1.
Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?
A)
Bu sözler, kafalarda soru işareti bırakır.
B)
Milletimiz en değerli varlığımızdır.
C)
Şiirler, duyguların etkili söylenmesi ile oluşur.
D)
Teknoloji son hızla gelişiyor.
2.
Ne doğan güne hükmüm geçer Ne hâlden anlayan bulunur Ah, aklımdan ölümüm geçer Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur Aşağıdakilerin hangisinde "gün" sözcüğü Cahit Sıtkı Tarancı'nın bu dörtlüğündeki anlamıyla kullanılmıştır?
A)
Geçen gün, hastanede bir arkadaşıma rastladım.
B)
Gün, tepelerin ardından yükseldiğinde yola çıkalım.
C)
Günümüzde el işlemesi ürünler fazla üretilmiyor.
D)
Zavallı kadın, gün görmedi şu dünyada.
3.
(I.) İnsanı insan yapan temel özellik, insanın düşünebilmesidir.(II.) İnsan, kendisine verilmiş akıl sayesinde düşünür, yaşamda yol alır. (III.) Bu, onu diğer tüm canlılardan farklı kılar. (IV.) Şu hâlde, akıldır insana asıl vasfını kazandıran. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangisi kurallı, birleşik bir isim cümlesidir?
4.
• Bazı cümlelerin öznesi, cümlede söz konusu işi yapan durumundaki gerçek öznelerdir. Böyle cümlelerdeki eylemler etken eylemdir. • Bazı cümlelerde, cümledeki işi yapan ögenin bulunamadığı ve eylemin başkaları tarafından yapılma anlamıyla verildiği görülür. Bu cümlelerdeki eylemler edilgen eylemdir. Öncüllerdeki bilgiler dikkate alındığında aşağıdaki cümlelerden hangisinin eylem çatısının diğer cümlelerdekinden farklı olduğu görülür?
A)
Yataktan kalkınca esneyip gerindi.
B)
Köpek, elimdeki kemiği görünce iştahla yalandı.
C)
Kadın, siyah bir şalla örtündü.
D)
Bu karar, toplantıda mı alındı?
5.
Doğanın canlı unsurlarından biri olan hayvanlar, doğanın şartlarına uygun yaşıyor. cümlesini aşağıdaki cümlelerden hangisiyle sürdürdüğümüzde farklı bir metin türü oluşur?
A)
Biz onları rahatsız etmedikçe onlar kolay kolay zarar vermiyor bize. Doğasında saldırganlık olan hayvanlar bile biz onlara zulmetmedikçe fenalaşmıyor. Gücümüzü âciz hayvanlar üzerinde acımasızca kullanıyor, akıl almaz kötülükler yapıyoruz. İnsan, kendini doğanın zorba hâkimi olarak görüyor ve diğer canlılara yaşama hakkı tanımıyor. Peki, buna hakkımız var mı?
B)
Arı, kraliçesi yönetiminde eşsiz işçiliğini ortaya koyuyor. Sinek, vızıldayarak her yiyeceğe konuyor. Koyun, kuzusunu şefkatle emziriyor. Hepsinin önemli işleri var; her hayvanın bir gayreti, emeği var. Bu dünya sadece bizim değil! Doğa, kucağını nasıl açıyorsa bizde kucak açamaz mıyız onlara? İnsanlığımızı unutacak mıyız yoksa?
C)
Her bir hayvan, bir besin zinciri içinde mücadelesini sürdürüyor. Araştırmacılar, bilinen hayvan türlerinin yüz binlerle ifade edileceğini belirtiyorlar. Bazı hayvan türleri sıcak iklimlerde, bazı türler de soğuk iklimlerde yaşıyor. Sıcak iklim hayvanlarının deri kalınlığı 5-6 cm, soğuk iklim hayvanlarınınki ise 10-15 cm arasında değişiyor. Kutup ayılarının deri kalınlığının bu oranların da üstünde olduğu biliniyor.
D)
Doğa, hayvanlarla güzel! Kuşlar cıvıl cıvıl, enerji veriyor bizlere. Hele kelebekler! Doğanın deseni, süsü onların her biri. Hayran olunmaz mı bu güzelliklere? Değer verelim bu canlılara. Ters dönmüş bir böceği çevirelim; zavallı, yoluna gitsin. Karınca, yiyeceğini taşırken ayağımızın altında ezilmesin.
6.
Dil; insanlar arasındaki iletişimi sağlayan, sürekli gelişen ve değişen canlı bir varlık. Daima bu canlılığı koruyor. İstesek de istemesek de bazı sözcükleri, deyişleri kullanıyoruz. Son zamanlarda, ”bir tık daha” deyişi herkesin diline dolanır oldu. ”Biraz daha” sözünün karşılığı olarak dilimize yerleşti ve yaygın bir kullanım özelliği kazandı. Yukarıdaki parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yollarından ikisi hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
B)
Sayısal verilerden yararlanma-Örnekleme
C)
Tanımlama-Tanık gösterme
D)
Tanık gösterme-Örnekleme
7.
