1. I. Sözcüklerini aramaktan yorulmuş anılarımı yüreğimin kuytu bir köşesine ekleyerek seslerin ve kokuların yalnızlaştığı bu kulübede saatlere karışıyorum. II. İskelenin yanından kalkıp yorgun adımlarla kulübeye doğru yürüyorum yavaş yavaş. III. Günün akşama döndüğü dakikalarda, pejmürde perdelerini ve deniz kokan tahtalarını ardımda bırakarak kulübeden çıkıyorum bir gölge gibi. IV. Rüyalarımı ve tedirgin masallarımı kıyıda bırakarak, denizin ve martıların seslerini yüreğime hapsederek açıyorum yılların acısıyla gıcırdayan kapıyı. Numaralanmış cümleler düşüncenin akışına göre sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
- A) III.
- B) IV.
- C) I.
- D) II.
2. Öğrenmenin aşamalarından bazıları şunlardır: • Bilmeme hâli: Neyi bilmediğini bilmez. • Öğrenmenin devam etmesi: Ne olduğunu bilir ancak yapamaz. • Ustalık: Otomatik olarak yapar. Aşağıdakilerden hangisi, bu metinde sözü edilen öğrenme aşamalarından herhangi birine örnek olamaz?
- A) Babasının oltayla balık tuttuğunu gören bir çocuğun balık tutmaya çalışması
- B) Bilgisayarın varlığından haberi olmayan birinin, onu açma konusunda da bilgisinin olmaması
- C) Telefonun video kırpma özelliğinin bilinmesine karşın bu özelliğin kullanılamaması
- D) Bir türkünün, notalara bakılmaksızın bağlama ile kolayca çalınması
3. I. Başarılı insanlar, ara vermeden mücadele edenlerdir. II. Ne kadar çok bilirsen o kadar az emin olursun. III. Matematikte zekâdan önce sabır gelir. Numaralanmış cümlelerden hangileri, Çoğu kişiye göre matematikten anlamak doğuştan sahip olunan bir yetenektir. Bu anlayışa göre matematiksel yeteneğe ya sahipsinizdir ya da değilsinizdir. Oysa bazı araştırmalara göre bu alanda gösterilen performans; yetenekten çok, matematiğe karşı takınılan tavırla ilgili. Çabalamaya istekli hele bir de gayretliyseniz matematikte ustalık kazanmanız pekâlâ mümkün. paragrafının ana fikrini desteklemektedir?
- A) I, II ve III.
- B) I ve III.
- C) II ve III.
- D) Yalnız I.
4. Yazarın, hikâyede süslü anlatımı öne çıkarması okura yüktür. Süslü dil, konuyu gölgede bırakarak okurun kafasını karıştırır. Bu yüzden yazarın anlatımıyla hikâye arasında mesafe olması gerektiğine inanıyorum. Başka bir deyişleüslubun cüssesi hikâyeyi gölgelememeli. Bu metindeki altı çizili sözle, aşağıdakilerden hangisinin yanlışlığı vurgulanmaktadır?
- A) Hikâye yazarlarının, okuru yönlendirmeye çalışmasının
- B) Hikâyelerin, yazarın yaşamından izler taşımasının
- C) Hikâye dilini, okurun beğenisi doğrultusunda oluşturmanın
- D) Sanatlı dilin, hikâyede anlatılanların önüne geçmesinin
5. Ben roman yazmayı, sadece kendi üstlendiğim bir iş gibi görmüyorum. Bunu romanımın kişileriyle birlikte üstleniyoruz. Olayları, durumları, kişileri, birlikte yazıp götürüyoruz. El ele, omuz omuzayız. - - - -. Her yazdığım insan benim, yazdığım her insan ben. Başka türlü nasıl olabilir? Belirli kurallarla, formüllerle roman yazan bir yazın memuru değil; kahramanlarıyla beraber çalışan bir romancıyım ben. Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?
