1. Aşağıdaki yargılardan hangisi bu metindeki altı çizili cümle ile anlatılmak isteneni destekler?
- A) Bazı fotoğraflar insanın gerçek duygularını yansıtmaz.
- B) Günlük hayatın her anının fotoğraflanması gereksizdir.
- C) Mutlu anların fotoğrafları, uzun ömürlü belgelerdir.
- D) Güzel anların fotoğrafını çekmek mutluluk göstergesidir.
2. “İstanbul, Türkiye’nin en güzel şehirlerindendir.” cümlesi, söyleyenin kişisel düşüncesini içerdiğinden öznel anlatımlı cümle, “İstanbul, Türkiye’nin en kalabalık şehridir.” cümlesi ise söyleyenin kişisel düşüncesini içermediğinden ve kanıtlanabilecek bir yargı bildirdiğinden nesnel anlatımlı cümledir. Buna göre, (I) Boyoz, mayasız hamurun kat kat açılmasıyla yapılır. (II) Açılan bu hamur, altın sarısı rengine gelene kadar pişirilerek çok farklı bir tada kavuşturulur. (III) Tadını bilenler için kahvaltı sofralarının vazgeçilmezlerinden olan boyoz; sade, çikolatalı, tahinli olarak üretilmektedir. (IV) İzmir’in bu eşsiz lezzetini herkesin denemesini öneririm. metninde numaralanmış cümlelerin hangisinde nesnel anlatım vardır?
- A) II.
- B) IV.
- C) III.
- D) I.
3. Shakespeare (Şekspir), “Hamlet” adlı eserinin bir bölümünde kahramanın ağzından şunları söyler: Düşüncenin canı kısa sözdedir Uzun sözlerse ancak dış görünüşlerdir Yunus Emre de Shakespeare’den yüzyıllar önce aynı gerçeğe parmak basmıştır: Az söz erin yüküdür Çok söz hayvan yüküdür (er: yetenekli kimse) Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu görüşlerle benzer bir iletiye sahiptir?
- A) Neyi, kime, ne zaman söylediğini unutma.
- B) Düşünce ile söz arasında sarsılmaz bir denge olmalıdır.
- C) Söz, etkili ve özlü bir şekilde kullanılmalıdır.
- D) Kişi her bildiğini söylemeli, her söylediğini de bilmeli.
4. Bir uçak pistinde birbirinden farklı renklerde birçok ışık bulunur. Bu ışıklar pilota ne yapması gerektiği ve pistin durumu hakkında bilgi verir. Örneğin pistin başlangıcında bulunan dörtlü iki grup yeşil ışık, pistin uçağın inişi için müsait olduğunu belirtir. Pistin ortasındaki beyaz ışıklar, uçağın pistte doğru konumda olup olmadığını belirtir. Uçağın gövdesi tam olarak bu ışıkların üstünde olmalıdır. Pistin ortasından sağa ayrılan yeşil ışıklar iniş yapan uçağın yolcu indireceği alana gideceği yolu gösterir. Dörtlü, iki grup kırmızı ışık, pistin sonunu haber verir. Pistin kenarlarında beyaz ve sarı renkli ışıklar bulunur. Beyaz ışıklar, pistin kullanılabilir kısımlarını; sarı ışıklar ise pistin sonuna 600 metre kaldığını ifade eder. Eğer uçak kalkıyorsa bu sarı ışıklardan önce yerle temasını kesmelidir. İniş yapıyorsa da bu ışıklara gelmeden durmuş olmalıdır. Yukarıdaki metne göre bu görseldeki pist ve uçakla ilgili, I. Uçağın kalktığı varsayılırsa havalanmasına 600 metre kalmıştır. II. İniş yaptığı varsayılırsa uçak, siyah ok ile gösterilen rotayı takip etmelidir. III. 1 numaralı ışıklar, pistin iniş için müsait olduğunu, 2 numaralı ışıklar pistin sonunu belirtir. IV. Mavi ok ile belirtilen ışıklar, uçağın yolcu indirebileceği alanları gösterir. ifadelerinden hangileri doğrudur?

- A) II ve III.
- B) Yalnız I.
- C) I ve IV.
- D) III ve IV.
