1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraç içindeki sözün anlamını içeren bir söz yoktur?
- A) O, yapacağınız teklifi gözü kapalı kabul eder, (hiç düşünmeden)
- B) Bizimle pazara gelmek için çok üsteledi, (ısrar etmek)
- C) İnsanlara içinden geldiği gibi davranması herkes tarafından sevilmesini sağlıyor, (doğal)
- D) Onun kadar cebi delik bir adam tanımadım, (cimri)
2. Herkesin aynı dili — fakat — bir duruma düşmek istemeyen toplumlar, edebiyata önem vererek nitelikli bir ortak dilin oluşmasını sağlayabilir. Bu cümlede boş bırakılan yerlere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) kullandığı - konuşmadığı
- B) bildiği - kavrayamadığı
- C) söylediği - öğretemediği
- D) konuştuğu - anlaşamadığı
3. Bu dönemin parlak sanatçıları ortak bir sanat anlayışı etrafında birleşemedi. Bu cümledeki “parlak” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisiyle eş anlamlıdır?
- A) Çalışkan
- B) Özverili
- C) Titiz
- D) Başarılı
4. Türk şiirinde eskiden beri kuşaklar arası bir kopukluktan söz edilir. Aslında bu durum, kuşakları birbirine bağlayan özellikleri bulup bunları, şiirinin malzemesi olarak kullanacak şairlerin azlığından kaynaklanmaktadır. Sanatçı, şiirimizdeki bu boşluğu doldurmaya gayret etmiş, kuşaklar arasında köprü olabilmiş bir şairimizdir. Bu parçada “kuşaklar arasında köprü olabilmek” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Farklı şiir akımlarından etkilenmek
- B) Nesiller arasında bağlantıyı sağlamak
- C) Bütün insanlığa seslenebilecek yapıtlar ortaya koymak
- D) Yapıtlarıyla kendinden sonraki sanatçılara yol göstermek
5. Bu hikâye kitabı, son yıllarda yazılmış en değerli yapıt. Eleştirmenlerin övgülerle dolu eleştirilerini bir kenara bırakacak olursak, ata yurdundan geçmişe ait esintiler taşıyan hikâyelerle dolu bir eser. Hikâyelerin her biri bizi kökümüze doğru uzun bir yolculuğa çıkaracak nitelikte. Bu parçada “bizi kökümüze doğru uzun bir yolculuğa çıkarmak” sözüyle, hikâyelerle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanları kendi iç dünyalarına yönlendirdiği
- B) Okurun, eski dönemleri hatırlamasını sağladığı
- C) Duygusal bir anlatımla okuru etkilediği
- D) Okura, yazarın dünyasını anlattığı
6. Kimi genç yazarlar, yapıtlarında güncel konulara yer vererek okurun ilgisini çekmeye çalışıyorlar. Bu, meyvelerini de veriyor fakat güncelin ilginçliğine karşın tehlikesi de var: Güncel konuları işleyen yapıtın bayatlaması çok çabuk geçekleşebilir. Bu parçada “bayatlama” sözüyle, yapıtla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Sıradan bir konuyu işlemesi
- B) Kısa sürede unutulması
- C) Okurun ilgisini çekememesi
- D) Anlatımının yetersiz kalması
7. Bakıyorum zaman bizden hızlı gidiyor. Bizler içimizdeki gençliği koruyoruz. Belki de koruduğumuzu sanıyoruz. İşte sanatın gücü buradadır. Sonsuz gençlik demektir sanat. Zamana meydan okumanın en güzel yoludur. Bu parçada “zamana meydan okuma” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Yazılarında evrensel konuları işlemiş, böylece de ölümsüzlüğü yakalamıştı.
- B) Yapıtlarda düşüncenin ön planda olmasına karşı çıkmış ve bundan hiç vazgeçmemişti.
- C) Bu yolda karşılaştığı hiçbir zorluk onu yıldırmamış, pes ettirememişti.
- D) Hayatı boyunca haksızlıklara boyun eğmemiş, ilkelerinden sapmamıştı.