- A) Kahramanlarım şekillendiriyor hikâyelerimi
- B) Hayal gücümüz aynı terziden giyiniyor
- C) Farklı rüzgârlar şişiriyor yelkenlerimizi
- D) Hepimiz kendi yolumuzu çizmişiz
6. Bir tilki, gün doğarken gölgesinin uzunluğuna baktı ve şöyle dedi: — Bugün öğle yemeğinde bir deve yiyeceğim. Ve bütün sabah deve arayıp durdu. Ama öğle güneşi yükseldiğinde gölgesinin ne kadar kısa olduğunu görünce kendi kendine şöyle söyledi: — Bir fare de işimi görür. Kavağın yanında bir kabak filizi boy vermişti. Bahar ilerledikçe kavak ağacına sarılarak yükselmeye başladı ve neredeyse onunla aynı boya geldi. Bir gün dayanamayıp kavağa sordu: — Sen kaç ayda bu hâle geldin? — On yılda… — On yılda mı; ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim, dedi ve güldü. Günler günleri kovaladı. Sonbahar geldiğinde kabak önce üşümeye başladı, sonra yapraklarını düşürmeye. Endişeyle kavağa sordu: — Neler oluyor bana? — Kuruyorsun. — Niçin? — Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için... Bu metinlerin ortak vurgusu aşağıdaki deyimlerden hangisiyle ifade edilebilir?
- A) Başı göğe ermek
- B) Tepeden bakmak
- C) Bindiği dalı kesmek
- D) Haddini bilmek
7. Türk şiirinin evvelden beri anlamla başı derttedir. “Şiirin konusu ne?”, “Ne anladın bu şiirden?” derler. Bütün bunlar çağdaş şiiri bilmeyenlerin sorularıdır. Bana “Bu şiirde ne demek istediniz?” diye sorulduğunda tekrar okurum o şiiri ve “İşte, bunu demek istedim.” derim. Çağdaş şiirde her şeyden önemli olan duyumdur. Şiiri duymak, duyurmak, hissettirmek… Ben ilk okuduğumda anladığım şiire kolay kolay şiir diyemem. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- A) Eleştiriye
- B) Tanımlamaya
- C) Karşılaştırmaya
- D) Tespite
8. Aşağıdaki grafiklerin karşısında açıklamaları verilmiştir. Numaralanmış grafiklerden hangileri açıklamaları ile örtüşmez?

- A) II ve III.
- B) Yalnız III.
- C) Yalnız I.
- D) I ve II.
9. Aşağıda Arda, Beril, Ceylin ve Didem adlı kişilerin aldığı bilgisayarların özellikleri verilmiştir. Her biri farklı bir bilgisayar alan bu kişilerin satın aldığı bilgisayarların özellikleri şu şekildedir: • Arda, rahat taşınabilen ve depolama alanı en geniş olan bilgisayarı; • Beril, şarjı mümkün olduğunca uzun süre dayanan ve en büyük ekranlı bilgisayarı; • Didem, fiyatı en uygun olan bilgisayarı almıştır. Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

- A) Beril’in bilgisayarı Ceylin’in bilgisayarından daha hafiftir.
- B) Arda ile Beril’in aldığı bilgisayarların depolama alanları aynıdır.
- C) Didem’in bilgisayarının batarya ömrü Arda’nınkinden fazladır.
- D) Ceylin’in bilgisayarının ekran boyutu Didem’inkinden büyüktür.
