1. Tabloda bazı peygamberlerin ayetlerde yer alan sözleri verilmiştir. Buna göre, verilen sözler aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilişkilendirilemez?
- A) Adalet
- B) Tevhit
- C) Tevekkül
- D) Merhamet
2. Hz. Muhammed (sav.); Medine’ye hicretinden sonraki ilk dönemler, dinî konuşmalarını yaparken mescitte bulunan bir ağaç gövdesinin üzerine çıkar ve bu şekilde insanların kendisini görmesini sağlardı. Zamanla hitap ettiği grup kalabalıklaştı. Müslümanların, Hz. Muhammed’i (sav.) daha iyi görüp duyabilecekleri yüksekçe bir yere ihtiyaç duyduğunu fark eden bir kişi; ona basamakları olan bir şey kullanması önerisinde bulundu. Bu öneriyi ashabıyla değerlendiren Hz. Muhammed (sav.), kullanışlı bir minber yaptırdı. Bu olaydan Hz. Muhammed (sav.) ile ilgili, I. Gösteriş yapmaktan kaçınırdı. II. İstişarede bulunmaya önem verirdi. III. Sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışırdı. yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) II ve III
- B) I ve II
- C) I, II ve III
- D) Yalnız I
3. Müslümanlar, müşriklerin baskıları sonucu terk etmek zorunda kaldıkları yurtlarına yıllar sonra Mekke’nin fethiyle tekrar ayak basmışlardı. Hz. Muhammed’in (sav.) ve Müslümanların bu dönüşle kendilerinden intikam alacağını zanneden Mekkeliler büyük bir korkuya kapılmışlardı. Ancak Hz. Muhammed (sav.) onlara “Size bugün çıkışmak, azarlamak yoktur.” demişti. Bu davranış karşısında kalpleri olumsuz duygulardan arınan Mekkelilerin İslam dinine bakış açıları değişti. Bu olayda Hz. Muhammed’in (sav.) aşağıdaki ayetlerden hangisinin rehberliğinde hareket ettiği söylenebilir?
- A) “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel şekilde sav. Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost oluverir.” (Fussilet suresi, 34. ayet)
- B) “Ey Muhammed! Sana da kendisinden önceki kitapları tasdik edici ve onları denetleyici olarak bu kitabı hak ile indirdik.” (Mâide suresi, 48. ayet)
- C) “Andolsun; sizden Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çokça ananlar için Allah’ın resulünde güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb suresi, 21. ayet)
- D) “İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et.” (Âl-i İmrân suresi, 159. ayet)
4. İslam dininde başarıya ulaşmak için emek harcamanın gerekli olduğu önemle vurgulanmaktadır. Konu ile ilgili olarak Necm suresinin 39. ayetinde “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder.” buyrulmaktadır. Bu durum şöyle formüle edilebilir: Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde sözü edilen duruma dikkat çekilmektedir?
- A) İşini kış tut da yaz çıkarsa bahtına.
- B) Bağa bak, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun.
- C) Kısmetinde ne varsa kaşığında o çıkar.
- D) Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir
5. Elif, yolda karşılaştığı ve üzüntülü olduğu her hâlinden anlaşılan Defne’ye tüm içtenliği ile gülümseyerek selam verir. Uzun zamandır bu şekilde selamlanmayan Defne çok mutlu olur ve kendini gerçekten değerli hisseder. Bu duygu içerisindeyken çoktan beri görüşmediği arkadaşı aklına gelir. Kendisi de onu aynı şekilde mutlu etmek için arayıp “gönülden bir merhaba” ile hatrını sorar. Arkadaşı bu görüşmeden o kadar keyif alır ki öğle yemeğini yediği lokantadaki çalışana, her zamankinden daha fazla bahşiş vermek içinden gelir. Çalışan, ilk defa böyle bir bahşiş almaktadır. Akşam eve giderken kazandığı paranın bir kısmıyla köşe başındaki evde oturan yaşlı komşusu için de alışveriş yapar. Bu iyilik karşısında çok sevinen yaşlı adam, artık daha mutludur. O gece, yalnız olmadığını hissederek uykuya dalar. İşte tüm bunlar, bir tebessümün sonucudur... Bu hikâyeden sadaka ibadetinin aşağıdaki işlevlerinden hangisi çıkarılamaz?
