1. Zekât ve sadaka veren insanlar hem Allah’a hem de toplumda zor durumda bulunan insanlara karşı görevlerini yapmış olurlar. Zekât ve sadaka ekonomik yönden durumları iyi olan insanların içlerinden gelerek yoksul, düşkün ve borçlu insanlara yardım etmelerine aracılık eder. Bu iki ibadet zengin ve fakir arasında yakınlaşmayı, karşılıklı sevgi ve saygıyı güçlendirir, zengin ile fakir arasında adeta gönül köprüleri oluşturur. Verilen paragrafa göre aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Zekât ve sadakanın ramazan ayında verildiği
- B) Zekât ve sadakanın bireysel ve toplumsal önemi
- C) Zekâtın hangi mallardan verileceği
- D) Zekât ve sadakanın sadece müslümanlara verilmesi gerektiği
2. “Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimselerin Allah katında ödülleri vardır…” (Bakara suresi, 262. ayet) “İsteyeni sakın azarlama!” (Duhâ suresi, 10. ayet) Verilen ayet meallerinde zekât ibadetinin hangi yönü vurgulanmaktadır?
- A) Hangi oranda verileceği
- B) Nasıl verileceği
- C) Ne zaman verileceği
- D) Hangi mallardan verileceği
3. İslam’ın 5 temel şartından biri olan zekât ibadetini yerine getirmenin bazı koşulları bulunmaktadır. Buna göre; I. Akıllı ve ergen olmak II. Erkek olmak III. Dinen zengin sayılmak IV. Sağlıklı olmak V. Sahip olduğu paradan/maldan daha çok borcu olmamak numaralandırılmış ifadelerden hangisi ya da hangileri bu koşullardan değildir?
- A) III ve IV.
- B) II ve IV.
- C) I ve IV.
- D) I ve II.
4. “Onların mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.” (Zariyat, 19) "Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine şefkat göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuz kalıp acı çekerler." ( Müslim,"Birr",66) Ayet ve hadis mealleri bir arada düşünüldüğünde en çok hangi iki kavram ön plana çıkmıştır?
- A) Tevekkül, dayanışma
- B) Yardımlaşma, cesaret
- C) Yardımlaşma, danışma
- D) Dayanışma, yardımlaşma
5. Kur'an-ı Kerim'in 107. suresi olan Maun suresi, adını, son ayetinde geçen "maun" sözcüğünden almıştır. Maun, "yardım ve zekât" anlamına gelir. Maun suresi 7 ayetten oluşur. Mekke Dönemi’nde inmiştir. Surede, biri Allah’ın (c.c) nimetlerini ve hesap gününü inkâr eden nankör, diğeri amellerini gösteriş için yapan riyakâr olmak üzere iki tip insan tasvir edilmektedir. Buna göre; I. Surenin ele aldığı konulardan biri yardım ve yardımlaşmadır. II. İyilik yaptığımız kişilere bunu hatırlatmalıyız. III. Allah’ın nimetlerine daima şükretmeliyiz. IV. Ahiret gününe iman etmek esastır. yargılardan hangisi ya da hangileri doğru değildir?
- A) II ve IV.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız I.
- D) I ve II.
6. Fabrikatör Mahmut Bey fabrikasında yüzlerce işçi çalıştıran bir işverendir. Mahmut Bey çalışanlarının haklarına riayet etmekte, onların sosyal-hukuki haklarını vermekte, maaşlarını da zamanında ve eksiksiz ödemektedir. Bu yüzden çalışanları tarafından çok sevilmektedir. Fabrikanın bulunduğu bölgede çıkan bir salgın hastalığı iş sağlığı ve güvenliği açısından riskli bulan Mahmut Bey, bu durum ortadan kalkıncaya kadar çalışanlarına izin vermiştir. Buna göre; I. Aklın korunması II. Canın korunması III. Neslin Korunması IV. Malın korunması Mahmut Bey, İslam dininin korunması konusunda önem verdiği değerlerden hangisine daha çok dikkat etmiştir?
- A) III.
- B) IV.
- C) I.
- D) II.
