1. I. Bugün GAP projesine yeterince ödenek ayrılmadığı için bu proje neredeyse durma noktasına gelmiştir. II. Sınav giriş belgesi gelmeyenler ,ÖSYM merkezine başvursun. III. Görevliler , LYS sınavının yapılacağı okulların önündeki satıcılara bağırmamalarını söyledi. IV.KPSS’ye on beş binin üzerinde yaklaşık on üç bin öğretmen adayı girdi. V. KKTC cumhuriyetine her alanda destek olmalıyız ,dedi. Yukarıdaki cümlelerdeki anlatım bozukluğunun hangisi farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?
- A) III.
- B) V.
- C) I.
- D) IV.
- E) II.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış yapılandırılmış bir sözcükten kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazımını bilmediğiniz bir kelime olursa, İmla Kılavuzu’na bakınız.
- B) Uzun süredir bu mahallede kasapçılık yapan Levent Efendi, dün vefat etti.
- C) Yolsuzluk yapanlara gereken ceza verilmelidir.
- D) Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.
- E) Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
3. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
- A) Temel cümleye nesne getirilmesiyle
- B) "Kapıdaki" sözünden "-ki" ekinin kaldırılmasıyla
- C) "içeriye" sözcüğünden hal ekinin atılmasıyla
- D) "almıyorlardı" yerine "sokmuyorlardı" sözünün getirilmesiyle
- E) Yüklemin üçüncü tekil kişiyle çekimlenmesiyle
4. “Geçtiğimiz ay okulda yapılan toplantıya katılamamıştım.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) Özne – yüklem uyuşmazlığı
- B) Çatı uyuşmazlığı
- C) Mantık hatası
- D) Gereksiz sözcük kullanımı
- E) Tümleç eksikliği
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eğer sütü çok dışarıda bırakırsanız, süt bozulur.
- B) Penceremden uçan kuş sürülerini izliyordum.
- C) Sanatçının eserini yazdığı mekan uygunsa, tabi ki daha orijinal eserler yazacaktır.
- D) Günde on kez telefon satan dükkana uğrardı.
- E) Rüştü, iyi bir kaleci; ancak fazla topla oynuyor.
6. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Gereksiz sözcük kullanılması
- B) Tamlayan ekinin kullanılmaması
- C) Özne eksikliğinin bulunması
- D) Nesne eksikliğinin bulunması
- E) Çatı uyumsuzluğunun bulunması
7. “Bir cümlede aynı ekleri alan kelimelerin peş peşe sıralanması bir anlatım kusurudur.” Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir anlatım kusuru vardır?
- A) Yıllardır yaşadığım ve çok sevdiğim bu şehri, Adana’yı, bırakıp İstanbul’a gideceğim.
- B) İyi ya da kötü bir şey yoktur sadece düşünce onu öyle yapar.
- C) Sokağa çıkıp biraz gezip arkadaşlarımla sohbet edip sonra eve gelip yattım.
- D) Şu anki eğitim sistemimiz tek tip insan yetiştirmektedir.
- E) Akıl kendine ait bir yerdedir ve orada cehennemi cennete ya da cenneti cehenneme çevirebilir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
- A) Kral da dilenci de aynı iştahla acıkır.
- B) Ehliyet alabilmeniz için lise öğretiminizi tamamlamanız gerekir.
- C) Unutmayın, gelecek de bir gün gelecek.
- D) Yarın Siirt’ten Batman’a gidiyorum.
- E) Ülkeler kılıçla alınır; adaletle korunur.
9. İnsanların ellerine bakılarak karakterlerine dair hükümler çıkarmak çok eski dönemlerden kalma bir yöntemdir. Bu yöntem, Osmanlıda özellikle sarayda çalıştırılacak kişilerin seçiminde önemli bir değerlendirme aracı olmuştur. Bu yönteme göre, ● Yüzük parmağı işaret parmağından uzun olan kişiler, risk almaya açık bir yapıya sahiptir. ● İşaret parmağı ile yüzük parmağı eşit olanlar, hiçbir konuda aşırı gitmezler. ● Orta parmağı ile yüzük parmağı eşit olanlar, ömürlerini serüven arayışı içinde geçirir. Parmakların şekline göre de karakter tahlili yapılmaktadır. Örneğin, ● Parmakları sivri olanlar, güzel ve etkili konuşur; güçlü bir hayal gücüne sahiptir. ● Konik parmaklı kişiler, kimsenin etkisinde kalmadan kendi başına karar almak isteyen bir yapıya sahiptir. ● Köşeli parmakları olanlar, olaylara sakin ve temkinli yaklaşır. Buna göre maceraperest ve özgürlüğüne düşkün bir kişinin parmak yapısının aşağıdakilerden hangisine benzer olması beklenir?

