1.
“Üç Öykü", dünya edebiyatının önemli yazarlarından Gustave Flaubert’in çok özel bir kitabı. Yazarın ölümünden üç yıl önce 1877’de yayımlanan bu kitap, “Saf Bir Yürek”, “Konuksever Aziz Julien Söylencesi” ve “Herodias” adlı üç öyküden oluşuyor. İşlenen temaların çeşitliliği ve üslûp yetkinliğiyle Flaubert’in yeteneğini tüm yönleriyle ortaya koyan bu kitap, Madame Bovary yazarının başyapıtı olarak kabul edilir. İlk yayımlandığında, neredeyse tüm eleştirmenlerce bir "edebiyat olayı” olarak değerlendirilen, okurlardan büyük ilgi gören kitap, bir eleştirmenimizin deyişiyle, yazarın tüm çabalarının, tüm yönelimlerinin, tüm özlemlerinin somutlaştığı bir yapıttır. Bu parçada sözü edilen yazar ve yapıtıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A)
Edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdığına
B)
Öykülerde konuları farklı biçimde işlediğine
C)
Anlatımda önemli sayılacak bir düzeyi olduğuna
D)
Zaman içinde değişik açılardan ele alındığına
E)
Yazarını bütün özellikleriyle yansıttığına
2.
(I) insanoğlunun tarih boyunca en büyük korkularından biri olmuş kuraklık. (II) İmparatorluklar yıkmış, savaşlara yol açmış, göçlere neden olmuş. (III) Kısacası insanoğlunun yaşamını alt üst etmiş, içinden çıkılmaz sorunlar yaratmıştır. (IV) Günümüz Mısır’ına baktığımızda ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. (V) Burada kuraklık, gerçek bir nimete dönüşmüş. (VI) Kurak çöllerin erişilmezliği, buradaki birçok tarihî eseri yok olmaktan kurtarmış. (VII) Nem olmadığı için yapılar, içlerindeki duvar kabartmaları, resimler, ahşap, saz gibi organik maddelerle yapılan nesneler, binlerce yılı aşıp günümüze ulaşmış. (VIII) Üç bin yıl önce kral mezarına yerleştirilmiş hurma, binlerce yıl öncesinin ahşap su değirmeni zamana direnmeyi başarmış. Bu parça düşüncenin akışına göre iki paragrafa bölünmek istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
3.
Onun en çok şu yanını beğeniyorum: Düşüncesini açık açık yazabilme yürekliliğini... Onun eleştiri yazıları, çoğu kez okurları yeni düşüncelere götüren özler içerir. Kimi kez okuru, savunduğu düşüncelerin doğruluğuna inandıran, kimi kez de okurun karşı çıkarak okuyacağı yazılardır bunlar. Hangisi söz konusu olursa olsun, bu yazılar yürekli bir eleştirinin kanıtıdır. Böyle tanıtılan yazarın öne çıkarılan yönü aşağıdakilerden hangisidir?
A)
Yorumlarıyla sanat çevrelerinde yankılar uyandırma
B)
Okurların beklentilerine uygun yazılar yazmaktan hoşlanma
C)
Eleştirilerini hatır gönül gözetmeden yazma
D)
Düşüncelerine karşı çıkanlara tepki göstermeme
E)
Okurları etkileyerek belirli düşünceleri benimsetmeye çalışma
4.
Bu filmin senaryosunu okuyunca, rolü kabul edip etmeme konusunda kararsız kaldım, rolle kendimi pek bütünleştiremedim. Yönetmen, rol üzerinde konuşarak bu sorunu çözebileceğimizi söyledi. Gerçekten de filmi tamamladığımızda, canlandırdığım karakterden oldukça memnun olduğumu söyleyebilirim. Şimdiye kadar oynadığım rollerden çok farklı bir kişilik çıktı ortaya. Görüntü yönetmenimizin sakin ve ayrıntıya önem veren bir kişi olması, her sabah sete herkesten daha güler yüzlü gelmesi beni çekimler sırasında çok güdüledi. Onunla çalışmak çok güzel. Sakin ve olumlu bir insan. Bu parçada konuşan kişi kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
A)
Sorununun çözümünde yönetmenin yaklaşımına
B)
Yönetmenin, tutumuyla onu nasıl etkilediğine
C)
Önerilen rolün kaygı uyandırdığına
D)
Oynadığı rolün, uyandırdığı duyguya
E)
Öncekilerden farklı bir rolle nasıl ön plana çıktığına
5.
Gençler hemen kalemi alıp şiir yazmaya başlamamalılar. Çünkü dizeler, duygulardan çok, yaşantıların ürünüdür. Bir dize yazabilmek için birçok yer görülmeli, birçok insanla tanışıp sohbet edilmelidir. Bilinmeyen semtlerdeki yollar öğrenilmeli, beklenmedik rastlantılar düşünülmelidir. Hatta bütün bunları düşünebilmek de yetmez. İnsanın çok çeşitli anıları olmalı ve bu anılardan yararlanmayı bilmek de gereklidir. Çünkü anılar, hiç beklenmeyen bir zamanda değerli bir dizenin ilk sözcüğü olabilir. Bu parçaya göre şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A)
Şairler şiirlerini, yalnızca kendi duygu dünyalarını temel alarak yazmalıdır.
