1. Bu sabah erkenden kalktı. Her zamanki gibi elini yüzünü yıkayıp saçlarını taradı. Güneş, yeni yeni gösteriyordu yüzünü. Pencereyi açıp derin bir nefes aldı. Güneşin doğuşuyla aydınlanan gökyüzünü ve ufku taradı uzun bir süre. Sonra bahçenin ayrık otları ve taşlarla dolu toprağına takıldı gözleri. Dışarı çıkarak kullanacağı malzemeleri hazırladı özenle. Bahçenin bir bölümünü dikkatlice belledi. Toprağı tırmıkla tarayıp taşları ve otları ayırdı. Bu parçada “taramak” sözcüğü aşağıdaki anlamlarından hangisini karşılayacak şekilde kullanılmamıştır?
- A) Dikkatle bakmak, süzmek
- B) Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- C) Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
- D) Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri ayıklamak
2. Stres, vücudun her türlü uyarana yanıt verme yoludur. Beyin, tehlike altında olduğunu hissettiğinde vücudu harekete geçiren stres hormonu salgılar. Bu hormonun etkisiyle kalp atışları hızlanır, kan basıncı yükselir ve duyular keskinleşir. Böylece odaklanma hızı ve dayanıklılık artar. “Savaş ya da kaç” tepkisi olarak bilinen bu durum, vücudu korumanın yoludur. Ancak stres hormonunun salgılanması olumlu bir durum gibi görünse de bunun süreklilik arz etmesi vücuda zarar verir. Gözümüze güneş geldiği için kaşlarımızı çattığımızda bile beynimizin üzgün olduğumuzu sanarak stres hormonu salgıladığını düşünürsek stresi kontrol etmenin ruh ve beden sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Bu metinden “stres hormonu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) Stres dışındaki durumlarda da salgılanabilmektedir.
- B) Vücuda faydası ve zararı, salgılanma sıklığına göre değişmektedir.
- C) Stres gerektirmeyen durumlarda salgılanması vücut için faydalıdır.
- D) Vücudun, tehlikelere karşı kendisini savunması için salgılanır.
3. 1970’li yıllarda bir deterjan markasının ürün müdürü, satışları artırmak için yeni bir pazarlama yöntemi geliştirdi. O yıllara kadar uygulanan yöntem, bütün deterjan paketlerinin içine hediye olarak bir çay kaşığının konulmasıydı. Ürün müdürünün geliştirdiği yeni yöntemde ise her pakete basit, ucuz ama ihtiyacı karşılayan bir hediye konulacak ve bu hediyeler birbirinden farklı olacaktı. Çamaşır mandalı, saç tokası, anahtarlık gibi hediyeler hazırlandı ve kapalı paketlere birer tane konuldu. Paketlerin üzerine “Her pakette bir hediye, bizde boş yok!” yazıldı. Bunun üzerine müşteriler paketlerin içinden çıkacak ürünü öğrenmek istedikleri için deterjana büyük ilgi gösterdi ve satışlar kısa sürede on kat arttı. Bu metne göre söz konusu kampanyanın başarılı olmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Üründen çıkacak hediyenin merak edilmesi
- B) Tüm paketlere hediye konulması
- C) Kampanyanın kısa ve öz bir cümleyle duyurulması
- D) Hediyelerin toplumun her kesimine hitap etmesi
4. Özne, yüklemde bildirilen yargıyı gerçekleştiren veya o durumda bulunan ögedir. Yükleme sorulan “ne, kim” soruları cümlede özneyi buldurur. metninde numaralanmış cümlelerin hangisinde altı çizili bölüm özne değildir?

- A) II.
- B) III.
- C) I.
- D) IV.
5. • Karasal tuzlu sulardan lityum elde edilirken önce, havuzlarda biriktirilen tuzlu suyun açık havada güneş enerjisi ile kendi kendine buharlaşması beklenir. Daha sonra çökeltideki lityum karbonat ayrılır. Ancak tuzlu suyun içinde yüksek oranda magnezyum bulunması ayrıştırma sürecinin verimini düşürür ve maliyeti artırır. Bu nedenle karasal tuzlu sulardan lityum çıkarılması için magnezyum/lityum oranının en çok 6/1 olması gerekir. • Türkiye’nin farklı bölgelerinde lityum kaynakları bulunuyor. Ancak bunlar ekonomik değeri olan kaynaklar değil. Örneğin Tuz Gölü’nde bir litre tuzlu suda 325 miligram lityum bulunuyor fakat yüksek oranda magnezyum içermesi nedeniyle Tuz Gölü’nden lityum elde edilmesi hayli güç. • Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Eti Maden) bor madeninin işlendiği fabrikalarda ortaya çıkan sıvı atıklardan geri dönüşüm yöntemiyle lityum elde edilmesi için bir teknik geliştirdi. Eti Maden tarafından geliştirilen lityum karbonat üretim tekniğiyle sıvı atığın yaklaşık %90’ı geri dönüştürülüyor. Bu sayede atık miktarında ciddi bir azalma da sağlanıyor. Aşağıdaki sorulardan hangisi bu parçalardan herhangi biriyle ilişkilendirilemez?
