1. Tokyo Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. Hidesaburo Ueno, 1924’te bir köpek yavrusu bulur ve onu sahiplenir. Köpeğe, Japoncada “sekizinci” anlamına gelen “Haçiko” adını koyar. Safkan akita cinsinden olan Haçiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya kadar yürüyen sahibine eşlik eder. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurlayıp eve döner. Belli bir müddet sonra sahibinin eve dönüşünü de metronun önünde beklemeye başlayan Haçiko, bir yıl boyunca saati şaşırmaksızın her sabah, sahibini metroya kadar götürür; her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşılar. Bir akşam Ueno, metrodan çıkmaz. Haçiko, gözleri metronun kapısında gece boyunca bekler. Bu bekleyiş dokuz yıl boyunca devam eder. Bugün Tokyo’ya gidenlerin Shibuya İstasyonu’nun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Haçiko’ya aittir. Çünkü Japonlar, Haçiko’yu bir vefa sembolü olarak benimsemiştir. Bu metinde Haçiko ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
- A) Adının neden Haçiko konduğuna
- B) Heykelinin niçin dikildiğine
- C) Çok zeki olduğuna
- D) Ne zaman doğduğuna
2. Bu yazışmada numaralanmış bölümlerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) IV.
- B) II.
- C) III.
- D) I.
3. Varlıkların, okuyucunun gözünde canlanacak şekilde, resim çizer gibi anlatılması olarak tanımlanan betimleme, açıklayıcı ve sanatsal olmak üzere iki başlık altında incelenir. Açıklayıcı betimlemede varlıkların olduğu gibi tanıtılması amaçlanır, kişisel düşüncelere yer verilmez. Görsellikten çok, izlenim ve sezgilerin ağır bastığı sanatsal betimlemede ise yazar, anlatımına duygu ve yorumlarını da katar. Bu metne göre aşağıdakilerin hangisinde açıklayıcı betimleme yapılmıştır?
- A) Gelinin başında sıra sıra altın ve incilerle süslenmiş bir fes vardı. İki demet sarı tel, yanaklarının üstüne çaresizce uzanıyordu. Onu bugünün hürmetine tahta bir iskemleye oturtmuşlardı. Şaşkın ve nemli gözlerle etrafı süzüyor fakat daha ziyade önüne bakarak bu anın bitmesini bekliyordu.
- B) Mavinin değişik tonları ile boyanmış resimde farklı yollar çizilmişti: dağların arasından geçen bir patika, nehrin üzerine kurulu bir asma köprü, evlerin arasından büyük bir meydana uzanan Arnavut kaldırımları, uçsuz bucaksız çölde güneşe kadar uzanan gümüşten bir asfalt...
- C) Vahanın altından, zeytinyağı renginde, elinizi sürseniz bulaşacağını sandığınız koyu bir çay akar. Çayın kenarında, yapraklarının ters tarafları rüzgârla güneşe dönünce parlayan narin kavaklar dizili, kof gölgeler serilidir. İncecik, yumuşak ve sık otlarla kaplı yamaçlar heybetli görünmeye çalışır.
- D) Gitgide kararan bulutsuz gökyüzünün altında, Dolmabahçe Sarayı’nın önündeki lokantanın terasında oturuyorduk. Lokantadaki bütün masalar doluydu. Arada bir geçmekte olan vapurların oluşturduğu dalgalar da olmasa durgundu deniz. Kıyıda bir çocuk, martılara ekmek atıyordu.
4. Belli bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin zenginliğine “biyoçeşitlilik” denir. Gezegenimizi yaşanabilir hâle getiren biyoçeşitlilik, insanların sağlığını ve çevreyi korur. Biyoçeşitliliğin korunması için alınabilecek önlemlerden bazıları şunlardır: • Tarım ilacı ve deterjan gibi kimyasal maddelerin kullanımı konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. • Biyohırsızlığa (bitki ve hayvan kaçakçılığı) yönelik önlemler alınmalıdır. • Doğal yaşam alanları ve su kaynakları korunmalıdır. • Organik tarım tercih edilmeli ve desteklenmelidir. • Ormanların tahrip edilmesinin önüne geçilmelidir. Bu metne göre aşağıdaki afişlerden hangisi biyoçeşitliliğin korunması ile ilgili değildir?