- A) Kötülüklerin azalmasını sağlaması
- B) Güzel duyguları yaygın hâle getirmesi
- C) Huzur ve güven ortamını oluşturması
- D) Birleştirici-bütünleştirici olması
6. Hz. Muhammed (s.a.v), hem yakın çevresindeki kabile reislerine hem de birçok ülkenin liderlerine İslam’a davet mektubu göndermişti. Kısa ve öz bir tarzda yazdığı mektuplarında hitap ettiği kişilere unvanlarıyla seslenmiş, onları küçük düşüren ya da tehdit içeren hiçbir ifade kullanmamıştı. Mektuplarda öncelikle devlet adamlarını ve kabile reislerini tek Allah’a inanmaya, kendisinin de O’nun kulu ve peygamberi olduğunu kabul etmeye davet ediyordu. Müslüman olmaları halinde onların ve halklarının özgürlük içinde yaşamaya devam edeceklerini, mal ve can güvenliklerinin sağlanacağına güvence vermişti. Bu bilgiler dikkate alındığında Hz. Muhammed’in (s.a.v) insanları İslam’a davet ederken izlediği yol hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) İslam’a davetini, hoşgörü anlayışı içinde yapmıştır.
- B) Davetine olumlu yanıt vermeyenleri, başlarına gelecek azap konusunda bilgilendirmiştir.
- C) Hz. Muhammed’in (s.a.v) uyarıcılık görevi bütün insanlığa yöneliktir.
- D) Tebliğ görevini yürütürken tevhit inancından taviz vermemiştir.
7. Bütün peygamberler gibi Hz. Muhammed (s.a.v) de Allah’a inanıp emirlerine göre yaşayanları cennetle müjdelemiş, asi olanları ise cehennemle uyarmıştır. Aşağıdaki ayetlerin hangisinde Hz. Muhammed’in (s.a.v) “müjdeleyici-uyarıcı” özelliğine vurgu yoktur?
- A) “İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.” (Nahl suresi, 44. ayet.)
- B) “Şüphesiz biz, seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak hak ile gönderdik. Hiçbir ümmet yoktur ki, aralarında bir uyarıcı gelip geçmiş olmasın.” (Fâtır suresi, 24. ayet.)
- C) “Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.” (A’râf suresi, 188. ayet.)
- D) “Şüphesiz biz seni hak ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan so- rumlu tutulacak değilsin.” (Bakara suresi, 119. ayet.)
8. Hz. Muhammed’e (s.a.v) bir gün birisi şöyle sormuştu: -Ey Allah’ın elçisi, İslam nedir? -İslam güzel ahlaktır, demişti, Hz Muhammed (s.a.v). O kimse tekrar sormuştu: -Ey Allah’ın elçisi, güzel ahlak nedir? Hz. Muhammed (s.a.v) şöyle açıklamıştı: -Sana darılanla, seninle ilişkiyi kesen kimse ile barışman, sana vermeyene vermen, sana eziyet edeni hoş görüp affetmendir. Aşağıdaki seçeneklerde verilen örneklerden hangisi yukarıda verilen ahlaki davranışlarla ilgili bir örnek değildir?
- A) Yanlışlıkla açacağını kıran Selime, Seda’nın “Olur böyle şeyler sıkma canını.” demesi.
- B) Ayşe’nin arkadaşından ödünç aldığı kitabı söz verdiği zamanda teslim etmesi.
- C) Elif’in yıllardır dargın olduğu arkadaşını hastanede ziyaret edip ona geçmiş olsun demesi.
- D) Söylediği kötü bir sözden dolayı kardeşine kırılan Esin’in kardeşi özür dileyince ona sarılması.
9. Bütün cahilî toplumlar gibi İslam öncesi Arap toplumu da kuvvet sahibi zorbaların hâkim olduğu, zulüm ve haksızlığın kol gezdiği bir toplumdu. Fil olayının yirminci yılında Ficâr savaşı olarak adlandırılan kanlı kabile kavgalarından sonra Mekke'de hiçbir yabancı ve koruyucusuz kimsenin mal, can ve namus güvenliği kalmamıştı. İşler çığırından çıkmıştı. Yabancı tacirlerin malları alınır, parası ödenmezdi. Tüm bu olumsuz durumlar devam ederken Hz. Muhammed (s.a.v.), çevresinde adil, güvenilir ve dürüst kişiliği ile tanınıyordu. Gençliğinde Mekke’ye dışarıdan gelenlerin karşılaşacağı zorlukları önlemek, onların can ve mal güvenliklerini sağlamak, haksızlığa ve adaletsizliğe uğramalarını engellmek için çalışmalarını aktif bir şekilde sürdürmüştü. Bu konudaki en önemli çalışmalarından biri de adaleti sağlamak ve haksızlıklara engel olmak için kurulan bir topluluğa katılmak olmuştur. Yukarıda bahsedilen topluluğun adı nedir?
