1.
Küçük kız elinde iki elma tutuyormuş. Annesi yanına gelmiş, Yumuşak bir ses tonuyla “Hayatım, elmalardan bir tanesini bana verir misin?” diye sormuş. Küçük kız bir an annesine bakmış, ardından elmalardan birini hızlıca ısırıvermiş, hemen ardından diğerini de… Annesi her ne kadar gülümsemeye çalışsa da yaşadığı hayal kırıklığı, yüzünden okunuyormuş. Bu bencilliği kızına yakıştıramayan annesi tam konuşmasını yapmaya hazırlanırken küçük kız ısırdığı iki elmadan birini annesine uzatmış ve “Al anneciğim, bu elma daha tatlı, sen bunu ye.” demiş. Bu anlatıda aşağıdakilerden hangisi eleştirilmektedir?
2.
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerlere kültür denir. Bir topluma özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünüdür kültür. Kültür bireylerin kazandığı bilgidir bir başka deyişle. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
3.
Şiirler, toprağın altındaki antik kentler gibidir. Bu kentleri ortaya çıkarmak için toprağı milim milim kazımak gerekir. Ortaya çıkanlar önce bir şeye benzemez ama kazdıkça, bir bütün oluşturdukça her şey anlam kazanmaya başlar. Şair de sözcüklerin üzerini kat kat toprakla örtmüştür, anlatmak istediklerini sembollerle anlatmıştır. Bu yüzden şiirdeki sözcüklerin üzerini kazımak gerekir. Bu metinde aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A)
Birçok şair şiirlerini uzun uğraşlar sonunda ortaya koyar.
B)
Şiiri anlamak için sabırlı olmak, şiir üzerinde çokça kafa yormak gerekir.
C)
Bir şiir, şairi hakkında araştırma yapılmadan yorumlanamaz.
D)
Bazı şiirler, kapalı anlatıma sahip olduklarından onları anlamak güçtür.
4.
Her dilde olduğu gibi bizim dilimizde de geçmişle günümüz arasında önemli değişmelerin yaşanması tabiidir ama dilin değişmesi, geçmişteki nitelikli eserleri rafa kaldırmayı gerektirmez. Bugün ortaya konan fikir, edebiyat, sanat ürünlerinin geçmişte yazılan eserlerden beslenmemesi, asırların birikimi olan tecrübe ve ustalıklardan faydalanmaması talihsizlik demektir. Nitelikli eserlerden faydalanmak belli bir yüksekliğe ulaştırılmış bir yapıyı kaldığı yerden devam ettirmek gibidir. Tersi de her şeye sıfırdan başlama komikliğinden başka bir şey değildir. Aşağıdaki yargılardan hangisi bu metnin iletisini destekler?
A)
Bir sanatçı daima ve durmaksızın yeninin, modernin peşinden gitmeli.
B)
Geçmişteki eserlerin kalitesi bugünkülerle kıyaslanamaz.
C)
Kendi üslubunu oluşturamayan yazarlar sürekli geçmişe öykünme yoluna giderler.
D)
Geçmişten beslenen yazarlar mükemmele ulaşmaya daha yakındır.
5.
4 ve 5. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. 27 yıl sürdürdüğü doğa koruma çalışmalarıyla, alternatif Nobel olarak bilinen Doğru Yaşam Onur Ödülü’nün sahibi olan ve Birleşmiş Milletler tarafından “Orman Kahramanı” seçilen Toprak Dede Hayrettin Karaca, Türkiye’nin ilk özel arboretumunun(çok çeşitli ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, bu amaçla özel olarak hazırlanmış botanik bahçesi) da kurucusuydu. O, ömrünü erozyonla mücadeleye ve verimli üst toprağın korunmasına adadı. Gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için ağaçlandırma ve doğa eğitimlerinin önemine dikkat çekti. Kurduğu vakıf aracılığı ile Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca fidan toprakla buluşturuldu ve 3,5 milyondan fazla çocuk doğa eğitimi aldı. Yıllarca üzerinden çıkarmadığı ve onunla simgeleşen kırmızı süveterini “Param var ama harcamaya hakkım yok. Aldığımız her şeyin doğaya bir bedeli var.” diyerek açıklayan Karaca, sürdürülebilir bir yaşamın “tüketerek değil paylaşarak” mümkün olduğuna inanıyordu. Bu metinden hareketle Hayrettin Karaca ile ilgili, I. Gayretli II. Doğasever III. Başarılı niteliklerinden hangilerine ulaşılabilir?
6.
1. hak ettiği 2. insanların düşünce dünyasını 3. beslemektedir 4. ilgiyi görmese de 5. yüzyıllardır 6. kitaplar Numaralanmış sözcük ve söz öbeklerinden kurallı ve anlamlı bir cümle oluşturulduğunda sıralama aşağıdakilerden hangisi olur?
7.
Kişileştirme sanatı, insan dışındaki varlıklara insan özelliklerinin aktarılmasıyla yapılır. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir kullanım vardır?
A)
Arzusun çektiğim Beserek DağıElvan elvan çiçeklerin açtı mı?
B)
Sen bir ceylan olsan ben de bir avcıAvlasam çöllerde saz ile seni
C)
Kar suyundan süzen çeşme göl olmazGül dikende biter diken gül olmaz
D)
Dost dost diye nicesine sarıldımBenim sadık yârim kara topraktır
8.
Bir yaz günü idi. Galiba temmuz. Teyzemin Kanlıca’ da oturan kızı, küçük oğlu Ali ile beraber bize misafir gelmişti. Büyükler, ninemin odasına çekildiler. İki üç yaş kadar küçüğüm olan Ali ile ben de soluğu doğru sokakta aldık. Vapur iskelesi bitişik, deniz önümde, bana karışacak kimseler uzak. Bahçe her yaramazlığa müsait, havuzun içi kırmızı balık dolu. O güzel günü unutmak ne mümkün! Bu parça aşağıdaki metin türlerinden hangisine örnektir?
9.
Bu metinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
10.
Yer, şart, durum fark etmez; nerede olursa olsun, konu ne olursa olsun fark etmez. Onun dizeleri hemen ben buradayım der. Her yerde tanırım onları. O, şiirlerini bir başkası gibi değil, bizatihi kendi gibi yazar. Kendi dili her zaman ben buradayım der. Sözcükler onun eserlerinde dile gelir ve söylemek istediklerini döker tek tek kâğıda. İşte böyle ortaya çıkar onun gerçek bir şair olduğu. Bu metinde, sözü edilen şairin hangi özelliği vurgulanmıştır?
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, LGS (Liseye Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. LGS, 8. sınıf öğrencilerinin hedefledikleri liselere yerleşebilmek için girdikleri merkezi bir sınavdır. Son yıllarda yeni nesil sorulara geçiş yapılmıştır.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.