Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragrafta Yardımcı Düşünce Test

DGS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1
Gelişmiş bir toplum olmak için Batıya yönelmek zorunda olup almadığımız, Tanzimat'tan bu yana tartışılır. Öyle sanıyorum ki uzun süre devam etmesine rağmen bir çözüme ulaşmayan birçok tartışmanın temelinde kavram kargaşası yatmaktadır. O halde öncelikle Batı sözcüğünü karanlık bir sözcük olmaktan kurtarmak, ona nesnel bir anlam, bir tanım yüklemek lazım. Bu yapılmadan tartışma sonuçlanamaz. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Batı sözcüğü tanımlanmadan Batılılaşma tartışmasının neticelenmeyeceğine
B) Toplumumuzda Batılılaşmayla ilgili tartışmaların Tanzimat'la başladığına
C) Gelişmiş bir toplum olabilmek için Batıya yönelmemiz gerektiğine
D) "Batı" sözcüğünün objektif bir tanıma kavuşturulması gerektiğine
E) Çoğu sorunun çözümlenememesinin, kavram kargaşasından kaynaklandığına
Soru 2
Tanzimat döneminde çevrilecek kitapların seçiminde, kitapların değişim ve yenileşme ihtiyacına cevap verebilmesi; toplum yapısına ve geleneklerine uygunluğu temel ilkeler olarak saptanmaktadır. Yeni bir medeniyet ve dünya görüşüyle karşılaşma dönemi olan Tanzimat yılları ve edebiyatta yenileşmeyi hedefleyen Servet-i Fünun döneminde çeviriler Türk edebiyatına Batı kültürünün eserlerini, edebi türlerini ve imaj dünyasını tanıtan; okuyucuyu yeni hayat biçimleri ve kavramlarla tanıştıran kaynaklardır. Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?
A) Her iki dönemde de yapılacak çevirilerde toplumun dil anlayışına uygunluk aranmıştır.
B) Tanzimat dönemi, çevrilecek kitaplarda toplum yapısına uygunluk noktasında dikkatli davranmıştır.
C) Tanzimat döneminde çevrilecek kitaplarda toplumun geleneklerine uygunluk aranmıştır.
D) Servet-i Fünun döneminde daha çok yeni bir dünyanın özelliklerini veren kitaplar seçilmiştir.
E) Her iki dönemde de yapılacak çevirilerde toplumu Batı ile tanıştıracak eserler seçilmiştir.
Soru 3
Bilinçsizce yapılan ya da yetkin olmayan şiirsellik, öncelikle kullanıldığı türün içini boşaltır, o türü bambaşka yerlere götürür. Hele şiir konusunda yeterli donanıma sahip olmayan biri için bu büyük bir risktir. Çünkü şiir büyük oyuncudur, kendisini tanımayanla kedi fare oyunu oynar gibi oynar. Böylece ortaya adlandırılamayan, tanımlanamayan metinler, şiirimsi öyküler, şiirsel romanlar çıkar. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Şiirselliğin kullanıldığı türü bambaşka yerlere götürdüğüne
B) Şiirselliğin roman ve öyküyü, kendi özünden uzaklaştırdığına
C) Şiiri konusunda yeterli deneyimi olmayan biri için şiirselliği denemenin riskli olduğuna
D) Şiirselliğin roman, öykü türlerine büyük bir çekicilik kazandırdığına
E) Şiirin, kendini tanımayan biriyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynadığına
Reklam
Soru 4
Tabiat, baştan başa, sarhoş olunacak kadar, güzelliklere sahip değil midir? "Deli etmez mi insanı bu dünya? Bu gece, bu yıldızlar, bu koku. Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç" Öyleyse delicesine sevmeliyiz bu dünyayı. Sevilecek yönlerini bulmalıyız onun. Karanlık düşünceleri itmeliyiz elimizin tersiyle, yangından kaçar gibi kaçmalıyız onlardan. Mutlu ve rahat yaşamanın tek yolu budur. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Tabiatın, insanı sarhoş edecek kadar güzelliklerle dolu olduğuna