- A) Hılfu’l-Fudûl
- B) Hatemü’l-Enbiya
- C) İsmet
- D) Darü’l-Erkam
10. I. En güzel örnek II. Hz. Peygamber’in örnek ahlakıyla ahlaklanarak başkalarına da örnek olmak. III. İnanç, ibadet, ticaret, eğitim, öğretim ve ahlak başta olmak üzere hayatın her alanında Müslümanların kendilerine örnek almaları gereken tek ve en güzel model.” anlamında Hz. Muhammed’in sıfatı. IV. Hz. Muhammed’in son peygamber olması. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri “Üsve-i Hasene “ kavramının anlamı ile ilgilidir?
- A) I, II ve III
- B) I ve III
- C) II ve IV
- D) I, II, III ve IV
11. Osmanlı ve Selçuklu Dönemi’nde şehirlerin belirli noktalarına konan “sadaka taşları”, İslam dininin insanlar arasındaki gelir eşitsizliğini gidermek amacıyla emrettiği yardımlaşmanın büyük bir incelikle yerine getirilmesini sağlıyordu. Cami avlularının en kuytu köşesine konan silindir şeklindeki bu taşın üst kısmında küçük bir oyuk bulunurdu. İmkânı olan insanlar; bu oyuğa bıraktıkları sadakalarla yoksullara, onları rencide etmeden el uzatıyordu. Bu metinde sözü edilen gelenek aşağıdaki ayet ve hadislerden hangisinin mesajıyla doğrudan örtüşmemektedir?
- A) Sadakalar (zekât gelirleri) ancak şunlar içindir: Yoksullar, düşkünler, sadakaların toplanmasında görevli olanlar, kalpleri kazanılacak olanlar, âzat edilecek köleler, borçlular, Allah yolunda (çalışanlar) ve yolda kalmışlar. İşte Allah’ın kesin buyruğu budur. Allah bilmekte ve hikmetle yönetmektedir. (Tevbe, 60)
- B) “Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. (Bakara Suresi 263)
- C) Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde, Allah Teala yedi insanı Arşın gölgesinde barındıracaktır. Bunlardan biri de, sağ elinin verdiğini, sol elinin bilmeyeceği kadar sadakayı gizli veren kimsedir.” (Buhari)
- D) Sadakayı açık verirseniz ne güzel, gizli verirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.) (Bakara 271)
12. Putperestlerin baskı ve eziyetlerinden kurtulmak için bir grup Müslüman Habeşistan’a (Bugünkü Etiyopya) hicret ettiklerinde, o zaman henüz İslam’la şereflenmemiş olan Ebu Süfyan ve adamları Müslüman muhacirlerin peşinden oralara kadar gitmiş ve Habeş kralının huzuruna çıkıp, ülkesine sığınan Müslümanları kötüleyerek, onların iadesini istemişti. Sonradan Müslüman olma şerefine ulaşacak olan bu adil kral, işin gerçek yüzünü anlamak için Ebu Süfyan’a çeşitli sorular sordu. Bu sorulardan biri de şuydu: “– Onun yalan söylediğine daha önce hiç şahit oldunuz mu?” Ebu Süfyan doğruyu söylemek zorundaydı: “–Hayır!” dedi. “Daha önce onun yalan söylediğini hiç görmedik.” Yukarıda Hz Muhammed (s.a.v.) ile ilgili anlatılan olay, peygamberimiz açısından aşağıdaki kavramlardan hangisi ile örtüşmektedir?
- A) Fetanet
- B) Sıdk
- C) Üsve-i hasene
- D) Vefa
13. Kader ayırdı bizi Elimizden ne gelir Sabrın sonu selamettir Başa gelen çekilir Yukarıdaki şarkı sözlerinde geçen ifadeler ile ilgili hangisi söylenemez?
- A) Kader anlayışındaki cüz-i irade konusu görmezden gelinmiştir.
- B) Yanlış bir kader anlayışı ortaya konulmuştur.
- C) Sabredenler sonunda mutlu olurlar.
- D) Kadere inanmayanlar daima üzülmeye mahkumdurlar.
