1.
Aşağıdaki grafikte bir ülkenin 2015 yılındaki buğday ürünleri ihracat miktarı gösterilmiştir. Bu ülkenin 2016’daki buğday ürünleri ihracat miktarı ile ilgili şu sonuçlara ulaşılmıştır:

• En az ihraç edilen ürün makarnadır.
• Un ihracatında 2015’e göre azalma gözlenmiştir.
• 2015’te en çok ihraç edilen ikinci ürün, 2016’da ilk sıraya yükselmiştir.
• 2015’te en az ihraç edilen ürün, 2016’da en çok ihraç edilen üçüncü ürün olmuştur.
Buna göre sözü edilen ülkenin 2016 yılı buğday ürünleri ihracatını gösteren grafik aşağıdakilerden hangisi olabilir?
2.
Aşağıdaki medya metinlerinden hangisinin yazılış amacı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
- A) Kahve, Anadolu’nun dillere destan konukseverliğinin en önemli göstergelerinden biridir. Anadolu’da sizi acı bir kahve içmeye çağıran kişiye “Neden acı kahve?” diyemezsiniz. Bu acılıkta, yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk vardır. Bu yüzden “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” sözü Anadolu’nun her yerinde, her zaman söylenir durur. (Kültür aktarma)
- B) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) dünyanın en büyük fizik laboratuvarıdır. On iki Avrupa ülkesi tarafından 1954’te kurulmuştur. CERN’e üye ülkeler kendi olanakları ile gerçekleştirecekleri yüksek maliyetli araştırmaları burada yapmaktadır. 2015’ten beri CERN’e üye olan Türkiye de oradaki çalışmalara katılabilmektedir. (Bilgilendirme)
- C) Buğday unu tüketimi ile obezite arasında doğrudan bağlantı kurulamıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre Fransa’da kişi başına düşen buğday tüketimi Amerika’dakinden %50 fazla olmasına rağmen obezite oranı Amerika’dan çok daha düşük. İtalya’da ise Amerika’dakinin iki katı buğday tüketilmesine rağmen obezite oranı Amerika’dakinin dörtte biri oranında. (İkna etme)
- D) Dünyadaki böcek türlerinin sayısı her geçen yıl azalıyor. Bu azalmaya zirai endüstri, doğal ortamların yok edilmesi, böcek ilacı kullanımı ve iklim değişikliği neden olmaktadır. Araştırmacılar önümüzdeki 30-40 yıl içinde gıda üretme yöntemleri değiştirilmezse böceklerin yok olacağını vurguluyor. (Olay yorumlama)
3.
Aşağıdaki metinlerden hangisine “Sosyal Medyanın Tüketici Davranışlarına Etkisi” başlığının getirilmesi en uygundur?
- A) Sosyal medya bağımlılığı, özellikle akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle giderek arttı. Görünür olma ve başkalarının hayatını takip etme isteğinin günümüzde kimileri için abartılı bir hâl aldığını söyleyen uzmanlar, sosyal medya bağımlılığının kontrol altına alınmadığı takdirde kaygı bozukluklarından depresyona kadar pek çok zararı olabileceğini vurguluyor.
- B) Sosyal medyada bulunan içerikler, bunlardan yararlananların tutumunu ve sosyal medya pazarlamasını biçimlendirmektedir. İnsanlar, bir ürünü satın almaya karar verme noktasında sosyal medyadaki kullanıcı veya firma tarafından oluşturulmuş içeriklerden etkilenmektedir.
- C) Son dönemlerde toplumsal hayatta yaşanan birçok gelişme internetin doğrudan ya da dolaylı etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Sosyal medya adı verilen bu yeni iletişim mecrası, eski medya araçlarından farklı ve yaşadığımız zamanın ruhuna daha uygundur.
- D) İnsanlık tarihi boyunca var olan iletişim, çağımızda yeni bir boyut kazanmıştır. Hızla değişen teknoloji, giderek artan istek ve ihtiyaçlar birtakım iletişim araçlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu iletişim araçlarının en önemlisi günümüzde çok etkin kullanılan internettir. İnsanlar, internet ve sosyal medya sayesinde yeni iletişim olanaklarına sahip olmuşlardır.
4.
