1. 16 Mart 1921 tarihinde Sovyet Rusya ile TBMM Hükûmeti arasında imzalanan Moskova Antlaşması’nın, I. Sovyet Rusya, Misakımillî’yi tanıyacak ve kapitülasyonlardan vazgeçecektir. II. İki ülke arasında ticaretin serbest olması için gerekli tedbirler alınacaktır. III. Kars, Ardahan ve Artvin TBMM Hükûmeti’ne; Batum Gürcistan’a; Nahcivan Azerbaycan’a bırakılacaktır. maddelerinden hangileri Sovyet Rusya’nın ekonomik çıkarlarından vazgeçtiğini gösterir?
- A) Yalnız I
- B) I ve II
- C) I, II ve III
- D) II ve III
2. Lozan Antlaşması’nın Osmanlı borçları ile ilgili olan hükmü şu şekildedir: “Osmanlı Devleti’nin gelir kaynaklarını denetim altına alan Düyun-u Umumiye İdaresi kaldırıldı. Osmanlı borçları, Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla ortaya çıkan yeni devletler ve Türkiye arasında paylaştırıldı. Borçların altın yerine kâğıt para ve Fransız frangıyla ödenmesi kararlaştırıldı.” Buna göre aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?
- A) Türkiye, dış borç yükünü hafifletmiştir.
- B) Osmanlıdan kalan borçlar çözüme kavuşmuştur.
- C) Türk lirasının değeri korunmaya çalışılmıştır.
- D) Ekonomik bağımsızlığa ters düşen kurum kaldırılmıştır.
3. Urfa’da Millî Mücadele’nin önde gelen isimlerinden olan Ali Saip Bey, “Kuvayımilliye Kumandanı Namık” imzasıyla Fransızlara şu uyarıda bulunmuştur: “Asırlardan beri hür ve bağımsız yaşamış bir millet, istila ve esareti kabul edemez. Urfa’daki misafirliğinize daha fazla müsaade etmemize imkân yoktur. Antlaşmaya aykırı işgalinizi şiddetle reddeder, 24 saat içinde Urfa’yı terk ve tahliye etmediğiniz takdirde kesin hareketlere başvurulacağını ve dökülecek kanların sorumluluğunun size ait olacağını üzüntü ile bildiririz. Hristiyan vatandaşlarımızın her türlü hakkı korunacaktır. Urfa’yı boşaltmaya onay verdiğiniz takdirde sınırımızın dışına kadar serbestçe gidebileceğinizi temin ederiz.” Buna göre Ali Saip Bey ile ilgili, I. Gayrimüslim halka güvence vermiştir. II. Bağımsızlık duygusuyla hareket etmiştir. III. Gerekirse savaşı göze alacağını vurgulamıştır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) I ve II
- B) I ve III
- C) I, II ve III
- D) II ve III
4. 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Sivas’ta temelleri atılmış olan “Kuvayımilliyeyi etkin ve millî iradeyi hâkim kılmak” ilkesinin anayasal metin haline dönüştürülmesidir. Bunu sağlayan iradenin sahibi TBMM’dir. Bu bilgide Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Olağanüstü şartlar altında hazırlandığına
- B) Halkın temsilcileri tarafından yapıldığına
- C) Millî Mücadele’nin hazırlık döneminden izler taşıdığına
- D) Millî egemenlik ilkesini güvence altına aldığına
5. Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı o günleri şöyle anlatmaktadır: “– İstiklâl Marşı... O günler, ne samimi ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının ifadesidir. Binbir facia karşısında bunalan ruhların, ızdıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin bir hatırasıdır. O şiir, bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. – Allah, bir daha bu millete İstiklâl Marşı yazdırmasın.” Buna göre İstiklâl Marşı’nın yazıldığı dönemle ilgili; I. Ülkenin işgal altında olduğu, II. Millî Mücadele’nin sona erdiği, III. Türk halkının var olma mücadelesi verdiği, IV. Ulusal bağımsızlığın gerçekleştirildiği çıkarımlarından hangileri yapılabilir?
