1.
Hani bir sevgilin vardı / Yedi sekiz yıl önce, Dün yolda rastladım / Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü / Konuştuk ordan burdan, Evlenmiş, çocukları olmuş / Bir kız, bir oğlan. Mutluymuş, kocasını seviyormuş, Kendilerininmiş evleri... Suçlu, üzgün ve ezik, / Sana selam söyledi. Bu dizelere ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisisöylenemez?
A)
Öğretici bir nitelik taşıdığı
B)
Konuşma havası içerdiği
C)
Öyküleyici bir anlatım biçimi seçildiği
D)
Uyaklı sözcüklerin kullanıldığı
E)
Söz ve anlam sanatlarına başvurulmadığı
2.
(I) Anadolu’da çok eski zamanlardan beri bir hamam geleneği olduğu bilinir. (II) Bu geleneği yaşatan “Türk hamamları” olmuştur. (III) Çünkü Türkler, Asya’dan getirdikleri ile Anadolu’da buldukları hamam kültürünü birleştirip yeni bir “Türk Hamamı” anlayışı oluşturdular. (IV) Bugün bu gelenek toplumumuzda hala sürdürülmektedir. (V) Bundan sonra hamamlar, Türklerin gelenekleri arasına yerleşti ve Avrupa’ya kadar yayıldı. (VI) Öyle ki birçok Avrupalı ressam, Türk hamamını ve hamamdaki kadın topluluklarını konu alan resimler yaptı. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışınıbozmaktadır?
3.
“Kuş Geceleri", “Soğuma” ve “Atlıkarınca Sohbeti”, onun ince uçlu kalemiyle yazdığı, dikkatli okuma gerektiren kitaplarıydı. Bu cümlede sözü edilen kitapların dikkatli okunmasını gerektiren özellik aşağıdakilerden hangisidir?
B)
İlk bakışta göze çarpmayan ayrıntılarla işlenmiş olma
C)
Farklı konuları içerme
D)
Sürükleyici bir hava taşıma
E)
Biçimsel özellikleriyle ön plana çıkma
4.
(I) Sanatçının soyutlamadan yararlanarak yaptığı manzara resimlerinden oluşan sergide, insan farklı anlamlarla yüz yüze geliyor. (II) Bu resimlerden, onun soyut ile somut arasında gidip geldiğini anlıyoruz. (III) Kimi resimlerinde ise çizgileri anlam ağırlığından sıyrılarak garip görüntülere dönüşüyor. (IV) Resim, günümüzde giderek özel çalışmalar gerektiren bir uzmanlık dalı haline geliyor. (V) işte bu yadırgatıcı çalışmalar değişik duyguları görselleştirerek alışılmadık tatların kapılarını aralıyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
5.
Bu tür etkinlikleri, “kitap fuarı” olarak değil de “kitap sergisi, panayırı, pazarı” olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu fuarların, kitap çeşitliliğini ve indirim olanaklarını okura geniş bir çerçevede sunmaktan başka bir işlevi yok. Amaç sınırlı olunca, fuarın kültürel etkinliği de sınırlı oluyor ve yayınevlerince seçilen kitapların satışına yönelik kalıyor. Bu parçada belirtilenler aşağıdakilerden hangisinin karşılığı olabilir?
A)
Kitap fuarlarının fuarlarının amacı sizce ne olmalı?
B)
Kitap fuarlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
C)
Kitap fuarlarında ne gibi etkinlikler yer almalı?
D)
Kitap fuarları yazarlar üzerinde nasıl bir etki yaratıyor?
E)
Kitap fuarlarının yayınevlerine getirisi ne oluyor?
6.
Her şey nasıl da farklı gözüküyor bugün! Önceden dikkat etmediğim ufacık şeylerin bile tadına varıyorum. Örneğin bir serçenin uçuşunu imrenerek izliyorum, incecik beyaz bir buluta dakikalarca takılıp kalıyor gözlerim. Vazodaki karanfiller daha bir kırmızı, daha bir pembe, daha bir ak görünüyor bu sabah. Her şey o denli güzel ki... Oysa zaman zaman bunalır, ufak bir sıkıntıda, yaşama sevincimi yitirirdim. Ne kadar da yanlışmış meğer! Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Yaşamı bir bütün olarak algılamanın güçlüğü
B)
Ayrıntıların çeşitliliği
C)
Duyguların gelip geçiciliği
E)
Geleceğe yönelik düşler kurmanın önemi
7.
