1. Mekkeli müşrikler Hz. Muhammed’e (s.a.v) çok ilginç bir teklifte bulunmuştu. Buna göre bir sene Hz. Muhammed kendi ilahlarına tapacak, bir sene de kendileri Hz. Muhammed’in ilahına tapacaktı. Hz. Muhammed bu teklife, “Allah’a bir şeyi ortak koşmaktan (şirkten) yine O’na sığınırım!” cevabını vermişti. Bu defa müşrikler, “Bizim ilahlarımızdan bazılarını istilâm et (öp, el sür), biz de seni tasdik edip ilahına ibadet edelim.” demişlerdi. Bu olay üzerine Kâfirûn suresi inmiştir. Kâfirûn Suresi Meali 1) De ki: “Ey kâfirler!” 2) Ben sizin taptıklarınıza tapmam. 3) Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz. 4) Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim. 5) Siz de benimkullukettiğimekullukedecekdeğilsiniz. 6) Sizin dininiz size, benim dinim de banadır. Bu bilgilere göre aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
- A) Müslüman, Allah’ın bir olduğu inancından asla taviz veremez.
- B) Müslümanın hayatında iman ile şirk asla birarada bulunamaz.
- C) Tevhit ve şirk arasında bir uzlaşmaya gidilmesi mümkün değildir.
- D) İslam’a davet ederken başka inançtaki insanların talepleri dikkate alınmalıdır.
2. “Dinde zorlama yoktur.Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O hâlde, kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.” (Bakara suresi 256. ayet) Bu ayet-i kerimede altı çizili ifadeyle aynı anlama gelen ayet-i kerime aşağıdakilerden hangisidir?
- A) “Şüphesiz bu (İslâm), tek bir din olarak sizin dininizdir. Ben de Rabb’inizim. Öyle ise bana karşı gel- mekten sakının.” (Mü’minûn suresi 19. ayet)
- B) “Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır…” (Âl-i İmrân suresi 19. ayet)
- C) “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.” (Kâfirûn suresi 6. ayet)
- D) “… Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” (A’râf suresi 29. ayet)
3. 1. (Resûlüm!) De ki: Ey kâfirler! 2. Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam. 3. Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz. 4. Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim. 5. Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. 6. Sizin dininiz size, benim dinim de banadır. “Sen dinlerine uymadıkça ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: ‘Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.’ Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki Allah’tan sana ne bir dost ne bir yardımcı vardır.” (Bakara suresi, 120. ayet.) Bakara suresi 120. ayet ile ilişkilendirilecek olursa Kâfirûn suresindeki hangi ayet dışarda kalır?
4. Kâfirûn suresi Meali 1. (Resûlüm!) De ki: Ey kâfirler! 2. Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam. 3. Siz de benim taptığıma tapmıyorsunuz. 4. Ben de sizin taptıklarınıza asla tapacak değilim. 5. Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. 6. Sizin dininiz size, benim dinim de banadır. (Kâfirûn suresi 1-6. ayetler) Kâfirûn suresindeki bu ayetler, İslam inancıyla ilgili; I. Başka insanları Müslüman yapmak için onlara güzel sözler söylemek, II. Allah’tan başka hiçbir şeye tapmamak, III. İslam’dan başka hak din kabul etmemek, IV. Müslüman olmaya istekli olmayanları kendi düşünceleri ile baş başa bırakmak Davranışlardan hangileriyle ilişkilendirilebilir?
- A) I, II ve III
- B) I, II, III ve IV
- C) II, III ve IV
- D) II ve III
5. Kureyşliler Hz. Peygamberden (s.a.v) bir sene kendi ilahlarına tapmasını, bir sene de kendilerinin onun ilahına tapmalarını istemişler. Hz. Peygamber de “Allah’a bir şeyi ortak koşmaktan yine O’na sığınırım!” demiş; bu defa Kureyşliler, “Bizim ilahlarımızdan bazılarını istilâm et (öp, el sür), biz de seni tasdik edip ilahına ibadet edelim.” demişler. Bunun üzerine Kâfirûn suresi inmiştir. Yukarıda Kâfirûn suresinin indiriliş sebebi hakkında bilgi verilmiştir. Buna göre aşağıda verilen ayetlerden hangisi kesin bir şekilde kâfirlerin Allah’a kulluk etmeyeceklerini Hz. Muhammed’e haber vermektedir?
