak vurgusu aşağıdaki deyimlerden hangisiyle ifade edilebilir?
- A) Başı göğe ermek
- B) Tepeden bakmak
- C) Bindiği dalı kesmek
- D) Haddini bilmek
20. Türk şiirinin evvelden beri anlamla başı derttedir. “Şiirin konusu ne?”, “Ne anladın bu şiirden?” derler. Bütün bunlar çağdaş şiiri bilmeyenlerin sorularıdır. Bana “Bu şiirde ne demek istediniz?” diye sorulduğunda tekrar okurum o şiiri ve “İşte, bunu demek istedim.” derim. Çağdaş şiirde her şeyden önemli olan duyumdur. Şiiri duymak, duyurmak, hissettirmek… Ben ilk okuduğumda anladığım şiire kolay kolay şiir diyemem. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- A) Eleştiriye
- B) Tanımlamaya
- C) Karşılaştırmaya
- D) Tespite