1. Atatürk’e göre, Türk Devleti’nin dayandığı esaslar, tam bağımsızlık ve kayıtsız şartsız millî egemenliktir. Atatürk tam bağımsızlığı, “siyasi, mali, ekonomik, adli, askeri, kültürel kısaca her hususta bağımsızlık ve serbestlik” olarak tanımlamaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi millî bağımsızlık doğrultusunda yapılanlardan biri değildir?
- A) Büyük Millet Meclisinin açılması
- B) Çok partili hayata geçiş denemeleri
- C) Kapitülasyonların kaldırılması
- D) Manda ve himayenin reddedilmesi
2. Kazım Karabekir Paşa, Gümrü Antlaşması ile ilgili olarak şunları söylemiştir: “Ermenilerin Sevr Antlaşması’ndaki imzalarını geri aldırdık.” Kazım Karabekir Paşa bu sözüyle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
- A) Ermeni Hükûmeti, Sevr Antlaşması’nın yeniden düzenlenmesini istemiştir.
- B) İtilaf Devletleri Sevr Antlaşması’nı yok saymışlardır.
- C) Sevr Antlaşması Ermeni Hükûmeti tarafından geçersiz sayılmıştır.
- D) Doğu Anadolu’da iki yeni devletin kurulmasına karar verilmiştir.
3. Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Rumların bölgede yaptıkları isyanlara ve Yunanların işgaline karşı kurulmuştur. Bölgenin kültürel, ekonomik, nüfus bakımından Türklere ait olduğunu tarihi belgelerle ispatlamak için çalışmalar yapmıştır. Edirne’de iki defa kongre yaparak silahlı direniş kararı almış, gerekirse yerli halktan asker toplanabileceğini ilan etmiştir. Buna göre Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti; I. Bölgenin Türklere ait olduğunu ispat etmeye çalışmıştır. II. Bölgesel nitelikte kongreler yapmıştır. III. İşgallere karşı silah kullanılabileceğini belirtmiştir. IV. Askere alma işlemlerini zorunlu hale getirmiştir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I, II ve III.
- B) I, II, III ve IV.
- C) II ve III.
- D) I ve II.
4. 12 Ocak 1920’de Mebusan Meclisi, İstanbul’da çalışmalarına başlamış ve 17 Şubat 1920’de Misakımillî Kararları tüm dünyaya ilan edilmiştir. Ancak İtilaf Devletleri Misakımillî Kararları’nın kabulünden rahatsız olmuştur. 16 Mart 1920’de İngilizler, toplantı halinde olan Mebusan Meclisi’ni basmış ve dağıtmıştır. Bu metinde verilen bilgilere göre İtilaf Devletlerinin aşağıdakilerden hangisini amaçladığı söylenebilir?
- A) Yeni bir meclis oluşturmayı
- B) Misakımillî’yi kabul ettirmeyi
- C) Millî iradeyi ortadan kaldırmayı
- D) İstanbul Hükûmeti’ne yardım etmeyi
5. Aşağıda I. Balkan Savaşı öncesinde ve sonrasında Osmanlı Devleti ve Balkan ülkelerini gösteren haritalara yer verilmiştir. Bu haritalara göre I. Balkan Savaşı’nın sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Osmanlı Devleti Avrupa kıtasındaki topraklarının tamamını kaybetmiştir.
- B) Karadağ’ın Osmanlı Devleti ile kara bağlantısı kalmamıştır.
- C) Osmanlı’nın Balkanlardaki tek sınır komşusu Bulgaristan olmuştur.
- D) Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan, sınırlarını genişletmiştir.
6. Mondros Ateşkes Antlaşması Sonrası Yaşanan İşgaller Karşısında İstanbul Hükûmeti’nin Görüşü: Damat Ferit Hükûmeti’ne göre işgaller geçiciydi. Bu nedenle işgallere karşı sessiz kalınmalıydı. İtilaf Devletleri’ni kızdıracak tutum ve davranışlardan kaçınılmalıydı. Barış antlaşması imzalanıncaya kadar İtilaf Devletleri’ne karşı uzlaşmacı bir politika izlenmeliydi. Halkın Görüşü: Türk halkı, vatanını korumak ve bağımsızlığını elde etmek için harekete geçti. Ülkenin çeşitli yerlerinde halk, cemiyetler kurarak ülke topraklarının işgal edilmesini telgraflar çekerek ve mitingler düzenleyerek protesto etmeye başladı. Aynı zamanda işgalcilere karşı vatan topraklarını savunmak için silahlı direniş kuvvetlerini kurdular. Verilen bilgilerden hareketle aşağıdaki yargılardan hangisi söylenemez?