- A) II ve IV
- B) I ve II
- C) III ve IV
- D) I ve III
6. Mustafa Kemal, lise yıllarında iyi bir komutan iyi bir Fransızca bilmeli düşüncesinden hareketle yabancı dilini geliştirmek için özel çaba harcadı. Yazları Selanik’e geldiğinde özel dersler alarak yabancı dilini geliştirdi. Ayrıca çeşitli görevlerle Avrupa’da da bulundu. Bu durumun Mustafa Kemal’e katkıları arasında aşağıdakilerden hangisi sayılamaz?
- A) Batı kültürünü yakından tanımıştır.
- B) Yabancı gazete ve dergileri takip etmiştir.
- C) Milliyetçi bir bakış açısı kazanmıştır.
- D) Avrupa’daki gelişmelerden haberdar olmuştur.
7. Mustafa, Selanik Mülkiye Rüştiyesinde okurken annesinden gizlice Selanik Askerî Rüştiyesinin sınavlarına girerek başarılı olmuştur. Zübeyde Hanım ilk başlarda karşı olsa da oğlunun askerî okulda okuma isteğini görünce izin vermek zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal, Manastır Askerî İdadisinde eğitim gördüğü dönemden itibaren ülke sorunlarıyla yakından ilgilenmeye başlamıştır. Yakın arkadaşları ile zaman zaman sohbetler düzenleyip sorunlara karşı çareler bulmaya çalışmışlardır. Verilen örneklerden hareketle Mustafa Kemal’in aşağıdaki kişilik özelliklerinden hangilerine ulaşılabilir?
- A) İleri görüşlülüğü, milliyetçiliği
- B) Vatanseverliği, teşkilatçılığı
- C) Milliyetçiliği, teşkilatçılığı
- D) Kararlılığı, vatanseverliği
8. İtalya’nın Trablusgarp’a saldırması üzerine Osmanlı Devleti kara bağlantısı olmadığı için bölgeye takviye destek gönderememiştir. Donanma da zayıf olduğu için denizden destek verilememiştir. Sadece Mustafa Kemal ve bazı gönüllü subaylar İngiliz sömürgesi altındaki Mısır üzerinden gizlice bölgeye gönderilmiştir. Bu durum Osmanlı Devleti’nin aşağıdaki alanların hangisinde çöküntü içinde olduğunun kanıtıdır?
- A) Askerî
- B) Ekonomik
- C) Kültürel
- D) Sosyal
9. Meşrutiyet, yönetimde tek otorite olan padişahın tek karar organı olduğu bir sistemde halka da söz hakkı veren yenilikçi bir yapıyı temsil etmektedir. Devlet artık padişahın kişisel isteklerine göre değil anayasadaki kurallara göre yönetilecektir. Ancak padişaha tanınan geniş yetkiler de vardır. Halkın seçtiği üyeleri görevden alma, meclisi kapatma, tatil etme, meclise yasa çıkarma izni verme ve çıkardığı yasaları onaylama yetkileri yine padişaha aittir. Bu parçadan hareketle Osmanlı devlet yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Yönetimin halk egemenliğine dayalı olduğu
- B) Egemenlik anlayışında köklü değişime gittiğine
- C) Mutlak otoritenin varlığının devam ettiğine
- D) Padişahın yeniliklere boyun eğdiğine
10. I. Mustafa Kemal ve bazı subaylarımız Osmanlı Genelkurmayı’ndan izin alarak gizli yollarla gazeteci kimliğine bürünerek sömürgeci İtalyanlarla mücadele etmek için Trablusgarp’ a gittiler. Burada halkı örgütleyip birlikte düşmana karşı mücadele edilmesinde önemli rollerde bulunmuştur. İlk savaş deneyimini ve ilk askeri başarılarını da Trablusgarp’ta göstermiştir. II. Mustafa Kemal, Balkan Savaşlarında Gelibolu Yarımadası’nda düşmana karşı görev almıştır. Vatan topraklarının ve halkımızın kurtuluşu için canı pahasına mücadele etmiştir. III. Mustafa Kemal, I. Dünya Savaşı’nın başlamasını kaygıyla izlemiş, Osmanlı Devleti’nin savaşa girmemesi gerektiğini kesin bir dille savun muştur. Bu konudaki düşüncelerini Fethi Bey’e, “…Harbin sonu karanlık. Bu harp bizim harbimiz değil.” şeklinde açıklamıştır. Mustafa Kemal’in askerlik hayatı ile ilgili verilen kesitlerden sırasıyla onun hangi kişilik özelliklerinin etkisi söz konusudur?