- A) Türkiye’de lityum var mıdır?
- B) Hangi sıvı atıklardan lityum üretilebilir?
- C) Lityum nasıl elde edilir?
- D) Lityum hangi alanlarda kullanılır?
6. Aşağıda aralık ayının takvimi ve bir tiyatroda bu ayın bazı günlerinde sahnelenecek oyunlar verilmiştir. Bu oyunlara giden Ayşe, Burak, Cengiz, Defne, Erdem ve Ferda adlı kişilerle ilgili bilinenler şunlardır: • Her bir kişi, farklı tarihteki bir oyuna gitmiştir. • Ayşe ve Burak aynı oyuna gitmiştir. • Defne; Erdem ile aynı hafta, Ferda’dan ise bir önceki hafta tiyatroya gitmiştir. Buna göre aşağıdaki kişilerden hangilerinin gittiği oyun ve tarihi kesin olarak bilinir?

- A) Burak - Erdem
- B) Cengiz - Ferda
- C) Ayşe - Defne
- D) Defne - Burak
7. I. Amazon Ormanları; sera etkisi oluşturup, Dünya’yı ısıtan karbondioksidi atmosferden emerek havaya oksijen salması ve gezegenimizin soğumasına yardımcı olmasıyla bilinmektedir. II. Önemli bilimsel dergilerin birinde yayımlanan yeni bir araştırma Amazon Ormanları’nın bir bölümünün, emdiği karbondioksitten fazlasını atmosfere yaydığını gösteriyor. II numaralı cümleyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) I. cümlede ifade edilenlerle çelişen bir durumdan söz edilmektedir.
- B) I. cümlede değinilen düşüncenin bilimsel olarak kanıtlandığı belirtilmektedir.
- C) I. cümlede vurgulanan durumu örneklendiren bir araştırmanın sonucu verilmektedir.
- D) I. cümlede anlatılan durumun sebep olduğu bir olumsuzluktan bahsedilmektedir.
8. Oryantiring, harita yardımı ile yön bulmayı içeren bir spordur. Sporcular yarışma bölgesinin haritasında sembollerle belirtilmiş hedeflere sırasıyla ve en kısa sürede ulaşmaya çalışır. Aşağıda oryantiring haritasında bulunan bazı semboller verilmiştir. Bir oryantiring yarışmasının talimatlarına göre yarışmacı, orman yolunu takip ederek hendeği geçecek ve karşılaşacağı küçük çukurlara dikkat ederek geçide ulaşacaktır. Geçidin sonunda karşılarına çıkacak açık alanda sık çalılıkların bulunduğu yöne doğru ilerleyip anıta giderek yarışmayı tamamlayacaktır. Buna göre talimatları doğru şekilde yerine getiren yarışmacı, haritasında sırasıyla aşağıdaki sembollerin hangilerini takip etmiştir?

9. Aşağıdaki tabloda bazı bitkilerden en yüksek verimin alınabilmesi için onların hangi bitkilerden önce veya sonra ekilmesi gerektiğiyle ilgili bilgi verilmiştir. Not: Ekimi yapılacak bitkiden önce ve sonra aynı toprağa ekilecek bitkiler, ön ve art bitki olarak isimlendirilmiştir. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

- A) Domates ekimi yapacak birinin art bitki olarak ıspanağı, ön bitki olarak ise bezelyeyi tercih etmesi verimi artıracaktır.
- B) Biber ekecek biri; yüksek verim almak için ön bitki olarak kereviz, art bitki olarak bamya ve havuç tercih etmelidir.
- C) Ürünlerinden yüksek verim elde etmek isteyen biri, lahanadan önce salatalık, lahanayı topladıktan sonra ise pırasa ekimi yapabilir.