- A) İstanbul Hükûmeti’ne göre milletin istiklalini milletin kararı kurtaracaktır.
- B) Ülkenin kurtuluşu için bağımsızlık anlayışından uzak fikirler vardır.
- C) İstanbul Hükûmeti ile halk arasında görüş ayrılığı vardır.
- D) Türk halkı vatan topraklarını korumak için teşkilatlanmıştır.
7. Mustafa Kemal, Millî Mücadele Dönemi’nde basın-yayın kuruluşlarına ayrı bir ehemmiyet veriyordu. Özellikle halkın Millî Mücadele etrafında teşkilatlanmasında basın-yayın kuruluşları ayrı bir önem arz ediyordu. Millî Mücadele’ye karşı olan azınlıklar ve İstanbul Hükûmeti ellerindeki basın gücünü sonuna kadar kullanıyor ve Millî Mücadele’yi yıpratmak için her türlü yalan haberi Anadolu’nun en ücra kasabalarına kadar ulaştırıyordu. Bu ortamda halkın Millî Mücadele etrafında birleşmesi için doğru haber alması gerekiyordu. Bu nedenle Mustafa Kemal ilk olarak 14 Eylül 1919’da İrade-i Millîye gazetesinin, 10 Ocak 1920’de Hâkimiyet-i Millîye gazetesinin, 6 Nisan 1920’de ise Halide Edip ve Yunus Nadi ile birlikte Anadolu Ajansının kurulmasına katkı sağladı. Mustafa Kemal bu girişimleri ile hem milleti ortak düşünceler etrafında birleştirmiş hem de Millî Mücadele Dönemi’nde alınmış olan bazı kararların millete ulaşmasını sağladı. Buna göre basın-yayın kuruluşlarının Millî Mücadele’ye katkıları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Millî birlik ve beraberliğin sağlanmasında etkili olmuşlardır.
- B) Millî Mücadele’nin haklılığını uluslararası yayınlarla savunmuşlardır.
- C) Halkın örgütlenmesini sağlamak için çalışmışlardır.
- D) Millî Mücadele lehine kamuoyu oluşturmuşlardır.
8. Selanik, önemli bir liman şehri olmanın yanı sıra demir yolu ile de Belgrad, Manastır ve İstanbul gibi önemli şehirlere bağlanmaktaydı. Avrupa’da çıkarılan gazete, dergi ve kitaplardaki fikirler, farklı milletlerin bir arada yaşadığı Selanik üzerinden Osmanlı ülkesine yayılıyordu. Verilen bilgide Selanik’in, aşağıdaki özelliklerinden hangisine vurgu yapılmamıştır?
- A) Sınır kenti olmasına
- B) Çok uluslu yapısına
- C) Deniz kıyısında bulunmasına
- D) Kültürel yönden gelişmişliğine
9. Sovyetler Birliği ile TBMM Hükümeti arasında imzalanan Moskova Antlaşması’na göre, • Uluslar kendi geleceğine kendisi karar verecektir. • Sovyetler Birliği, kapitülasyonların kaldırıldığını kabul edecektir. • Taraflardan birinin tanımadığı uluslararası bir antlaşmayı diğeri de tanımayacaktır. Buna göre TBMM Hükümeti ile ilgili, I. Uluslararası diplomaside Sovyetler Birliği ile ortak hareket etmeyi kabul etmiştir. II. Ekonomik bağımsızlık yolunda önemli bir adım atılmasını sağlamıştır. III. Sovyetler Birliği’nin iç işlerine karışmamayı taahhüt etmiştir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) II ve III
- B) I, II ve III
- C) Yalnız I
- D) I ve II
10. Mustafa Kemal Paşa, Erzurum Kongresi’nin açılış konuşmasında ulusal egemenliğe dayanan bir millet meclisi meydana getirilmesi ve gücünü milletten alacak bir hükümetin kurulması gerektiğinden bahsetmiştir. Buna göre kongrenin aşağıdaki kararlarından hangisinin bu doğrultuda alındığı söylenebilir?
