1. (I) Ben eskiden kalıbına, kıyafetine, konuşmasına, yürüyüşüne bakarak, şu Nişantaşılı, bu Kadıköylü, bu Kasımpaşalı diye teşhisler koyardım. (II) Bu teşhis ve tahminlerim yüzde seksen de tutardı. (III) Şimdilerde bu yeteneğim kalmadı. (IV) Daha doğrusu bu semtlerde oturanlarda bu ortak nitelikler kalmadı. (V) Çünkü o nitelikleri insanlara, çevresinin dekoru, yani evleri, sokakları, bahçeleri; o semtin yerleşmiş eski kuşakları sindirirdi. Bu parçadaki numaralı cümlelerden hangisi kendinden önceki cümleyi açıklamaktadır?
- A) I.
- B) V.
- C) III.
- D) II.
- E) IV.
2. (I) Son 4-5 yıla kadar, ölen beyin hücrelerinin yerine yeni hücrelerin oluşmadığı savunuluyordu. (II) Bugün bu görüş değişti ve beyin hücrelerinin artabileceği anlaşıldı. (III) Beyin hücrelerinin artması, beynin daha verimli kullanılmasını sağlar. (IV) Her insanda milyarlarca adet bulunan beyin hücrelerinin, her gün ortalama 10 bini ölüyor. (V) Beyin fonksiyonları 18-23 yaşlarında artar, 40 yaşından sonraysa hızla azalır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden itibaren var olan bir görüşün değiştiği anlatılmıştır?
- A) IV.
- B) V.
- C) II.
- D) III.
- E) I.
3. (I) Onu, hayatımın en önemli eserlerinden biri olarak düşünüyorum. (II) Senelerdir, tamamlamanın uzun yıllar alacağını düşündüğüm bir kitap üzerinde çalışmaktayım. (III) Bu kitaba gördüğüm bir rüyanın verdiği esinle başlamıştım. (IV) Bir gün, eğer yazmayı bitirebilirsem, böyle bir kitabın insanlara son derece yararlı olacağını düşünür dururdum. (V) Bu kitapla tüm bilgilerimizin, tüm öğretilerimizin kaynağı olduğuna inandığım bir yeri anlatmaya çalışıyorum. Bu parçada, anlam akışına göre “Halen de öyle düşünmekteyim.” cümlesi, numaralanmış cümlelerden hangisinin yerine getirilmelidir?
- A) III.
- B) II.
- C) I.
- D) V.
- E) IV.
4. (I) Yarın... Bir acayip ve sihirli bir kapıydı. (II) Birdenbire yirmi yedi yaşına açılan bir kapı ki, bu gece eşiğinde yatıyordu. (III) Bu kadar telâşlı olmasına hiç de şaşılmazdı. (IV) Çünkü bu kapının arkasında sevdiği insan vardı. (V) Onunla oturup güzel şeylerden bahsetmişlerdi. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi, kendisinden önce gelen cümlelerin nedenidir?
- A) I.
- B) V.
- C) IV.
- D) III.
- E) II.
5. (I) Gündüzler daha uygun olduğundan gezegen gözlemi yapmak için havanın temiz olduğu günler seçilmelidir. (II) Nem oranının fazla oluşu, güneş ışınlarının daha fazla saçılmasına neden olacağından, görüşü engeller, (III) Ay, gündüzleri Güneş‟ten sonra en kolay gözlenebilen gök cismidir. (IV) Sabah saatleri, gündüz gözlemleri için daha uygundur. (V) Henüz Güneş, atmosferi fazla ısıtmadığından gözlem daha rahat olur. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangi ikisinde neden-sonuç ilişkisi yoktur?
- A) I. ve II.
- B) I. ve III.
- C) II. ve III.
- D) III. ve V.
- E) III. ve IV.