- D) Ispanak, kavun, fasulye ekiminden önce patates; bunlar toplandıktan sonra ise soğan ekilmesi verimi yükseltecektir.
10. Bu parçada numaralanmış bölümlerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?

- A) I.
- B) IV.
- C) III.
- D) II.
11. Bugünkü sanat iklimi, sanatçılardan toplumun dertlerini ele alan şiirler istiyor. Ben de genç bir şair olarak böyle şiirler yazmaya çalışıyorum. Peki, ödevimi tam olarak yerine getirebiliyor muyum, dertlerinin çaresini arayan halka rehberlik edebiliyor muyum? Ne gezer! Bir türlü yapamıyorum. Çünkü yazdığım şiirler, o şiirleri doğuran şartların gerisinde kalıyor. Hayat benden daha hızlı gidiyor, toplum benden daha fazlasını istiyor. Toplum beni takip edecekken ben toplumu takip ediyorum. Bu yüzden son zamanlarda büyük şairlerin, zamanı yakalamaya çalışırken izlediği yöntemlere daha fazla odaklanıyorum. Kendisinden böyle söz eden bir şair aşağıdakilerin hangisinde verilenlerle nitelendirilebilir?
- A) Öz eleştiri yapabilen - Gelişime açık
- B) Gayretli - İçe dönük
- C) Kendine güvenen - Başkalarını önemseyen
- D) Şüpheci - Umutlu
12. Bazı Nasrettin Hoca fıkralarında, insanlara bireysel özelliklerini göz önünde bulundurarak davranmak gerektiği vurgulanır. Aşağıdaki fıkralardan hangisi bu cümlede sözü edilen duruma örnek olabilir?
- A) Adamın birine babasından büyük bir miras kalır. Kısa zamanda bu mirası tüketen adam, Hoca’ya gelerek “Elimde avucumda hiçbir şey kalmadı Hoca’m, bana bir çare!” diye yalvarır. Hoca, gayet sakin bir şekilde “Merak etme, yakında bu dertten kurtulursun.” der. Adam, sevinçle “Yoksa tekrar zengin mi olacağım?” deyince de “Hayır, parasızlığa alışacaksın!” karşılığını verir.
- B) Nasrettin Hoca bir gün yoğurt mayalamak için göl kenarına gitmiş. Göle kaşık kaşık yoğurt dökmeye başlamış. Gölün etrafında piknik yapan köylüler şaşırmış. İçlerinden biri, Hoca’nın yanına gelerek şöyle demiş:– Hayırdır Hoca’m, ne yapıyorsun böyle?– Göle yoğurt çalıyorum.– İlahi hocam, göl maya tutar mı?– Ya tutarsa…
- C) Hoca’nın cimri komşusu bir gün göle düşer. Arkadaşları ona yardım etmek için “Elini ver de seni çıkaralım.” derler. Fakat cimrilik, ruhuna öyle işlemiştir ki boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına rağmen elini vermek istemez. Komşusunu çok iyi tanıyan Hoca “Al elimi de seni çıkarayım.” deyince adam, Hoca’nın elini tutar ve boğulmaktan kurtulur.
- D) Hoca bir gün pazarda bir papağanın çok pahalı satıldığını görünce gidip evden hindisini getirmiş ve yüksek bir fiyata satmaya çalışmış. Yanındakiler gülerek “Hoca’m, bu hindi bu kadar para eder mi?” diye sormuşlar. Hoca, papağana da çok yüksek bir fiyat istediklerini söyleyince “O papağan konuşur da ondan pahalıdır.” demişler. Hoca, “O konuşursa bu da düşünür.” cevabını vermiş.
