1. Herkesin bir hayat hikayesi vardır. Çoğu insanın hayatı, az çok öngördüğü bir çizgide, suyun dere yatağında akışı gibi akar gider. Kimilerininki de benimki gibi biraz daha farklı seyreder. Ben hayatımı özlemlerimle değiştirmeye ve onların peşinden gitmeye çalıştım; iyi insan olmayı, bunun sağlayacağı doyuma ulaşmayı istedim. Bu parçada anlatılan farklı iki yaşam biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yaşamdan bir şeyler ummama - Elindekilerin değerini bilmeme
- B) Karamsarlık içinde olma - Bireysel mutluluktan kaçınma
- C) Sorgulayıcı bir yol izleme - Huzuru kendi içinde arama
- D) Değişik yaşamların olabileceğini düşünememe - Kendi yaşamını hep başkalarınınkiyle karşılaştırma
- E) Beklentisine uygun bir yaşamı benimseme - Yaşamını yönlendirmeye, farklılaştırmaya çalışma
2. Edebiyat benim yaşamımda ikili ve çelişkili bir rol oynar. Yazmak, insanın anılarını perdeliyor, unutmayı kolaylaştırıyor. Yazdığım zaman anılarımı, onlardan kurtulabiliyorum. Ama bir yandan da yazmak, anıları yeniden canlandırmak için oynanan bir oyundan başka bir şey değil. Ne kadar yazarsam anılarım dönüp dolaşıp o ölçüde ele geçiriyor beni. Bu parçanın bütününde yazar neden söz etmektedir?
- A) Anıları kalıcı kılmanın tek yolunun yazmak olduğundan
- B) Yazmanın kendinde oluşturduğu ikilemden
- C) Yalnızlık nedeniyle anılarına sığındığından
- D) Geçmişteki duygularının değiştiğinden
- E) Yazacağı anıyı seçerken yaşadığı zorluktan
3. Yaşlılıkta edinilen zenginlikler saymakla bitmez. Ama ben bunları kazanmak için yaşlılığı beklemedim. Bunları yaşını başını almış kişilerden öğrenmeye çalıştım. Bu nedenle izlemeyi, dinlemeyi, okumayı tercih ettim. Kısa yoldan, özellikle yaşamaya cesaret edemediklerimi öğrenirim sandım. Ama öyle olmuyormuş, bunu şimdilerde anlıyorum. Bu parçada söylenenlerden aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
- A) Yaşlılık, insanlara olaylar karşısında daha serinkanlı davranmayı öğretir.
- B) Yaşam birikimi ancak yaşanarak oluşur.
- C) Yaşlılık, ruhsal ve fiziksel açıdan bir tükeniş dönemidir.
- D) İnsan gençlik döneminde elindeki olanaklardan nasıl yararlanacağını bilemez.
- E) Yaşlılık, insanı başkalarının haklarına saygı duymaya yönlendirir.
4. Dışişleri Bakanlığı görevlisi olarak çeşitli ülkelerde bulunan yazar, bu yapıtında, gittiği ülkelerde hem kendi yaşadığı ilginç olayları hem de Türk konsolosluklarında yaşananları anlatmış. Sudan’dan Hindistan’a, Pakistan’dan Meksika’ya pek çok ülkedeki kişisel acılar, hüzünler, ancak orada yaşanırsa bilinecek yönleriyle ve usta bir gözlemcinin titizliğiyle anlatılmış. Yapıt bir konsolosluk görevlisinin anılarını, yaşanmışlığın sıcaklığıyla yansıtıyor. Bu parçada sözü edilen yapıt için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Anlatım örgüsünün yenilikler taşıdığı
- B) Anlatıcının, anlatımına kendi benini katmaya özen gösterdiği
- C) Anlatılanların, toplumu sarsan olaylar içerdiği
- D) Herhangi bir türün özelliklerini taşımadığı
- E) Ülkelerden çeşitli izler taşıdığı
5. Söz nedir? Çiçek tozları gibi, insandan insana uçuşarak ruhları canlandıran, sonsuz dostluklar yeşerten bir rüzgar mı? Bitkilerin üreyip çoğalması, çiçek tozlarının oradan oraya taşınmasıyla mümkün oluyorsa insan duyarlığının, düşüncesinin yaşayıp gelişmesi de sözcüklerin tozlaşmasıyla gerçekleşiyor olmalı. Çağdan çağa, insandan insana, kültürden kültüre sonsuz bir duygu aktarımı... Orta Çağ şairi Sappho’nun “Mutlu kal, yıllar boyunca...” dizesi kimlere değe dokuna geldi, kimlerde sürgün vere vere ulaştı bize, kim bilir. Sözün bunca tazeliği, ölmezliği, dokunduğu her insandan yaşanmışlık taşımasına mı bağlıdır? Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisiyoktur?
