1. Yaşar Kemal dünya edebiyatında ender rastlanan doğa anlatıcılarından birisidir. Onun romanlarındaki doğa pek az romancıda bulunabilir. Karıncanın Su İçtiği'nde dağlardan aşağı kırmızı bir sel gibi süzülen ceren sürüleri, iki kutsal nehir arasında başlayan ve bir çöl fırtınası gibi süren savaşı "kirp" diye durdurup çölü ıssıza keser. Toprağı kızıla boyayan ceren ölülerinin ardından son ceren de savaş alanından çıkana dek süren sessizlik ve mermi yağmuru, bir anda yeniden başlar. Yukarıdaki parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur?
- A) Destansı anlatım
- B) Açıklayıcı anlatım
- C) Tartışmacı anlatım
- D) Kanıtlayıcı anlatım
- E) Öyküleyici anlatım
2. Dün gece renkli bir düğün törenine katıldık. Gelin bembeyaz ve çok şık elbisesiyle etrafa gülücükler dağıtıyordu. Damadın siyah renkli takım elbisesi ise görülmeye değerdi. Konuklar da çok şık giyinmişlerdi. Kısacası, renklerin birbiriyle uyum içerisinde olduğu bir düğün töreniydi bu. Bu paragrafta aşağıdaki anlatım yöntemlerinden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Açıklama
- B) Betimleme
- C) Öyküleme
- D) Tanımlama
- E) Karşılaştırma
3. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmıştır?
- A) Öyküleme
- B) Açıklama
- C) Tanımlama
- D) Betimleme
- E) Tartışma
4. Bir yazar şu ya da bu konuyu seçmiş, fark etmez. Bir kez "seçme" diye bir şeyin gerçekleşmesi söz konusu değildir çünkü "seçme" denilen şey edebiyat tarihlerini kaleme alan başöğretmenlerin bir kuruntusudur. Birinin çıkıp gerçek bir edebi yapıtın yazarına, "Bir başka konu seçsen daha iyi olmaz mıydı?" sorusunu yöneltmesi, tıpkı bir hekimin zatürre geçiren bir hastaya, "Ah sevgili dostum, zatürre yerine bir nezleye yakalanamaz mıydınız sanki?" demesine benzer. Bu paragrafta hangi anlatım biçimi ağırlıklı olarak kullanılmıştır?
- A) Öyküleme
- B) Tartışma
- C) Tanımlama
- D) Açıklama
- E) Betimleme
5. Kanaatimce Abdülhak Şinasi Hisar bizim fikir ve edebiyat hayatımız içinde yani Avrupalılaştığımız zamanda şimdiye kadar olan devremiz içinde "tek" diyebileceğimiz ''en ilerisi" diyebileceğimiz Avrupai bir yazardır. Gerek üslubu, ki biraz uzun cümleli ve ağdalı görünmesine rağmen, gerek fikrin bir dil içindeki işleyişi ve genellikle insan ve dünya görüşü bakımından bizde hakikaten Avrupalı, Batılı bir yazar denecek tek veya birkaç yazardan biridir. Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Betimleme
- B) Öyküleme
- C) Tartışma
- D) Karşılaştırma
- E) Açıklama
6. Bir yazılım şirketinin yayımladığı rapora göre bilgisayarların güvenlik duvarını yıkmak için dünya klasiklerini kullanan korsanların son gözdesi Jane Austen'ın "Sense and Sensibility" romanı. Tarayıcıların Jane Austen'ın eserlerinden alıntılanan cümleleri güvenli bulduğu ancak edebi değeri olmayan içeriklere tehlikeli virüs uyarısı verdiği söyleniyor. Şirketin mühendisleri Kül ve Ateş'in diğer klasiklerden nazaran daha çok tercih edilmesinin sebebini henüz anlayamamış. Mühendislerden biri "Her ne kadar korsanların kitapları rastlantısal olarak seçtiklerini düşünsek de her taşın altından Kül ve Ateş'in çıkması ilginç." diyor. Yukarıdaki parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangi ikisine başvurulmuştur?
- A) Tartışma - tanık gösterme
- B) Açıklama - alıntı yapma
- C) Tartışma - örnek verme
- D) Tartışma - karşılaştırma
- E) Açıklama - sayısal veri kullanma
7. Dağ eteklerinde derin kanyonlar alabildiğine uzayıp gidiyor. Yamaçlarda irili ufaklı ağaçlar. .. Gökyüzünde kuşlar uçuşuyor. Uzaktan bir köy görünüyor. Köye giden patika bir yol. Elmas gibi ışıldayan ve uzaklardaki berrak mavisi aydınlık göğe kavuşarak sonsuzlukta kaybolan bir denizin üstünde yüzlerce martı... Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Betimleme
- B) Açıklama
- C) Örnekleme
- D) Karşılaştırma
- E) Öyküleme
8. Cumhuriyet Dönemi'nin ilk elli yılı, her alanda olduğu gibi sanat ve edebiyat alanında da büyük yenilik, zenginlik ve çeşitlilik gösterir. Denebilir ki "yenilik" bu devrin başlıca özelliğidir. Kurtuluş Savaşı ile bütün dünyaya yaşama gücünü ispat eden Türk milleti, çağdaş medeniyete uygun yeni bir devlet kurmak için hayatın her sahasında köklü inkılaplara girişti. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Tartışma
- B) Betimleme
- C) Açıklama
- D) Karşılaştırma
- E) Öyküleme
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yapılmıştır?
- A) Sabahları en az yarım saat spor yaparmış.
- B) Bu derneğe üye olmak için en az on ülkeyi gezmiş olmanız gerekiyor.
- C) Deniz kenarındaki evinde yalnız yaşıyormuş.
