1. (I) Geçen pazar Çamlıca’ya çıktık. (II) Bir kasım başını yaşıyordu doğa. (III) Ama toprakta en küçük bir üşümüşlük, tedirginlik yok. (IV) Seslerin yankısı havada asılı kalıyordu. (V) Boğaz ve Marmara ütülü çarşaf gibi kırışıksız. Bu parçada anlam akışına göre “Sanki bir yaz uzantısı.” cümlesi numaralanmış yerlerden hangisine getirilirse paragrafın anlam akışı bozulmaz?
- A) III.
- B) IV.
- C) II.
- D) V.
- E) I.
2. İnsanın kendini fethetmesi, en büyük zaferdir. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu cümleye anlamca en yakındır?
- A) Ulaşılması zor hedefler belirlemek yanlıştır.
- B) İnsan ruhunun derinlikleri, bilinmezliklerle doludur.
- C) İç dünyasının farkına varabilmek, yardım gerektirir.
- D) Büyük başarı, kişinin kendini tanımasından geçer.
- E) Kişinin kendini tanıması aslında oldukça kolaydır.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde şarta bağlı bir durum söz konusudur?
- A) Arkamda sonsuzluğa açılan ve beni içine çağı-ran kapı onun kapısıydı.
- B) Yüzünde eskisi gibi kendi masumiyetimin yan-sımasını göremeyecektim.
- C) Ona bu hoyratlığı yakıştıramayacak kadar dün-yadan kopuk bir kadındı.
- D) Başımı çevirseydim bana yabancılaşan bir yüz bulacaktım karşımda.
- E) Hayat yolculuğunda ağır darbeler alan içimdeki prensesi korumak istiyordu.
4. Aşağıdakilerin hangisi birden fazla anlam çıkarılamayacak bir cümledir?
- A) Damlaya damlaya göl olur.
- B) Demir tavında dövülür.
- C) Mum dibine ışık vermez.
- D) Alma mazlumun ahini, çıkar aheste aheste.
- E) Ağaç yaşken eğilir.
5. Karşıdaki tek katlı, iğri büğrü, tahta veya kerpiçten yapılmış mini mini evler... Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa, cümle farklı bir anlam kazanır?
- A) yavaş yavaş geçmiş zamana gömülür.
- B) dağların ardında kalır.
- C) gözümüzden silinir.
- D) bana çocukluğumu hatırlatır.
- E) ufukta görünmez olur.
6. Şirketin söz sahibi insanısın. Her türlü yetkiye sahipsin. Deneyimin ve eğitimin, bu işi yapmaya fazlasıyla yetiyor. Anlayamadığım şu: Nasıl olur da en büyük ihaleyi tam alacakken üst düzey yöneticilerini pasif göreve çekiyorsun? Bu yetmezmiş gibi konuya vakıf olmayan birilerine sorumluluk veriyorsun? Bu sözleri söyleyen kişi eleştirdiği kişiye aşağıdaki atasözlerinden hangisini öğütler?
- A) Çatal kazık yere batmaz.
- B) Taşıma su ile değirmen dönmez.
- C) İki cambaz bir ipte oynamaz.
- D) Irmak geçerken at değiştirilmez.
- E) Bir koltukta iki karpuz taşınmaz.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “eylemin gerçekleşmesinin, bir başka durumun gerçekleşmesine bağlı olduğu” vurgulanmıştır?
- A) Dalgalar kayalara vurdukça, zihnimde madeni bir ses yankılanıyordu.
- B) Ölümün içinde aradığımız hayat, belki de za-mandır.
- C) Düşünce örücüleri, yakut ağlarla kapatıyordu dünyayı.
- D) Dehşet içindeydi gök, ortalık kekik ve zaman kokuyordu.
- E) Titriyordum, ansızın silindi çevremde görünen bütün yüzler.
8. (I) Servet-i Fünun'un en usta şairi Tevfik Fikret, A. Kadir'in kalemiyle yeniden canlılık kazanıyor. (II) Zira Tevfik Fikret, hem edebiyat hem de siyasi ahlak açısından incelenmesi gereken biridir. (III) Ama önce iyi anlaşılıp dil engelinin giderilerek ele alınması gerekirdi. (IV) Ancak o dönemin ruhuyla birlikte şairi ele aldığı için önemli bir çalışma. (V) Bu çalışmanın, gençliğe Tevfik Fikret'i tanıtması bakımından da önemli olduğunu düşünüyorum. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde olumsuz eleştiri yapılmıştır?
- A) II.
- B) IV.
- C) I.