- A) Yineleme
- B) Alıntı
- C) Karşılaştırma
- D) Benzetme
- E) Kanıtlama
6. (I) Korku-gerilim türünün en çok satan yazarlarından biri olan Stephen King, bu kez farklı bir konuyla karşımıza çıkıyor. (II) Kitabında “yazma”yı ve “yazma deneyimi”ni ele alıyor. (III) Böylece biz okuyucularını şaşırtmayı başarıyor. (IV) 1999 yılında yazılmaya başlanmasına karar verilen kitabın yazımı, yazarının geçirdiği bir kaza nedeniyle tehlikeye düşüyor. (V) Yazar, uzun bir süre tedavi görüyor. (VI) Tedaviden sonra tekrar sözcüklerin başına geçiyor. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
- A) V.
- B) II.
- C) VI.
- D) III.
- E) IV.
7. (I) Bir dil bilimci olarak Lorenzo Valla, çarpıcı düşünceleriyle hümanizmaya çok önemli katkılarda bulunmuştur. (II) Valla, dilin, maddi dünyanın dışındaki başka her şey gibi kültürel bir insan ürünü olduğu düşüncesiyle devrim yaratmıştır. (III) Ardından, matbaanın bulunmasıyla da dille ilgili gelişmeler hızlanmış, dil bilim ve yazım kuralları oluşturulmuştur. (IV) Ortak dil kuralları üzerinde anlaşılarak hataları azaltılan Yunanca ve Latince metinler, artık kolayca başka dillere çevrilebilecek duruma gelmiş, böylece çok daha geniş kitleler tarafından okunabilmiştir. (V) Hümanizma üzerine yazılmış kitaplarda, hümanizmanın, kadın hayatını nasıl etkilediğine değinen önemli bölümlere yer verilmiştir. (VI) Ne var ki eğitimde bir devrimden söz edilirken bile hümanist felsefeci olarak saygı gören kimi kadınların düşünsel yaşama katılımının sınırlı olduğu bu çalışmalarla ortaya konmuştur. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
- A) V.
- B) VI.
- C) III.
- D) II.
- E) IV.
8. Yazının kullanımıyla devirlerin değiştiği, hayatların şekillendiği dönemlerde, hattatlık en önemli mesleklerdendi. Mürekkebin divitle buluşmasını sağlayan hokka, hattat için önemli ve kutsaldı. Ceviz, abanoz, zeytin ve kuka gibi ağaçlardan; toprak, cam, pirinç, gümüş ve altın gibi maddelerden yapılan hokkaların içine bal mumunun veya çam sakızının eritilmesiyle elde edilen bir macun sürülürdü. Hokkanın içine ham ipek yumak yerleştirilir, adına “lika” denirdi. Bu sayede mürekkep, kaleme rahatça geçerdi. Bu parçada hokkalarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
- A) Yapımında özellikle ağaç ve madenlerin kullanılma nedenine
- B) Hattat için taşıdığı değere
- C) Dayanıksız malzemeden yapılanlarda hangi sorunların ortaya çıktığına
- D) Hangi türlerinin daha çok beğenildiğine
- E) Hangilerinin daha az mürekkep harcadığına
9. Şiirin artık okunmadığına ilişkin yakınmaların pek de yerinde olmadığını söylemek isterim. Çünkü Türkiye’deki durum, okurdan çok, yayıncıların ve kitabevlerinin türsel tercihlerinde düğümlenmektedir. Sektör, en çok gelir getiren türleri ve ürünleri tercih ediyor ve piyasada bunlar kendine yer bulabiliyor. Bu durumda, şiirin, insani yanımızı, duygularımızı, düş gücümüzü zenginleştiren bir tür olarak edebiyat piyasasını elinde tutanlar ve yönlendirenler tarafından tercih edilmesini beklememek gerekir. Bu parçada aşağıdakilerin hangisinekarşıçıkılmaktadır?
- A) Ekonomik kaygılarla sanatın yönlendirilmesine
- B) Şiirin, özensizce üretilip bir anda tüketilmesine
- C) Yayınevlerinin belli sanatçıları tercih etmesine
- D) İnsanların, sanatsal seçimlerinde başarısız olmasına
- E) Türkiye’de şiir okurunun belli bir estetik duyarlık kazanmamış olmasına
10. Metropoller önce ormanlarını, sonra korularını, ardından da ağaçlarını yitirir. Yiten yalnızca bitkiler ve ağaçlar da olmaz. Doğanın yaşam zincirinin bir parçası olan hayvanlar da bundan payını alır. Dallara yuva yapan kuşlar, kovuklara gizlenen sincaplar bunları yapacak yer bulamaz. İnsanlar, onları ansiklopedilerde, televizyon belgesellerinde görmeye başlar ve gerçekte yitirdiklerinin, yaşadıkları dünyanın ortak zenginliği olduğunun farkına varmazlar. Hayvanat bahçeleri, bu yiten ve yitmekte olan zenginliğin belki de son örneklerini bize gösterir. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi kentleşmenin sonuçlarındandır?
