1. • Yaz mevsiminde oraya pek gitmem. Havası insanı yorar, gölgeliklere sığınmaya zorlar. Geceler bile insanı bunaltır, uyutmaz. - - - - • Dağlardan inip kasabaya girerseniz görüntünün büyüsü biraz bozulur. Gelişigüzel yapılaşma, sizi rahatsız eder. - - - - • Çam ormanları arasından giden yol, çok dik ve virajlıdır. Burayı arabayla tırmanırken dikkatli olmak gerekir. Özellikle de bir kamyonu takip etmek zorunda kalırsanız tırmanış, insanı bıktırır. - - - - Aşağıdakilerden hangisi anlam akışına göre, bu metinlerde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
- A) Çünkü burada oteller kasabanın şirinliğine yakışmayacak kadar büyüktür.
- B) Ama öyle berrak bir denizi vardır ki bu boğucu havayı size unutturur.
- C) Orada yüzerken ruhumun maviye boyandığını düşünürüm.
- D) Bu koşullarda sollama yapmak pek mümkün değildir.
2. Leonardo da Vinci tarafından yapılan Mona Lisa, dünyanın en ünlü tablolarından biridir. Her yıl milyonlarca insan, Paris’teki Louvre (Lur) Müzesinde sergilenen bu eseri görmek için sıraya giriyor. Fakat 20. yüzyılın başlarında Mona Lisa tablosunu bilenlerin sayısı oldukça azdı. Ta ki tablo, bir sabah kayıplara karışana kadar… Polis, tablonun kayıp ilanlarını şehrin duvarlarına asarken dünya genelinde birçok gazete de bu haberi sayfalarına taşıyordu. Hâl böyle olunca milyonlarca insanın gözü bu olaya çevrildi. Fransızlar bu olaydan utanç duydu. İki yıl süren soruşturma neticesinde Mona Lisa’nın bulunduğunu duyan insanlar çok sevindi. Tablonun, ait olduğu yere asılmasının ardından sadece iki gün içerisinde yaklaşık bir milyon ziyaretçi onu görmek için Louvre Müzesine akın etti. Bu parçaya göre “Mona Lisa”nın dünyaca ünlü bir tablo hâline gelmesinin asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bulunma sürecinde polisin titizlikle çalışması
- B) Fransızların, kayıp olayına çok üzülmesi
- C) Kaybolmasının, dünya genelinde dikkat çekmesi
- D) Bulunduktan sonra pek çok kişi tarafından ziyaret edilmesi
3. • İsminin anlamı • Yapıldığı dönem • Yapılış amacı • Günümüzdeki işlevi Farklı yapıların anlatıldığı aşağıdaki metinlerin hangisinde bu bilgilerin tümüne yer verilmiştir?
- A) Galata Kulesi 14. yüzyılda Cenevizliler tarafından inşa edilmiştir. Osmanlı Dönemi’nde bir süre zindan olarak kullanıldıktan sonra yangın gözetleme kulesine dönüştürülmüştür. Zaman zaman deprem ve yangınlarla tahrip olan ve şu anda müze olarak kullanılan Galata Kulesi birkaç kez tadilat geçirmiştir
- B) Aşiyan, Tevfik Fikret`in 1905’te yaptırdığı ve 1915’e kadar yaşadığı evidir. Farsça “kuş yuvası” manasına gelen Aşiyan’ın projesini kendisi çizmiştir. 1945 yılında Edebiyat-ı Cedide Müzesi olarak kullanılmaya başlanan ve 1961 yılında “Aşiyan Müzesi” adını alan yapı ziyarete açıktır.
- C) Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un tarihî yapılarından biridir. Bizanslılar tarafından 6. yüzyılda yaptırılmıştır. Suyun içinden yükselen mermer sütunları sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirilmiştir. Bugün müze olarak kullanılan yapı, birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.
- D) Yıldız Sarayı’nın bir parçası olan ve adını Fransızca “dağ evi” anlamındaki “chalet” sözcüğünden alan Şale Köşkü, İstanbul’un ilginç yapılarından biridir. 1956-1976 yılları arasında “Devlet Konukevi” olarak kullanılmış, 5 Temmuz 1985’te müze-saray olarak hizmete girmiştir.
4. Kimi kitaplar - - - - gibidir. Sanki her şey gözünüzün önünde olup bitmektedir. Bu yüzden Dostoyevski romanlarını unutamaz birçoğu. Kimi kitaplar - - - - gibidir. Her satırda bir gizem çıkar ortaya, insanda merak uyandırır. Bu yüzden “Sherlock Holmes” hep tutulur yastık altında. Kimi kitaplar ise - - - - gibidir, gelecekten haberler getirir. İçindeki çocuğu koruyabilen her büyüğü bu nedenle mutlu eder “Ay’a Seyahat”. Aşağıdakilerden hangisi anlam akışına göre, bu parçada boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
- A) bulmaca
- B) tablo
- C) ilaç
- D) zaman makinesi
5. Aşağıda, bir bölgedeki portakal, mandalina ve greyfurt meyvesinin bazı türlerinin yetişme, olgunlaşma ve ağaçtan toplanma dönemleriyle ilgili bir takvim verilmiştir. (Takvimdeki her kutucuk bir haftayı göstermektedir.) Bu tablodan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
- A) Meyvelerin tüm türlerinin olgunlaşma süresi iki haftadan fazladır.
