1.
Varlıkların, okuyucunun gözünde canlanacak şekilde, resim çizer gibi anlatılması olarak tanımlanan betimleme, açıklayıcı ve sanatsal olmak üzere iki başlık altında incelenir. Açıklayıcı betimlemede varlıkların olduğu gibi tanıtılması amaçlanır, kişisel düşüncelere yer verilmez. Görsellikten çok, izlenim ve sezgilerin ağır bastığı sanatsal betimlemede ise yazar, anlatımına duygu ve yorumlarını da katar.
Bu metne göre aşağıdakilerin hangisinde açıklayıcı betimleme yapılmıştır?
- A) Vahanın altından, zeytinyağı renginde, elinizi sürseniz bulaşacağını sandığınız koyu bir çay akar. Çayın kenarında, yapraklarının ters tarafları rüzgârla güneşe dönünce parlayan narin kavaklar dizili, kof gölgeler serilidir. İncecik, yumuşak ve sık otlarla kaplı yamaçlar heybetli görünmeye çalışır.
- B) Gelinin başında sıra sıra altın ve incilerle süslenmiş bir fes vardı. İki demet sarı tel, yanaklarının üstüne çaresizce uzanıyordu. Onu bugünün hürmetine tahta bir iskemleye oturtmuşlardı. Şaşkın ve nemli gözlerle etrafı süzüyor fakat daha ziyade önüne bakarak bu anın bitmesini bekliyordu.
- C) Mavinin değişik tonları ile boyanmış resimde farklı yollar çizilmişti: dağların arasından geçen bir patika, nehrin üzerine kurulu bir asma köprü, evlerin arasından büyük bir meydana uzanan Arnavut kaldırımları, uçsuz bucaksız çölde güneşe kadar uzanan gümüşten bir asfalt...
- D) Gitgide kararan bulutsuz gökyüzünün altında, Dolmabahçe Sarayı’nın önündeki lokantanın terasında oturuyorduk. Lokantadaki bütün masalar doluydu. Arada bir geçmekte olan vapurların oluşturduğu dalgalar da olmasa durgundu deniz. Kıyıda bir çocuk, martılara ekmek atıyordu.
2.
Tokyo Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. Hidesaburo Ueno, 1924’te bir köpek yavrusu bulur ve onu sahiplenir. Köpeğe, Japoncada “sekizinci” anlamına gelen “Haçiko” adını koyar. Safkan akita cinsinden olan Haçiko, her sabah üniversiteye gitmek için evden metroya kadar yürüyen sahibine eşlik eder. Metronun dış kapısına kadar getirdiği sahibini uğurlayıp eve döner. Belli bir müddet sonra sahibinin eve dönüşünü de metronun önünde beklemeye başlayan Haçiko, bir yıl boyunca saati şaşırmaksızın her sabah, sahibini metroya kadar götürür; her akşam iş çıkışında da metronun önünde karşılar. Bir akşam Ueno, metrodan çıkmaz. Haçiko, gözleri metronun kapısında gece boyunca bekler. Bu bekleyiş dokuz yıl boyunca devam eder. Bugün Tokyo’ya gidenlerin Shibuya İstasyonu’nun kapısında karşılaştığı köpek heykeli Haçiko’ya aittir. Çünkü Japonlar, Haçiko’yu bir vefa sembolü olarak benimsemiştir.
Bu metinde Haçiko ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
- A) Ne zaman doğduğuna
- B) Adının neden Haçiko konduğuna
- C) Heykelinin niçin dikildiğine
- D) Çok zeki olduğuna
3.
Aşağıda sinema filmi yapımının, sırasıyla “Geliştirim”, “Yapım Öncesi”, “Yapım”, “Yapım Sonrası” ve “Dağıtım” başlıkları altında incelenen beş aşaması karışık olarak verilmiştir.
I. Düzgün ve kolay bir film çekimi için iyi bir hazırlık gerekir. Bu aşamada senaryoya uygun oyuncular belirlenir, dekorlar ve kostümler hazırlanır.
II. Filmin hangi sinemalarda, ne zaman gösterime gireceğine karar verilir ve belirlenen sinema salonlarında gösterimi tamamlandıktan sonra farklı ortamlarda satışı başlar. Bazı filmler de festivallere gönderilir.
III. Çekimi tamamlanan sahneler bilgisayarda kurgulanır, filme görüntü ve ses efektleri ile müzik eklenir. Yapım ekibinin kontrolünden sonra film, izleyici ile buluşmaya hazır hâle gelir.
IV. Her film bir fikirle başlar. Bu fikir; önce bir öyküye, sonra senaryoya ve daha sonra resimli taslağa dönüştürülür. Filmde, özel efektler ve fantastik ögeler kullanılacaksa bunları ekibin anlayacağı şekilde çizecek iyi bir ressama gereksinim duyulur. Daha sonra, masrafları üstlenecek bir yapımcı arayışına gidilir. V. Filmin bütün sahneleri, hazırlanan programa uygun şekilde çekilir. Bu sürecin sorunsuz geçmesi için görev dağılımının çok iyi yapılması gerekir.