13. Bu görseldeki bilgilerden hareketle Göbeklitepe ile ilgili, I. İnanç tarihine ait bilgileri altüst eden bir tapınaktır. II. İçindeki T biçimli ve hayvan figürlü dikili taşlar insanı temsil etmektedir. III. Türkiye’nin, Dünya Miras Listesi’nde Göbeklitepe dışında da eserleri vardır. yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
- A) II ve III
- B) Yalnız III
- C) Yalnız I
- D) I ve II
14. Küresel Tohum Deposu, Norveç’te bulunuyor. Burada, dünyanın her köşesinden toplanan 4,5 milyon bitki tohumunun her birinden beş yüz, toplamda 2,25 milyar örneğin depolanması hedefleniyor. İstenen çeşitliliğe ve sayıya ulaşıldıktan sonra depo kapılarının kapatılması, gerekli olmadıkça da depoya giriş ve çıkışların durdurulması planlanıyor. Bir sığınağı andıran bu depo, her biri yirmi yedi metre uzunluğunda, on metre genişliğinde ve altı metre yüksekliğinde üç ana bölümden oluşuyor. Yerin yüz yirmi metre altında bulunmasına rağmen deniz seviyesinin üstünde kalan depo, buzullar erise dahi, yükselen deniz sularının altında kalmayacak ve kutuplardan gelen soğuklardan faydalanacak şekilde özenle konumlandırılmış. Nem düzeyi düşük bir ortamda ve -18 derece sıcaklıkta korunan bitki tohumlarının, içinde bulundukları ortamda yıllarca bozulmadan kalacağı düşünülüyor. Bu metinde “Küresel Tohum Deposu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Taşıdığı öneme
- B) Yapı özelliklerine
- C) Ortam koşullarına
- D) Kuruluş amacına
15. Toplum içine girdiğimde en çok karşılaştığım sözler şunlar oluyor: “Size çok imreniyoruz, okuyacak ne çok vaktiniz oluyor. Sosyal medyadan paylaştığınız kitapları hevesle alıyor ama onları okuyacak vakti bir türlü bulamıyoruz.” Hâlbuki - - - -. Okumak hayatı anlamayı ve anlamlandırmayı kolaylaştırdığı için her anımızda, başka zevk arayışına girmeden bir kitabın sayfalarına demir atıveririz. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) zaman yetersizliği, yalnız okurların değil, toplumun genel bir sorunudur
- B) okumak, gerçekten de öyle ayaküstü yapılabilecek, geçiştirilecek bir eylem değildir
- C) okuyacak zamanımız olduğu için okumayız, okumaktan keyif aldığımız için okuruz
- D) biz yazarlar da onlardan çok farklı değiliz, hayat telaşı içinde okumaya zaman bulamıyoruz
16.

Bu parçadan Kuyucak köyü ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
- A) Topraklarında lavanta çiçeği dışında bitki yetiştirilmemiştir.
- B) Türkiye’nin lavanta çiçeği ihtiyacını tek başına karşılamaktadır.
- C) Toprak yapısından dolayı geçmişte nüfus hareketliliği yaşamıştır
- D) Üretilen lavanta çiçeğinin bir kısmı yurt dışına gönderilmektedir.
17.
Kış mevsiminin kırk gün süren en soğuk günlerine “zemheri” denir. Peki, “zemheri” sözcüğünün kökenini biliyor musunuz? “Zem” Farsçada “kış”, “herir” ise Arapçada “uğuldayan” anlamına gelmektedir. Dondurucu soğukların çatılarda uğuldamasından dolayı kışın en soğuk günlerine bu isim verilmiştir. Günümüzde zemheri yerine daha çok “kara kış” sözü kullanılmaktadır. Zemheri, kalıplaşmış birçok söze de konu olmuştur. Kışın ince giysi ile gezen kimseleri iğnelemek için “zemheri zürefası” sözü kullanılır. Bu sözdeki “zürefa” kelimesinin, uzun boyunlu bir hayvan olan “zürafa” ile herhangi bir anlam bağlantısı yoktur. “Zürefa” Arapça bir kelime olan ve “kibar, nazik” anlamına gelen “zarif” kelimesinin çoğuludur. Yine Arapça bir sözcük olan “zürafa” ise “hızlı yürüyen” anlamına gelmektedir.
Bu metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Örneklendirmeden yararlanılmıştır.
- B) Bir kavramın tanımı yapılmıştır.
- C) Olasılık bildiren cümle kullanılmıştır.
- D) Bir durum, gerekçesiyle verilmiştir.
18.
Yıllardır devam eden kuş gözlem etkinliği “Büyük Gün” bir ay sonra gerçekleşecek. Bu etkinliğin amacı kuş türlerini tanıtmak, kuşların göç yolculuklarına dikkat çekmek ve karşılaştıkları zorluklarla ilgili farkındalık oluşturmaktır. Gönüllülük esasına dayalı bu etkinlikte dünyanın çeşitli ülkelerinden, farklı kuş türlerine ilgi duyan katılımcılar kuşları gözlemleyerek ilginç bir deneyim yaşayacak. Üstelik katılımcıların, kuş gözlemi yapmak için belli bir bölgeye gitmesine gerek yok. Çevrelerinde gördükleri kuşları bildirmeleri yeterli. Siz de bu etkinliğe dâhil olmak isterseniz gördüğünüz kuşlarla ilgili bilgileri, fotoğrafları ve ses dosyalarını telefonunuza indireceğiniz bir uygulamayla veya etkinliğin internet sayfasında kullanıcı hesabı açarak sisteme yükleyebilirsiniz.