B)
İnsanların geçmişleriyle ilgili bilinmeyenleri açığa çıkarmada şiirlerden yararlanılabilir.
C)
Başarılı şiirler, sözcüklerin anlamını gerçekten kavrayabilmiş şairlerce yazılır.
D)
İyi şiir, zengin bir deneyim, duygu, düşünce ve kültür birikiminin ürünüdür.
E)
Yaşanan olayların etkisinden kurtulmanın yollarından biri de şiir yazmaktır.
6.
Gölün buzlu yüzeyinde yürürken sesi duydum ve ürktüm. Derinlerden gelen boğuk bir sesti. Boş bir şişenin ağzına üfleyince çıkan sesi andırıyordu. Kalın bir teli iyice gerip bırakınca meydana gelen sese de benziyordu. Tarif etmek zordu. Önce uzaklarda, gölün ortasında siyah iki nokta gibi görünen balıkçıların, buzu kırarken çıkarttıkları sesin yankısı zannettim. Yanılmışım. Gölün sesiymiş meğer. Buz sıkıştırdıkça diplerden böyle sesler gelirmiş. Balıkçının dediğine göre gölün sesini bir de yeni donmaya başladığında geceleri dinlemeliymişim, sanki binlerce boğa bağıra bağıra boğulurmuş gölün dibinde. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
B)
Yinelemelere yer verme
C)
Benzetme sanatından yararlanma
E)
Nesnelliğe ağırlık verme
7.
Doğumunun 75. yıldönümü nedeniyle, bu sanatçının daha önce kimsenin görmediği çizim ve resimleri yayımlanıyor. Bu kitapta, sanatçının yedi yaşındayken yazdığı resimli mektupları da var. Bu mektuplar 1996 yılında, ailesinin evinin tavan arasında bulunmuştu. Belgeler arasında, öğrenim gördüğü dönemden kalma taslaklar, portreler, fotoğraflar ve resimler de bulunuyordu. Sanatçının yirmi yaşındayken, yazar olmaya karar verdiğinde bütün bu çalışmaları toplayarak tavan arasına kaldırdığı biliniyor. Bu parçada anlatılan sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
A)
Öğrenim durumuyla ilgili bilgilere
B)
Çalışmalarında gösterdiği titizliğe
C)
Resimle ilgilenmeye başladığı yaşa
D)
Sanat çevrelerinde uyandırdığı yankılara
E)
Meslek seçiminde yaptığı değişikliğe
8.
Karacaoğlan gibi büyük bir ustaya sahipken ülkemizde yeni çıkan kimi şarkıların sözleri niye bu kadar anlamsız ve düzeysiz, anlamıyorum, ister halk şiirindeki Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Dadaloğlu, Karacaoğlan’dan; ister divan şiirindeki Fuzuli, Nedim, Baki, Nefi’den yararlanın... Hangisini isterseniz onu örnek alın. Köklerimize dayanmayan, oradan güç almayan bir çağdaş sanat yaratmak olanaksızdır. Gelenek reddedilerek bir yere varılamaz. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılabilir?
A)
Sanatta, yüzyıllardır oluşmuş birikimden yararlanmak gerekir.
B)
Sanat, sanatçının yaratıcılığı ölçüsünde gelişir.
C)
Sanata gösterilen ilgi her zaman yetersiz kalmıştır.
D)
Sanatta ortaya konabilecek her şey geçmişte oluşturulmuştur.
E)
Yenilik yapmak sanatta zor başarılan bir iştir.
9.
(I) O zamanlar gazeteler, yeni romanların, öykülerin sergilendiği, yarıştığı bir sınav alanıydı. (II) Bir roman beğenildi mi o romanı kitaba dönüştürmek için dört-beş yayınevi birden devreye giriyordu. (III) Halk, edebiyatı gazetelerde tanıyor, gazetelerde izliyordu. (IV) Gazeteler de edebiyatı kitlelere ulaştırma ve benimsetme görevini üstlenmiş gibiydi. (V) Gazetelerin edebiyata yer vermesi oldukça önemlidir. (VI) O dönem, edebiyatın altın dönemiydi ve her yerde her zaman o konuşuluyordu. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
10.
(I) Yapıları binlerce araştırmaya karşın, beynimizin nasıl çalıştığını hala kimse tam olarak anlayabilmiş değil. (II) Bilim insanlarının ortak düşüncesi, vücudumuzun, beyni oluşturan milyarlarca minik sinir hücresi tarafından yönetildiği yönünde. (III) Yani her hareketimiz, duygu ve düşüncemiz bir sinirden ötekine aktarılan sinyallerle gerçekleşmekte. (IV) Ayrıca sinir hücreleri arasındaki bu sinyaller sayesinde birçok elektronik aleti de kullanabiliyoruz. (V) Uzmanlar beynin her iki bölümünün işlevlerinin uyum içinde olduğu konusunda anlaştılar. (VI) Buna ek olarak her bölümün kendine özgü fiziksel aktiviteleri olduğunu ve öğrenme sürecinde farklı işlevlerinin bulunduğunu belirttiler. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, DGS (Dikey Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. DGS, önlisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için girdikleri bir sınavdır. Sayısal ve sözel yetenek sorularından oluşur.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.