6. (I) Mark Twain Kurulu‟na bir Türk yazarın aday gösterilmesi istenmişti. (II) O zaman Türk Yazarlar Derneği‟nin başkanı Halide Edip Hanım‟dı. (III) Bu istek onu çok güç durumu düşürmüştü. (IV) Yeni yazarların çoğunu hiç mi hiç tanımıyordu. (V) Eskilerden aday göstermeyi de nedense istememişti. (VI) Sonunda Sait Faik‟in aday gösterilmesine karar verildi. Bu parçada, Halide Edip’in güç duruma düşmesinin nedenleri numaralanmış cümlelerin hangisinden itibaren söylenmeye başlanmıştır?
- A) II.
- B) V.
- C) IV.
- D) VI.
- E) III.
7. (1) En çok ilgi çeken tablolardan biri Mona Lisa’dır. (2) Birçok insan, bu ilginin nedenini, Mona Lisa’nın gizemli gülüşü olarak belirtir. (3) Tablo dikkatli incelendiğinde ise bu gülüşün gerçek olmadığı görülür. (4) Gizemli gülüş, bakış açısına göre mutluluğu veya üzüntüyü yansıtır. Bu metindeki numaralanmış cümlelerin özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) 2. cümlede, tüm fiilimsi türlerinin örneği bulunmaktadır
- B) 1. cümle, özne ve yüklemden oluşmuştur
- C) 4. cümle kurallı, olumlu bir cümledir.
- D) 3. cümle, edilgen ve geçişsiz çatılıdır.
8. Aşağıdaki metinlerden hangisinin anlatım tekniği diğerlerinden farklıdır?
- A) Güneş’in son ışıkları, minarelerden inip batıya çekiliyordu. Tahta bir köprünün korkuluğu, belli belirsiz gölgelere dönüşüyordu.
- B) Bir saat kadar, yüksek tavanlı bir handa dinlendik. Bütün bir gecenin ve günün yorgunluğunu unutarak sohbet etmeye, bir yandan da bir şeyler yemeyebaşladık.
- C) Saatler ilerledikçe yollara mahzun bir ıssızlık çöktü. Uzaktaki kuru ağaçlardan başka bir şey görünmüyordu.
- D) Ova güneşliydi ve dalgasız bir denizden daha düzdü. Rüzgârların oluşturduğu toz tepecikleri burada yoktu.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük vardır?
- A) İnsan, aynı anda birçok duyguyu hissedebilir.
- B) Gerekli kaynağı bulamayınca planlarını askıya aldı.
- C) Eskiden komşular birbirini tanırdı.
- D) Bazı madenler, yerin bin metre altından çıkarılır.
10. 13, 14, 15 ve 16. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. Güney Yarım Küre’nin en güneyinde, Avrupa kıtasının yaklaşık 1,5 katı büyüklüğündeki, kimseye ait olmayan buzlar diyarı Antarktika; Uranüs gezegeninden bile sonra keşfedilmiştir. Kesin keşfi 1840 yılında gerçekleşmiştir. O günden bu yana birçok ülke, bölgede söz sahibi olabilmenin yollarını aramaktadır. Onlarca olağanüstü özelliği olan Antarktika kıtası, gezegenimizde uğruna kan dökülmemiş yegâne topraklardır. Bu topraklar, dünyanın en soğuk bölgesidir. Kış aylarında –70 derece olup kaydedilen en düşük sıcaklık –89,2 derecedir. Yeryüzünün en fırtınalı iklimine sahiptir. Buz kütlesi dünyadaki buzların % 92'sini oluşturur. Kıtanın sadece % 1'inde buz oluşumu bulunmamaktadır. Dünyanın en büyük tatlı su rezervine sahip olup aynı zamanda dünyanın en kurak Kıtanın bazı yerlerine 2 milyon yıldır yağış gerçekleşmemiştir. Buz kalınlığı 4.335 metreyi bulur. Antarktika'da hükümet yoktur. Arjantin, Avustralya, Şili, Fransa, Norveç, Yeni Zelanda ve Ingiltere başta olmak üzere birçok ülke bölgede hak iddia etmiştir. Yeni Zelanda, 1956 yılında kıtanın