- D) Bu kuş cennetinde üç yüz elli çeşit kuş türü varmış.
- E) İki saatlik yoldan develeri görmek için geldik biz.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
- A) Arama çalışmalarına, üzerine su geçirmez elbise, başına şapka, gözüne güneş gözlüğü takarak katılmış.
- B) Enkaz altında kalanların yerlerini belirlemek için eğitimli köpeklerden yararlanılmış.
- C) Çamaşır makinesine yanlış deterjan koyunca, makineden köpükler çıkmaya başlamış.
- D) Uzak dağ köylerinden gelenler, getirdikleri meyveleri satıp yağ, un, şeker alırlardı.
- E) Güz sonuna doğru, ağaçlardaki cevizler uzun sırıklar yardımıyla, zor zahmet toplanır.
11. Kar, dağ köylerinde hastalanıp şehre yetiştirilemeden ölen hastalar için, elbette bir felaket. Bu felaketin sorumlusu kar mı peki, tabiatın bu en şiirsel dekoru mu? Hiç değil! Bu parçadaki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinin yapılmasıyla giderilebilir?
- A) "ölen hastalar" yerine "ölenler" sözünün getirilmesiyle
- B) "tabiatın" sözünün cümleden atılmasıyla
- C) "yetiştirilemeden" yerine "yetişemeden" sözünün getirilmesiyle
- D) "elbette" sözünün cümleden atılmasıyla
- E) "şehre" yerine "sağlık kurumuna" sözünün getirilmesiyle
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanmaktan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
- A) O gelince birbirimizle konuşmayı bırakır, onu dinlemeye başlardık.
- B) Bize daima moral verir, başarısız olma korkumuzu giderirdi.
- C) Hepimiz onu sever, isteklerini yerine getirmeye çalışırdık.
- D) Öğretmenimiz her zaman bize anlayışla yaklaşmasını bilirdi hep.
- E) Her akşam ona uğrar, ihtiyacı olup olmadığını sorardık.
13. 17 Ağustos depreminin ardından üç sene geçmesine rağmen depremzedelerin mağduriyeti sürüyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinin yapılmasıyla giderilebilir?
- A) ''Ağustos" yerine "Ağustos'taki" sözünün getirilmesiyle
- B) "sürüyor" yerine "bitmiyor" sözünün getirilmesiyle
- C) "mağduriyeti" yerine "çilesi" sözünün getirilmesiyle
- D) "ardından" yerine "üzerinden" sözünün getirilmesiyle
- E) "rağmen" yerine "karşın" sözünün getirilmesiyle
14. Annem otları topraktan çıkarırken bana otların adını ve onları tanımam için gerekli bilgileri verirdi. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakiIerden hangisinin yapılmasıyla giderilebilir?
- A) "gerekli" yerine "gereken" sözünün getirilme siyle
- B) "otların" sözünün cümleden atılmasıyla
- C) Bağlaçtan önce "söylerdi" sözünün getirilmesiyle
- D) "çıkarırken" yerine "sökerken" sözünün getirilmesiyle
- E) "topraktan" sözünün cümleden atılmasıyla
15. Kaplumbağaların yuvalarını güvenlik altına alabilmek için göğe bırakılan uzaktan kumandalı balon, fena halde mağdur oldu. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) İyelik ekinin eksikliğinden
- B) Birbiriyle çelişen sözlere yer verilmesinden
- C) Öznenin canlı bir varlık gibi düşünülmesinden
- D) Bir sözcüğün yanlış yerde bulunmasından
- E) Gereksiz sözcük kullanılmasından
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu gece ünlü sanatçıyı seyretme mutluluğunu yaşadım.
- B) 1982'1i yıllar sanattan neler götürmedi ki!
- C) Küçük bir çocukken dünya benim için burası demekti.
- D) Dedemlerin bize bugün geleceğini bir an için unutmuşum.
- E) Ben, neleri yapabileceğimi veya neleri yapamayacağımı biliyorum.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bana edebiyat zevki kazandıran kişi Namık Kemal'dir.
- B) Çok beğendiğim yazarları ve kitapları size söylemiştim.
- C) Bu şairin en son çıkan yeni şiir kitabını büyük bir beğeniyle okudum.
- D) Anladım ki sizden bize hiçbir zaman fayda gelmeyecek.
- E) "Milll edebiyat" sözünden ne anladığımı uzun uzun yazmıştım sınavda.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazlıkta geç yatmaya ve sabahleyin de canı istediği zaman kalkmaya alışmıştı.
- B) İyiliğin ve kötülüğün ölçeği insanların diğer insanlara karşı olan saygısıdır.
- C) Her insan, kendi mesleğinde en iyi olmanın yollarını aramalıdır.
- D) Kocaman elma ağacının dalları neredeyse pencereden içeri girecekti.
- E) Gördüklerimi birazdan size tek tek anlatacağım.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış yerde kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Karlı günlerde araçların zincirsiz yollara çıkmamaları gerekir.
- B) Okuduğum dergilerden aklımda kalanları bir yere not ederim.
- C) Bu dili iyice öğrenmeden bu şiirleri okumak mümkün değil.
- D) Bir sonraki oyunum, aşk hikayeleri üzerine olacak.
- E) Ne bir yıldız dikkatimi çekiyordu ne de önümde çarşaf gibi olan deniz.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin kalıbının bozulmasından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazar, olayları öyle sıralamış ki kitabı bitirmeden duramıyorsunuz.
- B) Onların iyi niyetini kötüye kullanmak size yakışmaz.
- C) Ölmek, alnımıza çizilmiş bir sondan başka nedir ki!
- D) Selim'in, arkadaşlarına nasıl bir oyun oynadığını siz de gördünüz.
- E) Senden şüphelendiklerini fark edince olaya müdahale ettim.