1. - - - -. Örneğin kek pişirmeyi ele alalım. Ürünün tadı; farklı sürelerde yüksek sıcaklıklara maruz bırakılan tereyağı, şeker ve un gibi bileşenlerin etkileşimiyle ortaya çıkar. Kekin tadı; yüzde şu kadar un, yüzde bu kadar tereyağı gibi parçalara ayrılamaz. Her bileşen, ürüne katkı sağlamıştır. Şiir için de aynı durum geçerlidir. Bu parçanın başına anlam akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
- A) Şiir, sözcüklerle güzel olana ulaşma sanatıdır.
- B) Şiir, anlaşılmak için değil hissedilmek içindir.
- C) Şiir, ses ile anlam ortaklığından oluşur.
- D) Şiir, düzyazıya çevrilemeyen dildir.
2. ABD’de bulunan Steward Gözlemevindeki gök bilimciler Dünya’nın yörüngesinde dolanan bir gök cismi keşfettiler. Tıpkı Ay gibi, Dünya’nın çevresinde döndüğü için bu gök cismine “Mini Ay” dendi. Resmî adıysa “2020 CD3” oldu. Gök cisminin çapının 1,9 ila 3,5 metre arasında olduğu belirlendi. Yani yaklaşık bir otomobil kadar! Bu parçada, aşağıda işlevi verilen noktalama işaretlerinden hangisinin örneği yoktur?
- A) Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için virgül kullanılır.
- B) Özel olarak vurgulanmak istenen sözler tırnak içine alınır.
- C) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti konur.
- D) Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarelerin sonuna ünlem işareti konur.
3. Dünyaya sana ait bir ses, bir renk, bir ezgi, bir eda, bir duruş, bir cümle bırak. Sana has bir düşüş bırak. Koşmak zorunda değilsin, düşersen kalkmak zorunda değilsin. Düştüysen bir süre çimenlerin tadını çıkarabilirsin. Sana sürekli koşmanı söylüyorlar. Yarışmanı, birilerini arkada bırakmanı, ipi önce göğüslemeni bekliyorlar. Hep daha hızlı koşmanı istiyorlar. Bense sadece annenin, çocukluğunda sana söylediği bir sözü hatırlatacağım: Koşma, düşersin! Bu parçada, I. Özgünlük II. Sakinlik III. Kararlılık kavramlarından hangileri vurgulanmaktadır?
- A) I, II ve III.
- B) II ve III.
- C) I ve II.
- D) I ve III.
4. Küçürek hikâye; az sayıda kelimeyle yoğun anlamlar aktarma gücüne sahip, mesaj kaygısı taşımayan, yalnızca bir anın saptaması olan anlatılardır. Bu açıklamaya göre, I. Küçükken her tarafta “Suyu Koruyun, İdareli Kullanın” yazan afişler vardı. Televizyon ve radyolar sık sık bu konuyu gündeme getirir, insanları uyarırdı. Ama hiç kimse bu ikazlara aldırış etmezdi. Şimdi büyüdük, suyun sonsuza kadar yetmeyeceğini anladık. II. Ağaç dikmekle meşgul, yaşlı birine sorarlar: ― Diktiğin ağaçların meyvesini büyük ihtimalle yiyemeyeceksin, o hâlde ne diye ağaç dikmekle uğraşıyorsun? Yaşlı adam: ― Bizden evvelkilerin ağaçlarının meyvesini biz yedik, bizim diktiklerimizin meyvesini de bizden sonrakiler yesin diye uğraşıyorum. III. Sadece kemanını vermedim... Yıllar sonra yeğenine armağan ettim. O da öğrenememiş doğru dürüst, evlerinin bir duvarına asmış. Ben zaten hiç beceremedim... Hiçbir şey... İç yangını anılara yol açmaktan başka. metinlerinden hangileri küçürek hikâye örneğidir?
- A) I ve II.
- B) Yalnız I.