dünya toprağı olarak kabul edilmesi önerisinde bulunmuştur. Bu öneri kabul görmüş, Antarktika'nın tarafsız bir alan olduğu öngörüsü kabul görmüştür. Kıtanın statüsü, 1959 Antarktik Antlaşma ve diğer ilgili kabullerle Antarktik Antlaşma Sistemi olarak adlandırılıp düzenlenmiştir. Yerel nüfusu yoktur ancak birçok ülke burada araştırma istasyonu kurmuştur. Kıta ve etrafındaki adalarda, kış aylarında 1.000, yaz aylarında 5.000 görevli ikâmet etmektedir. Ayrıca, turistik amaçla da ziyaretçi almaktadır. Ülkemiz de Antarktika'da varlık göstermek için girişimlerde bulunmuştur. Birçok çalışmanın neticesinde, İstanbul Teknik Üniversitesi Kutup Araştırma Merkezi kurulmuştur. Bu kuruluş, 17 Ocak 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak resmi bir kurul olarak kabul edilmiştir. Burada bitki örtüsü son derece sınırlıdır, hiç çiçek açmaz. Dünyada sürüngenlerin ve sivrisineklerin yaşamadığı tek yer, Antarktika'dır. Bahar güneşinin gelmesiyle her yıl buzulların bir kısmı eriyip kırılmaya başlar. Normalde Mayıs ayında başlayan kırılmalar, küresel ısınmanın artmasıyla 2016 yılında Nisan ayının ortasında başlamıştır Bu metne göre, Antarktika’yla ilgili, 1. Bir devlet olmadığı için halkı da yoktur. 2. Buradan daha soğuk bir bölge bulunmamaktadır. 3. Kıtaların en geç keşfedilenidir. 4. Hiçbir hayvan türü barınamamaktadır. yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?
- A) 3 ve 4
- B) 1 ve 2
- C) 2 ve 3
- D) 1 ve 3
11. Bu metinde Antarktika’yla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
- A) Küresel ısınmanın etkilerinin görüldüğüne
- B) Türkiye’ye ait bir kuruluşun da bulunduğuna
- C) Hiçbir ülkeye bağlı olmadığına
- D) Canlı yaşamının olanaksız olduğuna
12. Vücudumuzdaki fizyolojik, psikolojik ve davranışsal birçok sürecin düzeni, doğal aydınlık-karanlık döngüsüne bağlıdır. Nabız ve tansiyon gün içinde yük selirken gece saatlerinde düşer. Sabah saat dokuz sıraları, en etkili çalışma saatimizken gecenin birinde verimliliğimiz ve dikkatimiz en alt düzeydedir. Yaklaşık yirmi dört saatlik zaman aralıklarını takip eden bu süreçleri, vücudumuzun biyolojik saati düzenler. Bu metinden aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
- A) Biyolojik saat, vücudun bir gün içerisindeki hareket ve tepkilerini belirler.
- B) Güneş, vücudun biyolojik saati üzerinde etkilidir.
- C) Vücudun gündüz ve gecedeki dengesi eşit değildir.
- D) Her vücudun biyolojik saat dengesi birbirinden farklılık gösterir.
13. Hangi rüzgâr alıp götürdü, bilmem Kendini ateşte yakanlarımı Dostlarımı geri verin uzaklar Her seher semaya akanlarımı Bu dörtlüğün ana duygusu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özlem
- B) Acıma
- C) Pişmanlık
- D) Çaresizlik
14. İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa payı gerçek değerini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini. Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür. Yukarıdaki paragrafın ana fikri aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanların gerçek değeri zor şartlarda belli olur.
- B) İnsan kendisini olduğundan farklı göstermeye çalıştıkça değerini kaybeder.