8. Bu kadar renkli bir şiir ortamında, elbette çoğunluğun, adı üzerinde birleşebileceği şair bulmak zor olacaktır. Bu cümlede “renkli bir şiir ortamı” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Farklı anlayışlarla oluşturulmuş şiirlerin bulunduğu
- B) Şiirin, insanların yaşamına renk kattığı
- C) Şiirlerin canlı bir söyleyişle oluşturulduğu
- D) Niteliksiz şiirlerin boy gösterdiği
9. “Dokunmak” sözcüğünün aşağıdaki açıklamalarından hangisi, birlikte verilen örnek cümleye uygun değildir?
- A) İlgili olmak, değinmek: Türkçenin sorunlarına dokunan bir yazı yayımladı.
- B) Nesnelere el sürmek, temas etmek: Çocuklar sofrada abur cubur yiyor, yemeklere hiç dokunmuyorlardı.
- C) İnsanın içine işlemek, duygulandırmak: Çocuğun bu hali hepimize çok dokunmuştu.
- D) Sağlığını bozmak: Aşırı tuzlu yemekler ona dokunur.
10. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi anlamca birlikte verilen tutum ya da davranışla uyuşmaz?
- A) Serçeden korkan darı ekmez. - tehlikeleri göze alma
- B) Bükemediğin eli öp, başına koy. - üstünlüğü kabullenme
- C) Akıl kişiye sermayedir. - düşüncesiz davranma
- D) Ayağını yorganına göre uzat. - harcamalarda ölçülü olma
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim açıklamasıyla birlikte verilmiştir?
- A) Güneşli havalarda gözüm gönlüm açılıyor.
- B) Haberi duyunca başımdan kaynar sular döküldü.
- C) Anlatılanlara çok sinirlenmişti, adeta burnundan soluyordu.
- D) Ufacık çocuk, herkesi bıktırmıştı çünkü ele avuca sığmıyordu.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?
- A) Hiçbir belge gösteremeyince, söyledikleri havada kaldı.
- B) Arabayı evin önüne bıraktıktan sonra tekerleğin arkasına taş koydu.
- C) Sen olmadan yemek boğazımızdan geçmedi.
- D) Orada çok şey konuştuk ama senin adını hiç ağzına almadı.
13. Kısaltmalarla ilgili bir çalışmada, kısaltmaların farklı yöntemlerle oluşturulduğu ifade edilmektedir. Bu yöntemlerden bazıları şunlardır: • Kelimenin ilk hecesi kullanılarak yapılır. • Kelimenin bazı ünlü ve ünsüz harfleri birlikte kullanılarak yapılır. • Birleşik kelimelerde her kelimenin ilk harfi kullanılarak yapılır. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde sözü edilen kısaltma türlerinden herhangi birine örnek olabilir?
- A) TR (Türkiye)
- B) m (Metre)
- C) AA (Anadolu Ajansı)
- D) Apt. (Apartman, Apartmanı)
14. Aşağıdaki tablolarda yangın türleri ve bu yangın türlerinde kullanılabilecek söndürme maddeleri gösterilmiştir. Hangi yangın türünde hangi söndürme maddelerinin kullanılabileceği “onay” işareti ile belirtilmiştir. Bu tablolardan hareketle aşağıdaki olayların hangisinde yangın söndürme konusunda hatalı davranıldığı söylenebilir?

- A) Doğal gaz depolama alanında çıkan yangına müdahale edilirken BC tozunun kullanılması
- B) Bir petrol istasyonunun elektrik tesisatında çıkan yangına ABC tozu ile müdahale edilmesi
- C) Mobilya atölyesinde çıkan bir yangına müdahale edilirken köpük kullanılması
- D) Uranyum işleme tesisinde çıkan yangına D tozuyla müdahale edilmesi
15. Levent, yeni aldığı akvaryumda farklı türde balıklar besleyecektir fakat balıkların birbirine zarar vermesinden endişe etmektedir. Balıkları beslerken herhangi bir sorunla karşılaşmamak için bir araştırma yapmış ve aşağıdaki tabloya ulaşmıştır. Buna göre Levent’in aşağıdakilerin hangisinde verilen balıkları aynı akvaryumda beslemesi beklenir?