Toplum içine girdiğimde en çok karşılaştığım sözler şunlar oluyor: “Size çok imreniyoruz, okuyacak ne çok vaktiniz oluyor. Sosyal medyadan paylaştığınız kitapları hevesle alıyor ama onları okuyacak vakti bir türlü bulamıyoruz.” Hâlbuki - - - -. Okumak hayatı anlamayı ve anlamlandırmayı kolaylaştırdığı için her anımızda, başka zevk arayışına girmeden bir kitabın sayfalarına demir atıveririz.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) okuyacak zamanımız olduğu için okumayız, okumaktan keyif aldığımız için okuruz
- B) biz yazarlar da onlardan çok farklı değiliz, hayat telaşı içinde okumaya zaman bulamıyoruz
- C) zaman yetersizliği, yalnız okurların değil, toplumun genel bir sorunudur
- D) okumak, gerçekten de öyle ayaküstü yapılabilecek, geçiştirilecek bir eylem değildir
5.
Bazı Nasrettin Hoca fıkralarında, insanlara bireysel özelliklerini göz önünde bulundurarak davranmak gerektiği vurgulanır.
Aşağıdaki fıkralardan hangisi bu cümlede sözü edilen duruma örnek olabilir?
- A) Hoca’nın cimri komşusu bir gün göle düşer. Arkadaşları ona yardım etmek için “Elini ver de seni çıkaralım.” derler. Fakat cimrilik, ruhuna öyle işlemiştir ki boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına rağmen elini vermek istemez. Komşusunu çok iyi tanıyan Hoca “Al elimi de seni çıkarayım.” deyince adam, Hoca’nın elini tutar ve boğulmaktan kurtulur.
- B) Nasrettin Hoca bir gün yoğurt mayalamak için göl kenarına gitmiş. Göle kaşık kaşık yoğurt dökmeye başlamış. Gölün etrafında piknik yapan köylüler şaşırmış. İçlerinden biri, Hoca’nın yanına gelerek şöyle demiş:– Hayırdır Hoca’m, ne yapıyorsun böyle?– Göle yoğurt çalıyorum.– İlahi hocam, göl maya tutar mı?– Ya tutarsa…
- C) Hoca bir gün pazarda bir papağanın çok pahalı satıldığını görünce gidip evden hindisini getirmiş ve yüksek bir fiyata satmaya çalışmış. Yanındakiler gülerek “Hoca’m, bu hindi bu kadar para eder mi?” diye sormuşlar. Hoca, papağana da çok yüksek bir fiyat istediklerini söyleyince “O papağan konuşur da ondan pahalıdır.” demişler. Hoca, “O konuşursa bu da düşünür.” cevabını vermiş.
- D) Adamın birine babasından büyük bir miras kalır. Kısa zamanda bu mirası tüketen adam, Hoca’ya gelerek “Elimde avucumda hiçbir şey kalmadı Hoca’m, bana bir çare!” diye yalvarır. Hoca, gayet sakin bir şekilde “Merak etme, yakında bu dertten kurtulursun.” der. Adam, sevinçle “Yoksa tekrar zengin mi olacağım?” deyince de “Hayır, parasızlığa alışacaksın!” karşılığını verir.
6.
Bugünkü sanat iklimi, sanatçılardan toplumun dertlerini ele alan şiirler istiyor. Ben de genç bir şair olarak böyle şiirler yazmaya çalışıyorum. Peki, ödevimi tam olarak yerine getirebiliyor muyum, dertlerinin çaresini arayan halka rehberlik edebiliyor muyum? Ne gezer! Bir türlü yapamıyorum. Çünkü yazdığım şiirler, o şiirleri doğuran şartların gerisinde kalıyor. Hayat benden daha hızlı gidiyor, toplum benden daha fazlasını istiyor. Toplum beni takip edecekken ben toplumu takip ediyorum. Bu yüzden son zamanlarda büyük şairlerin, zamanı yakalamaya çalışırken izlediği yöntemlere daha fazla odaklanıyorum.
Kendisinden böyle söz eden bir şair aşağıdakilerin hangisinde verilenlerle nitelendirilebilir?
- A) Kendine güvenen - Başkalarını önemseyen
- B) Gayretli - İçe dönük
- C) Öz eleştiri yapabilen - Gelişime açık
- D) Şüpheci - Umutlu
7.
Besinler, mineral içeriğine göre asitli ve alkali olarak sınıflandırılmaktadır. Bir besinin asit ve alkali derecesini belirtmek için pH cetvelindeki 0-14 arası değerler kullanılır. Bu cetvele göre sınıflandırılan besinlerin bazı özellikleri aşağıda verilmiştir.
