1. Büyük mutluluklar bir anda ortaya çıkmaz, mutluluk kırıntılarının birikmesiyle oluşur. Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
- A) Mutlu olmak için çaba harcamaya gerek yoktur, mutluluk insanı kendiliğinden bulur.
- B) İnsan, her zaman mutluluğu arayan bir canlıdır.
- C) Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmeyen insan, büyük mutluluklara ulaşamaz.
- D) İnsanları sadece büyük mutluluklar tatmin edebilir.
2. Spor yapmak - - - - Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlede amaç-sonuç anlamı ortaya çıkar?
- A) maksadıyla sabahları erkenden kalkar.
- B) insanı stresin olumsuz etkilerinden korur.
- C) gerekli olduğu kadar eğlencelidir de.
- D) sağlıklı kalmanın ön koşullarından biridir.
3. İyi bir insan olmasına rağmen bazen - - - - Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlenin anlam akışı bozulmaz?
- A) İnsanlara yardımcı olur, onların dertlerini dinlerdi.
- B) sinirlenir, insanların kalbini istemeden kırardı.
- C) bize çok iyi davranır, ihtiyaçlarımızı sorardı.
- D) yaratıcı fikirleriyle gençleri yönlendirirdi.
4. 1. İşe gidip gelmek için kendisine bir bisiklet aldı. (Sebep-sonuç) 2. Motorlu taşıtlar havayı kirlettiğinden onları mümkün olduğu kadar az kullanmalıyız. (Sebep-sonuç) 3. Karın yağmasıyla köy yolları kapanmaya başladı. (Amaç-sonuç) 4. Evin dış cephesini boyamak için beş kutu boya getirdim. (Amaç-sonuç) Numaralanmış cümlelerin hangilerinde, ayraç içinde verilen anlam ilişkisi vardır?
- A) 1. ve 3.
- B) 2. ve 3.
- C) 1. ve 2.
- D) 2. ve 4.
5. Bir yazar, evrenselliği yakalayabilmek için önce yerel olmayı başarmalıdır. Aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?
- A) Dünyaca ünlü yazarlar özgünlüğü yakalayabilmiş yazarlardır.
- B) Bir yazar ancak çok çalışarak evrenselliği yakalayabilir.
- C) Kendi kültürünü tanımayan yazar evrenselliğe ulaşamaz.
- D) Evrensel yazar olmanın belirli bir formülü yoktur.
6. 1. Yorgunluktan koltukta uyuyakalmıştı çocuk. 2. Telefonunu suya düşürdüğünden servise göndermek zorunda kaldı. 3. Bisikletini alıp gölün etrafında gezmeye çıktı. 4. Siyah takım elbisesine kırmızı kravat yakışmıştı. Numaralanmış cümlelerin hangilerinde sebep-sonuç ilişkisi vardır?
- A) 1. ve 2.
- B) 2. ve 4.
- C) 1. ve 3.
- D) 2. ve 3.
7. İnsanlık tarihi boyunca yakılan kütüphanelerde binlerce bilginin yok olup gitmesi bilimin de gerilemesine neden olmuştur. Bu cümleden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) Bilimin ilerlemesine engel olan birçok etken vardır.
- B) İnsanların yanlış davranışları bilimin gerilemesine neden olabilir.
- C) İnsanlık tarihi boyunca birden fazla kütüphane yakılmıştır.
- D) Bilgi birikiminin yok olması bilimi olumsuz etkiler.
8. Dünyada tatlı su kaynakları giderek azalıyor, - - - - Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümlede sebep-sonuç ilişkisi ortaya çıkar?
- A) bazı canlı türlerinin nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.
- B) araştırma sonuçları gelecekte tatlı suyun daha da azalacağını gösteriyor.
- C) deniz suyunun azalmasıyla ilgili bir çalışmadan söz edilmiyor.
- D) bunun iklim değişikliği ile ilgili olduğu biliniyor.
9. Dilini terbiye etmedenYüreğini terbiye etmeli insanÇünkü yürekte ne varsaDilden de o çıkar Aşağıdaki cümlelerden hangisi Mevlana'nın yukarıdaki dörtlüğünden çıkarılabilecek bir düşünce değildir?
- A) Kalpler eğri de olsa sözler ağızdan doğru çıkar.
- B) Kalp güzelliği olmadan sözler güzelleşemez.
- C) Dil, kalbin aynasıdır.
- D) İnsanın hissettikleriyle, söyledikleri doğru orantılıdır.
10. Aşağıdaki şekillerde numaralanmış bölümlere, çevresindeki sözcük veya söz guruplarının çağrıştırdığı en uygun kavram yazılmak istenmektedir. Buna göre, numaralanmış yerlere getirilecek kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