5. Bir sorunu eleştiren yazılar görüyorum. Bu tür yazıları okuduğumda baktığım ilk şey, yazarın çözüme yönelik önerisi oluyor. Eğer yazarın önerisi yoksa o yazı benim için yok hükmündedir. Çünkü sorunu herkes görebilir ama çözümü herkes üretemez, marifet çözümdedir. Bu sözleri söyleyen birinin aşağıdaki metinlerden hangisini beğenmesi beklenir?
- A) Bozkırı boydan boya geçen yolculuklar yaparken içim yanar hep. Yolculuğa çıkmadan önce bir umutla manzaranın değişeceğini düşünsem de zamanla gerçeği kabullenirim. O dağların, tepelerin ağaçlarla dolu olmasını beklerim ama beni çorak topraklar ve tepeler karşılar hep. Nice türkünün yakıldığı, nice güzel âdetin olduğu topraklara bu görüntü yakışmıyor.
- B) Yaşadığım şehrin sokaklarında gezerken içimden şu cümleyi söyler dururum: Bu sokakların ruhu yok! Evet, her gün geçtiğim bu sokaklar asfalt ve taştan oluşuyor; beni kendisine bağlayan bir yönü yok. Hâlbuki bir ruhu olsa bu sokakların... Mesela sokağın her köşesinde eskiden kalma kocaman ağaçlar olsa, o sokakta yaşamış ünlü insanların küçük anıtları olsa...
- C) Şehir yaşamının yol açtığı en önemli sorunlardan biri de trafik. Şehirlerde yaşayan milyonlarca insan her gün bu sıkıntıyı çekiyor. Kendisine ya da ailesine ayıracağı vakti trafikte harcıyor. Oysaki insanlar bu vakti yollarda trafiğin açılmasını bekleyerek değil daha nitelikli işler yaparak geçirmeli
- D) Modern çağın devasa mabetleri AVM’ler! Canlı, coşkulu, ele avuca sığmaz eski çarşıların yerini soğuk ve kaba hâlleriyle alarak günbegün hayatımıza girdiler. Evet, bizlere birçok ürünle hizmet sunuyorlar. Ancak bir makine gibi ruhtan ve doğallıktan yoksunlar
6. 7 ve 8. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. Caddede ne kadar da çok fotoğrafhane var. Şimdiye kadar kaç tanesinin önünde fotoğraflardaki mesut insanları seyre daldım. Bu insanlar, buralara saadetlerini tespit ettirmek için koşuşmuş olmalılar.Onların tebessümleri, yaşamlarından daha uzun süre devam edecek.Ben de pekâlâ bu fotoğrafhanelerden birine girebilir, “Ben de mesudum, benim de resmimi çekebilirsiniz!” diyebilirim. Fotoğrafçı da itiraz edemez. Siz yalnızsınız, fotoğrafı ne yapacaksınız, diyemez. Diyecek olursa ona “Elbette günün birinde benim de bir yakınım olabilir; sizin çekeceğiniz bu en güzel fotoğraf onun çantasının gizli bir köşesinde, güzel kokular içinde yatabilir.” derim. Bu sözleri söyleyen kişi ile ilgili, I. Kendisini yalnız hissetmektedir. II. Fotoğraflardaki insanların mutluluğuna imrenmektedir. III. Geçmişine özlem duymaktadır. yargılarından hangileri çıkarılabilir?
- A) I ve II.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız I.
- D) II ve III.
7. Fiil kök veya gövdelerine -an /-en, -ası /-esi, -maz /-mez gibi belirli eklerin getirilmesiyle sıfat-fiil oluşturulur. Sıfat-fiiller tıpkı sıfatlar gibi isimleri niteleme görevi üstlenir. Bu açıklamaya göre, Büyük bir bahçe... Ortasında köşk biçiminde yapılmış (I) bir ev... Sağ köşesinde her zaman oturduğumuz (II) beyaz perdeli oda... Sabahları annem beni bir bebek gibi pencerenin kenarına oturtur, dersimi tekrarlatır, sütümü içirirdi. Bu pencereden görünen (III) avlunun öbür yanındaki büyük toprak rengi yapının camsız, kapaksız (IV) tek bir penceresi vardı. metninde numaralanmış sözcüklerden hangisi sıfat-fiil değildir?
- A) III.
- B) I.
- C) IV.