B) İnsanın, dünyanın sevilecek yönlerini bulması gerektiğine
C) Tabiatın, insanları mutlu ettiği gibi mutsuz edecek yönlerinin de olduğuna
D) Tabiattaki nesnelerin, insanı deli edecek kadar güzel olduğuna
E) İnsanın, mutlu olmak için karanlık düşüncelerden kurtulması gerektiğine
Soru 5
Yığın edebiyatının yazarları hiçbir edebi ilke, biçim gözetmeden her mevsim bir kitap yazarlar. Kitap yazamadıklarında ülke, ulus, sınıf tanımadan çeviriler yaparlar. Toplumun en alt sınıfından oluşan okura kendilerini okutacak her konuyu işlerler. Sanat, toplumsal beğeninin yükseltilmesi, toplumu yüceliklerle tanıştırma gibi endişeleri yoktur. Onları ilgilendiren, çok okur ve onun beraberinde getireceği maddi edinimdir. Bu parçada yığın edebiyatının yazarlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Kitlenin ilgisini çekecek içerikte eserler yazdıkları,
B) Halkı kendi görüşlerine çekmek için uğraştıkları,
C) Sanatsal kuralları, şekilleri dikkate almadıkları,
D) Para kazanmak için kitap yazdıkları ve çeviri yaptıkları.
E) Kültürel seviyeleri düşük kitlelere seslendikleri,
Soru 6
Osman Hamdi'nin hayat hikayesi birçok açıdan çok önemli, çünkü hayatı hep sanat - kültür - politikanın merkezinde geçmiş. Babası İbrahim Edhem Paşa, Abdülmecit, Abdülaziz, V. Murat ve Abdülhamit dönemlerinde çeşitli bakanlık, sefirlik ve hatta sadrazamlık yapmış olduğu için, Osman Hamdi hem ev içinde, hem de kendi devlet görevlerinde hep olayların tam göbeğinde bulunmuş. Onun hayat öyküsünü okurken, Osmanlı'nın son dönemi hakkında ve 19. yüzyıl Avrupa'sında şekillenen sömürgeci politikalar hakkında net fikirler ediniyor okur. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Osman Hamdi Bey'in hayatının kültür - sanat - politika üçgeninde geçtiğine
B) İlk müzeyi kuran Osman Hamdi Bey'in aynı zamanda iyi bir ressam olduğuna
C) Çalışmada 19. yüzyıl Avrupa'sında şekillenen politikalara da değindiğine
D) Aldığı devlet görevlerinde kendisinin de olayların merkezinde olduğuna
E) Osman Hamdi Bey'in devlet yönetiminde etkili bir aileye mensup olduğuna
Reklam
Soru 7
M. Akif Ersoy özellikle sanatkarlıktan kaçınmış ve milleti uğruna sanatını feda etmiştir. Onun tamamına yakın şiirlerinin manzum hikaye özelliği taşıdığı, öğretici bir endişeyle kaleme alındığı ve şairin şiir terbiyesi olarak Divan edebiyatı geleneğine bağlı kaldığı bilinmektedir. M. Akif ve şiiriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Şiirlerini öykü şeklinde yazdığına,
B) Sanatçı kişiliğini öne çıkarmadığına,
C) Şiirlerinin didaktik özellikle olduğuna,
D) Divan şiirin'in kurallarına uyduğuna,
E) Milletin sanat anlayışına uyan şiirler yazdığına,
Soru 8
Şiir, bir tür sükunetin çocuğudur ve ancak onu bulabildiği zaman kimliğini ve kişiliğini kazanır, kendisi olur. Bugünkü şair, çok defa işte bu sükunetten yoksundur; hayat karşısında kendi kendisinde mahcup ve beceriksizdir. Her hareketinde aşağı yukarı "Efendim, size nasıl yararlı olabilirim?" diye sorar gibidir ve başka bir şey yapamadığı için de sürekli olarak sanatının niteliğini değiştirmektedir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Günümüz şairinin başka bir şey yapamadığı için şiirinin niteliğini değiştirdiğine
B) Şairin ancak sükuneti bulabildiğinde kimliğini kazanabileceğine
C) Günümüz şairinin hemen her hareketinde, yararlı olmayı ön plana çıkardığına
D) Şiir yazabilmek için şairin önemli bir bilgi birikiminin olması gerektiğine