5. Aşağıda sinema filmi yapımının, sırasıyla “Geliştirim”, “Yapım Öncesi”, “Yapım”, “Yapım Sonrası” ve “Dağıtım” başlıkları altında incelenen beş aşaması karışık olarak verilmiştir. I. Düzgün ve kolay bir film çekimi için iyi bir hazırlık gerekir. Bu aşamada senaryoya uygun oyuncular belirlenir, dekorlar ve kostümler hazırlanır. II. Filmin hangi sinemalarda, ne zaman gösterime gireceğine karar verilir ve belirlenen sinema salonlarında gösterimi tamamlandıktan sonra farklı ortamlarda satışı başlar. Bazı filmler de festivallere gönderilir. III. Çekimi tamamlanan sahneler bilgisayarda kurgulanır, filme görüntü ve ses efektleri ile müzik eklenir. Yapım ekibinin kontrolünden sonra film, izleyici ile buluşmaya hazır hâle gelir. IV. Her film bir fikirle başlar. Bu fikir; önce bir öyküye, sonra senaryoya ve daha sonra resimli taslağa dönüştürülür. Filmde, özel efektler ve fantastik ögeler kullanılacaksa bunları ekibin anlayacağı şekilde çizecek iyi bir ressama gereksinim duyulur. Daha sonra, masrafları üstlenecek bir yapımcı arayışına gidilir. V. Filmin bütün sahneleri, hazırlanan programa uygun şekilde çekilir. Bu sürecin sorunsuz geçmesi için görev dağılımının çok iyi yapılması gerekir. Bu aşamalar aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?
- A) IV - I - V - III - II
- B) I - IV - V - II - III
- C) I - V - III - IV - II
- D) IV - V - II - I - III
6. Aldığı ilacı nasıl kullanması gerektiğini bilmeyen bir kişi, kullanma talimatında numaralanmış ifadelerin hangilerine dikkat etmelidir?
- A) II ve IV
- B) II ve III
- C) I ve IV
- D) I ve III
7. Desibel, ses şiddetini ölçmek için kullanılan bir birimdir. Uzmanlar, 85 desibel üzerindeki bir sesle sürekli karşı karşıya kalanlarda işitme bozukluğunun oluşabileceği konusunda hemfikir. Aşağıdaki grafikte canlı ve cansız bazı varlıkların çıkardığı seslerin desibeli gösterilmiştir. Bu bilgi ve görselden hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
- A) Helikopter sesinin desibeli, trombonunkinden düşüktür.
- B) Düşen yaprağın ses şiddeti insan nefesininkinden yüksektir.
- C) Jet motorunun sesine uzun süre maruz kalmak işitme bozukluğuna yol açabilir.
- D) Kamyon ve otomobillerin geçtiği bir yolda durmak işitme kaybına neden olabilir.
8. •Ateş,düştüğü yeri yakar. • Ayağınıyorganınagöre uzat. •Güneşbalçıkla sıvanmaz. • Ağaç,yaprağıylagürler. Aşağıdakilerden hangisi, bu atasözlerindeki altı çizili sözcüklerin karşıladığı anlamlardan biri değildir?
- A) Dert
- B) Gerçekler
- C) Meslek
- D) Akraba
9. • Tüm dizelerin sonunda ses benzerliği vardır. • İnsan dışındaki bir varlığa insana ait özellik yüklenmiştir. • Bütün dizelerin hece sayıları eşittir. Aşağıdaki dörtlüklerden hangisi bu özelliklerin tümünü içerir?