- A) Kararlılık - İleri görüşlülük - Vatanseverlik
- B) Teşkilatçılık - Vatanseverlik - Kararlılık
- C) Kararlılık - Vatanseverlik - İleri görüşlülük
- D) Teşkilatçılık - liderlik - Kararlılık
11. İngiltere’nin de içinde yer aldığı İtilaf Devletle- ri, Osmanlı Hükümeti’ne baskı yaparak Mondros Ateşkes Antlaşması’nın maddelerinin bir an önce uygulatılmasını istedi. Ayrıca, ülkede Milli Mücadele taraftarı olanların da etkisiz duruma getirilmesini bildirdi. Padişah ve Osmanlı Hükümeti’ne göre işgal güçlerine karşı direnmek bir sonuç getirmeyecekti. Bunun için İtilaf Devletleri’nin isteklerini yerine getirmeyi uygun buldular. Ancak böyle hareket edilirse devletin ve saltanatın varlığının devam ettirilebileceğini düşünüyorlardı. Bu bilgilerden hareketle; I. Osmanlı Devleti ve Padişah işgallere karşı sessiz kalmıştır. II. İngiltere, Milli Mücadele’ye karşı bir politika izlemektedir. III. İtilaf Devletleri isyanların başlamasında etkili olmuştur. yargılarından hangileri söylenebilir?
- A) I, II ve III.
- B) Yalnız I.
- C) I ve II.
- D) II ve III.
12. Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da bulunan Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu kısa bir sürede Ermenileri yenip barışa zorlamıştır. 3 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması’yla Doğu Cephesindeki savaş sona ermiştir. Buraki ordular Batı Cephesine sevkedilmiştir. Doğu Cephesi’ndeki mücadelenin kısa sürmesi diğer cephelerde; I. Mücadelenin bölgesel cemiyetlerle devam etmesi, II. Düzenli ordunun kurulması, III. Başka devletlerle ittifaka geçilmesi, gelişmelerinden hangilerinin gerekliliğini ortaya koymuştur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız III.
- C) I ve II.
- D) I, II ve III.
13. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 arasında Yunanistan ile TBMM’nin kurmuş olduğu düzenli ordu arasında gerçekleşmiştir. Muharebeyi düzenli ordu kaybetmiş ve Sakarya Nehrinin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştır. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, yeni kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kaybettiği tek savaştır. Afyon, Eskişehir ve Kütahya Yunanlıların eline geçti. Ordunun daha fazla zaiyat vermesini istemeyen Mustafa Kemal orduyu Sakarya Nehrinin doğusuna kadar çekti. Savaşın kaybedilmesi TBMM’ye olan güveni sarstı, meclisin Kayseri’ye taşınması ve Kuva-yi Milliye’ye dönülmesi gündeme geldi. 5 Ağustos 1921’de “Başkomutanlık Kanunu” çıkartıldı. Bu kanunla Mustafa Kemal Paşa Başkomutan seçildi. Ayrıca meclis tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Mustafa Kemal Paşa orduyu yeniden güçlendirmek amacıyla 8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirleri’ni çıkardı. Bu sayede ordunun ihtiyaçlarının büyük bir kısmı halktan karşılanmaya çalışıldı. Kütahya – Eskişehir Savaşları ile ilgili bilgilerin yer aldığı diyagramda aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
- A) Başkomutanlık Yasası niçin çıkarılmıştır?
- B) Düzenli ordu savaşı niçin kaybetmiştir?
- C) Savaşın ulusal sonuçları nelerdir?
- D) Tekalif-i Milliye Emirleri ile amaçlanan nedir?
