Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

DGS Türkçe Paragraf Bilgisi Testi VII

DGS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1
Ömer Seyfettin, edebiyatımızın en önemli yazarlarından biri. Tarihimizin sıkıntılı bir döneminde yaşayan ve 36 yıl gibi kısa bir ömre çok sayıda yapıt sığdıran Ömer Seyfettin, düşünce ve edebiyat dünyamızda silinmez izler bırakmıştır. Bu yapıt, zaman içinde aslından uzaklaşmış hikayelerinin ve diğer yapıtlarının ilk baskılarına bakılarak hazırlanmış; yapıtların sıralamasında ilk yayın tarihleri esas alınmıştır. Milli Edebiyatın çok önemli ismi Ömer Seyfettin’in bütün yapıtlarının, ölümünden 79 yıl sonra bir arada yeniden yayımlanması sevindirici, darısı diğer yazarların başına! Bu parçada Ömer Seyfettin ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinedeginilmemiştir?
A) Yaşadığı günlerde öneminin anlaşılmadığına
B) Değerli bir sanatçı olduğuna
C) Oldukça üretken bir sanatçı olduğuna
D) Kalıcı bir etki yarattığına
E) Yapıtlarının ilk biçiminin korunamadığına
Soru 2
(i) Kırk yıl önce ilk albümleri yayımlanan ve bu albümden sonra müzik dünyasıyla olan bağlarını koparan bir grup... (II) Kaldı ki onlar birçok dinleyicinin dünyasında özel bir yer tutarlar. (III) Buna karşılık onların bunca yıldır dinleyici toplayabilmesini nasıl açıklamalı? (IV) Ya da daha önce hiç yayımlanmamış şarkılarından birinin ortaya çıkmasının bu kadar heyecan yaratmasını... (V) Denebilir ki kimselerinkine benzemeyen bir tarz geliştirdiklerini yadsımak olanaksız. (VI) Bunun sonucu olarak, gerek albümlerinde gerekse konserlerinde yarattıkları hava, kesinlikle benzersiz. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A) VI.
B) IV.
C) II.
D) V.
E) III.
Soru 3
Roman karakterleri, her gün karşılaşabileceğimiz insanlarla aynı değerleri paylaşmak zorundadır. Bu değerler açısından bakıldığında insanlar ne tümüyle iyi ne de tümüyle kötüdür. Hırslarımız, tutkularımız, zaaflarımız ve erdemlerimizle insanız hepimiz. Romandakilerin de üstünlükleriyle zaafları dengelenmezse roman gerçekçi oImaz, okura uzak kalır. Bu nedenle içtenliğin en gerekli olduğu türlerden biridir bence roman. Bu parçada roman karakterleriyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gerçek yaşamdaki kişilerin davranışlarını etkileyici özellikler taşımalıdır.
B) Her biri, farklı bir kişilik özelliğiyle yansıtılmalıdır.
C) Olumlu ve olumsuz yönlerinden birine ağırlık verilmeden yansıtılmalıdır,
D) Yaşanmış olayların içinden seçilerek oluşturulmalıdır.
E) Duygu dünyaları gelişmişlik göstermelidir.
Reklam
Soru 4
Bisikletime binip ovaya çıktığımda adanın büyük bir bölümü ayaklarımın altındaydı. Aşağıda göz alabildiğine uzanan bağlar, kıyıda küçük kayalıklar... Gözüm, geçmişteki o güzelim domates tarlalarını aradı. Adanın meşhur domates reçeli, bu tarlalarda yetişen yumurta biçimindeki küçük domateslerden yapılırdı. Ne yazık ki tarlaların yerini bağlar, bağevleri almıştı; iki yanım bağ, önüm çam ormanıydı. Poyraz, asma ve kurumuş ot kokusunu burnuma taşıyordu. Pek kullanılmayan eski yola saptım, adanın tek çam ormanının içinden geçen bakımsız yola girdim. Çukurların arasında zikzak yaparak yoluma güçlükle devam ettim. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisiyanlıştır?
A) Farklı duyu organlarıyla algılanan ayrıntılar vardır.
B) Eksiltili cümle kullanılmıştır.
C) Nesnellik söz konusudur.
D) Öykülemeye başvurulmuştur.
E) Betimlemeye yer verilmiştir.