- A) Kimi canlılar doğal yaşam alanını kaybeder.
- B) İnsanların doğal güzelliklere olan merakı azalır.
- C) İnsanların teknolojiye olan ilgisi artar.
- D) Çocuklara yeni eğlence alanları açılır.
- E) Hayvanlar için türlü barınaklar yapılır.
11. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Her inşanın bir gün susmayı, düşünmeyi deneyeceğini şimdiden görüyorum.
- B) Onların bir gün benden hesap soracaklarını adım gibi biliyorum.
- C) Gece vakti, deniz kenarında, yalnız yürüyor ve seni düşünüyorum.
- D) İnsanların çıkara dayalı ilişkilere bel bağladıklarını gördükçe üzülüyorum.
- E) Dün onlara karşı nefret, bugün ise anlam veremediğim bir sevgi duyuyorum.
12. Her öykü yazan sanatçı, eserine yaşadıklarını aktarmayabilir. Bu cümledeki anlatım, bozukluğu, aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) Özne-yüklem uyuşmazlığından
- B) Çatı uyuşmazlığından
- C) Sözcüğün yanlış yerde, kullanılmasından
- D) Anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanılmasından
- E) Tamlayan eki eksikliğinden
13. Gençlerin, gelecekte ülkenin kendilerinden beklediği görevleri düşünerek, sorumluluk duygusu taşımalıdırlar. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “düşünerek” sözcüğünden sonra “onlar” sözcüğü getirilerek
- B) “görevleri” sözcüğü tekil yapılarak
- C) “ülkenin” sözcüğü cümleden çıkarılarak
- D) “görevleri” sözcüğü ile “sorumluluk duygusu” sözünün yerleri değiştirilerek
- E) “Gençlerin” sözcüğündeki tamlayan eki atılarak
14. “Trafik cezalarına çeşitli oranlarda zam yapılarak caydırıcılığının artırılması düşünülüyor” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne-yüklem uyuşmazlığı
- B) Nesne eksikliği
- C) Çatı uyuşmazlığı
- D) Tamlayan eksikliği
- E) Gereksiz sözcük kullanımı
15. Arkadaşlarımın tatil yaptığı yere birkaç gün önce gittim ve gördüm. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “birkaç gün önce” sözü “Arkadaşlarımın” sözcüğünden önce getirilerek
- B) “gördüm” yerine “gördük” getirilerek
- C) “yere” sözcüğü yerine “kasabaya” getirilerek
- D) “birkaç gün” sözü atılarak
- E) “gördüm” sözcüğünden önce “orayı” getirilerek
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlam belirsizliği vardır?
- A) Kitaplarını çantaya özenle yerleştirdi.
- B) Çocukların yaramazlıkları çoğu zaman hoş görülür.
- C) Kardeşiniz rahatsızlandı, denince oldukça üzülmüştü.
- D) Birkaç gün sonra arkadaşı bile ona inanmayacaktı.
- E) Teyzemlerin akşama geleceğini duyunca çok sevindim.
17. I. yaptırmak mümkündür ama II. bu tarz davranışların, katlanmanız III. insanlara tehditle, zulümle IV. kaba davranışlarla da iş V. gereken ağır neticeleri vardır Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi, baştan dördüncü olur?
- A) III.
- B) V.
- C) I.
- D) IV.
- E) II.
18. I. duygu, önemli olma arzusuydu II. sonunda onu Lincoln yapan III. okumaya sevk ederek IV. döküntüleri arasında bulduğu hukuk kitaplarını V. yoksul bir bakkal çırağını; bir evin Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi, baştan ikinci olur?
- A) I.
- B) IV.
- C) II.
- D) III.
- E) V.
19. I. iyi bir şekilde II. saftiriklik olur III. başkası tarafından IV. yapılmasını beklemek V. kendi işimizin Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi, baştan üçüncü olur?
- A) II.
- B) III.
- C) IV.
- D) V.
- E) I.
20. I. sonradan kazanacağımız bir II. karşılaştığımız bir kişinin III. hoşlanmadığımrz bir hareketine IV. dostluğu önceden baltalamak olur V. karşılık peşin hükümlü davranmamız, belki de Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi, ilk sırada yer alır?
- A) V.
- B) I.
- C) II.
- D) III.
- E) IV.