- A) “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.” (Kâfirûn suresi 6. ayet)
- B) “Ben de sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”” (Kâfirûn suresi 4. ayet)
- C) “De ki; ‘Ey kâfirler! Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.” (Kâfirûn suresi 1-2. ayetler)
- D) “Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.” (Kâfirûn suresi 3. ve 5. ayetler)
6. Aşağıdaki görselle ilgili yazılmış aşağıdaki metinlerden hangisinin anlatım biçimi diğerlerinden farklıdır?

- A) Stetoskop, vücut içindeki sesleri dinlemeye yarar. Tıbbi bir cihazdır. Hekimler vücut içindeki seslerin normal olup olmadığını bu alet sayesinde anlayabilirler. Her doktorun boynunda asılı halde görebileceğiniz stetoskoplar, oldukça pratik ve işe yarar bir alettir.
- B) Stetoskobun tarihi, İyonyalı hekim Hipokrat’ın kalp seslerini dinlemesi ile başlamıştır. Stetoskobun günümüzdeki haline gelmesi için çok çeşitli malzemeler ve farklı yöntemler denenmiştir. İlk stetoskop 35 mm çapında tahta bir silindirden yapılmıştır. Bu malzeme ile kalp atışı sesleri, tüplere göre daha net bir şekilde duyulabilmiştir.
- C) Stetoskop genelde diyafram, tüp (elastik boru) ve kulaklık olmak üzere üç ana kısımdan meydana gelir. Bazı çeşitlerinde ayrıca çan denilen ve düşük düzeydeki sesleri yükseltmeye yarayan bir kısım da bulunur. Diyafram, dinlenmek istenen bölgeye değdirilen ve stetoskobun tüp kısmının ucunda bulunan, yassı koni şeklinde bir parçadır. Bu parçanın içinde ortamdan yalıtılmış ince bir zar vardır.
- D) Doktor, sedye ile içeri getirilen yaralının bileğini tutarak nabzını ölçtü. Nabız iyiydi. Ancak yaralı nefes almakta zorlanıyordu. Boynundaki stetoskopla yaralının ciğerini dinleyen doktor telaşlandı. Birkaç kontrolden sonra yaralının hemen ameliyat masasına alınmasını istedi.
7. Atardamarın içindeki kanın, atardamarın iç yüzeyine yaptığı basınca “tansiyon” denir. Kalp, kasıldığında atardamarlara kan pompalar; bu sırada kanın, damarın iç yüzeyine yaptığı basınç büyük tansiyonu(sistolik) meydana getirir. Kalp kası gevşediğinde ise kanın damardaki basıncı azalır ancak bitmez. Bu esnadaki kan basıncı ise küçük tansiyonu(diastolik) meydana getirir. İdeal tansiyon değerleri kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama değer olarak büyük tansiyonun 120-130, küçük tansiyonun ise 70-90 mmHg arasında olması normal kabul edilir. Tansiyon değerlerinin 140/90 mmHg nin üzerinde olması hipertansiyon(yüksek tansiyon) olarak, 100/70mmHgnin altındaki değerler ise hipotansiyon(düşük tansiyon) olarak değerlendirilir. Yüksek tansiyona sarımsak, ceviz, limon, zeytin yaprağı, biberiye, kimyon iyi gelir; tansiyonu düşürür. Düşük tansiyona ise tuz, bol su, kahve, üzüm, fesleğen, meyan kökü iyi gelir; tansiyonu yükseltir. Yukarıdaki görseldeki tansiyon değerine sahip olan kişinin acilen aşağıdakilerden hangisini yemesi gerekir?

- A) Tuz
- B) Üzüm
- C) Meyan kökü
- D) Sarımsak
8. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde “çekmek” kelimesi gerçek anlamda kullanılmıştır?
- A) Zincirleme kaza sonucu kapanan yol, araçların otoyoldan çekilmesiyle açıldı.