Soru 5
(I) Adını, mitolojideki çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’tan alan antik kentin izlerine bu küçük kasabanın her yerinde rastlanıyor. (II) Günümüze ulaşan bu kalıntılar, çoğunlukla Roma Dönemi’ne ait. (III) Anadolu’nun Türklerin eline geçtiği dönemde ise bu kasabanın, Gereme olan adı zamanla Ören’e dönüşmüş. (IV) Şair Melih Cevdet Anday’ın doğum yeri olan Ören’in turizm ve balıkçılık dışında en önemli gelir kaynağı halıcılık. (V) Bu konuda hatırı sayılır bir üne ulaşan Milas halılarının bir bölümü, ilçeye bağlı beldelerden birindeki kadınların hünerli elleriyle dokunuyor. (VI) Beldede çarşamba günleri kurulan yerel pazar, hem bu halıların hem de çeşitli el işlerinin satıldığı, kaçırılmaması gereken değişik bir ortam. (VII) Ege şivesinin egemen olduğu tınılarla dolu renkli bir dünya. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
A) VI.
B) IV.
C) III.
D) V.
E) II.
Soru 6
Bu çalışmam sırasında, editörü olmam için önüme gelen bir dosyanın başka bir kitaptan alıntılarla dolu olduğunu gördüm. Okuduğum kimi bölümler bana bir yerden tanıdık geliyor, diyordum. Sonunda buldum. 44 sayfalık bir metnin 13 sayfası bir kitaptan alıntıydı. Bu bölümü dosyadan çıkarıp sayfa düzeni yaparak yazarına yolladım, bakalım ne diyecek, dedim. "Güzel olmuş.” demekle yetindi sadece! Bu parçaya göre, editörün sözünü ettiği yazar aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
A) Çabuk ünlenmek isteyen
B) Eleştirileceği ortamlara girmeyen
C) Kendi hatasını görmezlikten gelen
D) Kısa zamanda çok yapıt veren
E) Yararlı olabileceğine inanmayan
Reklam
Soru 7
Daktilo, çocukluğumun büyülü nesnesiydi. Babam yazmaya koyulduğunda benim dünyamdaki atlar yelelerini savurarak dörtnala koşmaya başlardı. Mürekkepli şerit ilerledikçe merdaneye sıkıştırılan kağıttaki nal izleri harflere dönüşür, babamın parmakları arasındaki dizginler yazı bitene kadar esrarlı bir diyarın rüzgarıyla titrerdi. Kabartma harflerin şeride her çarpışındaki tık tıklarla yerinden oynardı yüreğim. Tuşlara vuruşun kuvvetine göre koyu ya da silik gölgeler düşerdi perdeye. Raylarda bir kara tren görürdüm dumanlar çıkaran. Vagonları harflerle doluydu ve her istasyona birkaç cümle bırakmadan çalmazdı çanını. Satır sonlarını beklemek ise oyunun en heyecanlı yanıydı benim için. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisiyanlıştır?
A) İzlenimsel bir havası vardır.
B) Deyim kullanılmıştır.
C) Karşılaştırma yapılmıştır.
D) Pekiştirmeli sözcüğe yer verilmiştir.
E) Devrik cümleler kullanılmıştır.
Soru 8
Her yıl artan bir kitap enflasyonuyla karşı karşıyayız. Örneğin ben, yayımlanan binlerce kitabın içinden ancak yüz, yüz ellisini okuyabiliyorum. Hakkında yazı yazabildiğim kitapların sayısı ise çok daha az. Önemli bulduğum birçok güzel kitabın sözünü edemeden yıl geçiyor, öyle ki son yazılarımda, yıl içinde okuyup da sözünü edemediğim o iyi kitapların yalnızca adlarını anmakla yetindim. Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
A) Değerli kitapların azlığından
B) İstediği kadar kazanç sağlayamayışından
C) Belirli yazarlara öncelik verme zorunluluğundan
D) Yeterli zaman bulamayışından
E) Başka işlerle uğraşamayışından
Soru 9
İnsan; yaşadıkça neyin gerçek, neyin yanılgı, neyin değerli, neyin değersiz olduğunu daha net görüyor. Yaşadıklarının, edindiğin deneyimlerin seni değiştirmesine izin verdiğin; empati kurabildiğin zaman daha mutlu ve huzurlu oluyorsun. Yaşama bakışımızın kalıcı mutluluktaki payı, çok istediğimiz bir şeyi elde etmenin kısa süreli hazzından çok daha büyük. Kendimi en mutsuz hissettiğim zamanlar, içinde bulunduğum koşullara tek bir yönden baktığım zamanlardı örneğin. Şimdi ise bazı şeylerin istediğim gibi gerçekleşmeyeceğini anladığımda o konudaki beklentilerimi değiştirmeyi öğrendim. Amaçların peşinde koşmak hayata renk veriyor ama bir amaca “bağımlı” olmamayı öğrendiğinizde de mutluluk sizi bir yerlerde yakalıyor. Aşağıdakilerden hangisi, bu parçanın yazarının vereceği öğütlerden biriolamaz?