- B) Greyfurt türlerinin yetişme dönemi aralık ayında son bulmaktadır.
- C) Mandalinanın bütün türleri ilkbahar gelmeden toplanmaktadır.
- D) Portakal türlerinden her birinin toplanma dönemi bir aydan fazla sürmektedir.
6. “Topkapı’dan Topkapı’ya” Mustafa Kutlu’nun kaleme aldığı ve İstanbul’un belli bir bölgesindeki sokakları, kütüphaneleri, tarihî mekânları, sosyal yapıyı anlattığı yazılardan oluşan dosyaların birincisidir. Mustafa Kutlu, bu yazıların üç dosyadan oluştuğunu vurguluyor ( ) ikinci ve üçüncü dosyanın henüz kitaplaştırılmadığını belirtiyor ( ) Eserde ticari açıdan hareketli birçok mekân anlatılıyor ( ) Topkapı, Gülhane, Çemberlitaş ( ) Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla getirilecek noktalama işaretleri aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
- A) (;) (.) (:) (…)
- B) (;) (.) (;) (.)
- C) (,) (!) (:) (.)
- D) (,) (.) (;) (…)
7. Ampul, fener, mum gibi yapay ışık kaynaklarının; konumu, yönü, zamanı ve yoğunluğu bakımından yanlış kullanılmasına ışık kirliliği denir. Işık kirliliğinin, canlılar üzerinde olumsuz etkileri vardır. İnsanların uyku düzenlerinin bozulması, göç eden hayvanların yönlerini şaşırması, bitkilerin yapraklarını zamanından önce dökmesi gibi pek çok durum ışık kirliliğinin sonucudur.Tüm bunlarındışında ışık kirliliği, gökyüzü gözlemleri için de büyük bir engeldir. Aşağıdakilerden hangisi bu metindeki altı çizili ifade ile kastedilen bir durum değildir?
- A) Hayvanların yaşam dengesinin bozulması
- B) Ağaçların biyolojik saatinin değişmesi
- C) İnsan hayatının olumsuz etkilenmesi
- D) Gök bilimi ile ilgili çalışmaların aksaması
8. Bir araştırmada atlara biri kızgın, diğeri mutlu görünen iki insanın fotoğrafı gösterilmiş. Birkaç saat sonra, fotoğrafı gösterilen kişiler -yüzlerinde kızgınlığı veya mutluluğu ortaya koyan herhangi bir ifade olmaksızın- atların karşısına getirilmiş. Atlar, fotoğrafta mutlu görünen kişiye karşı ılımlı yaklaşırken kızgın görünen kişiden uzaklaşmış. Bu parçada sözü edilen araştırmadan atlarla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- A) İnsanlarla iletişim kurma şekilleri birbirlerinden farklıdır.
- B) Kendilerine yardım eden insanları hatırlayabilir.
- C) İnsanların yüz ifadelerini anlamlandırabilir.
- D) Diğer hayvan türlerine göre daha zekidir.
9. Cümlede yönelme, bulunma ve ayrılma bildirerek yüklemi tamamlayan ögeye yer tamlayıcısı denir. Bu metinde numaralanmış cümlelerin hangisinde altı çizili bölüm yer tamlayıcısı değildir?
10. Bir gök cisminin dünyadan gözlemlenebilen parlaklığına ilişkin bilgi sunan değere “kadir değeri” denir. Gök cisimlerinin kadir değerleri kadir çizelgesi adı verilen bir sistem üzerinde gösterilir. Bu sisteme göre sönük gök cisimleri yüksek kadir değerine, parlak gök cisimleri ise düşük kadir değerine sahiptir. Denizli’de yapılan bir gözlemde Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn gezegenleriyle Deneb, Vega, Altair yıldızlarının parlaklığı konusunda şu tespitler yapılmıştır: • Altair yıldızı Deneb’den daha parlaktır. • Mars’ın kadir değeri Jüpiter’den yüksektir. • Yıldızlar içinde en parlağı Vega’dır. • Jüpiter en parlak gezegen değildir. • Gezegenler içinde en sönük olanı Satürn’dür. Buna göre, Denizli’de gözlemlenen yıldız ve gezegenlerin kadir değerlerine göre sıralaması aşağıdakilerden hangisi olabilir?
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmakta bir yanlışlık yapılmıştır?
- A) Yoğun trafik yüzünden / araçlar / adım adım / gidebiliyordu.