- B) Bu derdi çeken bilir.
- C) Çektiği fotoğrafla liseler arası yarışmada birincilik ödülü aldı.
- D) Çekmedi hayatında hiçbir şeyden, nasırından çektiği kadar.
9. İnsanoğlu mutluluğu hep başkalarında aramıştır. Daha doğrusu başkalarında var olanlarda. Eğer başkalarında var olanlar kendisinde de olsaymış mutlu olacakmış. Öyleyse bu, hiçbir zaman mutlu olunamaz demektir. Oysa mutluluk kişinin kendisinde var olanı fark edebilmesindedir. Kişi bir fark edebilse kendisindekileri ve dünya üzerinde ne kadar çok insanın bunlardan mahrum bulunduğunu, işte o zaman kalbi huzura erer. Sahip olduklarımız konusunda bizden daha fazlasına sahip olanlara dikkat kesilmek ve bununla ilgilenmek mutsuzluğun önemli bir sebebidir. Yukarıdaki metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) İnsanın mutlu olabilmesi için sahip olduklarının kıymetini bilmesi gerekir.
- B) Mutlu olmanın yöntemi daha fazlasını elde etmek için çabalamaktır.
- C) İnsanın sahip oldukları mutlu olmasına yeterlidir.
- D) Başkalarının sahip olduklarına dikkat etmek insanda mutsuzluğa neden olabilir.
10. “Tutmak” kelimesi aşağıdakilerin hangisinde bu görseldeki anlamıyla kullanılmıştır?

- A) Arkasında tuttuğu gülü birden annesine uzatıverdi.
- B) Nicedir Üsküdar’dan bir daire tutmak istiyordu.
- C) Bu vahşi hayvanı hiçbir kafeste tutmak mümkün değildir.
- D) Haber gelene kadar kervan Bağdat’ın yolunu tutmuştu.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut anlamlı bir sözcük soyut anlamda kullanılmamıştır?
- A) Her olumsuzluktan etkilenir, yufka yüreklidir.
- B) Keskin bakışlarıyla herkesi gözden geçirdi.
- C) Soğuk tavırlarıyla ilk günden herkese mesafe koydu.
- D) Örümcek, ağını bir dantel gibi örüyordu.
12. ukarıdaki metne göre numaralandırılmış ağaçlardan hangisi en yaşlı olanıdır?
- A) III.
- B) IV.
- C) I.
- D) II.
13. Biyometrik fotoğraflarda aranan bazı özellikler: Fotoğrafta leke ve bükülmeler olmamalıdır. Renkler nötr olmalı ve yüzün doğal renklerini yansıtmalıdır. Gözler açık olmalı ve net olarak görünmelidir. Saçlar gözleri kapatmamalı ve fotoğraf çekilirken doğrudan kameraya bakılmalıdır. Fotoğrafta “kırmızı-göz” bulunmamalıdır. Işık yüze eşit ölçüde yansıtılmalı, yansıma veya gölgeler bulunmamalıdır. Yüz, fotoğraf üzerinde ortalanmış olarak saç modeliyle birlikte tamamen görünür olmalıdır. Gözler net bir şekilde görünmeli, gözlük camı üzerinde yansımalar olmamalı, renkli cam veya güneş gözlüğü kullanılmamalıdır. Gözlük camının kenarı veya çerçevesi gözleri kapatmamalı ya da gözleri kapatacak ölçüde kalın olmamalıdır. Kişinin zorunlu olarak kullandığı gözlük ve benzeri aksesuarlar dışında fotoğrafta şapka, başlık, vb. nesneler olmamalıdır. Başörtülü fotoğraflarda yüz, çene ucundan alına kadar görünür olmalı, yüzün üzerinde gölgeler oluşmamalıdır. Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdaki fotoğraflardan hangisi biyometrik şekilde çekilmiştir?