- C) II ve III.
- D) Yalnız III.
5. Günümüzde kitaplar, bir tüketim nesnesi olarak sunuluyor ve okur tarafından da öyle algılanıyor. Kitabın, yaşamını kolaylaştırmasını ya da ihtiyacını hemen karşılamasını bekliyor okur. Kitap tanıtım yazıları da bu gereksinimi karşılamak üzere hazırlanıp âdeta bir satış tekniği olarak kullanılıyor. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde eleştirilen türde bir kitap tanıtım yazısı değildir?
- A) Bu kitap; insanın, elindeki en büyük gücü nasıl kullanması gerektiğini, inancın ve düşüncenin neler yapabileceğini söylerken kişinin, kendisi ile bağlantıya geçmesini de sağlıyor.
- B) Bu roman, “İncecik bir kitaba, tarihin en büyük acılarını sığdırmak mümkün müdür?” sorusunun cevabı niteliğini taşıyor. Sembolik ve ders verici anlatımıyla savaşın tüm yıkıcılığını ortaya koyuyor.
- C) Bu eser, insanın toplum içindeki yalnızlığını ele alıyor. Yazarın, büyük şehirlerde yaşayan yalnız bireylerin psikolojisini çözümleme çabasına tanık oluyoruz.
- D) Bu yapıt, sizi kendinizi bulmaya çağırıyor. Bu yapıtla duygu dünyanızın başrolü olan benliğinize geri dönecek ve kendinize tüm içtenliğinizle “Hoş geldin!” diyeceksiniz.
6. Bir yazarın, ana dilini bilmediği düşünülebilir mi? Soruyu ters çevirelim. Ana dilini bilmeyen bir kimse yazar olabilir mi? Maalesef olabiliyor. Üstelik belli ölçüde isim bile yapabiliyor. Bu metin aşağıda açıklaması verilen anlatım biçimlerinden hangisine örnektir?
- A) Bir yerin veya varlığın özellikleri, bu özelliklerin yazarda uyandırdığı izlenimler, okurun gözünde canlanacak şekilde anlatılır.
- B) Herhangi bir konu hakkında bilgi verilir, bir şeyler öğretmek amacına yöneliktir. Yazar, sanatlı söyleyişlerden ve öznellikten kaçınır.
- C) Bir yaşam kesiti, belli bir olaya bağlı olarak anlatılır. Amaç; okuru olayların içinde yaşatmak, kahramanlarla ve olayla özdeşleştirmektir.
- D) Yazar bir konu ile ilgili kişisel görüşünü belirterek okuyucunun o konu hakkındaki fikrini etkilemeye çalışır. Karşılıklı konuşma havası vardır.
7. I. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar? II. Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. III. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar -ki şehâdetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. Numaralanmış dizelerin hangilerinde ihtimal anlamı vardır?
- A) II ve III.
- B) Yalnız I.
- C) Yalnız II.
- D) I ve III.
8. Bu tabloda, her sütundaki harfler aşağıdan yukarıya doğru, harflerin alfabedeki sırası (...PRSŞTUÜVYZABC...) göz önünde bulundurularak belli bir harf atlama düzenine göre dizilmiş ve orta kısımda “MECAZ” sözcüğü oluşmuştur. Bu harf atlama düzenine göre “KARNE” sözcüğü aşağıdaki tabloların hangisinde gizlenmiştir?
9. Ülkemizde sağlık giderlerinin %60’ı ilaç harcamalarından oluşuyor. Bu oran Avrupa ülkelerinde %15 civarında. Eczanelerdeki ilaçların ortalama %7’si kullanım süresi dolduğu için çöpe atılıyor. Evlerde antibiyotiklerin %44’üne hiç dokunulmuyor, diğer ilaçların ise %60’ının kullanım tarihi, kutusu dahi açılmadan sona eriyor. Bu açıklamaya göre, I. Son kullanım tarihi geçmemiş ve kullanılmayan ilaçlar için toplama merkezleri oluşturulması II. İlaç tüketimi konusunda toplumun bilinçlendirilmesi III. İlaç tanıtım yazılarının (prospektüs) dikkatle okunması fikirlerinden hangileri metinde sözü edilen soruna yönelik bir çözüm olabilir?