- D) II.
8. Bedeninizin, yürüyüşünüzden kalp atışınıza kadar pek çok özellik bakımından başkalarının bedeninden farklı olması, güvenlik sektörünü harekete geçirmiştir. Çünkü günümüzde kötü niyetli yazılım satın almış, beceriksiz bir fırsatçı bile mevcut birçok güvenlik yöntemine rağmen internetteki hesaplarınızı kolayca ele geçirebiliyor; kredi kartı bilgilerinize hatta daha fazlasına ulaşabiliyor. Özellikle kişinin parolası doğum tarihiyse ya da bir yıl içinde yirmi farklı sitede kullanıldıysa... Bu sorun, internete bağlı çalışan şirketlerin de müşterilerin de tahammül sınırlarını zorluyor. Bu noktada sorunun çözümü, her seferinde akılda tutulması daha zor parolalar oluşturmak değil, bedenimiz oluyor. Bu metinde anlatılanları aşağıdakilerden hangisi en doğru şekilde özetler?
- A) Güvenlik sektörü, hem kullanımı kolay hem de çok güvenli olduğu için insan bedenini parolaya dönüştürmek istemektedir
- B) İnsanların beden özellikleri gibi çok özel bilgilerinin, kötü niyetli yazılımların hedefi olması güvenlik sektörünü harekete geçirmiştir.
- C) Güvenlik sektörü, kötü niyetli kişilerin internet ortamındaki zararlı faaliyetlerini engellemek için çözüm arayışına girmiştir
- D) İnternete bağlı çalışan şirketler, müşterilerini akılda tutulması kolay ama ele geçirilmesi zor bir parola kullanma konusunda uyarmaktadır.
9. Bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Kral, resimlerden sadece ikisini beğenir. Resimlerin birinde bir göl vardır. Göl, etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resim, bakanlara huzur vermektedir. Diğer resimde de dağlar vardır ama engebeli ve çıplak dağlar... Dağların üstünde gri bulutlarla bezeli, kasvetli bir gökyüzü bulunmaktadır. Kısaca resim, pek de öyle huzur verecek türden değildir. Fakat kral, resme dikkatli bakınca şelalenin ardındaki çalılığın üstünde bir anne kuş ile yavrusunu görür. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuşun kurduğu yuva, görenlere eşsiz bir rahatlama sunmaktadır. Ödülü kim kazanır dersiniz? Tabii ki ikinci resim... Kral bunun nedenini şöyle açıklar: - - - - Bu metnin sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki cümlelerden hangisi getirilmelidir?
- A) Huzur, olumsuzlukların içinde bile olumlu olanı bulabilmektir.
- B) Huzuru bulmak için doğru yerde aramak gerekir
- C) Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yerdedir.
- D) Sanatçının iç dünyasındaki huzur, eserlerine de yansır.
10. Ahmet 7. sınıf, kardeşi Eren ise 5. sınıf öğrencisidir. İki kardeş, MEB’in hazırladığı EBA TV Ortaokul Haftalık Ders Programı’na göre uzaktan eğitim alacaktır. Dersler 20 dakika sürmektedir ve her bir dersten sonra 10 dakikalık etkinlik kuşağı yer almaktadır. Ahmet ve Eren ilk günkü ders yayınlarını verimli bir şekilde takip eder. Ancak oturdukları apartmanın elektrik tesisatındaki arıza nedeniyle salı günü 09.30-11.30, cuma günü ise 09.00-09.30 ve 11.00-11.30 saatleri arasındaki derslerin yayınlarını izleyemez ve bu derslere ait yayınların tekrarlarını izlemeye karar verir. Buna göre Ahmet ve Eren’in, tekrar yayınlarını izleyecekleri dersler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

- A) Salı:- Eren: Sosyal Bilgiler Ahmet: Sosyal BilgilerCuma:- Eren: Fen Bilimleri Ahmet: İngilizce