- D) III.
- E) V.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “karşıtlıklardan” yararlanılmıştır?
- A) Gelecek ile geçmişin arasındaki o narin dere kurudu.
- B) Çocukken çiçek incirleri yerdik haziran başla-rında.
- C) Donmak imkânsız, çünkü zaman bizden hızlı-dır.
- D) Bilirdik ki, onların içinde gerçek meyveler yok-tur.
- E) En diri yapraklar, en yaş dallar en uçlarda bulunur.
10. (I) Tarihçilerin atası dedikleri Heredot'un yazdığı kitabın asıl konusu, Perslerin Anadolu'yu istilasıdır. (II) O, tarihi gezip gördükleriyle birleştirip tatlı tatlı anlatır. (III) Yazı tam anlamıyla gelişmediği için söz ön plandadır. (IV) Kitap kavramı yerine, anlatıcıların anlatımı vardır. (V) Heredot da önceleri dolaşıp anlattı; sonra da kitabını yazdı. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde "neden - sonuç ilişkisi" vardır?
- A) III.
- B) I.
- C) II.
- D) V.
- E) IV.
11. Çırpınırdı (1) Karadeniz Bakıp (2) Türk’ün bayrağına Ah ölmeden bir görseydim (3) Düşebilsem (4) toprağına Bu dizelerde numaralanmış cümlelerin hangisi fiilimsidir?
12. Türkiye’nin en renkli manzaralarından biri her perşembe Muğla’da kuruluyor. Isparta’nın kirazları, İzmir’in üzümleri, Manisa’nın kavunu, Dalaman’ın portakalı kurulan pazarda mevsimine göre sizi selamlar. Pazarcıların büyük çoğunluğu kadındır. Belki de bu yüzden pazar daha temiz ve düzenlidir. Her rengin boy ölçüştüğü bu yer yüzlerce meyve ve sebzeye geçici ev sahipliği yapar. Akşam olup güneş dünyaya küsünce geride sadece meyve ve sebzelerin artıkları ile birkaç kırık kasa kalır. Bu metnin dil ve anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
- B) Deyim kullanılmıştır
- C) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
- D) Anlatım birinci kişi ağzından yapılmaktadır.
13. Türkçenin gücü ve söz varlığı konusundaki bilinen ilk bilinçli çalışma, Kâşgarlı Mahmut’un meşhur sözlüğü Divânü Lugâti’t-Türk’tür. Kâş- garlı Mahmut, 11. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk bilgesidir. Kâşgarlı Mahmut, Türklük biliminin kurucusu ve büyük bir Türkologdur. Bu eserde Türk dili ilk defa bilinçli bir şekilde ele alınmıştır. Dîvânü Lugati’t-Türk, ilk bakışta bir sözlüğü andırmaktadır. Dîvânda 7.500’den fazla kelime açıklanıp örneklendirilmiştir. Eserde çok miktarda sav (atasözü), koşuk, şiir gibi halk edebiyatı malzemeleri yanında coğrafî, tarihî, mitolojik ve etnografik bilgiler de mevcuttur. Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
- A) Kâşgarlı Mahmut kimdir?
- B) Türkçe ilk defa hangi eserde sistemli bir şekilde işlenmiştir?
- C) Dîvânü Lugati’t-Türk’te hangi bilgiler bulunmaktadır?
- D) Dîvânü Lugati’t-Türk niçin hazırlanmıştır?
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “ölmek” sözcüğü “yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak” anlamında kullanılmıştır?
- A) Ölüm bir eve girince sağ kalanları da biraz öldürüyor.
- B) Bu hava bizi yavaş yavaş öldürüyor.
- C) Teknolojinin gelişmesiyle birtakım sanayi kolları öldü.
- D) Susuzluktan bahçedeki bütün çiçekler öldü.
15. 1) 1956’da ise gerekli yasalar çıkarılınca milli parklar kurulmaya başlandı. 2) 1800’lü yıllarda ABD’de ortaya atılan ve uygulamaya koyulan milli park projesi kısa sürede bütün dünyaya yayıldı. 3) Denizler için milli park kurmak ise ancak 1999’da gerçekleşebildi. 4) Hızla tahrip edilen doğayı insanlardan korumanın ve onlara geri vermenin yollarından biri, milli parklar kurmaktır. 5) Ülkemizde ise ilk önce art arda tabiatı koruma kanunları çıkarıldı. Numaralanmış cümleler mantık akışına göre nasıl sıralanmalıdır?