A) Bir alışkanlığından vazgeçmek istiyorsan işe, ondan bir süre uzak durarak başlayabilirsin.
B) Seni olumsuz yönde etkileyeceği düşüncesine vardığın isteklerinden vazgeçebilmeyi öğrenmelisin.
C) Olayları, kendine özgü bir biçimde değerlendirebilmelisin.
D) Karşındaki gibi düşünüp bu yolla onu anlamaya çalıştığında kendini daha iyi hissedebilirsin.
E) Tek bir noktaya odaklanarak onun, senin için olmazsa olmaz duruma gelmesine izin vermemelisin.
Reklam
Soru 10
İnsanoğlu uzun yıllar avcılık ve toplayıcılıkla hayatta kaldıktan sonra nasıl oldu da yerleşik hayata geçti ve çiftçiliğe başladı? Bu sorunun cevabının, iklim ve nüfus değişikliğiyle ilişkili olduğu düşünülüyordu. Bugüne kadarki tezler, on bin yıl önce başlayan tarımsal etkinliklerin, Neolitik devrimi tetiklediğini ve insanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğini ileri sürüyordu. Bu anlayışa göre din de yerleşik hayatın ve çok sayıda insanın bir arada yaşamasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi geçersiz kılıyor. Kazı sonuçları gösteriyor ki insanlar; yerleşmeden, tarıma başlamadan ve hayvanları evcilleştirmeden önce kapsamlı ve organize bir dine inanıyorlarmış. Bu parçadan, aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?
A) Kimi konuların, bilimsel tartışmaların dışında kaldığı
B) Sosyal bilimlerde varılan sonuçların göreceli olduğu
C) insanlık tarihinde, bilinmeyenlerin bilinenlerden çok olduğu
D) Bilimsel bilginin yeni veriler ışığında değişebileceği
E) Bir dayanağı olmayan araştırma sonuçlarının inandırıcı olmadığı
Soru 11
I. Bilgili bir insan sorunlarla nasıl baş edebileceğini bilen, disiplinli bir insandır. II. Bilmediğini bilen kişi, bilmek için kırk kapıyı daha çalması gerektiğini bilen kişidir. III. insan bilmediklerini ararken eski bilgilerini de hafızasından silip atmalıdır. IV. Bilinçli bir insan, eksik olduğunun farkına vardığında bilgileye ulaşmanın yolunu bulur. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yakın anlamlıdır?
A) II ve III
B) III ve IV
C) I ve II
D) II ve IV
E) I ve IV
Soru 12
Üzerinde yaşadığımız topraklar tüm insanlığındır, başkalarının başından geçenler bizi de etkilediği için olup biten hiçbir şeye duyarsız kalamayız. Yukarıdaki cümlede aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmuştur?
A) Yaşamın farkına varma
B) Evrensel düşünme
C) Sorumluluk duyma
D) Kendini gözetme
E) Yaşamdaki sorunları görme
Reklam
Soru 13
Gelecek, ancak bilimsel gelişmelerin ışığında ilerleyen insanlığın elinde biçimlenecektir. Yukarıdaki cümlede geleceğe şekil vermek için önemi öne çıkarılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanlık
B) Deneysellik
C) Kuşkulanmak
D) Çalışmak
E) Bilimsellik
Soru 14
Varlığımızı oluşturan insanlık değerlerinin bozulmadığı her çağda edebiyat önemsenmiş, değer bulmuştur. Yukarıdaki cümlenin yakın anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sanatın kendini hissettirdiği dönemlerde insanlık değerlerinin korunduğu görülür.
B) Toplumsal mutluluk ancak bireylerin özgür düşünebildiği ortamlarda görülür.
C) Geleceğe güven duymayan yazarlar, toplumla bütünleşmekte zorlanır.
D) Bireyin yaşamı dönüştürme gücünün en güzel aracı kuşkusuz ki sanattır.
E) İnsanlık değerlerinin varlığı, insanın var oluş nedeni olarak düşünülmelidir.