- C) İnsanların bazıları, değersiz oldukları için toplum tarafından dışlanır.
- D) İnsan başkalarının izinden gittikçe kendi özünden uzaklaşır.
15. 19 - 20 arasındaki soruları aşağıdaki paragrafa göre cevaplayınız. Yukarıdaki yuvarlak masa etrafında karşılıklı şekilde oturan Hasan, Yasemin, Berkay, Serdar, Leyla ve Merve ile ilgili şunlar bilinmektedir. Berkay ile Serdar arasında iki kişi vardır. Serdar’ın ve Merve’nin hemen yanında Yasemin vardır. Leyla ile Berkay arasında 3 kişi vardır. Bu bilgilere göre hangi ikili karşılıklı oturmamaktadır?

- A) Leyla – Merve
- B) Hasan – Yasemin
- C) Merve – Hasan
- D) Berkay – Serdar
16. Akşamki partide arkadaşlarıyla iyice eğlendikten sonra bizegeldi. Yukarıdaki cümlede altı çizili sözcüğün zıt anlamlısı aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
- A) Bu ekmekler evdeki misafirlere birkaç gün gider diye düşünüyor
- B) Bunca sıkıntının sonu nereye gider hiç kimse bilemiyor.
- C) Akşam erkenden yola çıkıp memleketine doğru gitmeye karar verdi.
- D) Yeni aldığı kazağın rengi ona gitmedi diye değiştirmek istedi.
17. Bu bilgilere göre, Serdar’ın hemen sağında ve solunda kimler oturmaktadır?
- A) Leyla – Yasemin
- B) Merve – Leyla
- C) Hasan – Yasemin
- D) Berkay – Leyla
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “konuşmak” sözcüğü “Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek” anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Okul sonrası arkadaşlarla bir araya gelip şiir ve edebiyat konuşuyoruz.
- B) Çocuk ağır aksak yürümeye çalışırken etrafındakilerle de konuşmaya çalışıyordu.
- C) Aynı dilde konuşmaya çalıştık senle ama başaramadık galiba.
- D) Üst kattaki komşularımızla konuşuyoruz her zaman.
19. Filler nasıl eğitiliyor biliyor musunuz? Daha yavruyken kalın bir zincirle hayvanın bacağı bir direğe bağlanıyor. Önceleri hayvan kaçmaya çalışıyor ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne zinciri koparabiliyor ne de direği yerinden oynatabiliyor. Fil yavrusu ayağında zincirle büyüyor ve kaçamayacağını kabulleniyor. Özgürlük kavramını yitiriyor. İşte bu noktada ayağındaki zincir çözülüyor ve yerine konulan ince bir halatla birkaç santimetre boyunda tahtadan bir çubuğa bağlanıyor. Fil, bu koşullarda kolaylıkla kaçabilecek olmasına rağmen olduğu yerde kalıyor çünkü hâlâ var olduğunu sandığı zincirini asla kıramayacağına inanıyor. Çoğumuzun yaşamı da çocukluğumuzda koşullandığımız kalıpların esaretinde sürüyor. Yukarıdaki metnin konusu nedir?
- A) Kabullenme
- B) Fillerin hayatı
- C) Çocuklar ve filler
- D) Fillerin güçleri
20. Memleket isterim Yaşamak, sevmekgibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. Aşağıdaki altı çizili fiilimsilerden hangisi bu dizelerdeki fiilimsiyle türdeştir?
- A) Birbakışbaktın, kalbimi yaktınAşkın kemendini, boynuma taktın.
- B) Canım kurban şiirin gerçeğine hasınaİçerisine insan kokususinmişmısralara vurgunum
- C) Kendimikaptıraraktekerleğin sesineUzanmış kalmışım yaylının şiltesine,
- D) Halimidüşünüpyanma Mehmed' im!Kavuşmak mı? ... Belki... Daha ölmedim!