- B) Salı:- Eren: Sosyal Bilgiler Ahmet: Fen BilimleriCuma:- Eren: Fen Bilimleri Ahmet: Matematik
- C) Salı:- Eren: Fen Bilimleri Ahmet: Sosyal BilgilerCuma:- Eren: İngilizce Ahmet: Matematik
- D) Salı:- Eren: Fen Bilimleri Ahmet: Sosyal BilgilerCuma:- Eren: İngilizce Ahmet: Fen Bilimleri
11. 1 ve 2. soruları metne göre cevaplandırınız. Belli bir yılın üzerinde ömrü olan ağaçların kesilmiş gövdelerinin yüzey kesitine baktığınızda, açık ve koyu olmak üzere farklı renklere sahip halkalar görürüsünüz. Bu halkalardan bir açık ve bir koyu olanı ikisi bir arada “yıllık halka” olarak adlandırılır. Bu halkaların açık ve koyu tonlu renklere sahip olmasının nedeni ağacın mevsimlere göre büyüme hızının farklı olmasıdır. İlkbahar ve yaz başlarında ağacın hücreleri daha büyüktür. Hücreler arasındaki duvarlar daha incedir. Bu nedenle ağacın yüzey kesitindeki görünüşleri açık renklidir. Yazın ilerlemiş aylarında ise hücreler küçülür. Hücreleri ayıran duvarlar kalınlaşır. Daha sıkışık bir düzen meydana gelir. Bu nedenle yüzey kesitinde görünüm daha koyu renklidir. Yani ağaç ilkbahar ve yaz başlarında hızlı büyürken yaz sonu ve sonbaharda daha yavaş büyür. Buna bağlı olarak da halkaların renkleri farklı olur. Bir ağacın yaşı bu yıllık halkalar sayılarak söylenebilir. Halkalara yakından baktığınızda halkaların çizgi genişliklerinin farklı olduğunu da görebilirsiniz. Bunun da bir anlamı vardır. Genişliğin fazla oluşu ilkbahar ve yaz başlarında ağacın yeterince yağış alabildiğini ayrıca mineral bakımından iyi beslendiğini gösterir. Halka çizgilerinin darlığı ise az önceki durumun tersinin söz konusu olduğunu gösterir. Buna göre yukarıdaki numaralandırılmış ağaç kesitlerine baktığımızda kaç numaralı ağacın ilkbahar ve yaz başlarında yeterince yağış aldığı ve mineral bakımından yeterince beslendiği söylenebilir?
- A) III.
- B) IV.
- C) II.
- D) I.
12. Aşağıdaki görselle ilgili yazılmış aşağıdaki metinlerden hangisinin anlatım biçimi diğerlerinden farklıdır?
- A) Stetoskop genelde diyafram, tüp (elastik boru) ve kulaklık olmak üzere üç ana kısımdan meydana gelir. Bazı çeşitlerinde ayrıca çan denilen ve düşük düzeydeki sesleri yükseltmeye yarayan bir kısım da bulunur. Diyafram, dinlenmek istenen bölgeye değdirilen ve stetoskobun tüp kısmının ucunda bulunan, yassı koni şeklinde bir parçadır. Bu parçanın içinde ortamdan yalıtılmış ince bir zar vardır.
- B) Stetoskobun tarihi, İyonyalı hekim Hipokrat’ın kalp seslerini dinlemesi ile başlamıştır. Stetoskobun günümüzdeki haline gelmesi için çok çeşitli malzemeler ve farklı yöntemler denenmiştir. İlk stetoskop 35 mm çapında tahta bir silindirden yapılmıştır. Bu malzeme ile kalp atışı sesleri, tüplere göre daha net bir şekilde duyulabilmiştir.
- C) Stetoskop, vücut içindeki sesleri dinlemeye yarar. Tıbbi bir cihazdır. Hekimler vücut içindeki seslerin normal olup olmadığını bu alet sayesinde anlayabilirler. Her doktorun boynunda asılı halde görebileceğiniz stetoskoplar, oldukça pratik ve işe yarar bir alettir.
- D) Doktor, sedye ile içeri getirilen yaralının bileğini tutarak nabzını ölçtü. Nabız iyiydi. Ancak yaralı nefes almakta zorlanıyordu. Boynundaki stetoskopla yaralının ciğerini dinleyen doktor telaşlandı. Birkaç kontrolden sonra yaralının hemen ameliyat masasına alınmasını istedi.
