1. Şiir hakkında herkesin farklı görüşleri vardır elbette. Bir şairimiz, şiir hakkında şunları söylüyor: "Şiir, önce bizim ulusumuzu, bizim duygu ve düşünce dünyamızı söylesin. Fakat aynı şiir, bu ulusal atmosfer içinde, bizi anlatırken aynı ölçüde bütün insanlığın duygu, düşünce, zevk ve heyecan iklimlerinin tercümanı olsun." Ben buna katılıyorum. Bu parçaya göre, şairin, şiirde özellikle bulunmasını istediği şey nedir?
- A) Somutluk ve öznellik
- B) Soyutluk ve öznellik
- C) Akıcılık ve genellik
- D) Ulusallık ve evrensellik
- E) Duygusallık ve etkileyicilik
2. Bir toplumun kendine has duyuş, düşünüş ve davranış özelliklerinin bir bütünü olan kültürün, bir nesilden ötekine iletilmesi ve yaşatılması için, dilden daha güvenilir bir araç mevcut değildir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için dilin, bilim dili olmaktan ziyade, yazınsal bir dil, bir şiir dili olmaya devam etmesi gerekmektedir. Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bilim dili ile yazınsal dil farklı özelliklere sahiptir.
- B) Kuşaklar arası kültür aktarımında en güvenilir kaynak yazınsal dildir.
- C) Kültür iletişiminde bilim dili kullanılmalıdır.
- D) Kuşaklar arasındaki kültür farklılıkları dille giderilir.
- E) Kültürün diğer nesillere aktarılması bilim dili ile sağlanır.
3. Şiir, yaşayan ve yaşayacak olan bir dille yazılırsa, gerçek bir sanat eseri olur ve ölmezliğe hak kazanır. Her gün değişen bir dille şiir yazmaya çabalayanlar, kaygan arazi parçası üzerine bina yapan mimarlara benzerler. Eserlerinin ömrü, kullandıkları dil kadar kısa sürer. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Şiirin kalıcılığı, yaşayan ve hep kullanılacak dille yazılmasına bağlıdır.
- B) Gerçek sanat yapıtı, toplumsal konuları yalın bir dille anlatır.
- C) Okuyucu, dilini anlamadığı şiiri sevmez.
- D) Yazıldığı dönemde ilgi gören yapıtlar kalıcılığı yakalar.
- E) Bir şiirin kalıcı olabilmesi için dilinin yalın olması gerekir.
4. Bir toplumda başarılı olanların hepsi amacını bilen, hedefini belirlemiş kişilerdir. Umutsuzluğun, bezginliğin, yılgınlığın en önemli sebebi hayata bir anlam verememe ve hiçbir ideal taşımamadır. Bu durumda olanlar, kendilerine güvenlerini yitirmiş, boşvermişlik duygusu ile hareket eden, hayat boyu huzursuz kimselerdir. Onlardan asla başarılı olmaları beklenemez. Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanın umutlu ve düzenli bir yaşantısının olması gerektiği
- B) İnsanın boşvermişlik duygusundan kurtulması gerektiği
- C) Bir işe başlamadan önce amacı belirlemek gerektiği
- D) İnsanın kendine güvenmesi gerektiği
- E) Başarılı olmanın hayata bir anlam verip bir ideale bağlanmaktan geçtiği
5. Gençlikte adı dilimizden, kitabı elimizden düşmeyen bir yazar, bakıyorsunuz zamanla unutulup gitmiş. Bu arada çocukluğun, gençlik yıllarının, yaşlılığın aynı yaşama getirdiği yorumlar da değişiyor kuşkusuz. Örneğin, Jonathan Swift, bana okumayı sevdiren yazardı. Şimdi ise bir eleştirmen olarak görüyorum onu. Gulliver'in gezileri artık bir serüven değil, kendi toplumunu taşlayan bir yapıttır benim gözümde. Bu parçada vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir yazarın değerinin zamanla anlaşılacağı
- B) İyi bir yazarın okuyucunun anlayacağı şekilde yazması gerektiği
- C) Bir yazara bakış açısının okuyucunun yaşına göre değişebileceği
- D) Gerçek yazarın hiçbir zaman okuyucusunu kaybetmeyeceği
- E) Gerçek yazarın her seviyeden okuyucuya seslenmesi gerektiği
6. Yazar, iyi bir değerlendirme sayesinde kendini tanır, başarılı veya hatalı yönlerini görür, kendine çekidüzen vermeye çalışır. Bu noktada değerlendirmeciye düşen görev, çok dikkatli olmak, yazarı yerden yere vurarak ümidini kırmamaktır. Bu yüzden nice kabiliyetlerin silindiği bilinmeli, ona göre davranılmalıdır. Daha ılımlı bir yaklaşımla sanatçıyı ikaz etmek, daha mükemmele ulaşmak için heveslendirmek mümkündür. Bu parçaya göre bir eleştirmenin hangi davranışı sanatçıyı olumsuz yönde etkiler?