Soru 15
I. Yaşam deneyimlerini yazınsal dile dönüştürebilen bir yazarın başarıyı yakalaması kolaydır. II. Hedefe ulaşmak isteyen bir sanatçı, kendi macerasını sanatın diliyle anlatmalıdır. III. Kurmaca yapıtların hayatın gerçeğiyle birebir örtüşmesi hiçbir zaman beklenemez. IV. Müziğin düşsel dünyasıyla süslenen bir hayat, yaşanabilir düzeydedir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangi ikisi yakın anlamlıdır?
A) I ve II
B) II ve III
C) II ve IV
D) I ve IV
E) III ve IV
Reklam
Soru 16
Kötü şiir yoktur, yalnızca tam olarak anlaşılamamış şiir vardır. Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakiİerden hangisidir?
A) Bir şiirin iyi ya da kötü olması kişiden kişiye değişir.
B) Bazı şiirleri anlamak için çaba harcamak gerekir.
C) Bir şiirin niteliği ile ilgili olarak kesin yargılara varılamaz.
D) Bir şiiri anlamak için belli bir birikim gerekir.
E) Anlamayı başardıktan sonra her şiir iyidir.
Soru 17
Tarihi roman yazan hiçbir sanatçı yoktur ki tarih pınarından az ya da çok su içmemiş olsun. Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca çelişir?
A) Tarihi roman yazan kişiler, tarih konusunda belli oranda bilgi sahibidir.
B) Bir tarihi roman yazmak için mutlaka tarihi bilmek gerekmez.
C) Tarih konulu roman yazan kişiler tarihi olaylardan yararlanır.
D) Tarihi roman yazanların, anlattıkları konularla ilgili bilgisi vardır.
E) Tarih bilgisi hiç olmayan birinin tarihi roman yazdığı görülmemiştir.
Soru 18
Şiirin ortak değeri olan dil, her şair tarafından yeniden yeniden yoğrulur. Bu cümlede öne sürülen görüş aşağıdakilerden hangisidir?
A) Şairlerin, dili kullanmada çok titiz olduğu
B) Her şairin, ortak malzemesi olan dili kendine göre şekillendirip dile düzen verdiği
C) Şairlerin hepsinin dili ortak malzeme olarak bildiği
D) Şairlerin, kullandıkları dil etrafında birleştiği
E) Şairlerin kullandığı dili çok iyi bildiği
Reklam
Soru 19
Bazı insanlar, Kaf Dağı'nın ardındaki mutluluğun peşinde koşmaktan, burnunun dibindeki mutluluğu yakalayamaz. Bu cümlede anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) İnsanlar, mutlu olmak için çok çabalar; ama onu korumada aynı özeni göstermez.
B) Mutluluğu uzaklarda arayan kişiler, çok yakınlarında olan mutluluğun farkına varamaz.
C) Uzun uğraşlar sonucu mutluluğu yakalayan kişiler, onu kimseyle paylaşmak istemez.
D) Kimi insanlar, mutluluğun kolay kolay yakalanamayacak bir duygu olduğuna inanır.
E) Mutluluk göreceli bir kavramdır, bir kişiyi mutlu eden bir olay, diğerini etmeyebilir.
Soru 20
Bir eleştirmen şöyle diyor: "Eleştirinin gücü, eleğin sıkı olmasında, eleştirmenin yüreğini çıkarıp atmasındadır." Bu cümlede anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Eleştiride önemli olan, özenli ve nesnel bir tutum sergilenmesidir.
B) Eleştiride, yapıtın eksik yönleri üzerinde durulması yazara büyük yarar sağlar.
C) Yazıyı uzatmak, anlatımı gereksiz sözlerle doldurmak eleştiriyi gölgeler.
D) Bir yapıtı eleştirirken ana noktalar üzerinde durmak gerekir.
E) Yüzeysel eleştiriler, yapıtın yazarlarını memnun eder.
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, DGS (Dikey Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. DGS, önlisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için girdikleri bir sınavdır.

DGS, Sayısal Yetenek ve Sözel Yetenek olmak üzere iki ana bölümden oluşur; her bölüm 60 sorudan meydana gelir. Sayısal yetenek bölümünde temel matematik, mantık ve veri analizi; sözel yetenek bölümünde ise okuduğunu anlama ve sözel muhakeme soruları yer alır.

DGS'de yerleştirme puanı, DGS puanı ile önlisans not ortalamanızın (AGNO) birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Bu nedenle hem sınav puanına hem de AGNO'ya dikkat etmek gerekir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Sayısal ve sözel yetenek bölümlerine dengeli çalışın
  • AGNO'nuzu yüksek tutmaya özen gösterin
  • Geçmiş yıl DGS sorularını mutlaka çözün
  • Zaman yönetimi için düzenli deneme sınavı çözün