14. (I) Yazıda daha ilk satırlardan itibaren bir karmaşa seziliyor. (II) Sanki eleştirmen romanın içinde kaybolup gitmiş. (II)Romanın dolambaçlı anlatımı, eleştiriye aynen yansımış. (IV)Eleştirmen her fırsatta iyi eğitim gördüğünü belirtiyor. (V)Kendisinin Fethi Naci ekolünden(okulundan) geldiğini ifade ediyor ve eleştirilerini onun anlayışına göre yaptığını söylüyor. Yukarıdaki metin ikiye ayrılmak istenirse ikinci bölüm hangi cümleden başlar?
15. Tek başlarına anlamsız olan bazı sözcükler ikileme oluşturmak yoluyla çeşitli anlamlar kazanabilirler. Buna göre aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemelerden hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcüklerin her ikisi de anlamsızdır?
- A) Garaj ağzına kadar ıvır zıvır eşyalarla doluydu.
- B) Para mara işleriyle uğraşamam ben.
- C) Eğri büğrü bir çizgi çizdim tahtaya.
- D) İleri geri konuşarak herkesin kalbini kırdı.
16. Yüzlerce çeşit maddeden yapılmış tellerli tek tek ……………………… rağmen elektrik verildiğinde yüksek ısıdan dolayı kopmayan bir teli henüz icat edememiş olan Edison, bir gün ofisinde dalgın bir şekilde otururken üzerindeki ceketin düğmesinden bir ipliğin sarktığını gördü. Birden aklına iplikle ilgili bir fikir geldi. Laboratuara giderek arkadaşlarından bir miktar iplik bulup kömürleştirmelerini istedi. ……………………. iplik, ampulün içindeki iki plakanın arasına yerleştirildikten sonra ………..………verildi. Birden lambanın içinde sarı bir ışık oluştu. Elektriği saatlerce vermelerine rağmen ışık hiç sönmedi. Böylelikle bugün kullandığımız ampulün ilk hali icat edilmiş oldu. Yukarıdaki paragrafta boş bırakılmış yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) koparmasına, ısıtılan, kömür
- B) bağlamasına, eritilen, hava
- C) denemesine, kömürleştirilen, elektrik
- D) birleştirmesine, elektrik verilen, ışık
17. “Kırmak” sözcüğü aşağıdaki hangi cümlede gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Yaptığı esprilerle hepimizi kırdı geçirdi o gün.
- B) Kırdı bardağı, dağıldı gözlerindeki umutsuzluk.
- C) Yapılan hatalar umudumu kırdı.
- D) Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağın etkisini kırmamıştı.
18. İlk olarak 1840 yılında İngiltere’de ortaya çıkmış olan pul, aslında mektup ücretinin mektubu gönderen kişi tarafından ödenmiş olduğunu göstermek için kullanılmaya başlanmış olsa da zaman içinde bu işlevine ek olarak ülkelerin kültürel ve medeniyet gelişimlerine tanıklık etmek gibi bir görevi de üstlenmiştir. Bu durum pul koleksiyonculuğu gibi bir hobiyi de ortaya çıkarmıştır. Ülkelerin kültürlerinde öne çıkan değerler, kişiler, kültürel yapılar, bilim, sanat ve spor dallarına ilişkin ögeler değişik tema başlıkları altında pullardaki yerlerini almıştır. Bu sayede basıldıkları ülkelerin isimlerinin ve basım yıllarının da yer aldığı pullara bakarak ülkelerin o dönemki medeniyet ve kültür seviyeleri hakkında fikir edinmek mümkün hale gelmiştir. Buna göre yukarıdaki paragrafın son cümlesinde belirtilen durum aşağıdaki pullardan hangisi için mümkün olamaz?
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "özelden genele" doğru bir sıralama vardır?
- A) Çiçekler arasında gülün yeri ayrıdır.
- B) Basketbol en sevdiğim spordur.
- C) Ülkemizin en kalabalık şehri İstanbul'dur.
- D) Şiirlerden en çok Sanat'ı severim.
20. Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki seçeneklerde belirtilen "duyu"lardan hangilerine yer verilmiştir?
- A) Görme - Tatma - Dokunma
- B) Duyma - Görme - Koklama
- C) Duyma - Görme -Dokunma
- D) Koklama - Görme - Tatma