10. I. Aydınlanma Dönemi’nde Avrupa’da “İnsan, düşünen bir varlık olarak şartlarını ve çağını ileriye taşımak zorundadır.” fikri hâkimdir. Bu nedenle insanoğlu, evrenin sırlarını çözmeye çalışarak ve çağın en büyük korkusu olan başarısızlığın üstüne giderek yeni rotalar çizmek mecburiyetindedir. Çağın bir parçası olmak isteyen bilim insanları tarihten ders almak zorundadır. II. Türkiye’nin kaderini belirleyen, ülkemizi işgal kuvvetlerinin elinden kurtararak bağımsız bir devlet kurmamızı sağlayan Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, birçok kahramanın fedakârlığı sayesinde kazanılmıştır. Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden herkesin bir olduğu bu mücadele, başta Atatürk olmak üzere kahramanlıkları ile göğsümüzü kabartan karakterlerin zaferidir. III. XV. yüzyılda Avrupa’da birçok sanatçı ve bilim adamı tarafından başlatılan Rönesans, Avrupa’nın aydınlanma yaşadığı bir dönemdir. Avrupa’ya öğrenim görmeye gelen kişiler ve Avrupa’dan ticaret yapmak için farklı ülkelere giden tüccarlar bu aydınlanma akımının yayılmasının en temel nedenleri olarak düşünülebilir. Numaralanmış metinlerden hangileri “Zor zamanlar güçlü insanları, güçlü insanlar iyi zamanları, iyi zamanlar zayıf insanları, zayıf insanlar da zor zamanları ortaya çıkarır.” cümlesinde belirtilen düşüncelerden herhangi biri ile ilişkilendirilemez?
- A) II ve III.
- B) I ve III.
- C) Yalnız II.
- D) Yalnız I.
11. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) Bu kumaş fazla süskaldırmazdiye diğerini aldık.
- B) Onun zevksahibibiri olduğu ev eşyalarından da belliydi.
- C) Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ninkurutepelerini aşarak oraya vardık.
- D) Yeni aldığı küpenintaşlarıoldukça değerliymiş.
12. Bu cümlede altı çizili sözün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) bir şey yapmayı, bir şey elde etmeyi çok istemek
- B) kimseye göstermemek
- C) gönlüne ferahlık, neşe gelmek
- D) kaygı içinde bulunmak
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “çekilmek” sözcüğü yan anlamda kullanılmamıştır?
- A) Milletvekilliğinden çekilmek istemediğini açıkladı.
- B) Ayağı sakatlanınca yarışmadan çekilmek zorunda kaldı.
- C) Akşama doğru ağlar, teker teker çekiliyordu.
- D) Bir köşeye çekilerek çayını içmeye başladı.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?
- A) Bu kent, tarihî dokusuyla beni her zaman büyülemişti.
- B) Okulumuz, şehrin en eski binalarından biridir.
- C) Kitap, insanın en iyi dostudur.
- D) Bütün yaz tatilini Orhan Kemal’i okuyarak geçirdi.
15. I- yayın II- roman III- kitap IV- Yaban Numaralanmış sözcüklerin genelden özele sıralanabilmesi için hangi iki sözcük yer değiştirmelidir?
- A) II ve III
- B) I ve III
- C) III ve IV
- D) I ve II
16. “Bu sınavda benden yüksek not alanıalnından öperim.” Bu cümlede altı çizili sözün kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
- A) ilgi ve şefkat göstermek
- B) küçümseyerek meydan okumak
- C) hor görmek
- D) beğenmek, takdir etmek
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “gelmek” sözcüğü “belli bir süre dolmak” anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Vakit akşamı geçmiş, gece yarısına geliyordu.
- B) Öğretmenimiz, derslerin artık sonuna geldik, diyerek bize açıklamalar yaptı.
- C) Dün akşam teyzemler bizi ziyarete geldiler.
- D) Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez.
18. Bu cümlede “genel” sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) herkesin yararlanabileceği yer ya da nesne
- B) yetkisi ve sorumluluğu çok olan
- C) bir genelleme sonucunda elde edilen
- D) ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan
19. Bu cümlede geçen “hepsini yedi” söz grubu yerine aşağıdaki ikilemelerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişir?
- A) Yedi bitirdi
- B) Sildi süpürdü
- C) Yaladı yuttu
- D) Yer mi yer
20. “Deyimler genellikle mecazlı bir söyleyişe sahiptir.” Aşağıdaki deyimlerden hangisi bu kurala uymaz?
- A) Hâl hatır sormak
- B) İpliği pazara çıkmak
- C) Yüzünden kan damlamak
- D) Elden ayaktan düşmek