7. SADAKA İBADETİ I. Bu ibadeti yerine getirmek için nisap miktarı gerekmez. II. Allah rızası için yapılan her türlü iyilik ve yardımlardır. III. Sadece maddi olarak yerine getirilebilen bir ibadettir. IV. Her zaman yerine getirilebilen sünnet bir ibadettir. Yukarıda verilenlerleri sırasıyla Doğru/Yanlış olarak değerlendiriniz.
- A) D, D, Y, D
- B) Y, D, Y, D
- C) D, D, D, D
- D) D, D, Y, Y
8. Din, bütün boyutlarıyla insan ve insanın oluşturduğu toplum için vardır. Bu yüzden din, birey ve toplumla yakın ilişkisi olan bir sistemdir. Buna göre; I. Birey ve toplumları iyiye ve güzele yöneltmek üzere hükümler ortaya koyar. II. Toplumların barış ve huzur içinde yaşamalarını zorlaştırır. III. Din, inanç, ibadet ve ahlak yönüyle toplumun tamamını kuşatır. IV. Din, Allah’a (c.c) kulluk etmeyi ve insanlara saygılı olmayı ister. numaralandırılmış ifadelerden hangileri din, birey ve toplum ilişkisi açısından doğru kabul edilir?
- A) III ve IV.
- B) I ve II.
- C) I, III ve IV.
- D) II, III ve IV.
9. Hz. Şuayb (a.s) Medyen ve Eyke ahâlisine gönderilen peygamberdir. İbrahim (a.s) veya Hz. Sâlih (a.s) soyundandır. Soyunun anne tarafından Hz. Lut (a.s)’ın kızına ulaştığı ve Hz. Eyyub (a.s) ile teyze oğulları oldukları rivâyet edilmiştir. Hz. Musa (a.s)’nın kayınpederidir. Kavmine güzel söz söylemesi, tatlı ve tesirli hitap etmesi sebebiyle kendisine Hatîb-ül-Enbiyâ (Peygamberlerin hatîbi) denildi. İnsanlara İbrahim (a.s)’a bildirilen dinin emir ve yasaklarını tebliğ etti. Verilen metne göre Hz. Şuayb (a.s) hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi kesin olarak söylenebilir?
- A) Kızı Hz. Musa (a.s) ile evlenmiştir.
- B) İşkenceye maruz bırakılmıştır.
- C) Hz. Eyyub (a.s) ile amca çocuklarıdır.
- D) Hz. İbrahim (a.s)’ın soyundan gelir.
10. Dinin temel gayesi, tek bir yaratıcı olduğu gayesiyle insanların birlikte barış ve huzur içinde, din, mal, can, akıl ve nesil sağlığının korunmasıdır. Buna göre; I. Bireyleri ahlaken geliştirmek II. Huzurlu ve mutlu bir toplum inşa etmek III. Tek başına yaşama becerilerini geliştirmek IV. Yalnızca ahiret mutluluğunu temin etmek numaralandırılmış ifadelerden hangileri dinin temel gayesine uygun görülebilir?
- A) III ve IV.
- B) II ve IV.
- C) II ve IIII.
- D) I ve II.
11. “Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır. Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri(düzenlemesi)dir. Ay’ın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur. Ne Güneş Ay’a yetişebilir ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.” (Yasin, 37-40) Buna göre; I. Güneşin kendi yörüngesinde akıp gitmesi II. Ay’ın evrelerine göre şekil alması III. Gece ve gündüzün sırasıyla birbirini takip etmesi IV. Güneş ve Ay’ın belli bir plan çerçevesinde hareket etmesi Hangisi ya da hangileri kader kavramıyla ilişkilendirilebilir?
- A) I, II, III ve IV.
- B) I, II ve III.
- C) II, III ve IV.
- D) I ve III.
12. Hz. Muhammed (sav.), Müslümanları yardımlaşma ve dayanışma konusunda bir bedenin organlarına benzetmiştir. Bedendeki organlar arasındaki bağın çok sağlıklı ve güçlü olduğu gibi Müslümanlar arasındaki dayanışma ve uyum da bunun gibidir. Bu açıdan toplumun bireyleri arasındaki bağın güçlendirilmesi de toplumsal uyumun sağlanması için önemlidir. Bundan dolayı İslam dini zekât ve sadaka gibi ibadetlerle, insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmayı öğütler. Paragrafta verilen en genel düşünce hangi seçenekte ifade edilmiştir?