Çağının fotoğrafını veren yazarlar, başarıya ulaşmış saymamalı kendini. Çünkü çağıyla birlikte kaybolup gidecektir. Çağı aşan bir yönü, yeni çağlara bildiriler gönderen bir üstünlüğü olmalı sanat yapıtının. Dostoyevski, Stendhal gibi sanatçılar, çağlarını çizdikleri için değil, insanı çözümleyip ona ait yeni görüşler ileri sürdükleri için günümüze kadar gelebildiler. Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?
A)
İnsan odaklı ve geleceğe dönük yapıtlar veren yazarlar kalıcı olur.
B)
Bilinçli okurlar, sanatçıları geleceğe taşır.
C)
Kendini yenilemeyen pek çok sanatçı zamanla unutulmuştur.
D)
Yaşanılan dönemlerin anlatıldığı yapıtların okuyuculara bir katkısı olmaz.
E)
Sanatçı çağını yansıtırken, nesnel bir tutum içinde olmalıdır.
8.
(I) Onun ilk şiiri, o daha lise yıllarındayken yayımlanır. (II) Genç bir şair olarak edebiyata attığı bu ilk adımın ardından yalnız şiirle yetinmez. (III) 1951 yılında gazeteciliğe başlayarak takma adlarla fıkra ve denemeler yazmaya girişir. (IV) 1960 sonrasında romanla oyun yazarlığına yönelir. (V) Romancılığını iki aşamada ele alabiliriz. (VI) Birincisinde, 1951 yılında başladığı gazeteciliği sırasında, gazetelerde yayımladığı tefrika romanlar yer alır. (VII) İkincisi ise kendi adıyla ve kitaplaştırarak yayımladığı romanlar dönemidir. Bu parça düşüncenin akışına göre iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
9.
Her şey durmadan değişiyor. Dün bugüne benzemiyor, bugün de yarına benzemeyecek. Yaşam durağan değil, hareket halinde. Aslında bu hareketlilik, bu değişim, gelişme ve ilerleme demek. Bu nedenle, yaşamdaki değişimi durduramadığımız gibi dilin de belli kurallar içindeki değişim ve gelişimini durduramayız. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Dildeki kuralların zamanla benimsendiği
B)
Dilde ortaya çıkan yeniliklerin kaçınılmaz olduğu
C)
Yeniliklerin olumsuz sonuçlar da doğurabileceği
D)
Değişimin her bireyi farklı yönde etkilediği
E)
Değişiklikleri kabullenmenin zor olduğu
10.
Yağmur, bir kelebek için hafife alınamayacak bir doğa olayıdır. Örneğin 500 miligram ağırlığındaki bir kelebeğe, 70 miligram ağırlığında bir yağmur damlasının çarpması, insana bir kova dolusu su çarpması kadar etkilidir. Kelebeğin hareketlerini fırtına da engeller. Uçmaya hazırlanan bir kelebek, kanatlarını güneş ışığına doğru açar. Böylece güneş ışığı uçuş kaslarını hızlı bir biçimde ısıtır. Öte yandan bulutlar güneşin radyasyonunu kestiği için kelebek kanatlarını açmakta zorlanır. Bu yüzden hava kararmaya başladığı zaman kelebekler tüneklerine çekilir. Güneş ışınları yeniden çıkmaya başlayınca birkaç dakika içinde kelebeklerin hareketlerinin hızlandığını, gök gürlemeye başlayınca da korunaklı yerlere sığındıklarını görürsünüz. Bu parçada kelebeklerle ilgili olarak anlatılanlar en kapsamlı biçimde aşağıdakilerin hangisinde belirtilmiştir?
A)
Güneşten nasıl yararlandığı
B)
Fiziksel yapılarının dayanıklı olmadığı
C)
Hangi koşullarda uçamadığı
D)
Kimi doğa olayları karşısında neler yaptığı
E)
Işık azaldığında nerelerde bulunduğu
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, DGS (Dikey Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. DGS, önlisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için girdikleri bir sınavdır. Sayısal ve sözel yetenek sorularından oluşur.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.