● 4-7 arası pH değerlerine sahip besinler: Asitli olarak adlandırılan bu besinler, fazla tüketildiğinde vücut direncini düşürür. Vücut, dengeyi sağlayabilmek için kemik ve kaslardan magnezyum, kalsiyum, çinko gibi alkali mineralleri kullanmaya ve fazla asidi dokularda depolamaya başlar. Bu da eklem ve kas ağrıları, yorgunluk, saç dökülmesi gibi rahatsızlıklara neden olmaktadır.
● 7 pH değerinde olan besinler: Asit ve alkali bakımından nötr (etkisiz) besinlerdir.
● 7-10 arası pH değerlerine sahip besinler: Alkali olarak adlandırılan bu besinler kanın temizlenmesini sağlar, yüksek magnezyum ve potasyum içerdiğinden vücuda direnç kazandırır.
Aşağıdaki tabloda bazı besinler pH cetveline göre sınıflandırılmıştır.

Bu metin ve tablodan hareketle aşağıdakilerin hangisi söylenemez?
- A) Lahana ve kayısı, vücuda direnç kazandıran besinlerdir.
- B) Et ürünlerinin fazla tüketilmesi eklem ve kas ağrılarına yol açabilir.
- C) Pişmiş ıspanak ve siyah çay, kanı temizleme özelliğine sahiptir.
- D) Peynir, fındık ve yulaf saç dökülmesine neden olabilir.
8.
Küresel Tohum Deposu, Norveç’te bulunuyor. Burada, dünyanın her köşesinden toplanan 4,5 milyon bitki tohumunun her birinden beş yüz, toplamda 2,25 milyar örneğin depolanması hedefleniyor. İstenen çeşitliliğe ve sayıya ulaşıldıktan sonra depo kapılarının kapatılması, gerekli olmadıkça da depoya giriş ve çıkışların durdurulması planlanıyor. Bir sığınağı andıran bu depo, her biri yirmi yedi metre uzunluğunda, on metre genişliğinde ve altı metre yüksekliğinde üç ana bölümden oluşuyor. Yerin yüz yirmi metre altında bulunmasına rağmen deniz seviyesinin üstünde kalan depo, buzullar erise dahi, yükselen deniz sularının altında kalmayacak ve kutuplardan gelen soğuklardan faydalanacak şekilde özenle konumlandırılmış. Nem düzeyi düşük bir ortamda ve -18 derece sıcaklıkta korunan bitki tohumlarının, içinde bulundukları ortamda yıllarca bozulmadan kalacağı düşünülüyor.
Bu metinde “Küresel Tohum Deposu” ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Yapı özelliklerine
- B) Taşıdığı öneme
- C) Kuruluş amacına
- D) Ortam koşullarına
9.
Bu görseldeki bilgilerden hareketle Göbeklitepe ile ilgili,

I. İnanç tarihine ait bilgileri altüst eden bir tapınaktır.
II. İçindeki T biçimli ve hayvan figürlü dikili taşlar insanı temsil etmektedir.
III. Türkiye’nin, Dünya Miras Listesi’nde Göbeklitepe dışında da eserleri vardır.
yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
- A) Yalnız III
- B) I ve II
- C) II ve III
- D) Yalnız I
10.
● Daha az izle, daha fazla yap.
● Daha az kork, daha fazla dene.
● Daha az yargıla, daha fazla kabul et.
Aşağıdaki özdeyişlerden hangisi bu cümlelerin herhangi biriyle anlamca ilişkilendirilemez?
- A) Güllerin dikeni olduğundan yakınma, dikenlerin gülü olduğuna şükret.
- B) Seni hayallerine ulaştıracak en önemli şey cesaretindir.
- C) Hayata seyirci kalmaktansa çaba gösteren bir oyuncu ol.
- D) Elindekiyle yetinmeyen, elde edeceği ile de yetinmez.
11. Kuşkusuz gençlerin eleştirmenleri dinlemesi, yazılarını onların belirttiği ölçülere göre yazması yararlı olur. Bu cümledeki anlatım karışıklığı aşağıdakilerin hangisiyle giderilir?