- A) 4 - 1 - 5 - 3 - 2
- B) 4 - 2 - 1 - 3 - 5
- C) 2 - 4 - 5 - 1 - 3
- D) 4 -2 - 5 - 1 - 3
16. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?
- A) Bu sözler, kafalarda soru işareti bırakır.
- B) Milletimiz en değerli varlığımızdır.
- C) Şiirler, duyguların etkili söylenmesi ile oluşur.
- D) Teknoloji son hızla gelişiyor.
17. Ne doğan güne hükmüm geçer Ne hâlden anlayan bulunur Ah, aklımdan ölümüm geçer Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur Aşağıdakilerin hangisinde "gün" sözcüğü Cahit Sıtkı Tarancı'nın bu dörtlüğündeki anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Geçen gün, hastanede bir arkadaşıma rastladım.
- B) Gün, tepelerin ardından yükseldiğinde yola çıkalım.
- C) Günümüzde el işlemesi ürünler fazla üretilmiyor.
- D) Zavallı kadın, gün görmedi şu dünyada.
18. (I.) İnsanı insan yapan temel özellik, insanın düşünebilmesidir.(II.) İnsan, kendisine verilmiş akıl sayesinde düşünür, yaşamda yol alır. (III.) Bu, onu diğer tüm canlılardan farklı kılar. (IV.) Şu hâlde, akıldır insana asıl vasfını kazandıran. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerden hangisi kurallı, birleşik bir isim cümlesidir?
- A) IV.
- B) II.
- C) I.
- D) III.
19. • Bazı cümlelerin öznesi, cümlede söz konusu işi yapan durumundaki gerçek öznelerdir. Böyle cümlelerdeki eylemler etken eylemdir. • Bazı cümlelerde, cümledeki işi yapan ögenin bulunamadığı ve eylemin başkaları tarafından yapılma anlamıyla verildiği görülür. Bu cümlelerdeki eylemler edilgen eylemdir. Öncüllerdeki bilgiler dikkate alındığında aşağıdaki cümlelerden hangisinin eylem çatısının diğer cümlelerdekinden farklı olduğu görülür?
- A) Yataktan kalkınca esneyip gerindi.
- B) Köpek, elimdeki kemiği görünce iştahla yalandı.
- C) Kadın, siyah bir şalla örtündü.
- D) Bu karar, toplantıda mı alındı?
20. Doğanın canlı unsurlarından biri olan hayvanlar, doğanın şartlarına uygun yaşıyor. cümlesini aşağıdaki cümlelerden hangisiyle sürdürdüğümüzde farklı bir metin türü oluşur?
- A) Biz onları rahatsız etmedikçe onlar kolay kolay zarar vermiyor bize. Doğasında saldırganlık olan hayvanlar bile biz onlara zulmetmedikçe fenalaşmıyor. Gücümüzü âciz hayvanlar üzerinde acımasızca kullanıyor, akıl almaz kötülükler yapıyoruz. İnsan, kendini doğanın zorba hâkimi olarak görüyor ve diğer canlılara yaşama hakkı tanımıyor. Peki, buna hakkımız var mı?
- B) Arı, kraliçesi yönetiminde eşsiz işçiliğini ortaya koyuyor. Sinek, vızıldayarak her yiyeceğe konuyor. Koyun, kuzusunu şefkatle emziriyor. Hepsinin önemli işleri var; her hayvanın bir gayreti, emeği var. Bu dünya sadece bizim değil! Doğa, kucağını nasıl açıyorsa bizde kucak açamaz mıyız onlara? İnsanlığımızı unutacak mıyız yoksa?
- C) Her bir hayvan, bir besin zinciri içinde mücadelesini sürdürüyor. Araştırmacılar, bilinen hayvan türlerinin yüz binlerle ifade edileceğini belirtiyorlar. Bazı hayvan türleri sıcak iklimlerde, bazı türler de soğuk iklimlerde yaşıyor. Sıcak iklim hayvanlarının deri kalınlığı 5-6 cm, soğuk iklim hayvanlarınınki ise 10-15 cm arasında değişiyor. Kutup ayılarının deri kalınlığının bu oranların da üstünde olduğu biliniyor.
- D) Doğa, hayvanlarla güzel! Kuşlar cıvıl cıvıl, enerji veriyor bizlere. Hele kelebekler! Doğanın deseni, süsü onların her biri. Hayran olunmaz mı bu güzelliklere? Değer verelim bu canlılara. Ters dönmüş bir böceği çevirelim; zavallı, yoluna gitsin. Karınca, yiyeceğini taşırken ayağımızın altında ezilmesin.