Bu aşamalar aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?
- A) IV - V - II - I - III
- B) I - IV - V - II - III
- C) IV - I - V - III - II
- D) I - V - III - IV - II
4.
• Tüm dizelerin sonunda ses benzerliği vardır.
• İnsan dışındaki bir varlığa insana ait özellik yüklenmiştir.
• Bütün dizelerin hece sayıları eşittir.
Aşağıdaki dörtlüklerden hangisi bu özelliklerin tümünü içerir?
- A) Yürüyordum, ağlıyordu ırmaklarYürüyordum, düşüyordu yapraklarYürüyordum, sararmıştı yaylalarYürüyordum, ekilmişti tarlalar
- B) Yaşamak güzel şey doğrusuÜstelik hava da güzelseHele gücün kuvvetin yerindeyseElin ekmek tutmuşsa bir de
- C) İçimiz sevgi dolu, neşeler saçacağızBeyaz güvercin olup göklerde uçacağızDünyaya, insanlığa barış dağıtacağızBugün küçüğüz ama yarın büyüyeceğiz
- D) Yuvası saçakta kalan kırlangıçYavrusu dallara emanet serçeDerken camiler üstünde güvercinMinareler katından geçiyorum
5.
Aldığı ilacı nasıl kullanması gerektiğini bilmeyen bir kişi, kullanma talimatında numaralanmış ifadelerin hangilerine dikkat etmelidir?

- A) II ve III
- B) I ve IV
- C) I ve III
- D) II ve IV
6.
Bu yazışmada numaralanmış bölümlerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

- A) II.
- B) IV.
- C) III.
- D) I.
7.
• Ateş, düştüğü yeri yakar.
• Ayağını yorganına göre uzat.
• Güneş balçıkla sıvanmaz.
• Ağaç, yaprağıyla gürler.
Aşağıdakilerden hangisi, bu atasözlerindeki altı çizili sözcüklerin karşıladığı anlamlardan biri değildir?
- A) Gerçekler
- B) Akraba
- C) Meslek
- D) Dert
8.
Belli bir bölgedeki bitki ve hayvan türlerinin zenginliğine “biyoçeşitlilik” denir. Gezegenimizi yaşanabilir hâle getiren biyoçeşitlilik, insanların sağlığını ve çevreyi korur. Biyoçeşitliliğin korunması için alınabilecek önlemlerden bazıları şunlardır:
• Tarım ilacı ve deterjan gibi kimyasal maddelerin kullanımı konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır.
• Biyohırsızlığa (bitki ve hayvan kaçakçılığı) yönelik önlemler alınmalıdır.
• Doğal yaşam alanları ve su kaynakları korunmalıdır.
• Organik tarım tercih edilmeli ve desteklenmelidir.
• Ormanların tahrip edilmesinin önüne geçilmelidir.
Bu metne göre aşağıdaki afişlerden hangisi biyoçeşitliliğin korunması ile ilgili değildir?
9.
Üçgen, yıldız ve daireden oluşan bir kodlama sisteminde A, Ç, I, K, R harfleri aşağıdaki gibi gösterilmiştir.

- A) KIRAÇ
- B) ÇIRAK
- C) ÇARIK
- D) KIRAK
10.
Desibel, ses şiddetini ölçmek için kullanılan bir birimdir. Uzmanlar, 85 desibel üzerindeki bir sesle sürekli karşı karşıya kalanlarda işitme bozukluğunun oluşabileceği konusunda hemfikir. Aşağıdaki grafikte canlı ve cansız bazı varlıkların çıkardığı seslerin desibeli gösterilmiştir.

Bu bilgi ve görselden hareketle aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?
- A) Jet motorunun sesine uzun süre maruz kalmak işitme bozukluğuna yol açabilir.
- B) Düşen yaprağın ses şiddeti insan nefesininkinden yüksektir.
- C) Kamyon ve otomobillerin geçtiği bir yolda durmak işitme kaybına neden olabilir.
- D) Helikopter sesinin desibeli, trombonunkinden düşüktür.
11. (I) Yazıda daha ilk satırlardan itibaren bir karmaşa seziliyor. (II) Sanki eleştirmen romanın içinde kaybolup gitmiş. (II)Romanın dolambaçlı anlatımı, eleştiriye aynen yansımış. (IV)Eleştirmen her fırsatta iyi eğitim gördüğünü belirtiyor. (V)Kendisinin Fethi Naci ekolünden(okulundan) geldiğini ifade ediyor ve eleştirilerini onun anlayışına göre yaptığını söylüyor. Yukarıdaki metin ikiye ayrılmak istenirse ikinci bölüm hangi cümleden başlar?
