1. I. Fakat aradığı özel anlamı demlendirmek için bir şiir ve nesrin içinde şiire direnen kaba tortulardan kendini kurtaracak bir şekil düzenine muhtaçtır. II. Şiir dili, her şeyden evvel sözcüğü, esiri olduğu sözlük anlamından kurtararak ona yeni anlamlar yükler. III. İşte şair, bütün bunları, biz okuyucusuna hissettirmeden gerçekleştirir. IV Nefes aldıran ve anlama özgürlük veren bu düzeni yalnız mısraların ölçüsü ve uyağı değil, kendi öz yapısı da temsil eder. V Şair ona düzyazının anladığı anlamı vermez. Bu cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi paragrafın giriş cümlesi olur?
- A) IV.
- B) II.
- C) III.
- D) V.
- E) I.
2. Aşağıdakilerden hangisi paragrafın giriş cümlesi olamaz?
- A) Osmanlı donanması Haliç'in girişine dayanmıştı bu arada.
- B) Ordu; merkez, sağ ve sol olarak üç kısma ayrıldı.
- C) Osmanlı donanmasına ait bazı gemiler karadan çekilerek Haliç'e indirelecekti.
- D) Bizans'ın fethi Osmanlı donanmasının Haliç'e indirilmesine bağlıydı.
- E) Gencecik bir padişah önce imkansızlığı yendi, sonra Bizans'ı.
3. (I)Arama işine koyulacak bir kişinin akıl gözü sadece aradığı şeyi görür. (II) Ondan başkasını bulamaz, ondan başkasının kendi benliğinden içerisızmasına olanak vermez, hep aradığı şeyi düşünür. (III) Bir amacı vardır çünkü. (IV) Bu amaç avucuna almıştır onu. (V) Aramak, kendine bir amaç saptamış olmaktır. (VI) Bulmaksa özgür olmak, dışarıya kapıları açmak, bir amacı bulunmamaktadır. Yukarıdaki paragraf yeniden düzenlenecek olsa hangisi paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur?
- A) III.
- B) IV.
- C) II.
- D) VI.
- E) V.
4. (I) Çünkü yaşamı sorgulamayı, eleştirel bakış açısını ve her şeyin değişebileceğini kavratan tarih bilincini, gelecek umudunu ortadan kaldırmayı amaçlıyor. (II) Televizyon dizileri, düzenin ideolojisini, yaşama ilişkin değerlerini kitlelere benimsetmenin en saldırgan araçlarıdır. (III) Birkaç ay çok izlenen, çok satan listelerinde reklam ediliyor. (IV) Sonra yerine dizinin yeni bölümünün yayımlanması gibi, bir başka roman geliyor. (V) Günümüzün çok satar romanları da televizyon dizilerine benziyorlar. Yukarıdaki cümleler düşüncenin akışına göre sıralandığında parçanın ikinci cümlesi aşağıdakilerden hangisi olur?
- A) IV.
- B) I.
- C) II.
- D) III.
- E) V.
5. I. İçten içe kızıyor, azarlıyordu kendini. Il. Sonra paltosunun yakalarını kaldırırken yeni yeni başlayan akşam ayazına verdi ürperişini. IIl. Başka şeyler düşünmeye çalıştı, olmadı, daha da kızdı kendine. IV. Fakat bu titreyişin asıl nedenini, içinde depreşen tedirginliği de biliyordu. V. Yaşlı adam, geçeceği büyük karanlığı görünce ürperdi önce. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerle bir paragraf oluşturulmak istense bu paragrafın giriş cümlesi hangisi olabilir?
- A) III.
- B) IV.
- C) I.
- D) V.
- E) II.
6. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?
- A) Hoşgörü üzerine söylenecek sözlerimiz vardır.
- B) Duyguların aynasıdır sanat.
- C) Pek çok insanın yaşam amacı huzurdu eskiden.
- D) İnkar etmişti az önce söylediği her şeyi.
- E) "Şair kimdir?" sorusunun cevabı çok basit değildir.
7. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?
- A) Yoluma çıktığı yetmiyormuş gibi, bir de beni susturmaya çalışmaz mı?
- B) Konuşmak insanı rahatlatır; susmak ise insana sıkıntı verir.
- C) Yazı yazarken de birtakım hayallere dalıp gidiyorum.
- D) Yarın da bu köy meydanında iki gencin davullu zurnalı düğünü olacak.
- E) Eğer böyle bir düşünceniz varsa boşuna masraf edip yorulmayın.
8. (I) Neyin elmas sayılıp sayılmadığı kişiye göre değişse de toplumun genel olarak elmas diye nitelendirdiği birçok değeri bir yana itip çıkmıştık biz yolculuğa. (II) Bir gezi ya da tatil değildi. (III) Kafdağı'nın peşindeydik. (IV) Kendi hayallerimizin nerede olduğunu aslında belki de kendi elmasımızın ne olduğunu bulmaya çıkmıştık.(V) Bu parçadaki numaralanmış yerlerin hangisine "Nepal'de ünlü bir atasözü vardır ki karşınıza bir fırsat çıktığında elmasınızı bile kırmaya hazır olmalısınız." cümlesi getirilebilir?
- A) II.
- B) III.
- C) IV.
- D) I.
- E) V.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı, soru sıfatıyla sağlanmıştır?
- A) Toplantıya kaç kişinin katılacağı belirtilmiş mi?
