1. Öykülerini beklenmeyen sonuçlarla bitirip, büyük bir merak uyandırarak okuyucuyu etkiler. Öykülerdeki küçük olay ve hareketleri zevkli bir anlatışla zenginleştirir. Bu öyküleri, zengin iç olaylar ve iç fikirlerle süsler. Bütün bunlar, bu yazarın öykücülüğünün en önemli özellikleridir. Bu parçada sözü edilen yazarın öyküıeriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Evrensel konuları işlemeye özen gösterir.
- B) Öyküleri beklenmedik sonuçlarla biter.
- C) Okuyucunun merakını artıracak yollara başvurur.
- D) Öyküleri içinde değişik olay ve düşüncelere yer verir.
2. Yaşayan Türk ressamları dizisini yenileyip, gerçek anlamda bir sanat kitaplığı oluşturmak istedik. Kısa bir sürede, üç kuşak sanatçıyla ilgili 26 kitap yayımladık. Plastik sanatlara ilgi duyan her kişi ve kurumun kütüphanesinde bulunması gereken kitaplardı bunlar. Tümü bez ciltli, nitelik olarak kusursuz. Yıllardır özenle edindiğim yabancı sanat kitaplarını hiç aratmayacak titizlikle basılıp ciltlenen bu kitaplar, yaşayan plastik sanat ustalarımızla birlikte, genç kuşak sanatçılarına da gereğince yer veriyor. Yayınevimizin bu çalışmasının Türk plastik sanatları dünyasına önemli bir katkıda bulunduğuna inanıyorum. Bu parçada sözü edilen yayınevinin çalışmalarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Ressamlarla ilgili bir sanat kitaplığı oluşturmayı amaçladığı
- B) Değişik kuşaklara ait ressamlarla ilgili kitaplar yayımladığı
- C) Yayımladığı kitaplarda ustalarla birlikte genç sanatçılara da yer verdiği
- D) Türkiye'de bu alanda yapıtlar yayınlayan ilk yayınevi olduğu
3. Söz konusu romanın yazarı 1990-1995 yılları arasında İsveç'in Ankara büyükelçisi olarak ülkemizde bulunmuş. Tarih ve siyaset bilimi eğitimi gören, doktora çalışmasını devletler hukuku dalında yapan yazar; Bonn, Varşova, Addis Ababa'daki görevinin ardından Saraybosna'da çalışmış. Türkiye üzerine kimi gözlemlerini bir yayınevinin kültür dizisi içinde yer alan "Türkiye Avrupa'nın Eşiğinde" adlı kitabında anlatmakta. Yazar Türkçeye aktarılan kitabında Osmanlıların Viyana'yı kuşatmasından günümüze, birkaç çizgiyle Türkiye'nin genel bir fotoğrafını çıkardıktan sonra, kendisinin de tanık olduğu "özel" günlerin muhasebesini yapıyor. Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) Yalnızca tarih alanında eserler verdiği
- B) Kitabında, Osmanlılardan günümüze Türk tarihi ile ilgili genel değerlendirme yaptığı
- C) Kitabında bazı özel günleri değerlendirdiği
- D) Türkiye ile ilgili gözlemlerini bir kitap olarak yayımladığı
4. Estetik açıdan güzellik, kişisel olduğu için şartlara göre değişir. Benim güzel bulmadığım bir sanat eseri başkası için güzel olabilir. Modern sanat alanında görecelilik daha ön plandadır. Mesela bir sanatçı çıkıyor paslı teneke ve çivilerle bir düzenleme yapıyor, ayakta alkışlanıyor. Modern sanat dünyası içinde yaşamayanlar bundan bir şey anlayamazlar. Bu parçadan çıkarılamayacak yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Güzellik anlayışı şartlara göre değişir.
- B) Sanatta güzellik göreceli bir kavramdır.
- C) Sanat eseri her insana aynı şeyleri anlatır.
- D) Görecelik, modern sanatta daha çok göze çarpar.