Aşağıdaki haritada bazı bölgelerimize ait türkü sözleri verilmiştir. Hangi bölgenin türküsünde kesme işaretinin kullanımıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?

8.
Aşağıdaki tabloda yer alan yazımı doğru olan kelimelerin hepsi sırasıyla bir araya getirildiğinde aşağıda verilen sayılardan hangisi oluşur?

9.
Dilini terbiye etmedenYüreğini terbiye etmeli insanÇünkü yürekte ne varsaDilden de o çıkar Aşağıdaki cümlelerden hangisi Mevlana'nın yukarıdaki dörtlüğünden çıkarılabilecek bir düşünce değildir?
A)
Kalpler eğri de olsa sözler ağızdan doğru çıkar.
B)
Kalp güzelliği olmadan sözler güzelleşemez.
C)
Dil, kalbin aynasıdır.
D)
İnsanın hissettikleriyle, söyledikleri doğru orantılıdır.
10.
Aşağıdaki şekillerde numaralanmış bölümlere, çevresindeki sözcük veya söz guruplarının çağrıştırdığı en uygun kavram yazılmak istenmektedir. Buna göre, numaralanmış yerlere getirilecek kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

A)
Hoşgörü - Sevgi - Kitap
B)
Empati - Başarı - Kitap
D)
Vicdan - Adalet - Dergi
11.
Bu metinden hareketle Nasrettin Hoca ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A)
Nasrettin Hoca, fıkralarını halkın anlayacağı bir dille anlatmıştır.
B)
Dünyanın her yerinde tanınan bir güldürü ustasıdır.
C)
Hoca'nın fıkraları bazı Batı dillerine de çevrilmiştir.
D)
Araştırmalar onun bayağı fıkraları söylemediği yönündedir.
12.
Bazı insanlar, bir konuyla ilgili bilgi sahibi olsun olmasın, yorum yapmayı çok sever. Çözülmesi beklenen meseleler tartışılırken söz söyleyen çok olursa sonuca varmak gecikir, gerekli kararları almak zorlaşır. Bu durumu anlatan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Hayvan, yularından; insan, sözünden tutulur.
B)
Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
C)
Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir.
D)
Sözü söyle alana, kulağında kalana
13.
Güzel sanatların bir kolu olan müzik, sadece sanatsal becerilerin mi ürünü? Günümüz dünyasında sorgulanan birçok mesele gibi bunu da sorgulamak lazım. Müziğin bıraktığı etki, gönül tellerimizi titretiyor; duygu dünyamızı besliyor. Müziğin bu özelliği, bu önemli dalın sanatla bütünleştirilmesi gerçeğini yansıtıyor. Ya seslerin simgelere dönüşümü olan notalar ne diyor? Onlar, müziğin bilimselliğini haykırıyor âdeta. Nota dizilimleri sanatçı gönüllerin işçiliğini yansıttığı kadar, bilimsellikle işleyen beyinlerin eseri olarak da çıkıyor karşımıza. Yukarıdaki parçada anlatılanlarla ilgili, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A)
Müziğin ruhunda bilimsellik de vardır.
B)
Nota dizilimlerindeki hüner hem bilimin hem de sanatın yansımasıdır.
C)
Müziğe sadece sanat dalı demek yanlıştır.
D)
Müzik, ruhu biçimlendiren ve sanattan öteye gitmeyen bir daldır.
14.
Metinde geçen altı çizili kelimelerden hangisi farklı bir fiilimsi örneğidir?
15.
I.Bir dert ehli bulsam derdim söylesemİyi olmaz dertlerim, hâlim n’olacakHekimler derdime derman bulamazBir değil, beş değil, dert kucak kucakII.Dertli, ne ağlayıp gezersin buradaAğlatırsa Mevla’m yine güldürürNice dertli kondu, göçtü buradaAğlatırsa Mevla’m yine güldürür.III.Ne ağlarsın benim zülfü siyahımBu da gelir, bu da geçer, ağlamaGöklere erişti feryadın, ahınBu da gelir, bu da geçer, ağlamaIV.Koyun meler, kuzu melerSular hendeğine dolarAğlayanlar bir gün gülerGamlanma gönül, gamlanmaYukarıdaki şiirlerin hangisindeki ana duygu diğerlerininkinden farklıdır?
16.
Aşağıdaki cümlelerden hangisi öğelerinin dizilişine göre farklıdır?
A)
Çayımı yudumlayabildiğim tek zaman, reklam arasıydı.
B)
Ulu bir çınardı heybetli duruşuyla o gün.
C)
Seyahatten gelen herkesin dinlenmesi gerekiyor.
D)
Mimar Sinan’ın kabri, İstanbul’daki bir külliyenin içindedir.
17.