- A) Yardımlaşmanın nasıl olması gerektiği
- B) Bedeni oluşturan organlar arasındaki uyum
- C) Yardımlaşmanın kimler arasında gerçekleşeceği
- D) İslam’ın yardımlaşma ve dayanışmaya verdiği önem
13. Ali: İnsan dünya sahnesinde kendine kaderi tarafından biçilmiş rolü oynayan oyuncu gibidir. Fatma: Allah, insana ancak taşıyabileceği kadar sorumluluk yüklemiştir. Cihan: İnsanın sorumlu olduğu davranışları olduğu gibi sorumlu olmayacağı davranışları da olabilir. Ayşe: Derslerde başarılı olmak için öncelikle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. İnsanın sorumluluğu konusunu tartışan öğrencilerden hangisinin ya da hangilerinin söylediği doğru olarak kabul edilemez?
- A) Ali
- B) Ali ve Ayşe
- C) Fatma ve Cihan
- D) Ayşe
14. Hz. Musa (a.s.) ile ilgili hazırlanan aşağıdaki tablonun Doğru/Yanlış bölümünde kaç tane hata yapılmıştır?

15. Peygamber Efendimiz (a.s) ve Hz. Ebu Bekir, Medine’ye hicret için yola çıkmışlardı. Durumdan haberdar olan müşrikler her tarafta onları aramaya başlamışlardı. Takip edilmemek ve müşrikleri şaşırtmak amacıyla Allah Resulü, yol arkadaşıyla birlikte Sevr Dağı’nda bir mağaraya sığınmıştı. Müşrikler, bir ara mağaranın önüne gelip dayanmışlardı. Bu esnada Hz. Ebu Bekir, “Yâ Resûlallah! Eğilip ayaklarının dibine bir baksalar bizi görecekler.” sözüyle endişesini dile getirmişti. Allah’a karşı her daim tam bir güven ve teslimiyet içinde olan Resûlallah Efendimiz “Üzülme! Allah bizimle beraberdir. Allah’ın yanlarında olduğu iki kişi hakkında neden endişe ediyorsun ki?” diyerek arkadaşını sakinleştirmiştir. Hicret sırasında yaşanan bu olayda Peygamber Efendimiz (a.s)’in sözleri hangi iki kavramla daha çok ilişkilidir?
- A) Tevekkül - Sabır
- B) Cesaret - Ömür
- C) Tevekkül - Rızık
- D) Sabır - Ömür
16. Allah (c.c) evrendeki her şeyi bir plan, ölçü ve uyum içerisinde yaratmıştır. Canlı ve cansız hiçbir varlık kendi başına tesadüfen var olmamıştır. Bu ölçülü yaratılışın örneklerini hayatımızın her alanında görmek mümkündür. O, evrende meydana gelecek en küçük olayları bile bildiği için, O’nun bilgisi ve iradesi dışında hiçbir şey olmaz. İşte Allah (c.c)’ın ezeli olan ve her şeyi kuşatan bilgisi ile çizdiği plan ve program, ortaya koyduğu ölçü, kader olarak adlandırılmaktadır. Seçeneklerde verilen ayetlerden hangisi yukarıda verilen paragrafa örnek olamaz?
- A) "Her şeyi yaratmış, ona bir ölçü, biçim ve düzen vermiştir." (Furkan, 2)
- B) "Gökleri yedi kat yaratan O’dur. Rahman'ın yaratmasında bir düzensizlik göremezsin.” (Mülk, 3)
- C) "Allah Samed'dir." (Her şey O'na muhtaçtır; O, hiçbir şeye muhtaç değildir.) (İhlas, 2)
- D) "...Onun katında her şey bir ölçü (miktar) iledir." (Rad, 8)
17. (I) Akıl ve irade sahibi olan insan; düşünce, söz ve davranışlarında özgür bir varlıktır. (II) İnsan aklını kullanarak iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt edebilir. (III) İslam dinine göre Allah’ın emir, yasak ve öğütlerine insanın muhatap olmasının sebebi, onun akıl ve irade sahibi olmasıdır. (IV) Allah insanlara kutsal kitaplar ve peygamberler göndererek iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı bildirmiş, ancak seçme-tercih etme konusunda insanı özgür bırakmamıştır. (V) İnsan akıl ve irade sahibi bir varlık olarak bu yaptığı seçimlerden Allah katında sorumludur. Verilen paragrafın anlam bütünlüğüne aykırı olan cümle ya da cümleler hangi seçenekte verilmiştir?