5. Burası 1950'1erde dünyanın en renkli ve güzel kentlerinden biriydi. Son gittiğimde binaların çok yıpranmış olduğu dikkatimden kaçmadı. Kimileri bu durumun nedenini halkın yoksulluğu ile açıklıyor. Ancak ben ülkemizde en yoksul kişilerin bile evlerine belirli bir özen gösterdiklerinden yola çıkarak buradaki evlerin bu denli harap duruma düşmesini halkın yoksulluğundan çok bir ev kültürünün gelişmemesine bağlıyorum. Şimdilerde bu eski binaları yabancı firmalar aslına uygun olarak onarıyor sonra da merkez ya da şube olarak kullanıyor. Bu parçada yazar sözünü ettiği yer ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
- A) Halkta bir ev kültürünün gelişmediğine
- B) Şimdilerde binaların yıpranmış olduğuna
- C) Bir zamanlar güzel bir kent olduğuna
- D) Halkın, yoksul olduğu için evlere özen göstermediğine
6. Sait Faik lüzumlu adam olmak istiyor; bir işe girmek, kahve açmak, bilet toplamak, karpuz sergisi kurmak, gazetecilik yapmak, balıkçılıkla geçinmek, şu ya da bu... Ama her şeye rağmen o, yaptığı işin önemini biliyordu. Öykü yazmanın da yeteri kadar önemli, hem de çok önemli bir uğraş olduğuna inanıyordu. Bunu açıkça söylemese de, yazmasa da; ikide bir öykü yazmaktan yakınsa da; yazmanın, sanatın bir ulus için, insanlığın tümü için en gerekli bir uğraş olduğunu biliyordu. Yazmadan duramayacağını anlayıp kalemini tutup öptüğü o an bunu olanca derinliğiyle duymuştu. Bize de duyuracağına inanmıştı. Öykülerinin gücü, kalıcılığı da bu inançtan, bu güvenden geliyor. Bu parçada, Sait Faik'le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Yazı yazmaktan uzak kalamadığına
- B) Basit gibi görünen işleri yapmayı da, yazarlık kadar önemli saydığına
- C) Yazı yazmanın bütün insanlık için yararına inandığına
- D) Öykülerindeki başarının sürekli ve düzenli yazmaktan kaynaklandığına
7. Sanatçı, bu çalışmasıyla başlı başına bir sanat nesnesi niteliği taşıyan atlar hakkında bizi aydınlatmakla kalmıyor; Osmanlı dönemi at kültürü hakkında da bize ayrıntılı bilgiler veriyor. Ayrıca sanatçı bu çalışmasında 19. yüzyılın usta ressamı Degas'nın yarış atlanna, kendine özgü yorumlar getiriyor. Osmanlı sarayı at kültürünü incelerken, Topkapı Sarayı koleksiyonundaki değerli at takımlannın üzerindeki tozları siliyor, onları ilk kez okurun karşısına çıkarıyor. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Çalışmasıyla Osmanlı dönemi at kültürüne ışık tuttuğuna
- B) Bir sanat öğesi değeri taşıyan atlarla ilgili çalışmalarının bulunduğuna
- C) Ülkemizde at kültürüyle ilgili ilk kitabı yazdığına
- D) Topkapı Sarayı'ndaki at takımları koleksiyonundaki parçaları tanıttığına
8. Romanın sonuna yaklaşırken yavaş yavaş romandaki kişileri ilgilendiren gizemler çözümlenerek açığa kavuşuyor. Çözümler olağan polisiye romanlarda olduğu gibi akla ve gerçeğe ters düşmeyecek tarzda. Örneğin, şeytanın ya da dünyayı yöneten karanlık güçlerin etkisini görmüyoruz. Sadece insanların hırsları ve vazgeçemeyecekleri istekleriyle karşılaşıyoruz. Yani, yazar düş gücüyle oluşturmamış romanı. Ayrıca romanda kimi yerlerde bilinçli bir şekilde kadın kahramanların bir adım önde gösterildiğini de söyleyebiliriz. Bu parçada sözü edilen romanla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
- A) Olayların mantığa uygun olduğuna
- B) Polisiye romanlardan farklı özellikler taşıdığına
- C) Kadın kahramanların öne çıkarıldığına
- D) Roman ilerledikçe gizli yönlerin açığa kavuştuğuna
9. Aşağıdaki görselde Kerem’in, bir su altı araştırması sırasında giydiği dalgıç kıyafetinin özellikleri verilmiştir. Kerem, araştırmadan sonra bu dalış deneyimiyle ilgili şunları söylemiştir: • Dalış boyunca su içerisinde hareket etmekte zorlanmadım. • Suya dalarken ve su yüzeyine çıkarken hiç güçlük çekmedim. • Su soğuk olmasına rağmen vücut ısımı kaybetmeden dalış yapabildim. Aşağıdaki dalış araçlarından hangisi Kerem’in bu cümlelerde anlattığı durumların herhangi biriyle ilgili değildir?