Bu parçada, sözü edilen etkinlikle ilgili aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
- A) Ne hedeflenmektedir?
- B) Kimler katılabilir?
- C) Katılım nasıl olacaktır?
- D) Kim düzenlemektedir?
19.
Anlatımın üçüncü kişi ağzından yapıldığı bazı metinlerde anlatıcı, okura kahramanın zihninden geçen düşünceleri aktarır.
Aşağıdakilerden hangisi bu özellikleri yansıtan bir metindir?
- A) Nuri Efendi kapının arkasından şemsiyesini aldı, yavaşça sokağa çıktı. Dört yol ağzına doğru yürüdü. Bir yanında bakkal, bir yanında bahçe duvarı vardı. Duvarın karşısındaki boş arsadan demir yolu görünüyordu. Bu boş arsada, yan yatmış bir bayram salıncağı duruyordu.
- B) Yine bir bahar sabahı güneş, geçmiş zamanlardan kalma çitlembik ağaçlarının üstünden doğarken bahçenin kapısından içeri girdim. Birkaç adım yürüdüm. Yerlerde çimenler yeşermiş, sıska erik dalları pembe ve beyaz çiçeklerle örtülmüştü. Etrafıma bakınırken çocukluğumdaki o güzel günleri hatırladım.
- C) Birdenbire durdu. Niçin, neden olduğunu bile bilmeden... İçinde bir şey durdurmuştu onu, ayaklarına asılmıştı. Dört bir yanından insanlar geçiyordu. Hepsinin aklında aynı kararsızlık vardı. Uzaklara dalgın dalgın bakan gözleri irileşiyordu. Nedense bir anda küçüldü gözleri, elleri terledi.
- D) Muhsin Çelebi, geniş kemerli açık kapıdan girdi. Başı her zamanki gibi yukarıdaydı. Omuzları dik bir şekilde ilerledi. Kuşağından çıkardığı padişah mektubunu öptü. Başına koydu. Sonra altın tahtında oturan; sarmalarla, tuğlarla, sancaklarla çevrelenmiş Şah’a uzattı.
20.
Aşağıdakilerden hangisi, yay ayraç içinde verilen metin türünün özelliklerini yansıtmaz?
- A) Geleneksel tören ve bayramların birçoğu, zaman içerisinde toplumda yaşanan kültürel değişimlere uyum sağlayıp günümüze ulaşmıştır. Ancak kimi tören ve bayramlar bu değişimlere uyum sağlayamadığı için zamanla unutulmuştur. Uygurların eski dönemlerde kutladığı Av Merasimi ve But Seylisi, unutulan tören ve bayramlar arasında sayılabilir. (Makale)
- B) Günlük koşuşturmalarımızdan fırsat bulduk mu elimize aldığımız şey ya roman ya da şiir kitabıdır. Bir geziye çıktığımız zaman, çantamızın bir köşesine yerleştirmeyi unutmadığımız yine onlardır. Daha okul sıralarındayken çalışma saatlerinden artakalan sayılı dakikaları, sevdiğimiz bir şair veya romancının eserine ayırdığımızı kim hatırlamaz? (Deneme)
- C) İşini hakkını vererek yapanlar, iyi dinleyin sözümü! Sizler yeryüzünün güzide varlıklarısınız. Çünkü işini iyi yapan insanlar, işini iyi yapan toplumları meydana getirir. Bakınız! İşini iyi bilen, demiyoruz; işini iyi yapan, diyoruz. Neden böyle dediğimizi de bir cümle ile belirtelim: Günümüz dünyasında herkes her şeyi zaten biliyor, önemli olan yapmak. (Destan)
- D) Ankara’daki evimizde, dört duvarı kütüphane kaplı çalışma odasındaki koltuğunda elindeki kitabın sayfalarını karıştırıyordu babam. Biraz sonra bilgisayarın başına geçerek bir şeyler yazmaya başladı. O esnada ablam odaya usulca girerek elindeki tükenmez kalemleri masaya bıraktı. (Roman)