Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

DGS Türkçe Paragrafta Anlam Testi

DGS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1
Gelecekte Amerika'nın dünyadaki yeri ne olacak? Todd'a göre bir Amerikan İmparatorluğu olmayacak. Çünkü dünya o kadar geniş, o kadar çeşitli ve dinamik ki bir tek gücün hakimiyeti düşünülemez. Dünyamızı her geçen gün değiştiren nüfussal, kültürel, parasal, ideolojik ve askeri güçler incelendiğinde Amerika'nın yerinin pek de sağlam olmadığı anlaşılıyor. Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ülkelerin dünyada tek güç olma emelinin sonuçsuz kalacağı
B) Dünya'da tek güç olamayacağından Amerika'nın etkisinin azalacağı
C) Tek gücün hakimiyeti ile dünyanın dengesinin bozulacağı
D) Güçlü ülkelerin gelişmemiş ülkeleri etkilediği
E) Amerika'nın dünyayı etkisi altında tuttuğu
Soru 2
Niceliksel artış yalnız öyküde gözleniyor değil; sözgelimi şiir, roman, oyun türlerinde de nicelik· sel bir artış var; ama niceliksel artışla niteliksel gelişimin dengede göründüğü tek alan öykücülüğümüz bana göre. Bu anlamda olumluluklarla olumsuzluklar büyük denge içinde çünkü. Biri ötekini boğmuyor. Niceliksel artış, dahası sıçrama tanı anlamıyla bir nitel doluluk yansıtmıyor elbette, ne ki içi bomboş tıngır mıngır yuvarlanan teneke kutu da değil bul Apaçık bir doluluğa sahip! Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sayısal çokluğa ulaşmış olan öykülerin içleri boştur.
B) Sadece öyküler niceliksel bir artış göstermiştir.
C) Ol
D) Tüm edebi türlerimizde sayısal bir artış olmuştur.
E) Öykülerin sayısal artışının yanında, edebi değeri de yüksektir.
Soru 3
Bu ilk kitap olduğundan camia ve okuyucu için genç ve yeniyim diyebilirim, ama herkesin ilk kitabı yayımlanana kadar yazıp çizdiği, dergilerde yayımlatabildiği ya da çöpe attığı şeyler oluyor. O anlamda çok genç değilim. Ama ilk kitabı yayımlanan bir yazar olarak kitap çıktıktan sonra bunun biraz zor olduğunu düşündüm. Kendine yer açmak, yer edinmek anlamında bir zorluğu var genç olmanın. Aynı potada erimek zorunluluğu var. Bu biraz tatsız bir duygu. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?
A) Edebiyat dünyasında bir yeriniz olduğunu düşünüyor musunuz?
B) Edebiyatta genç olmanın yazar için karşılığı nedir?
C) İlk eserinizi ne zaman yayınlandı?
D) Başarıya ulaşmak için zor yollardan geçtiniz mi?
E) İlk kitabınızla istediğiniz başarıya ulaşabildiniz mi?
Reklam
Soru 4
Ne kadar yaralıyım bu konuda anlatamam, Bir iki yıllık okuma yazma deneyiminin, insanı yazın diline ulaştırabileceğini sanıyor gençler. Oysa yazın dili, sizin tek başınıza yarattığınız dildir. başkalarına çok benzese de bu dil, onların da sizin de kendi kendinize, yani tek başınıza ulaştığınız, kazandığınız dildir. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine verilmiş bir yanıt olabilir?
A) Son günlerdeki en büyük sıkıntınız nedir?
B) Öykülerimiz dili hakkında ne söyleyeceksiniz?
C) Genç yazarlar yazın diline ulaşabildiler mi?
D) Edebiyatımızın geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?
E) Öykülerimizin dili nasıl olmalıdır?