- A) Büyük kedi balığı - Çöpçü balığı - Gökkuşağı
- B) Beta - Gökkuşağı - Japon balığı
- C) Çöpçü balığı - Japon balığı - Vatoz
- D) Beta - Büyük kedi balığı - Vatoz
16.
Aşağıdaki grafikte bir ülkenin 2015 yılındaki buğday ürünleri ihracat miktarı gösterilmiştir. Bu ülkenin 2016’daki buğday ürünleri ihracat miktarı ile ilgili şu sonuçlara ulaşılmıştır:

• En az ihraç edilen ürün makarnadır.
• Un ihracatında 2015’e göre azalma gözlenmiştir.
• 2015’te en çok ihraç edilen ikinci ürün, 2016’da ilk sıraya yükselmiştir.
• 2015’te en az ihraç edilen ürün, 2016’da en çok ihraç edilen üçüncü ürün olmuştur.
Buna göre sözü edilen ülkenin 2016 yılı buğday ürünleri ihracatını gösteren grafik aşağıdakilerden hangisi olabilir?
17.
Aşağıdaki medya metinlerinden hangisinin yazılış amacı yay ayraç içinde yanlış verilmiştir?
- A) Kahve, Anadolu’nun dillere destan konukseverliğinin en önemli göstergelerinden biridir. Anadolu’da sizi acı bir kahve içmeye çağıran kişiye “Neden acı kahve?” diyemezsiniz. Bu acılıkta, yıllar yılı sürecek bir tatlılık, yakın bir dostluk vardır. Bu yüzden “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” sözü Anadolu’nun her yerinde, her zaman söylenir durur. (Kültür aktarma)
- B) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) dünyanın en büyük fizik laboratuvarıdır. On iki Avrupa ülkesi tarafından 1954’te kurulmuştur. CERN’e üye ülkeler kendi olanakları ile gerçekleştirecekleri yüksek maliyetli araştırmaları burada yapmaktadır. 2015’ten beri CERN’e üye olan Türkiye de oradaki çalışmalara katılabilmektedir. (Bilgilendirme)
- C) Buğday unu tüketimi ile obezite arasında doğrudan bağlantı kurulamıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarına göre Fransa’da kişi başına düşen buğday tüketimi Amerika’dakinden %50 fazla olmasına rağmen obezite oranı Amerika’dan çok daha düşük. İtalya’da ise Amerika’dakinin iki katı buğday tüketilmesine rağmen obezite oranı Amerika’dakinin dörtte biri oranında. (İkna etme)
- D) Dünyadaki böcek türlerinin sayısı her geçen yıl azalıyor. Bu azalmaya zirai endüstri, doğal ortamların yok edilmesi, böcek ilacı kullanımı ve iklim değişikliği neden olmaktadır. Araştırmacılar önümüzdeki 30-40 yıl içinde gıda üretme yöntemleri değiştirilmezse böceklerin yok olacağını vurguluyor. (Olay yorumlama)
18.
Aşağıdaki metinlerden hangisine “Sosyal Medyanın Tüketici Davranışlarına Etkisi” başlığının getirilmesi en uygundur?
- A) Sosyal medya bağımlılığı, özellikle akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle giderek arttı. Görünür olma ve başkalarının hayatını takip etme isteğinin günümüzde kimileri için abartılı bir hâl aldığını söyleyen uzmanlar, sosyal medya bağımlılığının kontrol altına alınmadığı takdirde kaygı bozukluklarından depresyona kadar pek çok zararı olabileceğini vurguluyor.
- B) Sosyal medyada bulunan içerikler, bunlardan yararlananların tutumunu ve sosyal medya pazarlamasını biçimlendirmektedir. İnsanlar, bir ürünü satın almaya karar verme noktasında sosyal medyadaki kullanıcı veya firma tarafından oluşturulmuş içeriklerden etkilenmektedir.