- A) Hoşgörü - Sevgi - Kitap
- B) Empati - Başarı - Kitap
- C) Emek - Sevgi - Kitap
- D) Vicdan - Adalet - Dergi
11. Bu metinden hareketle Nasrettin Hoca ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

- A) Nasrettin Hoca, fıkralarını halkın anlayacağı bir dille anlatmıştır.
- B) Dünyanın her yerinde tanınan bir güldürü ustasıdır.
- C) Hoca'nın fıkraları bazı Batı dillerine de çevrilmiştir.
- D) Araştırmalar onun bayağı fıkraları söylemediği yönündedir.
12. Bazı insanlar, bir konuyla ilgili bilgi sahibi olsun olmasın, yorum yapmayı çok sever. Çözülmesi beklenen meseleler tartışılırken söz söyleyen çok olursa sonuca varmak gecikir, gerekli kararları almak zorlaşır. Bu durumu anlatan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hayvan, yularından; insan, sözünden tutulur.
- B) Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
- C) Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir.
- D) Sözü söyle alana, kulağında kalana
13. Güzel sanatların bir kolu olan müzik, sadece sanatsal becerilerin mi ürünü? Günümüz dünyasında sorgulanan birçok mesele gibi bunu da sorgulamak lazım. Müziğin bıraktığı etki, gönül tellerimizi titretiyor; duygu dünyamızı besliyor. Müziğin bu özelliği, bu önemli dalın sanatla bütünleştirilmesi gerçeğini yansıtıyor. Ya seslerin simgelere dönüşümü olan notalar ne diyor? Onlar, müziğin bilimselliğini haykırıyor âdeta. Nota dizilimleri sanatçı gönüllerin işçiliğini yansıttığı kadar, bilimsellikle işleyen beyinlerin eseri olarak da çıkıyor karşımıza. Yukarıdaki parçada anlatılanlarla ilgili, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

- A) Müziğin ruhunda bilimsellik de vardır.
- B) Nota dizilimlerindeki hüner hem bilimin hem de sanatın yansımasıdır.
- C) Müziğe sadece sanat dalı demek yanlıştır.
- D) Müzik, ruhu biçimlendiren ve sanattan öteye gitmeyen bir daldır.
14. Metinde geçen altı çizili kelimelerden hangisi farklı bir fiilimsi örneğidir?
15. I.Bir dert ehli bulsam derdim söylesemİyi olmaz dertlerim, hâlim n’olacakHekimler derdime derman bulamazBir değil, beş değil, dert kucak kucakII.Dertli, ne ağlayıp gezersin buradaAğlatırsa Mevla’m yine güldürürNice dertli kondu, göçtü buradaAğlatırsa Mevla’m yine güldürür.III.Ne ağlarsın benim zülfü siyahımBu da gelir, bu da geçer, ağlamaGöklere erişti feryadın, ahınBu da gelir, bu da geçer, ağlamaIV.Koyun meler, kuzu melerSular hendeğine dolarAğlayanlar bir gün gülerGamlanma gönül, gamlanmaYukarıdaki şiirlerin hangisindeki ana duygu diğerlerininkinden farklıdır?
16. Aşağıdaki cümlelerden hangisi öğelerinin dizilişine göre farklıdır?
- A) Çayımı yudumlayabildiğim tek zaman, reklam arasıydı.
- B) Ulu bir çınardı heybetli duruşuyla o gün.
- C) Seyahatten gelen herkesin dinlenmesi gerekiyor.
- D) Mimar Sinan’ın kabri, İstanbul’daki bir külliyenin içindedir.
17. İstanbul, İzmir, Antalya, Trabzon olmak üzere aşağıdaki tabloda verilen dört şehirde bir gün içinde iki saat aralıklarla tren, uçak, otobüs, gemi seferleri yapılıyor. • Her bir şehirde her araç türü (tren, uçak, otobüs, gemi) günde yalnızca bir sefer yapıyor. • İstanbul ve İzmir’de saat 10.00’da tren seferleri gerçekleşiyor. • Antalya’da saat 10.00'da otobüs seferi yapılıyor. • Hiçbir ilde otobüs ve uçak seferleri peş peşe yapılmıyor. • Trabzon’da saat 10.00'da gemi, 12.00’de uçak seferi gerçekleşiyor. • İstanbul’da 12.00’de otobüs seferinin gerçekleşmediği biliniyor. • Hiçbir şehirde tren ve gemi seferleri peş peşe yapılmıyor. Yukarıdaki bilgiler dikkate alındığında İstanbul’da 14.00’te hangi araçla ulaşımın yapılabileceği sonucuna ulaşılır?