- A) I ve II.
- B) I, II ve III.
- C) Yalnız I.
- D) II ve III.
10. “Tiyatro ve sinema ip üstünde yürümeye benzer fakat sinemada ip yerdedir.” sözüyle aşağıdakilerden hangisi vurgulanmıştır?
- A) Tiyatro ve sinemanın, kendi içinde birtakım problemler barındırdığı
- B) Sinema ve tiyatronun birçok ortak yönünün bulunduğu
- C) Sinemanın tiyatroya göre izleyicide daha çok heyecan uyandırdığı
- D) Tiyatronun, oyuncular açısından sinemaya göre daha riskli olduğu
11. Edilgen çatılı cümlelerde eylemin kim tarafından yapıldığı az çok belli olsa da kesin bir şekilde kim tarafından yapıldığı belli değildir. Örneğin” Hasta muayene edildi.” cümlesinde hasta kuvvetle muhtemel bir doktor tarafından muayene edilmiştir ancak cümleden bunu anlamak mümkün değildir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin kim tarafından yapıldığı tahmin edilse de kesin olarak belli değildir?
- A) Yapılan espriye salondaki herkes katıla katıla güldü.
- B) Saatlerdir aradığı uygun kelimeyi sonunda bulmuştu.
- C) İki günlük yoğun çalışma sonucunda yangın söndürüldü.
- D) Yazar, kitabın sonunda tüm soruları itinayla cevaplamış
12. Ara söz; bir cümlede açıklayıcı konumunda olan ve kaldırıldığı zaman cümlenin anlamında bir bozulma olmayan iki virgül veya iki kısa çizgi arasında kullanılan bir söz grubudur. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde ara söz öznenin açıklayıcısıdır?
- A) Ailemle yaz tatilinde Ankara’ya -çocukluğumun geçtiği şehre- gideceğiz
- B) Yapılan çalışmları, proje kapsamında olan, büyük bir ilgiyle takip ediyoruz.
- C) Kitaplığın en üst rafında duran kitap, Ahmet Ümit’in son kitabı, yere düştü.
- D) Esra’nın kuzenini, küçük olanı, dün pazarda alışveriş yaparken gördüm.
13. Denizgergedanları, beyaz balinalar ile yakından ilişkili dişli balinagillerdendir; bu, dişleri olan deniz memelileri oldukları anlamına gelir. Balina ailesinin bir parçasıdır ve kafalarının önünde bulunan kocaman boynuzlarla tanınırlar. Erkek ve dişi denizgergedanlarının birbirinden biraz farklı gövdeleri vardır. Yetişkin erkekler ortalama 1600 kilo, dişiler ise 1000 kilo ağırlığındadır. Dişiler erkeklerden biraz daha küçüktür. Dişiler genellikle dört metre uzunluğundadır, erkekler ise dört buçuk metreye kadar ulaşır. Denizgergedanları gezegenin çok belirgin bir bölgesinde bulunur. Kışın Kuzey Kutbu’nu çevreleyen buzlu sularda yaşarlar: Kuzey Kanada, Grönland ve Rusya Arktik Okyanusu’nun kuzey kesiminde. Yaz aylarında güneye küçük bir göç yaparlar ve bazı fiyortlarda ya da bazı Kanada körfezlerinde görülürler. Denizgergedanları sadece balık ve kabuklularla beslenen etobur hayvanlardır. Yüzeydeki balık sürüleri arasında avlanabilirler, ancak deniz tabanındaki canlıları tüketmek için dalmaları çok yaygındır. Yukarıdaki metinden denizgergedanları ile ilgili hangi bilgiye ulaşılamaz?