- A) Vana
- B) Denge yeleği
- C) Dalış tüpü
- D) Kuru giysi
10. En eski dostlar, çocukluktan kalma defterler gibidir. Okul sıralarında birlikte dirsek çürüttüğümüz, teneffüslerde sohbete daldığımız, geçen yıllara rağmen yanımızda olan dostlar… Sayısız defter bitiririz ama bazılarının içindeki yazıları yıllar geçse de unutamayız, her okuduğumuzda güzel hisler yaşarız. Haziran ayının sonu olmasına rağmen burada şaşırtıcı bir hava hâkim. Yılın bu zamanları kavurucu sıcaklara alışık biri olarak böylesine güzel bir Çukurova havasını hiç beklemiyordum. Buraya ilk gelişim birkaç yıl önce belgesel çekimleri içindi. O zaman da Çukurova’nın uçsuz bucaksız tarlalarına dalıp gitmiş, Yaşar Kemal’i bol bol anmıştım. Bu metinlerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Karşılaştırmaya yer verilmesi
- B) Benzetme yapılması
- C) Nesnel anlatıma başvurulması
- D) Örneklendirmeden yararlanılması
11. Denizli’ye bağlı Buldan’daki antik kentte Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yürütülen kazı çalışmaları devam ediyor. Büyük Menderes Nehri kıyısında bulunan Yenicekent Mahallesi’ndeki tepelik alana kurulan antik kentte 2012 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları sonucu birçok yapı keşfedildi. Bu parçada aşağıdaki yazım kurallarından hangisinin örneği yoktur?
- A) Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler “etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak” yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır
- B) “Saray, köşk, han, kale, köprü, kule, anıt vb.” yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar.
- C) Yer adlarında ilk isimden sonra gelen ve “deniz, göl, dağ, boğaz vb.” tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar
- D) Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar
12. Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin açıklaması yanlış verilmiştir?
13. Tardigradlar olarak da adlandırılan su ayıları denizlerde, tatlı sularda, karalarda yaşayan mikroskobik canlılardır. Su ayılarının ortalama uzunluğu 0,1 ila 1 milimetre arasındadır. Vücutları, her birinde pençeli bir çift bacak olan dört gövde ve bir baştan oluşur. Su ayıları, yaşam koşullarının canlılar için uygun olmadığı durumlarda metabolizma faaliyetlerinin neredeyse durma noktasına geldiği pasif bir hâle geçer. Bu özellikleri sayesinde çok yüksek yerlerde, denizlerin derinliklerinde ve Antarktika gibi çok soğuk bölgelerde hayatta kalabilir. Bir araştırmada, -200 derece sıcaklıkta kuruyan ve ölü gibi görünen su ayılarının nemli ortama girdiğinde kısa sürede eski hâline döndüğü tespit edilmiştir. Bu parçadan su ayıları ile ilgili, I. Çok zor şartlarda bile yaşamını sürdürebilmektedir. II. Çıplak gözle görülemeyen bir varlıktır. III. Yaşayabilmeleri için vücutlarının etrafında bir su tabakası olması gerekir. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I ve II
- B) Yalnız III
- C) II ve III
- D) Yalnız I
14. Aşağıdaki grafikte Türkiye’deki üç farklı kütüphane türü ile Millî Kütüphanede 2017-2021 yılları arasında bulunan kitap sayıları verilmiştir. Bu grafikten aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
- A) Millî Kütüphanedeki kitap sayısında, 2020 yılında bir önceki yıla göre azalma olmuştur.
- B) Örgün ve yaygın eğitim kurumu kütüphanelerindeki kitap sayısı, verilen yıllarda diğer kütüphane türlerinin her birindeki kitap sayısından fazladır.
- C) 2017 ve 2018 yılında halk kütüphanelerinde bulunan kitapların sayısı aynıdır.
- D) Üniversite kütüphanelerindeki kitap sayısı 2018-2021 yılları arasında her yıl bir önceki yıla göre artış göstermiştir.
15. Sıfat-fiil eki alan bazı sözcükler, fiilimsi özelliğini kaybeder ve bir varlık ya da kavramın adını karşılayarak kalıcı isim olur. Örneğin “keser” sözcüğü, sıfat-fiil eklerinden biri olan “-er” ekini almasına rağmen bir aletin adını karşıladığı için kalıcı isim olmuştur. Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde sıfat-fiil eki aldığı hâlde kalıcı isim olmuş bir sözcük vardır?
- A) Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururkenYazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz
- B) Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbulGörmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer
- C) Bursa’da eski bir cami avlusuKüçük şadırvanda şakırdayan su
- D) Ağaçların daha bu bahçelerdeBütün yemişleri dalda sarkıyor
16. Bu sabah erkenden kalktı. Her zamanki gibi elini yüzünü yıkayıp saçlarını taradı. Güneş, yeni yeni gösteriyordu yüzünü. Pencereyi açıp derin bir nefes aldı. Güneşin doğuşuyla aydınlanan gökyüzünü ve ufku taradı uzun bir süre. Sonra bahçenin ayrık otları ve taşlarla dolu toprağına takıldı gözleri. Dışarı çıkarak kullanacağı malzemeleri hazırladı özenle. Bahçenin bir bölümünü dikkatlice belledi. Toprağı tırmıkla tarayıp taşları ve otları ayırdı. Bu parçada “taramak” sözcüğü aşağıdaki anlamlarından hangisini karşılayacak şekilde kullanılmamıştır?