E) Günümüz şairinin sükunetten yoksun olduğu için hayat karşısında mahcup olduğuna
Soru 9
Sanatçı, her çağda gerek sanatta yenilikçi oluşuyla ve gerekse düşüncesi yönünden toplumları uyarmada önderlik yapmasıyla türlü olanaksızlıklar içinde bırakılmlak istenmiş, sorguya çekilmiş, yargılanmış, hürriyeti elinden alınmak istenmiş hatta hayatı söndürülmüştür. Fakat hiçbir güç, şu an ulusların kütüphanelerini dolduran milyonlarca kitabın, müzeleri süsleyen yüzlerce plastik eserin bugüne gelmesini, yaşamasını önleyememiştir. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada savunulan düşüncelerden biri değildir?
A) Bütün baskılara karşın, sanatçının eserini verdiği
B) Sanatçının düşüncesinde olduğu gibi dilinde de özgün olduğu
C) Sanatçının, sanatta yenilikçi olduğu
D) Sanatçının, düşünce yönünden toplumları uyarıcı olduğu
E) Sanatçının, düşüncesi nedeniyle sıkıntılara uğradığı
Reklam
Soru 10
Sinema; müzik, resim, heykel, edebiyat gibi sanatların hemen hepsinde daha fazla ilgiyle karşılanmaktadır. Sevilen bir filmi seyredenlerin sayısı, bir romanı okuyanların, bir müzik parçasını dinleyenlerin ya da bir resim ve heykel sergisini gezenlerin sayısına oranla çok daha fazladır. Bu, sinemanın anlatım gücünden doğmaktadır. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Resim ve heykel sergilerinin sinemadan daha az izleyici bulduğuna
B) Sinemanın, bazı sanatlardan daha fazla ilgi gördüğüne
C) Bir romanı okuyanların sayısının güzel bir filmi izleyenlerden az olduğuna
D) Sinemanın son yıllarda dikkate değer bir atılım gösterdiğine
E) Sinemaya ilginin onun anlatım gücünden kaynaklandığına
Soru 11
Nutuk, büyük bir topluluğun karşısında yapılır. Konuşmacı o toplulukla karşı karşıya kalmayı göze alamaz. Bu nedenle topluluğun açık, özentisiz diliyle, topluluğun bildiklerini tekrarlar. Topluluğu coşturma düşüncesi vardır. Üzerinde kafa yorulacak konuları işleyemez. Duyguya, heyecana yer verir. Elle tutulur, gözle görülür bir şey ortaya koymaz. Bu parçada nutukla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Üzerinde düşünülecek konulara yer vermediğine
B) Toplumu belli bir görüşe çekmek için verildiğine
C) Topluluğa önemli bir bilgi vermediğine
D) Topluluğa yeni bir şey öğretmediğine
E) Dilinin anlaşılır olduğuna
Soru 12
Dergah'tan sonuncu bir çehre, yüzyıl başıyla yaşıt bir başka şair: Ahmet Hamdi Tanpınar. Onun düz yazısı, Doğu - Batı ekseni çerçevesinde mayalanıyor denebilir. O iklim içinde gelişmiş biri. Denemecinin baskın kişiliği sonucu, şair Tanpınar bir ölçüde geriye bile çekilmiştir. Onda açıkça, Valery gibi, bir düşüncenin görkemine inanmış soylu bir kumaşın varlığı gözlenmektedir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Onun yazılarının Doğu - Batı eksenine oturduğuna
B) Tanpınar'ın da Valery gibi soylu nitelikler taşıdığına
C) Tanpınar'ın da Valery gibi düşüncenin büyüklüğüne inandığına
D) Denemeci kimliğinin, şair kimliğine baskın çıktığına
E) Tanpınar'ın şairliğinin de denemeciliği kadar güçlü olduğuna
Reklam
Soru 13
Aşağıdaki tabloda bezelye bitkisinin bazı karakterlerine ait özellikler verilmiştir. Bezelyelerle ilgili yapılan, I. Heterozigot sarı tohumlu X Heterozigot sarı tohumlu II. Homozigot uzun gövdeli X Homozigot kısa gövdeli III. Homozigot sarı meyveli X Heterozigot yeşil meyveli çaprazlamalarından hangilerinde oluşan bezelyelerin fenotipinde çekinik özellik görülebilir?