Soru 5
Epey bir dönem tiyatro çok ilgimi çekti. Ben Bursalıyım, orada Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu vardır. Kırk yılda bir özel tiyatrolar gelirdi. O ara çok fazla tiyatro okudum. Bir ara bir tiyatro oyunu yazmaya başladım. Lise döneminde üç dört sene tek bir oyun üzerinde uğraştım. O hala çekmecemdedir. Bir tür mesih-peygamber hikayesiydi. Hafif fantastik, garip bir şey.. İçinde hoş laflar vardı ama onlar bir oyunu kurtarmaya yetmez. Bu parça aşağıdakilerden hangisine yanıt olabilir?
A) Gençliğinizde hangi türde eserleri okumaktan hoşlanırdınız?
B) Tiyatrolar için neler düşünüyorsunuz?
C) Hiç öykü yazdınız mı?
D) Oyun yazarları nelere dikkat etmelidir?
E) Şiirden başka bir türde eser kaleme aldınız mı?
Soru 6
1988'de kurulan Tombaz grubu, Doğu-Batı sentezi niteliğinde müzik yapıyor. Grubun yaptığı müziğin sunumu bir konser disiplininden çok, bir müzikalin özelliklerini taşıyor. Bu bakımdan Kanto ve Tango yapan diğer gruplardan hemen ayrılıyor. Ancak farkı bununla sınırlı değil Topluluğun üyeleri, alanlarında yetkin ve profesyonel Piyano, kontrabas, keman, klarnet, akordeon ve perküsyondan meydana gelen grup üyelerinin müzikal duyarlılığı, uluslararası anlayışları, araştırmacı kimlikleri yaptıkları müziğe özel bir anlam katıyor. Sadece müzikleri değil, kendileri de uluslar arası bir grup; Türk, Hollandalı, Romen ve Yunan müzisyenlerden oluşuyor. Bu parçada sözü edilen grup ile ilgili aşağıdaki sorulardan hangisine yanıt yoktur?
A) Müziğe getirdikleri yenilikler nelerdir?
B) Hangi enstrümanları kullanıyorlar?
C) Ne tür müzik yapıyorlar?
D) Evrensel olma özelliğine sahipler mi?
E) Bu grubu farklı kılan nedir?
Reklam
Soru 7
Belki iddialı bir yargı olacak, önemsediğini sandığı halde önemsememeye bağlayabilirim. Bu çağın getirdiği bir şey olabilir. "Edebiyat benim yaşam şeklim; yazı benim hayat ırmağını:' gibi lafları söylemek bir şeydir; ama bunu yaşamak, yapmak. o nehrin içinde akmak başka bir şeydir. Sonra, öyle tuhaf modern zaman dertleri var ki, onlar benim ilgimi çekmiyor. Ben de yaşıyorum belki o dertleri ama .. Bu parça aşağıdakilerden hangisine yanıt olabilir?
A) Çağımız, yeni nesillere neler kazandırıyor?
B) Diğer yazarları. hangi noktalarda eleştiriyorsunuz?
C) Kendi kuşağınızı beğenememenizi neye bağlıyorsunuz?
D) Genç yazarların önemsenmediği fikrine katılıyor musunuz?
E) İnsanların dertlerini kaleme alıyor musunuz?
Soru 8
Yeni öyküleri de okuyamıyorum yaşlılığımdan. Ben eski biçim öykülere alışmışım, okuduğum öyküde bir olay, anlatılmaya değer bir olay, bir başlangıç, bir son olsun istiyorum. Bugünkü öykülerin çoğunda yok öyle şeyler. Sanırsınız ki yazar hep kendi içini dinliyor, izlenimlerini anlatıyor bize. Bir olay olmadığı gibi kişiler de yok öykülerde. Parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarın yeni öykülerden sanatsal bir ta! alamadığı
B) Günümüz öykülerin kalıplaşmış biçimlerden uzak olduğu
C) Öykülerde izlenimlerini anlatmanın gereksiz olduğu
D) Yeni öykülerde yazarın hep kendinden bahsettiği
E) Okurların eski biçim öykülere alışkın olduğu
Soru 9
Poe beni çok heyecanlandırır. Patricia Highsmith de beni çok heyecanlandıran ve gıpta ettiğim bir yazar. İnsan ruhunu çok iyi yakalıyor. Poe da öyle.. Mesela Poe'nun "Gammaz Yürek" öyküsü şiddetle beraber, vicdan azabını da çok iyi işler ve ironik de bir yanı vardır. Garip bir öyküdür. Öyle öyküler yazmak isterdim. Sonra Margaret Atwnod mesela, John Ballard; epey muhalif bir adam. Beni en çok etkileyen yazarlar bunlar. Hatta Patricia Highsmith'in kitaplarını azar azar okurum; rahmetli oldu. gerisi gelmeyecek diye! Aşağıdakilerden hangisi bu parçaya yanıt olabilir?