- A) Dikkatle bakmak, süzmek
- B) Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- C) Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek
- D) Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri ayıklamak
17. Stres, vücudun her türlü uyarana yanıt verme yoludur. Beyin, tehlike altında olduğunu hissettiğinde vücudu harekete geçiren stres hormonu salgılar. Bu hormonun etkisiyle kalp atışları hızlanır, kan basıncı yükselir ve duyular keskinleşir. Böylece odaklanma hızı ve dayanıklılık artar. “Savaş ya da kaç” tepkisi olarak bilinen bu durum, vücudu korumanın yoludur. Ancak stres hormonunun salgılanması olumlu bir durum gibi görünse de bunun süreklilik arz etmesi vücuda zarar verir. Gözümüze güneş geldiği için kaşlarımızı çattığımızda bile beynimizin üzgün olduğumuzu sanarak stres hormonu salgıladığını düşünürsek stresi kontrol etmenin ruh ve beden sağlığımız için ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz. Bu metinden “stres hormonu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) Stres dışındaki durumlarda da salgılanabilmektedir.
- B) Vücuda faydası ve zararı, salgılanma sıklığına göre değişmektedir.
- C) Stres gerektirmeyen durumlarda salgılanması vücut için faydalıdır.
- D) Vücudun, tehlikelere karşı kendisini savunması için salgılanır.
18. 1970’li yıllarda bir deterjan markasının ürün müdürü, satışları artırmak için yeni bir pazarlama yöntemi geliştirdi. O yıllara kadar uygulanan yöntem, bütün deterjan paketlerinin içine hediye olarak bir çay kaşığının konulmasıydı. Ürün müdürünün geliştirdiği yeni yöntemde ise her pakete basit, ucuz ama ihtiyacı karşılayan bir hediye konulacak ve bu hediyeler birbirinden farklı olacaktı. Çamaşır mandalı, saç tokası, anahtarlık gibi hediyeler hazırlandı ve kapalı paketlere birer tane konuldu. Paketlerin üzerine “Her pakette bir hediye, bizde boş yok!” yazıldı. Bunun üzerine müşteriler paketlerin içinden çıkacak ürünü öğrenmek istedikleri için deterjana büyük ilgi gösterdi ve satışlar kısa sürede on kat arttı. Bu metne göre söz konusu kampanyanın başarılı olmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Üründen çıkacak hediyenin merak edilmesi
- B) Tüm paketlere hediye konulması
- C) Kampanyanın kısa ve öz bir cümleyle duyurulması
- D) Hediyelerin toplumun her kesimine hitap etmesi
19. Özne, yüklemde bildirilen yargıyı gerçekleştiren veya o durumda bulunan ögedir. Yükleme sorulan “ne, kim” soruları cümlede özneyi buldurur. metninde numaralanmış cümlelerin hangisinde altı çizili bölüm özne değildir?

- A) II.
- B) III.
- C) I.
- D) IV.
20. • Karasal tuzlu sulardan lityum elde edilirken önce, havuzlarda biriktirilen tuzlu suyun açık havada güneş enerjisi ile kendi kendine buharlaşması beklenir. Daha sonra çökeltideki lityum karbonat ayrılır. Ancak tuzlu suyun içinde yüksek oranda magnezyum bulunması ayrıştırma sürecinin verimini düşürür ve maliyeti artırır. Bu nedenle karasal tuzlu sulardan lityum çıkarılması için magnezyum/lityum oranının en çok 6/1 olması gerekir. • Türkiye’nin farklı bölgelerinde lityum kaynakları bulunuyor. Ancak bunlar ekonomik değeri olan kaynaklar değil. Örneğin Tuz Gölü’nde bir litre tuzlu suda 325 miligram lityum bulunuyor fakat yüksek oranda magnezyum içermesi nedeniyle Tuz Gölü’nden lityum elde edilmesi hayli güç. • Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü (Eti Maden) bor madeninin işlendiği fabrikalarda ortaya çıkan sıvı atıklardan geri dönüşüm yöntemiyle lityum elde edilmesi için bir teknik geliştirdi. Eti Maden tarafından geliştirilen lityum karbonat üretim tekniğiyle sıvı atığın yaklaşık %90’ı geri dönüştürülüyor. Bu sayede atık miktarında ciddi bir azalma da sağlanıyor. Aşağıdaki sorulardan hangisi bu parçalardan herhangi biriyle ilişkilendirilemez?
- A) Türkiye’de lityum var mıdır?
- B) Hangi sıvı atıklardan lityum üretilebilir?
- C) Lityum nasıl elde edilir?
- D) Lityum hangi alanlarda kullanılır?