13. Atardamarın içindeki kanın, atardamarın iç yüzeyine yaptığı basınca “tansiyon” denir. Kalp, kasıldığında atardamarlara kan pompalar; bu sırada kanın, damarın iç yüzeyine yaptığı basınç büyük tansiyonu(sistolik) meydana getirir. Kalp kası gevşediğinde ise kanın damardaki basıncı azalır ancak bitmez. Bu esnadaki kan basıncı ise küçük tansiyonu(diastolik) meydana getirir. İdeal tansiyon değerleri kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama değer olarak büyük tansiyonun 120-130, küçük tansiyonun ise 70-90 mmHg arasında olması normal kabul edilir. Tansiyon değerlerinin 140/90 mmHg nin üzerinde olması hipertansiyon(yüksek tansiyon) olarak, 100/70mmHgnin altındaki değerler ise hipotansiyon(düşük tansiyon) olarak değerlendirilir. Yüksek tansiyona sarımsak, ceviz, limon, zeytin yaprağı, biberiye, kimyon iyi gelir; tansiyonu düşürür. Düşük tansiyona ise tuz, bol su, kahve, üzüm, fesleğen, meyan kökü iyi gelir; tansiyonu yükseltir. Yukarıdaki görseldeki tansiyon değerine sahip olan kişinin acilen aşağıdakilerden hangisini yemesi gerekir?
- A) Tuz
- B) Meyan kökü
- C) Sarımsak
- D) Üzüm
14. Mektep, alçak duvarlı, geniş bir avlunun ortasında idi. Etrafında yükselen kestane ağaçlarının birbirine karışmış koyu gölgeleri bütün çatısını kaplardı mektebin. Bu parçadaki fiilimsilerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) Sıfat-fiil/ İsim-fiil
- B) İsim-fiil / Sıfat-fiil
- C) İsim-fiil / İsim-fiil
- D) Sıfat-fiil/ Sıfat-fiil
15. Çocukların tören alanına gelişini herkes hayranlıkla izlemiş. Bu cümledeki fiilimsinin türce özdeşi aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Yazılmış eserler okuyucuyla yücelir.
- B) Yaptığı buluşlarla herkesin dikkatini çekiyordu.
- C) Zeynep gelir gelmez sinemaya gidecekler.
- D) Her sabah düzenli olarak yürümeye karar verdi.
16. Sıfat-fiil eklerinden birini alan fiil kök veya gövdelerinin, kendinden sonra gelen isimlerin yerini tutmasına adlaşmış sıfat-fiil denir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım yoktur?
- A) Yumurtaların bozuklarını kenara ayırıyordu.
- B) Alacaklarının listesini oluşturursan daha rahat alışveriş yaparsın.
- C) Söylediklerini kulakların işitmiyor galiba.
- D) Eskiyenleri bana verirsen sevinirim.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde isim-fiil kullanılmıştır?
- A) Ev yemekleri yapan bir lokantaydı burası.
- B) Onunla bir araya gelince hatıralar tazelendi.
- C) Bana verdiğin sözleri her zaman tutmalısın, unutma.
- D) Arkadaşlarıyla tiyatroya gitmek onu mutlu etti.
18. Gece geç saatlere dek uyumaz, kapılarına gelecek davulcu ile çocukları beklermiş. Aşağıdakilerin hangisinde bu cümledekiyle aynı türde bir fiilimsi kullanılmıştır?
- A) Elinde tuttuğu fener birkaç metre öteyi bile aydınlatmaktan acizdi.
- B) Duvardaki idare lambasının ışığı esintiden titreyerek söndü
- C) Yandaki bahçede birkaç çocuk, aralarında konuşuyorlardı.
- D) Başını iskemlenin arkalığına dayayıp uyuyunca fısıltıyı bile duyar.
19. Salyangozlar tıpkı kaplumbağalar gibi evlerini sırtlarında taşır. Etrafta dolaşmaya pek meraklı olan salyangozlar çevrede birtakım izler bırakır; bahçeye, bostana zarar verir. Bu metinde kaç tane fiilimsi kullanılmıştır?
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla isim-fiil kullanılmıştır?
- A) Zihnin aydınlanması ruhumuzun da canlanmasını sağlar.
- B) Okumaya başlamadan önce ortamın ısısı ayarlanmalıdır.
- C) Amacımız sadece okuyup geçmek olmamalıdır
- D) Sevgi, insanı bir şeye veya bir kimseye yönelten duygudur.