İstanbul, İzmir, Antalya, Trabzon olmak üzere aşağıdaki tabloda verilen dört şehirde bir gün içinde iki saat aralıklarla tren, uçak, otobüs, gemi seferleri yapılıyor. • Her bir şehirde her araç türü (tren, uçak, otobüs, gemi) günde yalnızca bir sefer yapıyor. • İstanbul ve İzmir’de saat 10.00’da tren seferleri gerçekleşiyor. • Antalya’da saat 10.00'da otobüs seferi yapılıyor. • Hiçbir ilde otobüs ve uçak seferleri peş peşe yapılmıyor. • Trabzon’da saat 10.00'da gemi, 12.00’de uçak seferi gerçekleşiyor. • İstanbul’da 12.00’de otobüs seferinin gerçekleşmediği biliniyor. • Hiçbir şehirde tren ve gemi seferleri peş peşe yapılmıyor. Yukarıdaki bilgiler dikkate alındığında İstanbul’da 14.00’te hangi araçla ulaşımın yapılabileceği sonucuna ulaşılır?

18.
Aşağıdaki grafikte tiyatro izleyicilerinin yıllara göre dağılımı verilmiştir. Buna göre aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A)
Seyirci sayısındaki düşüş, 2016-2017 sezonunda küçük bir toparlamaya gitmiştir.
B)
2013-2014 yıllarından sonra seyirci sayısı iki yıl üst üste düşmüştür.
C)
Seyirci sayısının en fazla düştüğü yıllar 2016-2017 dönemleridir.
D)
2013-2014 yılları arasında tiyatro izleyici sayısı en yüksek orandadır.
19.
Öz güven, sağlık ve huzurumuzu korumak için önemli bir unsurdur. Olumlu ve sağlıklı ilişkiler geliştirebilmemizi sağlar. Bunun(I) bilinmesinerağmen, herkesin aynı seviyede öz güvene sahip olmadığı bir gerçektir. Kimi insanın yüksek bir öz güveni varken kimi insanın düşük öz güveni(II) olduğugörülür. Yüksek öz güvene sahip kişiler kendilerine değer verir ve kendilerini oldukları gibi kabul eder. Peki bu, engellerle(III) karşılaşmadıklarıanlamına mı geliyor? Hayır, sadece olumsuzluklar karşısında daha cesurdur onlar;ne var ki öz güveni yüksek olan kişiler bile dengesini kaybedebilir, sorunlar karşısında mutsuzlaşabilirler. Yinede onların toparlanmaları daha kolaydır. Oysa düşük öz güveni(IV) olanlarböyle mi? Onlar kendilerine değervermez, hiçbir sorunun üstesinden gelebileceklerine inanmazlar. Kendilerini başkalarıyla kıyaslayıp acımasızca eleştirirler. Karşılaştıkları en küçük bir olumsuzluk, ruh dünyalarında felakete dönüşebilir. Hayatımızı böylesine etkileyen bu kavram, doğuştan gelen bir özellik değildir. Şu hâlde; onu geliştirmek ve hayatta emin adımlarla ilerlemek, bizim elimizdedir. Öz güvenle ilgili, I. Herkeste farklı düzeyde öz güven bulunur. II. Öz güveni yüksek olanlar kendilerine değer verir. III. Öz güveni yüksek kimseler olumsuzluklar karşısında daha cesurdur. IV. Öz güveni yüksek kişilerin olumsuzluklar karşısındaki tutumları değişmez. yargılardan hangisi çıkarılamaz?
20.
SAYIŞMACAPortakalı soydumBaş ucuma koydumBen bir yalan uydurdumDuma duma dum BİLMECEGökte açık pencereKalaylı bir tencere NİNNİUyusun da büyüsün ninniTıpış tıpış yürüsün ninni TEKERLEMEŞu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasakSarmısaklamasak da mı saklasak Tekerlemeler, sayışmacalar, bilmeceler ve ninniler… Çocukluğumuzun unutulmaz hatıralarında yer edinmiş zengin dil ürünleri hepsi. Sayışmacalarla ebe olduk, tekerlemelerle konuşma becerimizi geliştirdik,ninnilerle uyuduk, bilmecelerle yarıştık. Milletimizin öz malı, zengin söz varlığı olan bu ürünler, dili besleyen en önemli unsurlardır. Bilmecelerden, sembolik düşünmeyi; tekerlemelerden, akıcı konuşmayı öğrendik. Sayışmacalarla eğlendik, çocukluğumuzu kültür hazinesiyle zenginleştirdik. Çocuklarımıza bu hazineyi tanıtmak lazım. Zaman, teknoloji odaklı olsa da doğru bir iletişimle onlara ulaşabilir, çocuklarımızı bu değerli söz varlığımızla buluşturabiliriz. Yukarıdaki parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı, aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Dil ürünlerimiz, dilimizin asıl söz varlığıdır.
B)
Tekerleme, bilmece, sayışmaca, ninni gibi dil ürünlerimiz çocukluğumuzun önemli değerleridir.
C)
Her yönüyle bizim olan ve bize dilimizdeki en önemli kazanımları sunan dil ürünlerimizin günümüz çocuklarına tanıtılması gerekir.
D)
Dil ürünlerinin her biri ayrı bir yeteneğin gelişiminde rol oynamıştır.
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, LGS (Liseye Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. LGS, 8. sınıf öğrencilerinin hedefledikleri liselere yerleşebilmek için girdikleri merkezi bir sınavdır. Son yıllarda yeni nesil sorulara geçiş yapılmıştır.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 20 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.