- A) İçimiz sevgi dolu, neşeler saçacağızBeyaz güvercin olup göklerde uçacağızDünyaya, insanlığa barış dağıtacağızBugün küçüğüz ama yarın büyüyeceğiz
- B) Yaşamak güzel şey doğrusuÜstelik hava da güzelseHele gücün kuvvetin yerindeyseElin ekmek tutmuşsa bir de
- C) Yürüyordum, ağlıyordu ırmaklarYürüyordum, düşüyordu yapraklarYürüyordum, sararmıştı yaylalarYürüyordum, ekilmişti tarlalar
- D) Yuvası saçakta kalan kırlangıçYavrusu dallara emanet serçeDerken camiler üstünde güvercinMinareler katından geçiyorum
10. Üçgen, yıldız ve daireden oluşan bir kodlama sisteminde A, Ç, I, K, R harfleri aşağıdaki gibi gösterilmiştir.
- A) ÇARIK
- B) ÇIRAK
- C) KIRAÇ
- D) KIRAK
11. Okuldaki günleri aklına geldi. Böyle, hırsla eline aldığı kitapların beş on sayfasını okuduktan sonraiçinin bir balon gibi söndüğünühatırladı. Bir kitabı bırakır ötekine saldırırdı. Bu ümitsizce çırpınış, bütün kitapların yüzüstü bırakılmasıyla sona erer, büyük bir utanç ve hayata dönüş buhranları gelirdi arkasından. Bu parçadaki altı çizili söz grubuyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hayal kırıklığına uğraması
- B) Aniden duygulanıvermesi
- C) Tüm bildiklerini unutması
- D) Bir anda endişeye kapılması
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde oysaki bağlantı ifadesinin kullanımı yanlıştır?
- A) Tarih sınavına girmedi oysaki yorgunluktan vaktinde uyanamamıştı.
- B) Yarışmada başarısız oldu oysaki çok çalışmıştı.
- C) Arkadaşları Ali’yi yarı yolda bıraktı oysaki o onlara çok güvenmişti.
- D) Meyveyi hiç sevmez oysaki meyve sağlığa çok faydalıdır.
13. Bir gece Urfa’da Halilrahman’da Suda ay doğduğu garip zamanda, İçimde hicranlı bir bülbül sesi, Altımda seccade bir gül bahçesi, Üstümde yıldızlar, önümde havuz, Pırıl pırıl bir aşk gecesi, temmuz Orada sularla baş başa kaldım, Asırlar boyunca hülyaya daldım. Bu dizelere hâkim olan tema aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ayrılık
- B) Kaçış
- C) Özlem
- D) Huzur
14. Genel olarak hiçbir şey hayatta gerekli değildir. Çiçekler yok olunca dünya bundan maddi olarak zarar görmez bununla birlikte çiçeklerin yok olmasını kim ister? Güllerden vazgeçmektense patateslerden vazgeçmeye hazırım. Bu parçada aşağıdaki kavramlardan hangileri karşılaştırılmıştır?
- A) İyi - Kötü
- B) Gerekli - Çirkin
- C) Güzel - Faydalı
- D) Eski - Yeni
15. Anlatımı etkili kılmak için şairler şiirlerinde söz sanatlarını kullanırlar. Benzerlik ilgisi olanlardan zayıf olanı güçlüye benzeterek benzetme sanatı yaparlar. Hayvan ya da cansız varlıklara, insana ait bazı özellikleri vererek onları kişileştirirler, bazen de onlara söz vererek konuşturma sanatını kullanırlar. Bazı normal durumları şairler yeterli görmez, büyüğü daha büyük yaparak abartırlar. Buna göre; Yol açılacak, Taşlar şarkı söyleyecek, Yürek irkilerek çarpacak Çeşmelerdeki su gibi Senin merdivenlerini Çıkan ses bu olacak. Pencereler taşın ve sabah esintisinin kokusunu bilecek. Bir kapı açılacak. Sokakların gürültüsü yok olan ışıkta Yüreğin gürültüsü olacak. şiirinde hangi söz sanatları ağır basmaktadır?