A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) I ve III.
D) II ve III.
Soru 14
Dünya üzerinde yarım kürelere göre Güneş’in doğuş ve batış saatleri farklılık gösterir. Bulunduğu yerde Güneş’in doğuş ve batış saatlerini gözlemleyen bir öğrenci elde ettiği değerlere ilişkin bir çizelge oluşturmuştur. Buna göre öğrencinin verileri elde ettiği yer ve tarih aralığı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

A) Güney yarım kürede ise 23 Eylül – 21 Aralık
B) Güney yarım kürede ise 21 Mart – 21 Haziran
C) Kuzey yarım kürede ise 21 Aralık – 21 Mart
D) Kuzey yarım kürede ise 23 Eylül – 21 Aralık
Soru 15
Aşağıda bir DNA molekülünde yer alan dört farklı nükleotidin sarmal yapıdaki eşleşmeleri şematize edilmiştir. Şema üzerinde numaralandırılmış nükleotidlerle ilgili verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) 1. nükleotiddeki azotlu organik baz timin ise 2. nükleotiddeki adenindir.
B) 3. nükleotiddeki azotlu organik baz guanin ise 4. nükleotiddeki sitozindir.
C) 4. nükleotiddeki azotlu organik baz sitozin ise 1. nükleotiddeki timin olabilir.
D) 2. nükleotiddeki azotlu organik baz guanin ise 4. nükleotiddeki sitozin olabilir.
Reklam
Soru 16
Bezelyelerde mor çiçeklilik baskın, beyaz çiçeklilik ise çekinik özelliktir. Aşağıda mor ve beyaz çiçekli bezelyelerle yapılan bir çaprazlama verilmiştir. Bu çaprazlama sonunda elde edilen bezelye bitkilerinin bir kısmının beyaz çiçekli olduğu gözlenmiştir. Verilenlere göre bu çaprazlamadaki mor çiçekli bezelye kendisiyle aynı genotipteki başka bir bezelye bitkisiyle çaprazlanacak olursa yeni kuşakta beyaz çiçekli bireylerin oluşma olasılığı kaçtır?

A) % 0
B) % 50
C) % 25
D) % 100
Soru 17
Rüzgâr yüksek basınçtan alçak basınca doğru olan hava hareketidir. Basınç farkı rüzgârın hızını etkiler. Rüzgârın hızını ölçmeye yarayan anemometre düzeneğini evdeki atık malzemelerden yararlanarak oluşturabiliriz. Bu düzeneği hazırlayan bir öğrenci, bir hafta boyunca bardakların dakikadaki dönüş sayılarını yukarıdaki çizelgeye kaydetmiştir. Buna göre, I. Cumartesi günü düzeneğin çevresinde basınç farkı oluşmamıştır. II. Havadaki basınç farkının en az olduğu gün salıdır. III. Bardakların dönüş sayısının artması, rüzgârın hızlı olduğunu gösterir. ifadelerinden hangileri doğrudur?

A) I, II ve III.
B) I ve III.
C) II ve III.
D) Yalnız I.
Soru 18
Kaynakların kullanımı ile ilgili hazırlanan bir simülasyonda aşağıdaki şemalarda verilen modeller denenecektir. Simülasyon, herhangi bir modelde sürdürülebilirlik bitene kadar devam edecektir. Simülasyon tamamlandığında her bir modelden elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibidir. ■ Üretilen malzemenin kullanım süresi en fazladır. ▲ Simülasyonun sonlanmasına neden olmuştur. ♦ Kullanılan maddelerin bir kısmı atılır. Buna göre, elde edilen sonuçlar ile simülasyondaki modellerin eşleştirilmesi aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
A) M - L - K
B) M - K - L
C) L - M - K
D) K - L - M
Reklam
Soru 19
Homozigot genotipli, fakat fenotipleri farklı olan iki bireyin çaprazlanması sonucu elde edilen yavru bireylerle ilgili olarak, I. Ana-babadan farklı fenotipe sahip olur. ll. Heterozigot genotiplidir. lll. Yavru bireylerin kendileşmesi sonucu oluşan bireylerde üç farklı fenotip ortaya çıkar. IV. Yavru bireylerin kendileşmesi sonucu üç farklı genotip oluşma olasılığı vardır. ifadelerinden hangileri kesinlikle doğrudur?
A) Yalnız III
B) II ve IV
C) Yalnız IV
D) Yalnız I
Soru 20
Mutasyon ve modifikasyon arasındaki farkları araştıran bir öğrenci aşağıdaki soruların hangisine yanıt aramalıdır? I. Değişim etkeni kalıtsal olabiliyor mu? II. Değişim etkeni ortadan kalktığında canlı eski hâline geri dönebiliyor mu? III. Canlının genetik yapısında bir değişime neden oluyor mu?
A) I ve II
B) I, II ve III
C) I ve III
D) II ve III
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, DGS (Dikey Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. DGS, önlisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için girdikleri bir sınavdır.

DGS, Sayısal Yetenek ve Sözel Yetenek olmak üzere iki ana bölümden oluşur; her bölüm 60 sorudan meydana gelir. Sayısal yetenek bölümünde temel matematik, mantık ve veri analizi; sözel yetenek bölümünde ise okuduğunu anlama ve sözel muhakeme soruları yer alır.

DGS'de yerleştirme puanı, DGS puanı ile önlisans not ortalamanızın (AGNO) birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Bu nedenle hem sınav puanına hem de AGNO'ya dikkat etmek gerekir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Sayısal ve sözel yetenek bölümlerine dengeli çalışın
  • AGNO'nuzu yüksek tutmaya özen gösterin
  • Geçmiş yıl DGS sorularını mutlaka çözün
  • Zaman yönetimi için düzenli deneme sınavı çözün