- A) Uçak
- B) Otobüs
- C) Tren
- D) Gemi
18. Aşağıdaki grafikte tiyatro izleyicilerinin yıllara göre dağılımı verilmiştir. Buna göre aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

- A) Seyirci sayısındaki düşüş, 2016-2017 sezonunda küçük bir toparlamaya gitmiştir.
- B) 2013-2014 yıllarından sonra seyirci sayısı iki yıl üst üste düşmüştür.
- C) Seyirci sayısının en fazla düştüğü yıllar 2016-2017 dönemleridir.
- D) 2013-2014 yılları arasında tiyatro izleyici sayısı en yüksek orandadır.
19. Öz güven, sağlık ve huzurumuzu korumak için önemli bir unsurdur. Olumlu ve sağlıklı ilişkiler geliştirebilmemizi sağlar. Bunun(I) bilinmesinerağmen, herkesin aynı seviyede öz güvene sahip olmadığı bir gerçektir. Kimi insanın yüksek bir öz güveni varken kimi insanın düşük öz güveni(II) olduğugörülür. Yüksek öz güvene sahip kişiler kendilerine değer verir ve kendilerini oldukları gibi kabul eder. Peki bu, engellerle(III) karşılaşmadıklarıanlamına mı geliyor? Hayır, sadece olumsuzluklar karşısında daha cesurdur onlar;ne var ki öz güveni yüksek olan kişiler bile dengesini kaybedebilir, sorunlar karşısında mutsuzlaşabilirler. Yinede onların toparlanmaları daha kolaydır. Oysa düşük öz güveni(IV) olanlarböyle mi? Onlar kendilerine değervermez, hiçbir sorunun üstesinden gelebileceklerine inanmazlar. Kendilerini başkalarıyla kıyaslayıp acımasızca eleştirirler. Karşılaştıkları en küçük bir olumsuzluk, ruh dünyalarında felakete dönüşebilir. Hayatımızı böylesine etkileyen bu kavram, doğuştan gelen bir özellik değildir. Şu hâlde; onu geliştirmek ve hayatta emin adımlarla ilerlemek, bizim elimizdedir. Öz güvenle ilgili, I. Herkeste farklı düzeyde öz güven bulunur. II. Öz güveni yüksek olanlar kendilerine değer verir. III. Öz güveni yüksek kimseler olumsuzluklar karşısında daha cesurdur. IV. Öz güveni yüksek kişilerin olumsuzluklar karşısındaki tutumları değişmez. yargılardan hangisi çıkarılamaz?
- A) III.
- B) IV.
- C) II.
- D) I.
20. SAYIŞMACAPortakalı soydumBaş ucuma koydumBen bir yalan uydurdumDuma duma dum BİLMECEGökte açık pencereKalaylı bir tencere NİNNİUyusun da büyüsün ninniTıpış tıpış yürüsün ninni TEKERLEMEŞu yoğurdu sarmısaklasak da mı saklasakSarmısaklamasak da mı saklasak Tekerlemeler, sayışmacalar, bilmeceler ve ninniler… Çocukluğumuzun unutulmaz hatıralarında yer edinmiş zengin dil ürünleri hepsi. Sayışmacalarla ebe olduk, tekerlemelerle konuşma becerimizi geliştirdik,ninnilerle uyuduk, bilmecelerle yarıştık. Milletimizin öz malı, zengin söz varlığı olan bu ürünler, dili besleyen en önemli unsurlardır. Bilmecelerden, sembolik düşünmeyi; tekerlemelerden, akıcı konuşmayı öğrendik. Sayışmacalarla eğlendik, çocukluğumuzu kültür hazinesiyle zenginleştirdik. Çocuklarımıza bu hazineyi tanıtmak lazım. Zaman, teknoloji odaklı olsa da doğru bir iletişimle onlara ulaşabilir, çocuklarımızı bu değerli söz varlığımızla buluşturabiliriz. Yukarıdaki parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dil ürünlerimiz, dilimizin asıl söz varlığıdır.
- B) Tekerleme, bilmece, sayışmaca, ninni gibi dil ürünlerimiz çocukluğumuzun önemli değerleridir.
- C) Her yönüyle bizim olan ve bize dilimizdeki en önemli kazanımları sunan dil ürünlerimizin günümüz çocuklarına tanıtılması gerekir.
- D) Dil ürünlerinin her biri ayrı bir yeteneğin gelişiminde rol oynamıştır.