14. M. Kemal Samsun’da bir hafta kaldıktan sonra, 25 Mayıs’ta Havza’ya geldi. Burada, İzmir’in işgalinin mitingler düzenlenerek protesto edilme- sini istedi. Daha sonra, askeri ve sivil yöneticilere gizli bir genelge gönderdi. Bu genelgede; • Mitingler düzenlenerek işgallerin protesto edilmesini, • Gösteriler sırasında Hristiyan halka kötü davranılmamasını, • Askeri ve ulusal örgütlerin hiçbir şekilde kapatılmamasını, komutaların devredilmemesini, silah, cephane ve diğer araçların hiçbir şekilde elden çıkarılmamasını, • Büyük devletlerin temsilciliklerine ve Osmanlı Hükümeti’ne uyarı telgrafları çekilmesini istedi. Buna göre; I. İşgallere karşı halkın mitinglerle tepki göstermesini, II. Askeri kurumların Padişah’ın emrine uymalarını, III. Hristiyan devletlerle birlikte hareket edilmesini, IV. İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ni korumaları, Mustafa Kemal bu genelge ile aşağıdakilerden hangilerini amaçlamamıştır?
- A) I, II ve III
- B) III ve IV
- C) I ve II
- D) II, III ve IV
15. Bağımsızlık için verilen Milli Mücadele’ye halkın her kesiminden destek vardı. Emek sarf edenlerden biri de Halide Edib’di. Sorumluluk bilincinin gereği olarak Milli Mücadele’de aktif rol alma kararlılığı ortaya koydu. Bu uğurda Milli Mücadele’ye hazırlık sağlamak üzere kurulan, Kara Vasıf Bey ve Kemaleddin Sami Paşa’nın idare ettiği Milli Karakol Teşkilatı’na dahil oldu. Bu teşkilatta aktif rol aldı. Ulusal kurtuluşun sağlanması adına mücadele veren heyecanlı ve inançlı bir Türk kadını olarak karşımıza çıkan Halide Edib Adıvar, 15 Mayıs 1919 yılında İzmir’in işgal edilmesi üzerine yüz binlerce kişinin dahil olduğu çeşitli toplantılarda yer aldı. Fatih Parkı’nda, Sultanahmet’te ve Üsküdar’da düzenlenen mitinglerde güçlü bir duruş sergiledi ve kitleleri etkilemeyi başardı. Bağımsızlık arzusu ve mücadele heyecanıyla cephe cephe dolaşan Halide Edib, yeri geldi Kızılay hastanelerinde görev aldı, yeri geldi kalemini Milli Mücadele’nin yaygınlaşması için kullandı. Milli Mücadele boyunca gösterdiği gayret ve yararlılıklardan dolayı kendisine ilk olarak onbaşılık, daha sonra ise başçavuşluk rütbeleri verildi. Halide Edib, Milli Mücadele sürecini yazılarına, röportajlarına, hikayelerine ve romanlarına taşıyan en önemli isimlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun bu mücadele sırasında her kalem oynatışı Milli Mücadele için atılan bir adımdı. Bu süreci anlatan romanları ise şunlardır: Dağa Çıkan Kurt, Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, İzmir’den Bursa’ya, Kalp Ağrısı, Zeyno’nun Oğlu. Verilen bilgiler dikkate alındığında Halide Edib ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Miting ve toplantılarda yaptığı konuşmalar ve güçlü duruşu ile halkı etkilemiştir.
- B) Milli Mücadele’ye, birçok alanda faaliyetlere katılarak, destek olmuştur.
- C) Eserlerinde sadece Batı Cephesi’nde yaşanan gelişmeleri ele almıştır.
- D) Gerek savaş esnasında gerekse sonrasında Milli Mücadele için yazılar yazmıştır.
16. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütare- kesi sonrası Anadolu’da Türk varlığını tehdit eden işgaller karşısında, mevcut hükümetin sessiz ve teslimiyetçi tutumuna karşı Türk milleti bağımsızlık mücadelesine girdi. Ankara’da açılan TBMM bu mücadelenin merkezi oldu. Doğu’da Ermeniler, güneyde Fransızlar ve batıda da Yunanlılarla çetin mücadeleler yapıldı. Doğudaki ve güneydeki mücadeleler kısa sürede başarıyla sonuçlandı. Ermenilerle 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması ve Fransızlarla 20 Ekim 1921’de ya- pılan Ankara Antlaşması ile bu bölgelerde barış ve güvenlik sağlanmış oldu. Batı cephesinde ise savaş uzun süre devam etti. Millî Mücadele’ de kesin sonuca bu cephedeki Türk-Yunan savaşıyla ulaşılmıştır. Verilen paragraftan yola çıkarak Milli Mücadele ile ilgili, I. Türk milleti işgallere karşı üç farklı cephede savaşmak zorunda kalmıştır. II. TBMM, ilk askeri ve siyasi başarıyı Doğu Cephesi’ nde elde etmiştir. III. İşgaller karşısında TBMM ve Osmanlı Hükümeti birlikte hareket etmiştir. çıkarımlarından hangileri yapılabilir?