10. Birden çok yüklemli cümlelerde öznenin bütün yüklemlerle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Herkes doğayı korumak için elinden geleni yapmalı, sorumluluktan kaçmamalıdır.
- B) Memleketime bir an önce dönmek istiyorum çünkü çok özledim.
- C) Güneş her gün dünyamızı aydınlatıyor, sevinç ve mutluluk veriyordu.
- D) Akşamları ben müzik dinlemeyi, kardeşim ise kitap okumayı tercih ediyordu.
11. Kerem, Leyla, Merve, Nihat ve Osman adlı kişiler, A ve B filmlerine gitmiştir. Bu kişilerin gittikleri filmlerle ilgili şunlar bilinmektedir: ● Her bir kişi sadece bir filme gitmiştir. ● Üç kişi A filmine gitmiştir. ● Merve ve Nihat aynı filme gitmiştir. ● Leyla ve Osman’ın gittiği filmler farklıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle B filmine gitmiştir?
- A) Merve
- B) Osman
- C) Kerem
- D) Leyla
12. I. sorunlarına çözüm ararken II. toplumun özelliklerini göz önünde III. bir eğitim sisteminin IV. o sistemi oluşturan kültürün ve V. bulundurmak gerekir Numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
- A) III.
- B) II.
- C) I.
- D) IV.
13. Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması verilmiştir: ● Mübalağa (abartma); bir niteliği, olduğundan çok üstün veya aşağı gösterme sanatıdır. ● Tezat (karşıtlık), birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıyla oluşan sanattır. ● İntak (konuşturma), insan dışındaki bir varlığın konuşturulmasıyla oluşan sanattır. Aşağıdakilerin hangisinde, açıklaması verilen sanatlardan herhangi birine yer verilmemiştir?
- A) Gözümde bir damla su, deniz olup taşıyorÇöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
- B) Küçük bir çeşmeyim yurdumunUnutulmuş bir dağında
- C) Nazlı yârdan kem haberler geliyorDostlarım ağlıyor, düşman gülüyor
- D) Özlediğin hayatı buldun mu bilmemGözlerinde hâlâ hüzün var gibi
14. Alışverişlerde vaktimizin çoğu, gıda reyonlarında hangi ürünün daha sağlıklı olduğuna karar vermekle geçiyor. Kimi zaman doğru kararlar veriyor, kimi zaman da “Acaba gerçekten ne yiyoruz?” sorusuyla eve dönüyoruz. Özellikle yaz aylarında gıdaların paketlenmesine ve saklanma koşullarına daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Bunlara dikkat edilmezse gıdalarda, hastalıklara neden olan bakteriler oluşabiliyor. Bir grup araştırmacı, bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilmek için bir algılayıcı (sensör) geliştirdi. Esnek film şeklinde olan ve gıda ambalajlarının içine yerleştirilebilen bu algılayıcı, insanlarda hastalıkların oluşmasına neden olan bakterileri belirlediğinde ışık yayıyor. Bu metinde sözü edilen algılayıcının üretilme amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yiyeceklerde bakteri oluşumuna neden olan durumları saptamak
- B) Paketlenmiş yiyeceklerde bakteri oluşumunu engellemek
- C) Hazır gıdalarla doğal gıdalar arasındaki farkı göstermek
- D) Gıdalarda zararlı bakteri olup olmadığını tespit etmek
15. Deyimler sözlerimizin anlaşılmasını kolaylaştıran, anlatımı renklendiren ve dakikalarca konuşarak ifade edemeyeceğimiz fikirleri bir çırpıda dile getiren kalıplardır. Bu kalıplar dilimize yerleşmiştir ve anlamları hemen herkes tarafından bilinir. Örneğin kötü niyet ve eylemlerin, sahibine zarar verdiği durumlarda - - - -, küçük bir iyilik yapılmak istenirken büyük zararlar verildiğinde - - - -, bir şeyi bildiği hâlde bilmiyormuş gibi görünen kişileri anlatmak için - - - - deyimini kullanırız. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
- A) kaş yapayım derken göz çıkarmak
- B) kazdığı kuyuya düşmek
- C) renk vermemek
- D) çizmeyi aşmak
16. Birbirine yardım eden fertlerden oluşan topluluklar, engelleri daha kolay aşıp üst düzey başarılar elde edebilir. İnsanın geçmişinde gördüğümüz ve onu dünyada baskın tür hâline getiren sosyal ve kültürel gelişimin arkasında böyle bir gerçeklik yatar.