- A) Konuşturma - Kişileştirme
- B) Benzetme – Abartma
- C) Konuşturma - Benzetme
- D) Benzetme - Kişileştirme
16. Yalnızbağ’a giden eski, ince toprak bir yol vardı. Güzel bir yol. İki tarafından ekin tarlaları uzanırdı. Geceden yağan yağmur tozları bastırmış olurdu. Tarlaların kenarında meyve ağaçları, iğdeler... Güneş yeni doğuyor olurdu, etrafı iğde kokuları kaplardı. Bisikletin tekerlekleri döndükçe hafif bir çıtırtı işitilirdi. Bu sese bakarsın bir çayır kuşu karşılık verir, sonra birden umulmadık bir yerden havalanırdı. İşte bu saatleri seviyordu. Serinliği, sessizliği, yıkanmış temizlenmiş, gelin gibi başını eğmiş gelincikleri… Bu parçada aşağıdaki duyulardan hangisiyle ilgili bir ayrıntıya yer verilmemiştir?
- A) İşitme
- B) Tatma
- C) Görme
- D) Dokunma
17. Romanlar ve şiirler birer iç yaşayıştan doğmuştur. Onları yaşayarak okumamız da bundandır. Her okuyucunun aynı davranışta olduğu elbette söylenemez. Yaradılışın, yetişmenin verdiği ayrılıklar vardır. Bu bakımdan, aynı kitapta herkes biraz da kendi romanını, kendi şiirini okur. Gerçek sanat eserinin özelliklerinden biri de bu çok yönlülük değil midir? İnsan, ileride yaşamaktan kesilip de geçmiş günlerden bir yığın olmaya yüz tutunca roman ve şiir okumayı da bırakmaya başlar. Okuduğu olursa artık eski tutkuyu bulamaz. Verilen metinle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Kişisel düşüncelere yer verilmiştir.
- B) Konuşma havasıyla yazılmıştır.
- C) Mecaz anlamlı sözcükler vardır.
- D) İhtimal bildiren cümleler kullanılmıştır.
18. Tabiattan bizi uzaklaştıran; bulutu, gökyüzünün mavisini, suyun rengini, tadını, çiçekleri ve ağaçları, hayvanları, toprağı ve bitkileri hayatımızdan sürüp çıkaran teknoloji insanoğlunu hapsettiği kafese şimdi yapma çiçeklerle birnostalji üfürüyor. Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Mekâna farklı bir güzellik katma
- B) Bulunduğu yeri beğenmeme
- C) Geçmişe özlemi yalandan giderme
- D) Bir yanlış anlamayı düzeltme
19. Küçük kız elinde iki elma tutuyormuş. Annesi yanına gelmiş, Yumuşak bir ses tonuyla “Hayatım, elmalardan bir tanesini bana verir misin?” diye sormuş. Küçük kız bir an annesine bakmış, ardından elmalardan birini hızlıca ısırıvermiş, hemen ardından diğerini de… Annesi her ne kadar gülümsemeye çalışsa da yaşadığı hayal kırıklığı, yüzünden okunuyormuş. Bu bencilliği kızına yakıştıramayan annesi tam konuşmasını yapmaya hazırlanırken küçük kız ısırdığı iki elmadan birini annesine uzatmış ve “Al anneciğim, bu elma daha tatlı, sen bunu ye.” demiş. Bu anlatıda aşağıdakilerden hangisi eleştirilmektedir?
- A) Peşin hükümlülük
- B) Cimrilik
- C) Bencillik
- D) Değerbilmezlik
20. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerlere kültür denir. Bir topluma özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünüdür kültür. Kültür bireylerin kazandığı bilgidir bir başka deyişle. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Öyküleme
- B) Tanımlama
- C) Betimleme
- D) Karşılaştırma