A) Öykünün çıtası nasıl yükselir?
B) Sizce başarılı yazarların özellikleri nelerdir?
C) Poe'nin hangi eserlerinden etkilenirsiniz?
D) Yetişkinliğe geçtikten sonra hangi yazarları keşfettiniz?
E) Yerli yazarlarımızdan hangilerinin eserlerini okuyorsunuz?
Reklam
Soru 10
Son iki üç senedir şiddet çok ilgimi çekiyor. Ondan önce daha kendi dertleriyle ilgili bir insandım. Belki kendi dertlerimi hallettiğini için artık başka dertlerle uğraşma zamanım gelmiş olabilir. Bir de bu şiddet çok acayip bir şey. Okudukça baktıkça daha çok dikkatini çekiyor insanın. Sadece bir dayak, bir cinayet, bir savaş şiddet değildir. Doğanın içine etmemiz de bir şiddettir. Ya da dostluklar içinde küçük küçük şiddetlerimiz vardır. En okumuş, en eğitimli insanın da, en cahil insanın da .. Şiddetle çok iç içe yaşıyoruz. O yüzden ben antenlerimi açmış veri topluyor vaziyetteyim. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?
A) Yeni eserinizin konusunu bizimle paylaşır mısınız?
B) Başka insanların sorunları sizi çok ilgilendiriyor mu?
C) Şiddet hakkında ne düşünüyorsunuz?
D) Kimler şiddete başvuruyor?
E) Yazmak deyince neden kaleminizden ilk şiddet çıktı?
Soru 11
Titizlikle, kılı kırk yararak ortaya koyduğu ürünlerini kitaplaştırmak için yıllarca bekler; kendi deyişiyle,“onların sirkeleşip sirkeleşmediğini”görmek ister. Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Zamanla çekiciliğini yitirip yitirmeme
B) Eskiyip unutulma
C) İstenilen yetkinliğe ulaşıp ulaşamama
D) Olumlu ya da olumsuz yönlerden algılanma
E) Başkalarınca örnek alınma
Soru 12
Bir sanatçıya farklı pencerelerden bakıldıkça onun yapıtları ışıldar, renklenir. Bu cümlede geçen “farklı pencerelerden bakmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) İlginç yönlerini öne çıkarmak
B) Değişik bakış açılarına göre yorumlamak
C) Kişisel düşünceleri göz önünde bulundurmak
D) Ayrıntılar üzerinde dikkatlice düşünmek
E) Yapıtları birbirinden bağımsız değerlendirmek
Reklam
Soru 13
İnsanın evrensel yönünü ön planda tutan ozanların zaman aşımına uğramaları söz konusu değildir. Böyle olduğu için Shakespeare hala yenidir. Gününe takılıp kaldığı için bugün bilmediğimiz kaç ozan vardır kimbilir. Bu cümlede geçen "zaman aşımına uğramak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Değeri zamanla anlaşılmak
B) Her dönemde güncelliğini korumak
C) Yerelliğin sınırını aşamamak
D) Güncelliğini ve geçerliliğini yitirmek
E) Gününün sınırlarını aşabilmek
Soru 14
O ilk yapıtlarında adeta sanatsal düşlerini maskelemiştir. Ancak daha sonraki yapıtlarında bu sanatsal düşlerini bir bir açıklamış ve zamanla gerçekleştirmiştir. Bu parçada geçen “düşlerini maskelemek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yapmak istediklerini söylememek, gizlemek
B) Bildiklerini başkalarıyla paylaşmak
C) Okuru, tek düşünce etrafında toplamak
D) Okura yenilikleri keşfetme duygusunu yaşatmak
E) Eleştirilere açık olmamak
Soru 15
Aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca, birlikte verilen tutum ya da davranışla uyuşmaz?