- A) Yalnız I.
- B) I ve II.
- C) II ve III.
- D) I, II ve III.
17. Osmanlı Devleti, Almanya'nın da isteğiyle İngiltere'nin sömürgelerine ulaşan yolları kesmek ve Mısır'ı İngiltere'den geri almak amacıyla Süveyş Kanalı'na bir harekat düzenledi. İngiliz askerleri, Osmanlıların Kanal üzerine yaptıkları bu saldırıyı durdurdular ve Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattılar. İngiliz askerleri, kazandıkla- rı bu başarının ardından Arapların da yardımıyla Sina Yarımadası'nı ele geçirdiler ve Suriye'ye doğru ilerlemeye başladılar. Bu sırada Suriye Cep- hesi'nde, Yıldırım Orduları 7. Ordu Komutanı olarak Mustafa Kemal görev yapıyordu. Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bir savunma çizgisi oluşturdu. Bu bölgede başarılı savaşlar yaparak İngiliz ilerleyişini durdurdu. Bu bilgilerden hareketle aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
- A) Almanya, İngilizlerin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek istemiştir.
- B) Sina Yarımadası’nın kaybedilmesinde Arapların işbirliği etkili olmuştur.
- C) M. Kemal, Kanal Harekatı ile İngilizlerin saldırılarını püskürtmüştür
- D) Osmanlı Devleti, İngilizlere karşı Almanya’nın yanında yer almıştır
18. Mustafa Kemal’in eğitim hayatı ile ilgili bir tablo verilmiştir. M. Kemal’in Eğitim Hayatı - Yıl Mahalle Mektebi - 1886 Şemsi Efendi İlkokulu 1886 - 1887 Selanik Mülkiye Rüştiyesi - 1893-1895 Selanik Askeri Rüştiyesi - 1893-1895 Manastır Askeri İdadisi - 1896-1898 İstanbul Harp Okulu 1899-1902 İstanbul Harp Akademisi - 1902-1905 Verilen tablodan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Askeri eğitime ilk olarak Selanik kentinde başlamıştır
- B) Eğitim hayatının büyük çoğunluğunu İstanbul’da geçirmiştir.
- C) Ailesinin baskısı üzerine Selanik Askeri Rüştiye’ye gitmiştir.
- D) Eğitim hayatında kendini geliştirmek adına sürekli mesleki okullarda okumuştur.
19. 1.Yeni cepheler açarak savaşı geniş alanlara yaymayı ve üzerindeki savaş yükünü hafifletmeyi 2. Osmanlı Devleti’nin jeopolitik konumundan faydalanarak İngilizlerin sömürgeleriyle bağlantısını kesmeyi 3. Osmanlı halifesinin dinî gücünden faydalanarak İtilaf Devletlerinin sömürgelerindeki Müslümanların ayaklanmasını sağlamayı Yukarıdaki bilgilerden hareketle Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni kendi yanında savaşa dâhil etmeyi sağlayarak hangi alanda kazanım elde etmek gibi bir amacı yoktur?
- A) Dini
- B) Coğrafi
- C) İktisadi
- D) Askeri
20. Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920’de kabul edilen Misak’ı Milli belgesinin içerisinde bulunan maddelerden hangisi milli iradeye önem verildiğinin göstergesidir?
- A) Batı Trakya’nın durumu orada yaşayan halkın serbestçe verecekleri oylarla belirlenmelidir.
- B) Tam bağımsızlığın sağlanabilmesi için millî ve ekonomik gelişmemizi engelleyen her türlü siyasi, adli ve mali sınırlamalar kaldırılmalıdır.
- C) Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez.
- D) Azınlıkların hakları, yabancı devletlerdeki Müslümanların da aynı haklardan yararlanmaları şartı ile tanınacak ve sağlanacaktır.