- B) Mezun olunca / pratisiyen hekim olarak / bir hastaneye / girdi.
- C) Salondaki ipek halı / yaklaşık üç yüz yıllık / vardı.
- D) Bilgisayar programlarını / öğrenmek için / kursa /gideceğim.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisi iki ögeli bir cümledir?
- A) Yaralıları hastaneye götüren ambülans, yolda kaza yapmış.
- B) Kaza olduğunda ben bir kitabevinin önünde duruyordum.
- C) Islak ve kaygan zeminde araç kullanmak zordur.
- D) Virajı alamayan kamyon kayalıklara çarpmış.
13. Bazı değerlerin önemini, onları yitirdiğimiz zaman anlarız. Aşağıdakilerden hangisi ögeleri ve ögelerinin sıralanışı yönünden bu cümleyle özdeştir?
- A) Öğle yemeğimizi bir balık lokantasında yiyecektik.
- B) Sessizlik sağlamak için cetveli masaya birkaç kez vurdum.
- C) Elindeki şeker torbasını havada daireler çizerek sanıyordu.
- D) Ağır bir ameliyat geçirdiğinden birkaç gün daha hastanede kalacakmış.
14. İtalya gezisi sırasında yaşadıklarını anlattığı yazısını ilgiyle okudum. Aşağıdakilerden hangisi öğeleri ve öğelerinin sıralanışı bakımından bu cümleyle özdeştir?
- A) Yaşlı çam ağaçlarını kesip, yerlerine fidanlar dikeceklermiş.
- B) Çocukluğunu geçirdiği o şirin mahalleyi hiçbir zaman unutmadı.
- C) Koskoca şehirde pazar sabahı açık bir pastane bulamadık.
- D) Akşamları, bu sahil kasabası iyiden iyiye şenlenirdi.
15. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, yalnızca özne ve yüklemden oluşmuştur?
- A) Yol kenarlarına hemen her türden ağaç fidanları dikiliyor.
- B) Bir haftadır gece gündüz yağan karın kapadığı yollar açıldı.
- C) Bu köy okulunun küçük kütüphanesinde her türlü kitap vardı.
- D) Yetkililer köy ve mahalle yollarının asfaltlanacağını söylediler.
- E) Pınarın başında karşılaştığımız köylülerden biri bize yardımcı oldu.
16. Buraya gelirken çiçekçiden bir demet çiçek aldım. Bu cümleyle, öğeleri ve öğelerinin sıralanışı yönünden özdeş olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Okula giderken arkadaşlarıyla aynı otobüsü kullandığını söyledi.
- B) İki gün önce okulun yanındaki bir kitapçıda çok eski bir kitap buldum.
- C) Kış aylarında kentte görülen su baskınları bu yıl yaşanmadı.
- D) Evde hemen herkes ona doğum günü hediyesi almıştı.
- E) Aylar önce onu bu toplantıdan haberdar etmiştik.
17. Irmak boyunca uzanan yemyeşil bahçeler arasında, köy halkı, güneşin yakıcı sıcağı kendilerini etkilemiyormuşçasına öğle vakti bile çalışıyordu. Bu cümlenin öznesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Irmak boyunca uzanan yemyeşil bahçeler
- B) Irmak
- C) köy halkı
- D) güneşin yakıcı sıcağı
- E) öğle vakti
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öğelere ayırmada bir yanlışlık yapılmıştır?
- A) Dağların kuzeye bakan yamaçlarında / büyük çam ağaçları / vardı.
- B) Şimdilerde / blokların yükseldiği bu yerde / eskiden / menekşeler / açardı.
- C) Bu şirin Anadolu kasabasının insanları / beni / çok / etkilemişti.
- D) Burası / bir zamanlar / İstanbul'un en işlek caddelerinden biriymiş.
- E) Toroslar'ın büyüleyici havası/ insana/ unutamayacağı dakikalar/ yaşatırdı.
19. "Çınar ağacının dalları" söz öbeği, aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne görevinde kullanılmıştır?
- A) Çınar ağacının dalları arasından parça parça gökyüzü görünüyordu.
- B) Çınar ağacının dallarına bir serçe yuva yapmış.
- C) Çınar ağacının dallarına bir uçurtma takılmıştı dün.
- D) Bu sabah çınar ağacının dallarını yere değdiği için kestik.
- E) Rüzgarın etkisiyle çınar ağacının dalları durmadan sallanıyor.
20. Bu uzun, dolambaçlı dere boyunca uzanan yeşillikler içinde kurulmuş mahalledeki küçük çeşme, üzerindeki yazılar aracılığıyla bize geçmişten esintiler sunuyor. Bu cümlenin öznesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) küçük çeşme
- B) küçük çeşme üzerindeki yazılar
- C) Bu uzun, dolambaçlı dere boyunca uzanan yeşillikler içinde kurulmuş mahalledeki küçük çeşme
- D) Bu uzun, dolambaçlı dere
- E) esintiler