12. Tek başlarına anlamsız olan bazı sözcükler ikileme oluşturmak yoluyla çeşitli anlamlar kazanabilirler. Buna göre aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemelerden hangisinde ikilemeyi oluşturan sözcüklerin her ikisi de anlamsızdır?
- A) Garaj ağzına kadar ıvır zıvır eşyalarla doluydu.
- B) Para mara işleriyle uğraşamam ben.
- C) Eğri büğrü bir çizgi çizdim tahtaya.
- D) İleri geri konuşarak herkesin kalbini kırdı.
13. Yüzlerce çeşit maddeden yapılmış tellerli tek tek ……………………… rağmen elektrik verildiğinde yüksek ısıdan dolayı kopmayan bir teli henüz icat edememiş olan Edison, bir gün ofisinde dalgın bir şekilde otururken üzerindeki ceketin düğmesinden bir ipliğin sarktığını gördü. Birden aklına iplikle ilgili bir fikir geldi. Laboratuara giderek arkadaşlarından bir miktar iplik bulup kömürleştirmelerini istedi. ……………………. iplik, ampulün içindeki iki plakanın arasına yerleştirildikten sonra ………..………verildi. Birden lambanın içinde sarı bir ışık oluştu. Elektriği saatlerce vermelerine rağmen ışık hiç sönmedi. Böylelikle bugün kullandığımız ampulün ilk hali icat edilmiş oldu. Yukarıdaki paragrafta boş bırakılmış yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) koparmasına, ısıtılan, kömür
- B) bağlamasına, eritilen, hava
- C) denemesine, kömürleştirilen, elektrik
- D) birleştirmesine, elektrik verilen, ışık
14. “Kırmak” sözcüğü aşağıdaki hangi cümlede gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Yaptığı esprilerle hepimizi kırdı geçirdi o gün.
- B) Kırdı bardağı, dağıldı gözlerindeki umutsuzluk.
- C) Yapılan hatalar umudumu kırdı.
- D) Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağın etkisini kırmamıştı.
15. İlk olarak 1840 yılında İngiltere’de ortaya çıkmış olan pul, aslında mektup ücretinin mektubu gönderen kişi tarafından ödenmiş olduğunu göstermek için kullanılmaya başlanmış olsa da zaman içinde bu işlevine ek olarak ülkelerin kültürel ve medeniyet gelişimlerine tanıklık etmek gibi bir görevi de üstlenmiştir. Bu durum pul koleksiyonculuğu gibi bir hobiyi de ortaya çıkarmıştır. Ülkelerin kültürlerinde öne çıkan değerler, kişiler, kültürel yapılar, bilim, sanat ve spor dallarına ilişkin ögeler değişik tema başlıkları altında pullardaki yerlerini almıştır. Bu sayede basıldıkları ülkelerin isimlerinin ve basım yıllarının da yer aldığı pullara bakarak ülkelerin o dönemki medeniyet ve kültür seviyeleri hakkında fikir edinmek mümkün hale gelmiştir. Buna göre yukarıdaki paragrafın son cümlesinde belirtilen durum aşağıdaki pullardan hangisi için mümkün olamaz?
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "özelden genele" doğru bir sıralama vardır?
- A) Çiçekler arasında gülün yeri ayrıdır.
- B) Basketbol en sevdiğim spordur.
- C) Ülkemizin en kalabalık şehri İstanbul'dur.
- D) Şiirlerden en çok Sanat'ı severim.
17. Yukarıdaki paragrafta aşağıdaki seçeneklerde belirtilen "duyu"lardan hangilerine yer verilmiştir?
- A) Görme - Tatma - Dokunma
- B) Duyma - Görme - Koklama
- C) Duyma - Görme -Dokunma
- D) Koklama - Görme - Tatma
18. 1. Resim, her sanat dalı gibi duygu ile yapılır. 2. Duygular resim sanatında renk seçimleriyle yansır. 3. Sanat dalları, özellikle resim, duygudan bağımsız düşünülemez. 4. Resminde kullandığı renklerin canlılığı farklı duygular çağrıştırıyor. Yukarıda verilen cümlelerden hangileri savunulan düşünce açısından birbirine en yakındır?
- A) 3 - 4
- B) 1 - 3
- C) 1 - 2
- D) 2 - 4
19. “Usta sanatçının oluşturduğu sönük eserler, sanatçının adını olumsuz etkilemez.” Yukarıdaki cümlede hangi kelime “mecaz anlamda” kullanılmıştır?
- A) Sönük
- B) Sanatçı
- C) Etkilemek
- D) Usta
20. I. Anahtarın gıcırtıyla döndüğünü duydum. II. Gümüş şamdanların, pembe karanfillerin renk renk olduğu, ışık ışık parladığı sofralarda yemek yedik. III. Deri gibi sert, yayvan tandır ekmeğine alışmıştı. IV. Elma ağacının yaprakları arasından akan ay ışığı kuyunun dibine dökülüyordu. Yukarıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamlı bir sözcük kullanılmıştır?