- A) IV ve V.
- B) II ve IV.
- C) Yalnız IV.
- D) I ve IV.
18. Ayete’l Kürsi olarak bilinen ayet Bakara suresinin 255. ayetidir. Adını içinde geçen ve güç anlamına gelen “kürsi” kelimesinden almıştır. Genel olarak Allah’ın eşsiz güç ve kudretinden, sıfatlarından bahseder. Ayette geçen Allah’ın bazı sıfatları ve anlamları ise şu şekildedir: Alim - Her şeyi bilen Kayyum - Canlı ve diri olan Semi - Her şeyi işiten, duyan Hayy - Her şeyi yöneten, idare eden Allah(c.c)’ın sıfatlarıyla ilgili verilen tabloda yapılan yanlış eşleşmenin düzelmesi için hangi işlemin yapılması gerekmektedir?
- A) Kayyum ve Hayy kelimeleri yer değiştirmeli
- B) Hayy ve Semi kelimeleri yer değiştirmeli
- C) Alim ve Kayyum kelimeleri yer değiştirmeli
- D) Alim ve Semi kelimeleri yer değişmeli
19. Evrendeki her şey, Allah’ın (c.c) koyduğu biyolojik, fiziksel ve toplumsal yasalara göre hareket etmektedir. Allah’ın (c.c) evrendeki uyumu sağlamak için koyduğu bu yasalara sünnetullah veya âdetullah denir. Sünnetullah kavramı fiziksel, biyolojik ve toplumsal yasalar olarak üç grupta incelenmektedir. Buna göre; I. “Allah her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karın üstünde sürünür, kimi de iki ayağı üstünde yürür. Allah dilediğini yaratır.” (Nur, 45) II. “Onun varlığının delillerinden biri de denizde dağlar gibi yüzen gemilerdir.” (Şûra, 32) III. “Onlar yeryüzünde gezip kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı?” (Fatır, 44) IV. “Güneş ve Ay belirli bir hesaba göre hareket etmektedir.” (Rahman, 5) Verilen ayet örnekleri sırasıyla hangi yasalara örnek olarak verilebilir?
- A) Biyolojik – Toplumsal – Toplumsal – Fiziksel
- B) Fiziksel – Fiziksel – Biyolojik – Fiziksel
- C) Biyolojik – Fiziksel – Toplumsal - Fiziksel
- D) Biyolojik – Toplumsal – Toplumsal - Biyolojik
20. Nasreddin Hoca bir gün samanlıkta eşeğinin semerini tamir etmek üzere eline iğneyi alır ve semeri dikmeye başlar. Derken iğne elinden düşer. Ahırın dışına çıkar ve iğneyi sokakta aramaya başlar. Hoca’yı görüp de merak edenler de iğneyi arama kervanına katılır. Epey zaman geçmesine rağmen iğne bulunamamıştır ama mahalleliler de bulmayı gurur meselesi yapmıştır. Öyle ya, bunca mahalleli nasıl olur da iğneyi bulamaz? Bir yandan da söylenmeler başlamıştır. Bir hayli zaman geçtikten sonra mahalleliden birinin aklına hocaya şunu sormak gelir: “Hocam sen tam olarak iğneyi nerede düşürmüştün?” Hoca: “İğneyi ahırda düşürdüm.” deyince köylünün gözü fal taşı gibi açılır biraz da kızgınlıkla “Yahu Hoca, ahırda kaybettiğin iğneyi bize niye sokakta aratırsın?” Hoca gayet sakin: “Ama orası pek karanlıktı.” Nasreddin Hoca bu fıkrada çevresindekilere hangi mesajı vermek istemiştir?
- A) İnsan aklı ve iradesi sayesinde pek çok güçlüğü aşabilir.
- B) Sorumluluklarımızı zor da olsa doğru yerde ve zamanda yerine getirmeliyiz.
- C) Sorumluluklarımızı yerine getirirken kolay olanı tercih etmek gerekir.
- D) Amacımıza ulaşmak için tüm çözüm yollarını zorlamalıyız.