- A) Kuvâ-yı Millîye’yi etkin ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
- B) Millî sınırları içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.
- C) Hristiyan azınlıklara siyasi hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.
- D) Manda ve himaye kabul edilemez.
11. Maarif Kongresi 16-21 Temmuz 1921 tarihleri arasında askeri, siyasi ve ekonomik alanlarda pek çok sorunla baş edilmeye çalışılan bir süreçte toplanmıştır. Dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver) Meclis’te yaptığı konuşmada, kongreye katılacak delegeler için iki bin lira bütçe kullanıldığı, üç dört delegenin birlikte seyahat ettiği durumlarda yol giderlerinin karşılandığı, konaklama giderlerine ise karışılmadığı bilgisini vermiştir. Buna göre; I. Eğitim konusuna önem verildiği, II. Kongrenin zor şartlar altında toplandığı, III. Kongreye yönelik tasarruf önlemlerinin alındığı, ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir?
- A) I ve III
- B) I, II ve III.
- C) I ve II
- D) II ve III
12. I. Durum I. İnönü Zaferi’nden sonra İtilaf Devletleri Londra’da toplanan barış konferansına TBMM heyeti ile beraber İstanbul Hükümeti’ni de davet ettiler. Ancak konferansta İstanbul Hükümeti adına söz alan Tevfik Paşa “Ben sözü Türk milletinin hakiki temsilcisi olan TBMM delegesine bırakıyorum.” diyerek İtilaf Devletleri’nin Türk tarafını ikiye bölme planlarını sonuçsuz bıraktı. II. Durum Lozan’da yapılacak barış görüşmelerine İtilaf Devletleri TBMM ile beraber İstanbul Hükümeti’ni de davet edince TBMM 1 Kasım 1922’de aldığı kararla saltanatı kaldırdı. Lozan görüşmelerinde de Türk halkını TBMM temsil etti. Böylece İtilaf Devletleri’nin Türk tarafını ikiye bölme ve Sevr Antlaşması’nı kısmen de olsa Türklere kabul ettirme planları sonuçsuz kaldı. Verilen durumlar birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
- A) TBMM Türk halkının tek temsilcisi olduğunu göstermiştir.
- B) Ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik mücadelesi birlikte yürütülmüştür.
- C) İtilaf Devletleri farklı zamanlarda benzer politikaları uygulamak istemiştir.
- D) TBMM Misak-ı Millî hedeflerini taviz vermeden gerçekleştirmiştir.
13. 1 Mart 1921 tarihinde Türkiye ile Afganistan arasında imzalanan dostluk anlaşmasına göre Türkiye Afganistan’ın bağımsızlığını tanımış ve taraflar Doğu uluslarının bağımsızlığını onaylamıştır. Ayrıca taraflardan birine emperyalist güçlerce yapılacak saldırıya karşı ortak tepki verileceği, taraflardan birine düşman olan devletlerle anlaşma imzalanmayacağı ve herhangi bir devletle anlaşma yapmadan önce tarafların birbirlerine bilgi vereceği vurgulanmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi dostluk antlaşmasının hedeflerinden biri değildir?