A) Acele işe şeytan karışır. - her işten anlama
B) Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer. - tedbirli davranma
C) Paça ıslanmadan balık tutulmaz. - zahmete katlanma
D) Yalnız taş duvar olmaz. - işbirliği yapma
E) İstediğini söyleyen, istemediğini işitir. - ölçülü konuşma
Reklam
Soru 16
"Sözler düşüncelerin elçisi olduğu saatte, duyuldu kulaklarda, süzüldü yüreklere.” Bu cümlede geçen "düşüncelerin elçisi olmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Düş gücüne eşlik etmek
B) Düşünceleri ifade etmek
C) Hayalleri anlatmak
D) Etkisi altına almak
E) Anlaşılamaz olmak
Soru 17
Şeker hastalığı, elli yaşına kadar, erkeklerde kadınlardan daha az görülmektedir. Bu cümleden aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
A) Kadınlarda elli yaşından önce şeker hastalığı görülmemektedir.
B) Elli yaşından sonra kadınlarda şeker hastalığı görülme riski daha yüksektir.
C) Şeker hastalığının tedavisi mümkün değildir.
D) Kadınlarda da şeker hastalığı görülmektedir.
E) Genç erkek ve kadınlarda şeker hastalığı görülmemektedir.
Soru 18
Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?
A) Kurt dumanlı havayı sever.
B) Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
C) Dostla ye, iç, alışveriş etme.
D) Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.
E) Altın yere düşmekle pul olmaz.
Reklam
Soru 19
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
A) Toplantıda ağırlığını koyarak arkadaşının müdür olarak seçilmesini sağladı.
B) O, çevresindekilere hep tepeden baktığı için kimse tarafından sevilmezdi.
C) Kardeşimin bir dediği iki olmaz, her istediği hemen yapılırdı.
D) Derste, ilgilendiği bir konu olduğunda, anlatılanlara kulak kesilirdi.
E) Dedem öyle bir konuşurdu ki adeta ağzından bal damlardı.
Soru 20
Aşağıdakilerin hangisinde “bile” sözcüğü cümleye ötekilerden farklı bir anlam katmıştır?
A) Kardeşim çoktan okula varmıştır bile, dedi.
B) En kolay işinde bile ona danışırdı.
C) Onun bir şiiri bile şairliğinin boyutunu bize gösterir.
D) Onun susması bile bize bir ihtar gibi geliyordu.
E) Karakolun yanındaki dükkana bile hırsız girmiş.
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, DGS (Dikey Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. DGS, önlisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmek için girdikleri bir sınavdır.

DGS, Sayısal Yetenek ve Sözel Yetenek olmak üzere iki ana bölümden oluşur; her bölüm 60 sorudan meydana gelir. Sayısal yetenek bölümünde temel matematik, mantık ve veri analizi; sözel yetenek bölümünde ise okuduğunu anlama ve sözel muhakeme soruları yer alır.

DGS'de yerleştirme puanı, DGS puanı ile önlisans not ortalamanızın (AGNO) birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Bu nedenle hem sınav puanına hem de AGNO'ya dikkat etmek gerekir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Sayısal ve sözel yetenek bölümlerine dengeli çalışın
  • AGNO'nuzu yüksek tutmaya özen gösterin
  • Geçmiş yıl DGS sorularını mutlaka çözün
  • Zaman yönetimi için düzenli deneme sınavı çözün