14. Köyde çiftçilik yapan Orhan Bey, sahip olduğu bütün mallardan zekat verebilecek ölçüde dinen zengin sayılmaktadır. Sahip olduğu mallar kendisinde 13 aydan beri vardır. 80 tane küçükbaş hayvanın zekatı olarak, 2(iki) adet koyunu, fakir olan kardeşine vermiştir. Orhan Bey, sahip olduğu paranın 1/30’nu miskin olan komşusu Ahmet amca’ya vermiştir. Beş devenin zekatını 1(bir) deve olarak süt annesi Halime hanıma veren Orhan bey, sulanan( kendi imkanlarıyla sulama, ilaçlama ve gübreleme) bahçe ürünlerinin zekatını ise 1/10 oranında kayın babası Recep Bey’e vermiştir. Orhan bey böylece zekat verme işlemini bitirmiştir. Zekat ibadetini eda etmek isteyen Orhan Bey ile ilgili bazı bilgiler verilmiştir. Bu bilgiler ışığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Zekatın verilme zamanına riayet(uymak) etmiştir.
- B) Zekat oranları ile ilgili yanlışlık yapmamıştır.
- C) Zekatın her maldan ayrı ayrı verildiğini bilmektedir.
- D) Zekatın verileceği kişilerle ilgili yanlışlık yapmamıştır..
15. “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” (Kanuni Sultan Süleyman, Dîvân-ı Muhibbî, Cilt: III, s. 460.) Yukarıda Kanuni Sultan Süleyman’a ait dizelerde verilmek istenen mesaj nedir?
- A) Bir devletin bağımsızlığı, her şeyden önemlidir.
- B) Devletimiz cihanda(dünyada) başarılı bir konumdadır.
- C) Hastalanmamak için sağlıklı beslenmeliyiz.
- D) İnsanın en önemli sermayesi, sağlığıdır.
16. - Zenginlerin yılda bir kez mallarının belli miktarını vererek yaptıkları ibadettir. - Gücü yetenlerin ramazan ayının sonuna kadar vermekle yükümlü oldukları sadakadır. -Toprak ürünlerinden verilen zekatın adı Bu cümlelerde aşağıdakilerden hangisinin tanımına yer verilmemiştir?
- A) Fitre
- B) Zekât
- C) Havaic-i asliyye
- D) Öşür
17. I. “Ey iman edenler! Mallarınızı birbirinize haksızlık ederek değil, karşılıklı rızaya dayalı ticaretle yiyin. …” (Nisâ, 29) II. “Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur.” (İsra, 32) III. Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, "Alım satım da ancak faiz gibidir" demeleridir. (Bakara, 275) IV. Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide, 90) Yukarıdaki ayetlerden kaç tanesi “malın korunması “ ile ilgilidir?
18. Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi, iğrenç şeylerdir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz. (Mâide suresi, 90. ayet) Yukarıdaki ayet aşağıdakilerden hangisinin korunmasına yönelik değildir?
- A) Malın korunması
- B) Aklın korunması
- C) Dinin korunması
- D) Neslin Korunması
19. Ümmetlerden hiçbiri, kendisine tespit edilmiş ........ne öne alabilir, ne erteleyebilir. Mü’minun Suresi, 43. ayet Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: “Bana Allah yeter. O’ndan başka İlah yoktur. Ben O’na ........... ettim ve büyük arşın Rabbi O’dur.” Tevbe Suresi, 129. ayet Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, ......... Allah’a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır. Hud Suresi, 6. ayet “Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları .................. sebebiyle kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz. Onlar üzülmezler de.” Zümer suresi, 61. ayet. Verilen ayetlerdeki boşlıklara sırasıyla aşağıdaki kavramlardan hangileri gelmelidir?
- A) Ecel / Tevekkül / Başarı / Rızık
- B) Ecel / Rızık / Başarı / Tevekkül
- C) Ecel / Rızık / Tevekkül / Başarı
- D) Ecel / Tevekkül / Rızık / Başarı
20. Sadaka-i cariye; insanın ölümünden sonra da sevabı devam eden sadakadır. Hz. Peygamper “insan ölünce üç şey dışında ameli kesilir. Sadaka-i cariye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat” diye buyurmuştur. ( Müslim vasiyet,14) Buna göre; 1. Hayvanların susuzluklarını gidermeleri için mezarların bir parçasını küçük sulaklar halinde yapılması 2. Okunmak maksadıyla miras olarak bırakılan Mushaf 3. Düzenli bir şekilde fakir komşusuna yardım eden kişi 4. Kişinin sağlığında öğrenmiş olduğu ilmin neşredimesi 5. Başkalarının mahrumiyetini telafi etmek için, bütün imkanlarla muhtaçların yardımına koşmak Verilenlerden hangileri sadaka i cariye kapsamında değerlendirilir?
- A) 1, 2, 4
- B) 2, 3, 5
- C) 1, 2, 3, 4, 5
- D) 1, 2, 3