- C) Son dönemlerde toplumsal hayatta yaşanan birçok gelişme internetin doğrudan ya da dolaylı etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Sosyal medya adı verilen bu yeni iletişim mecrası, eski medya araçlarından farklı ve yaşadığımız zamanın ruhuna daha uygundur.
- D) İnsanlık tarihi boyunca var olan iletişim, çağımızda yeni bir boyut kazanmıştır. Hızla değişen teknoloji, giderek artan istek ve ihtiyaçlar birtakım iletişim araçlarının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu iletişim araçlarının en önemlisi günümüzde çok etkin kullanılan internettir. İnsanlar, internet ve sosyal medya sayesinde yeni iletişim olanaklarına sahip olmuşlardır.
19.
Toplum içine girdiğimde en çok karşılaştığım sözler şunlar oluyor: “Size çok imreniyoruz, okuyacak ne çok vaktiniz oluyor. Sosyal medyadan paylaştığınız kitapları hevesle alıyor ama onları okuyacak vakti bir türlü bulamıyoruz.” Hâlbuki - - - -. Okumak hayatı anlamayı ve anlamlandırmayı kolaylaştırdığı için her anımızda, başka zevk arayışına girmeden bir kitabın sayfalarına demir atıveririz.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) okuyacak zamanımız olduğu için okumayız, okumaktan keyif aldığımız için okuruz
- B) biz yazarlar da onlardan çok farklı değiliz, hayat telaşı içinde okumaya zaman bulamıyoruz
- C) zaman yetersizliği, yalnız okurların değil, toplumun genel bir sorunudur
- D) okumak, gerçekten de öyle ayaküstü yapılabilecek, geçiştirilecek bir eylem değildir
20.
Bazı Nasrettin Hoca fıkralarında, insanlara bireysel özelliklerini göz önünde bulundurarak davranmak gerektiği vurgulanır.
Aşağıdaki fıkralardan hangisi bu cümlede sözü edilen duruma örnek olabilir?
- A) Hoca’nın cimri komşusu bir gün göle düşer. Arkadaşları ona yardım etmek için “Elini ver de seni çıkaralım.” derler. Fakat cimrilik, ruhuna öyle işlemiştir ki boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına rağmen elini vermek istemez. Komşusunu çok iyi tanıyan Hoca “Al elimi de seni çıkarayım.” deyince adam, Hoca’nın elini tutar ve boğulmaktan kurtulur.
- B) Nasrettin Hoca bir gün yoğurt mayalamak için göl kenarına gitmiş. Göle kaşık kaşık yoğurt dökmeye başlamış. Gölün etrafında piknik yapan köylüler şaşırmış. İçlerinden biri, Hoca’nın yanına gelerek şöyle demiş:– Hayırdır Hoca’m, ne yapıyorsun böyle?– Göle yoğurt çalıyorum.– İlahi hocam, göl maya tutar mı?– Ya tutarsa…
- C) Hoca bir gün pazarda bir papağanın çok pahalı satıldığını görünce gidip evden hindisini getirmiş ve yüksek bir fiyata satmaya çalışmış. Yanındakiler gülerek “Hoca’m, bu hindi bu kadar para eder mi?” diye sormuşlar. Hoca, papağana da çok yüksek bir fiyat istediklerini söyleyince “O papağan konuşur da ondan pahalıdır.” demişler. Hoca, “O konuşursa bu da düşünür.” cevabını vermiş.
- D) Adamın birine babasından büyük bir miras kalır. Kısa zamanda bu mirası tüketen adam, Hoca’ya gelerek “Elimde avucumda hiçbir şey kalmadı Hoca’m, bana bir çare!” diye yalvarır. Hoca, gayet sakin bir şekilde “Merak etme, yakında bu dertten kurtulursun.” der. Adam, sevinçle “Yoksa tekrar zengin mi olacağım?” deyince de “Hayır, parasızlığa alışacaksın!” karşılığını verir.