- A) Eleştirilerinde öznel davranması
- B) Olumsuz eleştiriler yaparak ümit kırıcı olması
- C) Yapıt dışında sanatçıya yönelik eleştirilerde bulunması
- D) Bir araştırma yapmadan sanatçıyı eleştirmesi
- E) Eleştirilerine kendi değer yargılarını katması
7. Oldum olası ödüllere içim hiç ısınmamıştır. Bir yapıt yazıyorsunuz, ya da çeviriyorsunuz; yapıtınız genellikle bir kenara atılıyor, onunla değil sizinle ilgileniliyor. Oysaki, dikkatler yazardan daha çok yapıtlar üzerine çevrilse, yapıtın üzerinde titizce durulsa, derin çözümlemeler yapılsa, üzerinde konuşulup yazılsa, çizilse, kanımca bu tür yapay tanıtmalardan daha iyi olur. Bu paragrafta asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ödül, sanatçının üretkenliğini olumsuz yönde etkiler.
- B) Ödüllerin, sanatçıyı teşvik edici bir özelliği vardır.
- C) İyi bir sanat yapıtı er geç hak ettiği ilgiyi görür.
- D) Ödülü hak eden, yazar değil, yapıtın kendisi olmalıdır.
- E) Ödül almış her yapıt, başarısını kanıtlamıştır.
8. Doğrusu eleştirmenleri de okurum; sözünü ettikleri kitap üzerinde bir fikir edinmek için değil, öyle bir şey aramam onlarda; ama içlerinde tatlı tatlı yazan, hoş sözler bulup söyleyen adamlar vardır. Onları okumak hoş olur. Sizin anlayacağınız, eleştirileri de bir sanat yapıtı diye zevk için okurum. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bir eserin değerini ancak eleştirmenler ortaya koyar.
- B) Eleştiride amaç, bir sanat yapıtı ile ilgili insanı bilgilendirmektir.
- C) Eleştiri ile sanatın kendine özgü kuralları vardır.
- D) Eleştiri de, bir sanat yapıtı gibi zevk için okunabilir.
- E) Eleştiride sanatçı değil, onun yapıtı göz önünde bulundurulmalıdır.
9. Deneme türündeki yazılarda amaçlanan şu olmalıdır bence: Kesinlemelere girmeden okuru kendisiyle tartışmaya çağırmak. Okur bizimle aynı görüşte olmayabilir ama yazımızı okurken bir kuşku büyümeli içinde; o mu doğru yazıyor, yoksa ben mi en doğruyu biliyorum diye... Yazarlık yaşantımın en güzel övgülerinden biri sayarım genç bir okurumun bana söylediği şu sözü: "Her düşüncenize katılmıyorum ama yazınızı okurken sizinle tartışıyorum içimde.” Ben bunu Melih Cevdet Anday’ın birbirinden seçkin altmış denemesini ardı ardına okurken yaşadım, bir okur olarak. O zaman anladım en başarılı yazarlar ........ . Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) okurları, kendisiyle karşılıklı olarak görüşlerini savunmaya davet edenlerdir
- B) düşüncelerini, kişisellikten çıkarıp topluma mal etme bilinci taşıyanlardır
- C) kişilere, kolay kolay değişmeyecek bir bakış açısı kazandırmayı ilke edinenlerdir
- D) soyut gerçekleri bile somutlaştırarak vermeye çalışanlardır
- E) hemen her sözcüğünde dilin sıcaklığını hissettirenlerdir
10. (I) Olaylara bağlı anlatılar üretecekseniz o devrin yaşam koşullarını, tarihini sosyal ve siyasi özellikleriyle birlikte ele almalısınız. (II) Bir yapıtı ya da bir edebi kişiliği daha iyi anlayabilmenin yollarından biridir bu. (III) Tasarladığım işin doğası, eski dönemlere düşler yoluyla da olsa gitmemi gerektiriyordu. (IV) Çünkü o dönemlerdeki tarihi kişiliklerle bir serüvene ortak olmak bana heyecan veriyor, beni mutlu ediyor. (V) Evliya Çelebi gibi bir kişiliği hem yaşadığı çağın koşullarıyla birlikte anlatayım hem de modem çağ insanıyla onu tanıştırayım istedim. (VI) Böylece birbirine paralel iki zamanlı bir yapıt çıktı ortaya. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
- A) VI.
- B) III.
- C) II.
- D) V.
- E) IV.
11. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A) Mecazlı sözler kullanma
- B) Benzetmeye yer verme
- C) Kanıtlar sunma
- D) Koşul belirtme
- E) Gerekçe belirtme
12. 6. - 7. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Bu romancı, çıkış noktası olarak doğrudan bireyleri almıyor. ----. Ama ele aldığı sorunları, yaşayan bireylerin sorunları haline de dönüştüremiyor. Böyle bir dönüşüm gerçekleştirilmeyince de romanın şematik olması önlenemiyor; çünkü bir romanda, bir dönemin tanıklığını belgelemek, ancak bireyler anlatılarak gerçekleştirilebilir. Aksi halde, kişiler birer kukla olmaktan öteye gidemez. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Daha çok kendi düşüncelerini anlatıyor
- B) Sanatsal bir dünya kurmaya çalışıyor
- C) Aslında sorunlarını anlatarak rahatlamak istiyor
- D) Günümüz insanın duygusal sorunlarını yansıtıyor
- E) Birtakım toplumsal sorunların altını çizmek istiyor
13. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisinde, sözü edilen eleştirmen edebiyata olan yaklaşımını şekillendiren unsurlara değinmiştir?