- A) Erkek ve dişilerin fiziki özelliklerinin farklı olduğuna.
- B) Deniz dibindeki yosunlarla da beslenebilmektedirler.
- C) Yaşam alanı konusunda son derece seçici olduklarına.
- D) Zaman zaman küçük çaplı göç hareketinde bulunabilirler.
14. Selma Hanım e-devlet şifresini geçişsiz bir fiil içerecek şekilde belirlemiştir. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Selma Hanım’ın e-devlet şifresi olabilir?

- A) s_11SiL
- B) s?23sEV
- C) S-11BaK
- D) S%90kır
15. İsim-fiil ekini( -ma,-ış,-mak) alan bazı sözcükler bir varlığın veya bir kavramın kalıcı adı haline gelebilirler. Bu tür sözcükler artık fiil anlamı taşımadığı için fiilimsi olamaz. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu durumu özetleyen bir kullanım vardır?
- A) Yazar, duygularının üzerini ince bir yazmayla örterek saklamaya çalışmış gibi.
- B) Kitaptaki bazı sözcükler, kendini bilmez bir şekilde etrafta dolaşıyor.
- C) Düşünmek ve yazmak insanoğlunun var olma mücadelesinin en büyük dayanağıdır.
- D) İyi bir yazar olmak istiyorsanız eğer çevrenize iyi bakın ve etrafınızı görün.
16. Sanat ancak bireyin zihninde oluşturduğu anlam ile bir değer kazanır. Bireyde hiçbir anlam kazandırmayan bir eser, sanat eseri sayılamaz. Onun içindir ki bir kitabın sanat eseri olabilmesi için okuyan ve anlayan bir çift göz, bir notanın sanat eseri olabilmesi için dinleyen ve anlayan bir çift kulağın olması şarttır. Mesela sanattan anlamayan bir çift göz, yukarıdaki Venedik görselini görse Venedik’i………..............zanneder. Bu metinde boş bırakılan yere aşağıdaki deyimlerden hangisi gelebilir?
- A) Su basmış
- B) Su yüzüne çıkmış
- C) Suyu çekilmiş
- D) Su gibi akmış
17. “Sarmak” sözcüğünün bazı anlamları aşağıda verilmiştir. ✓ Kuşatmak ✓ Yumak yapmak ✓ Sarılıp tırmanmak ✓ Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek Aşağıdakilerden hangisi bu anlamların dışında bir anlamda kullanılmıştır?
- A) Dün akşamki yemekli iş toplantısında sözleriyle sürekli bize sardı.
- B) Annemin yazın dolma sardığı üzüm yaprakları şimdi tek tek sarardı.
- C) 28 Nisan 1877 tarihinden sonra düşman kuvvetleri kaleyi sardı.
- D) Anneannem eskiden keçi kılından yaptığı ipleri özenle sarardı.
18. Hangi numaralandırılmış cümledeki altı çizili sözcük adlaşmış bir sıfat-fiildir?
- A) II.
- B) III.
- C) IV.
- D) I.
19. Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle yazılırken belirli bir tarih bildirmeyen ay ve gün adları küçük harfle yazılmalıdır. Buna göre aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) 13 Haziran Cuma günü benim ve arkadaşımın doğum günü.
- B) Verdiğim sipariş 20 Şubat’ta firma tarafından kargoya verilmiş.
- C) 2020 yılının Haziran ayında emeğimizin karşılığını alacağız.
- D) Her yıl Ekim ayında Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlanır.
20. Yukarıdaki metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- A) İnsanoğlu gizemli bilgilere inanmayı tercih edebilir.
- B) Gerçek bazen olduğundan çok farklı gözükebilir.
- C) En doğru bilgi, merakımızı en hızlı gideren bilgidir.
- D) Merak duygusu bazen bizi heyecanlandırabilir