- A) “belirttiği” yerine “bildirdiği” sözcüğü getirilerek
- B) “Kuşkusuz” sözcüğü “yazması” sözcüğünden sonra getirilerek
- C) “ölçülere” yerine “kurallar” sözcüğü getirilerek
- D) “onların” sözcüğü atılarak
- E) “yararlı” yerine “faydalı” sözcüğü getirilerek
12. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Nesne eksikliği
- B) Dolaylı tümleç eksikliği
- C) Yanlış anlamda sözcük kullanımı
- D) Tamlama yanlışlığı
- E) Özne-yüklem uyuşmazlığı
13. Aşağıdakilerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
- A) Sinemacıların, edebiyat yapıtlarını halka tanıtmaları gerekir.
- B) Geçen yüzyılın sonunda, sinemaya aktarılan romanların sayısı arttı.
- C) Edebiyat ve müzik olmasaydı sinema bu kadar hızlı gelişmezdi.
- D) Halkın sinemaya aktarılan romanlarla ilgisinin çoğalması yazarları sevindiriyor.
- E) Sinema, edebiyatla birlikte müziğin olanaklarından da yararlanmaktadır.
14. I. Bugün GAP projesine yeterince ödenek ayrılmadığı için bu proje neredeyse durma noktasına gelmiştir. II. Sınav giriş belgesi gelmeyenler ,ÖSYM merkezine başvursun. III. Görevliler , LYS sınavının yapılacağı okulların önündeki satıcılara bağırmamalarını söyledi. IV.KPSS’ye on beş binin üzerinde yaklaşık on üç bin öğretmen adayı girdi. V. KKTC cumhuriyetine her alanda destek olmalıyız ,dedi. Yukarıdaki cümlelerdeki anlatım bozukluğunun hangisi farklı bir nedenden kaynaklanmaktadır?
- A) III.
- B) V.
- C) I.
- D) IV.
- E) II.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış yapılandırılmış bir sözcükten kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazımını bilmediğiniz bir kelime olursa, İmla Kılavuzu’na bakınız.
- B) Uzun süredir bu mahallede kasapçılık yapan Levent Efendi, dün vefat etti.
- C) Yolsuzluk yapanlara gereken ceza verilmelidir.
- D) Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır.
- E) Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
16. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
- A) Temel cümleye nesne getirilmesiyle
- B) "Kapıdaki" sözünden "-ki" ekinin kaldırılmasıyla
- C) "içeriye" sözcüğünden hal ekinin atılmasıyla
- D) "almıyorlardı" yerine "sokmuyorlardı" sözünün getirilmesiyle
- E) Yüklemin üçüncü tekil kişiyle çekimlenmesiyle
17. “Geçtiğimiz ay okulda yapılan toplantıya katılamamıştım.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) Özne – yüklem uyuşmazlığı
- B) Çatı uyuşmazlığı
- C) Mantık hatası
- D) Gereksiz sözcük kullanımı
- E) Tümleç eksikliği
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eğer sütü çok dışarıda bırakırsanız, süt bozulur.
- B) Penceremden uçan kuş sürülerini izliyordum.
- C) Sanatçının eserini yazdığı mekan uygunsa, tabi ki daha orijinal eserler yazacaktır.
- D) Günde on kez telefon satan dükkana uğrardı.
- E) Rüştü, iyi bir kaleci; ancak fazla topla oynuyor.
19. “Bir cümlede aynı ekleri alan kelimelerin peş peşe sıralanması bir anlatım kusurudur.” Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir anlatım kusuru vardır?
- A) Yıllardır yaşadığım ve çok sevdiğim bu şehri, Adana’yı, bırakıp İstanbul’a gideceğim.
- B) İyi ya da kötü bir şey yoktur sadece düşünce onu öyle yapar.
- C) Sokağa çıkıp biraz gezip arkadaşlarımla sohbet edip sonra eve gelip yattım.
- D) Şu anki eğitim sistemimiz tek tip insan yetiştirmektedir.
- E) Akıl kendine ait bir yerdedir ve orada cehennemi cennete ya da cenneti cehenneme çevirebilir.
20. (I) Ben ve birkaç arkadaşım, adanın öteki kıyısına çıktık. (II) Diğerleri bizimle gelmek istemedikleri için geride kaldılar. (III) Adanın içine doğru yürümeye başladık. (IV) Artık ne biz onları ne de onlar bizi görebiliyorlardı. (V) Bir süre sonra karşımıza tahtadan yapılmış, küçük bir kulübe çıktı. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) I.
- B) V.
- C) IV.
- D) III.
- E) II.