17. Gazeteci: (I) - - - - Yazar: – Bir film düşünün. Filmdeki kişileri, olayların ayrıntılarını beyninize kaydetmekte hiç zorlanmıyorsunuz. Çünkü bu bilgiler duygularla birlikte giriyor zihninize. Edebiyat da beyni duygusal olarak uyarıyor ve bilgiler bu uyarının açtığı kapılardan girip beyne yerleşiyor. Ben de yazdığım bu kitapta matematiği, duygularla birlikte vererek sevdirmeye çalıştım. Gazeteci: (II) - - - - Yazar: – Kaliteli kitaplara ulaşmak zor değil aslında. Bunu sağlamanın yöntemi, anne ve babaların kitap okumayı sevmeleri. Anne ve babasını kitap okurken gören çocuk, okumayı sever. Okumayı seven insan, süreç içinde kaliteli kitabı tanır hâle gelir. Kaliteli kitaptan anlayan okurlar, yazarları da iyi kitap üretmeye zorlar. Seçici okurun olduğu yerde, kolaya kaçan yazar ve yayıncılar barınamaz. Kaliteli kitaplar böyle bir ortamda üretilir ve bunlara ulaşılması daha kolay olur. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?
- A) (I) Çocuklar için yazılan bazı hikâyelerde matematiğin konu edilmesini nasıl karşılıyorsunuz?(II) Bir kitabın kaliteli olup olmadığını nasıl anlarsınız?
- B) (I) Matematiği çocuklar için eğlenceli hâle getiren bu kitabı neden yazdınız?(II) Çocukların nitelikli kitaplara ulaşabilmesinin yolu nereden geçiyor?
- C) (I) Bu kitabı, çocuklara matematiği sevdirmek için mi yazdınız?(II) Ülkemizde yapılan çocuk yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- D) (I) Çocukları bilimsel çalışmalarla, sanatla, felsefeyle, matematikle tanıştırmada edebiyatın rolü nedir?(II) Nitelikli okur olmanın yolunun hangi aşamalardan geçtiğini düşünüyorsunuz?
18. Türk sanatında süslemelerin ve onları oluşturan motiflerin ayrı bir önemi vardır. Her biri evrensel bir dile sahip olan motifler kültürümüzde çeşitliliği, renkliliği ve zenginliğiyle dikkat çekmektedir. Tarihten günümüze yetişen nice nakkaş, hattat ve ressam, eserlerini motiflerin binbir renk ve biçimiyle süslemiştir. Türk sanatında kullanılan bu motiflerden biri “ışın”dır. Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılan ışık demeti şeklinde oluşturulan bu motif, özellikle Osmanlı armalarında kullanılmıştır. Sürekliliği yansıtan “çarkıfelek” motifi; dünyanın dönüşünü, devinimi ve hayatı anlatır. Bu motifte, merkezden dışa doğru açılan çizgiler, rüzgârgülü gibi tek yönde şekillendirilerek oluşturulmuştur. Bir diğer motif olan “zencerek”, belli bir düzenle birbirinin içinden geçirilmiş iplere benzeyen yapısından dolayı “mutluluk düğümü” olarak adlandırılmaktadır. Sonsuzluğu simgeleyen bu motif; güç, birlik ve mutluluğu da temsil eder. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde sözü edilen motiflerden biri değildir?
19. Sanatçı, “Bugün hikâye, hayatımızın neresinde duruyor?” sorusu üzerinde düşünen, konuşan, tartışan bir eser ortaya koymuştur. Eserin metinlerine atılan başlıklar, az söz ile çok şey ifade etme özelliği gösteriyor. Başlıkları bu şekilde değerlendirmemin sebebi, onların metnin içeriğini dört başı mamur bir şekilde kuşatmasıdır. Kelime tekrarlarına kolay kolay düşmemesi, incelemelerini çalakalem değil, söylediklerinin önünü ve arkasını doldurarak yapması gibi birçok neden, sanatçının güçlü bir kalemi olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor. Bu metinde aşağıdakilerden hangisinin anlamını karşılayan bir söz kullanılmamıştır?
- A) Kısa ve öz anlatım
- B) Gelişigüzel
- C) Anlaşılması güç
- D) Eksiksiz, kusursuz
20. Yazarın hikâyelerindeki karakterler, çoğunlukla zor koşullar altında yaşayan insanlardır. O, var olma mücadelesi içindeki bu karakterleri, güçlü bir gözlem yeteneğine ve içgörüye dayanarak son derece kanlı canlı biçimde betimler. Hatta yakın arkadaşı olan Cemal Süreya, onun hikâyelerindeki kişiler için şöyle der: “Onun kişilerine iğne batırsan kan çıkar.” Bu metindeki koyu yazılmış cümlede, sözü edilen hikâye karakterlerinin hangi özelliği anlatılmak istenmiştir?
- A) Evrenselliği
- B) Gerçekçiliği
- C) Özgünlüğü
- D) Etkileyiciliği