- A) İş birliğine dayalı bir yaklaşım ortaya koymak
- B) Sömürgeciliğe karşı ortak bir tavır almak
- C) Taraf devletlerin bağımsızlık mücadelesini desteklemek
- D) İç politikadaki sorunları çözüme kavuşturmak
14. Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereğince yabancı okullarda uyulması gereken kuralları içeren 26 Eylül 1925 tarihli genelgede şu hükümler yer almıştır: • Yabancı okullarda mabetler dışındaki mekânlarda bulunan dinî semboller kaldırılacaktır. • Türkçe, Türk tarih ve coğrafyası ile yurt bilgisi derslerinin Türkçe olarak Türk öğretmenler tarafından okutulması zorunluluğu getirilecektir. Buna göre yabancı okullarla ilgili, I. Laik eğitim anlayışı doğrultusunda hareket edilmiştir. II. Türk millî kültürünün korunması amaçlanmıştır. III. Devlet denetimi artırılmıştır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I ve III
- B) II ve III
- C) I, II ve III
- D) I ve II
15. Osmanlı Devleti’nde gerek devlet yönetiminde gerek sosyal hayatın düzenlenmesinde şeri ve örfi hukuk kuralları geçerli olmuştu. Cumhuriyet Dönemi’ne gelindiğinde ise devletin millî egemenlik temelinde ve millî bir yönetim anlayışı ile yapılandırılması yeni bir hukuk sistemini gerektirmişti. Batılılaşmak için şeri ve örfi hukuk yerine aklı ve bilimsel düşünceyi esas alan çağdaş hukuk kurallarının benimsenmesi hedeflenmişti. Gelişmiş dünya milletleri arasında yer almak için Cumhuriyet Dönemi’nde hukuk sisteminde önemli yenilikler yapılmıştı. Bu bilgilere göre hukuk sisteminde yapılan yeniliklerde; I. laiklik, II. inkılapçılık, III. devletçilik, IV. cumhuriyetçilik ilkelerinden hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
- A) I ve II
- B) I, II ve IV
- C) II ve IV
- D) II, III ve IV
16. İzmir İktisat Kongresi’nde, İktisat Bakanı Mahmut Esad Bozkurt “Yeni Türkiye’nin iktisadı, bugün dünyada uygulanan ekonomik sistem ve politikalardan hiçbirinin benzeri olamaz. Ülkemiz, iktisadi anlam ve ihtiyacına ve iktisat tarihimizin ruhuna uygun, başlı başına bir iktisat politikası izlemek zorunluluğundadır. Yeni Türkiye karma bir ekonomik sistemi takip etmelidir. İktisadi girişimleri kısmen devlet ve kısmen kişiler, üzerlerine almalıdırlar.” demiştir. Buna göre, I. Türkiye’nin koşullarına uygun bir ekonomik politika takip edilecektir. II. Devlet iktisadi alanda görev ve sorumluluk yüklenecektir. III. Tüm ekonomik girişimler devlet eliyle gerçekleştirilecektir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) Yalnız I
- B) I, II ve III
- C) II ve III
- D) I ve II
17. Aşağıda Atatürk’ün farklı zamanlarda kullandığı imzalar gösterilmiştir. Bu imzalardan hareketle, I. Yeni Türk Harfleri’nin kabulü, II. Soyadı Kanunu’nun kabulü, III. Ayrıcalık ifade eden lakapların kaldırılması inkılaplarından hangilerinin gerçekleştirildiği söylenebilir?
- A) I ve III
- B) II ve III
- C) I, II ve III
- D) I ve II
18. Bizim gözümüzde çiftçi, çoban, amele, tüccar, sanatkâr, doktor, kısacası herhangi bir sosyal kurumda çalışan bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir. Atatürk’ün bu sözünden hareketle yeni Türk devletinin ekonomik kalkınma politikası ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Toprağa dayalı bir sistemi benimsediği
- B) Yabancı yatırımları özendirdiği
- C) Yerli sermayeyi ön plana çıkardığı
- D) Toplumun tüm kesimlerini kucakladığı
19. Yeni Türk Devleti’nde çok partili hayata geçilmek için Cumhuriyet Halk Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi siyasi partiler kurulmuştur. Bu gelişmeler aşağıdaki ilkelerden hangisi güçlendirmeye yöneliktir?
- A) Halkçılık
- B) Devletçilik
- C) Milliyetçilik
- D) Cumhuriyetçilik
20. İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 86 yaşında hayatını kaybeden Rum asıllı Kore gazisi Türk vatandaşı İlya Banago , Aya Yorgi kilisesinde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Atatürk’ün aşağıdaki sözlerinden hangisi haberde verilen durumu en iyi ifade eder?
- A) Türk ülküsünü benimseyen her vatandaş hangi din ve mezhepten olursa olsun Türk’tür.
- B) Millete efendilik yoktur., hizmet etme vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.
- C) Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
- D) Türk milleti çok büyük olaylarla ispat etti ki yenilik sever ve inkılapçı bir millettir.