- B) Bu kitabı hangi kitapçıdan aldın?
- C) Neden sen de bizimle gelmiyorsun?
- D) Ders kitaplarının ne gün geleceğini söyledi mi?
- E) Ahmetlerin kaçıncı caddede oturduğunu biliyor musun?
10. Aşağıdakilerin hangisinde bir adlaşmış sıfat vardır?
- A) Evin bahçesinde koyu yeşil yapraklı bir sarmaşık vardı.
- B) Her zaman olduğu gibi bizi kısa boylu, güler yüzlü bekçi karşıladı.
- C) Sofranın başında herkes ailenin en büyüğünü bekliyordu.
- D) Balkonun korkuluğuna dayanmış, komşusuyla konuşuyordu.
- E) Geniş yalı bahçelerinde çocuk sesleri hiç eksik olmazdı.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemi durum yönünden belirten bir sözcük vardır?
- A) Göçmen kuşların hasretini insanlarla paylaştım.
- B) Dağların heybetli duruşunu sevinçle seyrettik.
- C) Bu ormanların koynunda bin bir canlı yaşamaktadır.
- D) Gökyüzünün bütün renklerini seviyorum.
- E) Denizlerin çağrısına kapılanları şimdi anlıyorum.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf yoktur?
- A) Birkaç arkadaşıyla dışarı çıktı.
- B) Bu konuyu sizinle sonra görüşürüz.
- C) Başından geçen olayları kısaca anlattı.
- D) Bugünlere gelmeleri için çok çalıştığını söylüyor.
- E) Yarınların bizler için neler getireceğini bilmiyoruz.
13. "Bu sıkıntılı gününde hayranları onu yalnız bırakmadı." Bu cümledeki "hayran" sözcüğü sıfat olduğu halde ad olarak kullanılmıştır. Aşağıdakilerden hangisinde böyle bir sözcük vardır?
- A) Erken gelen misafirleri, bir uşak kapıda karşılıyordu.
- B) Yazın gelmesiyle birlikte sıcaklık günden güne artıyordu.
- C) Simitçiyi görünce çocuk, simit isterim, diye tutturdu.
- D) Annesi, yaramazı komşusuna bırakıp alışverişe çıktı.
- E) Tanınmış dilciler bir araya gelerek dilimizin günümüzdeki sorunlarını tartışacak.
14. Aşağıdakilerin hangisinde soru anlamı, zamirle sağlanmıştır?
- A) Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
- B) Sonbahar, gelir gelmez ne ister bu yapraklardan?
- C) Bu kaçıncı bahçeydi, perişan gördüğüm?
- D) Bülbül hiç yorulur mu sevda türkülerinden?
- E) Kuruduğunu bildiğim halde ne diye ararım ırmağı?
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kapalı" sözcüğü, görevi yönüyle ötekilerden farklıdır?
- A) Yönetim kurulu, dünkü basına kapalı oturumda bir dizi karar almış.
- B) Odadan çıkarken kapıyı kapalı bırakıyor.
- C) Kapalı havalarda yola çıkmak onun adeti değildi.
- D) Kapalı kapılar ardında neler konuşulduğunu kimse bilmiyor.
- E) Sanatçının diğer yapıtlarında görülen kapalı anlatım bu romanında da kendini gösteriyor.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön belirteci kullanılmıştır?
- A) Yüz verince daha çok yaramazlık yapıyordu.
- B) Kapı açık kalınca içeri bir kedi girmişti.
- C) Bu yükseklikten aşağıya bakmak beni korkutuyordu.
- D) Rüzgarın etkisiyle yapraklar öteye beriye savruluyordu.
- E) Seni biraz ileride, otobüs durağında, bekleyeceğim.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem edat hem bağlaç kullanılmıştır?
- A) Onun kadar dağınık birisiyle karşılaştığımı hiç hatırlamıyorum.
- B) Kardeşimle ben gece yarısı büyük bir gürültüyle uyandık.
- C) Toplantıya katılmamamın sebebini yalnız sana söyleyebilirim.
- D) Zavallı kadının komşusundan başka dertleşeceği kimsesi yoktu.
- E) Buraları daha önce defalarca gezmiş gibi konuşuyordu.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı belirteçle sağlanmıştır?
- A) Bu konuyla ilgili olarak sana ne dedi?
- B) Bu evi nasıl bulduğunu size söyledi mi?
- C) Bu insanlar erkenden nereye gidiyor?
- D) Karşıma geçip de ne gülüp duruyorsun?
- E) Onun bu konuda neden sustuğunu biliyor musun?
19. Çoğu sonbahar gecelerinde Sızarken camlardan ince bir yağmur Düşünürüz, her şey yerli yerinde Ama, gözlerimiz niçin dolu olur Bu dizelerde, aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A) Edat
- B) Zamir
- C) Zarf
- D) Sıfat
- E) Fiil
20. Aşağıdakilerin hangisinde soru anlamı, sıfatla sağlanmıştır?
- A) Neden sizi duygulandırdı bu küçücük olay?
- B) Kavuşmak yine mi başka bir bahara kaldı?
- C) Onun, burada kaç gün kalacağını biliyor musun?
- D) Sabahın erken saatinde bu kamyonlar hangi şehre gidiyor?
- E) Ne diye insanlarımız tarihi eserlerimize sahip çıkmıyor?