- A) IV
- B) VI
- C) III
- D) II
- E) V
14. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangilerinde önerilere yer verilmiştir?
- A) III ve V
- B) I ve II
- C) II ve III
- D) V ve VI
- E) I ve III
15. 1. - 2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. İnsansız roman düşünülemez ancak kimi romanlarda insan öğesiyle hayvanların da romana girdiği görülmektedir. Örneğin, Harman Melville'in ünlü Moby Dick romanı ilk bakışta bir beyaz balinanın serüveni gibi gözükür bize. Cengiz Aytmatov'un Kopar Zincirlerini Gül sarı adlı romanında da bir Kırgız atı romanın odak noktasıdır. insanın insanla, insanın doğayla ve toplumsal çevresiyle savaşımını anlatmaya yarayan beyaz balina "Moby Dick" ya da Kırgız atı gibi simgeler, romanlara konu olur. Moby Dick, birçok eleştirmene göre doğanın ilkel güçlerini insan soyunun bilinçaltı derinliklerindeki gücünü, alınyazısını simgelemektedir. Bu parçada vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Edebi eserlerde verilen hayvan motifleri eserin değerini daha da artırmaktadır.
- B) Edebiyat, düşüncelerin çok farklı şekilde anlatılmasına imkan tanıyan bir türdür.
- C) Yazınsal ürünlerde yer alan hayvanlar aracılığıyla anlatılmak istenen insanoğlunun serüvenidir.
- D) Edebi eserlerde hayvan motifleri kullanılması, eserin anlaşılırlığını güçlendirmektedir.
- E) Hayvanlar düşüncelerin iletilmesi açısından daha etkili olabilmektedir.
16. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisinde standart hale getirilmiş yazım kılavuzlarının yararlarından söz edilmiştir?
- A) III
- B) IV
- C) V
- D) II
- E) I
17. 3. - 5. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Yazım kılavuzları doğru konuşmayı değil, doğru yazmayı öğretmek için hazırlanır. (Il) O yüzden saptanan yazım kuralları değiştirilmemeli, bu konuda kararlı olunmalıdır. (lll) Kurallar herkesin benimseyebileceği şekilde düzenlenmelidir. (IV) Pek çok ülkenin değişiklik gerektirmeyen yazım kılavuzları vardır. (V) Böylece, yerleşmiş kalıplar, dilde her açıdan uyumu sağlamaktadır. (VI) Oysa bizim ülkemizde kılavuzlar sürekli değişmekte birbirinden farklı kılavuzlar ortada dolaşmaktadır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine yer verilmiştir?
- A) Tartışmacı anlatım
- B) Tanımlama
- C) Öyküleme
- D) Tanık gösterme
- E) Betimleme
18. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisi kendinden önceki cümlenin nedenidir?
- A) III
- B) VI
- C) V
- D) IV
- E) VII
19. 8. - 10. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. (I) Kendimle ilgili bir saptama yaptığımda dürüst bir eleştirmen olduğumu düşünüyorum. (II) Gerçekten de beni yazarın, şairin edebiyatının kalitesi ilgilendirir. (III) Ne övdüm ne karaladım. (IV) Ayrıca edebiyatta çeşitlilik, benim edebi anlayışımı belirleyen öğelerden biri. (V) Çünkü böyle bir kötü edebiyat, dünya görüşüme zarar verir. (VI) Unutmayalım ki benim kuşağımdan olan yazarlarla, duygusal ve edebi bağlarım vardır. (Vll) Kendi dünya görüşümün uzantısında bir edebiyatın örneklerini, bellek antolojimde tutarım ama bunlar yazılarımı etkilemez. Bu sözleri söyleyen eleştirmen ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Nitelikli eserleri takdir ettiği
- B) Eleştiriye açık olduğu
- C) Yazarları ideolojilerine göre değerlendirdiği
- D) Nesnel bir yaklaşımının olduğu
- E) Dünya görüşünün eleştirel tavrını etkilemediği
20. Bu yapıtta şair hem toplum düzensizliklerinin gündelik eleştirisine, hem bireysel yaşamının özentili deyişlerine yer vermiştir. Genellikle yüklemleri dize sonlarına saklayan düzyazı yönteminden sakınmaz. Ama etkili imgeleri özgün bir şekilde kullanmasını da bilir. Her zaman ki gibi, duygusal bir coşkuya dayalı zengin hayaller, özel imgeler ve etkili dizelerle iki yanlı bir gelişim içindedir. Bu parçada sözü edilen eserle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Hayal dünyasının zenginliğine
- B) Özentili bir söyleyişinin olduğuna
- C) Toplumsal düzensizliklerin eleştirildiğine
- D) Düzyazı yönteminden yararlanıldığına
- E) Söz sanatlarıyla yüklü olduğuna