Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

ALES Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Test II

ALES » Türkçe

1 / 8 Soru
00:00
1.


Henüz ilkokul öğrencisiyken, kendi kendime öyle bir meslek bulmalıyım ki bu öğrencilik işi hiç bitmesin, demiştim. Sonuçta öğrenciliğimi hiç bitirmeyecek şekilde uzatmanın yolunu buldum. Bu yol, gazete ve dergilerde yazmaktı. O gün bugündür dergilerde, gazetelerde edebiyattan diğer sanat kollarına, politikadan ekonomiye, bireysel duyarlılıklardan toplumsal gerçeklere kadar farklı konularda ödev yapar gibi yazıyorum. Sağ olsunlar, dergidekiler de huyumu bildikleri için çok ödev veriyorlar bana. Ben de ödevlerimi yetiştirmeye çalışıyorum.

Bu parçada yazarın kedisiyle ilgili olarak anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Uzun zamandır dergi ve gazetelerde çeşitli konularda yazılar yazdığı
B) ilkokul yıllarında aldığı eğitimin, kişiliğinin oluşmasında etkili olduğu
C) Gazete ve dergilerdeki yazılarının okurlarca çok beğenildiği
D) Meslek seçiminde ilkokul yıllarındaki telkinlerin etkili olduğu
E) Dergi ve gazetelerde çıkan yazılarını kitaplaştırma olanağı bulamadığı
2.


Yazarlarımızın, romanlarını, oyunlarını ya da hikayelerini yazınsal bir dille yazma kaygısı içinde oldukları anlaşılıyor. Ne var ki onların yazınsal dilden anladıkları, genellikle edebiyat yapma oluyor. Oysa yazınsal dil, bir sözde açıkça söylenmeyen şeyin, o sözün kullanıldığı bağlamdan çıkarılabileceği ilkesiyle ortaklık taşır. Söylenmeyenin söylenenden çıkarılabilmesi, yazınsal söylemin temelidir. Dolayısıyla yazarlarımızın yazınsal dil konusunda doğru olmayan bir yolda yürüdükleri bir gerçektir.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazarların, yazınsal dil konusunda bir yanılgı içinde oldukları
B) Yazarların, yapıtlarında sanat kaygısını her şeyin üstünde tuttukları
C) Yazarların, yazınsal dilin gelişmesi için yeterince çaba göstermedikleri
D) Yazarların, dil konusunda fazla duyarlı davranmadıkları
E) Yazarların, yapıtlarının diliyle ilgili eleştirilere kulak vermedikleri
3.


Dikkat ederseniz, gerçek azanların çoğu, gösterişi sevmeyen, az konuşan, hatta düzyazıya yüz vermeyen kişilerdir. Örneğin Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiir konusunda yazılmış kaç yazısını anımsıyorsunuz? isterseniz şöyle sorayım: Siz hiç Dağlarca'nın düzyazısını okudunuz mu? Okuyamazsınız, çünkü o şiirden başka bir şey yazmamıştır.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şairliğin zorlu ve sıkıntılı bir yolunun olduğu
B) Gerçek şairlerin, şiirden başka bir türle ilgilenmediği
C) Büyük şairlerin gösterişsiz bir yaşam sürdükleri
D) Düzyazı ile uğraşanların şiir yazmaması gerektiği
E) Şairlerin doğal bir Türkçe kullandıkları
4.


(I) Sinema, hiçbir zaman tiyatronun yerini tutamaz. (II) Çünkü tiyatronun işlevi farklıdır. (III) Kökeni tarihin derinliklerindedir. (IV) Belki belli dönemlerde sinemaya göre seyircisi azalmış; zaman zaman krizler de geçirmiş olabilir. (V) Ama bütün bunlar, gerçeği değiştirmez.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi parçanın ana düşüncesi olmaya en uygundur?

A) III.
B) I.
C) IV.
D) II.
E) V.
5.


Halkımızın geneline baktığımızda bir sözcüğün nasıl yazılacağı, noktalama işaretlerinin hangi durumlarda nasıl kullanılacağı, sözcükleri hangi durumlarda bitişik ya da ayrı yazacağımız gibi konularda hep bir tartışma ortamının olduğunu görüyoruz. Tüm iyi niyetli çabalara karşın, bu konularda bir türlü uzlaşılamıyor. Bunun sonunda da yazılı metinlerde herkes ayrı bir yol tutturmuş gidiyor. Bu alanda bir uzlaşma gerçekleştirilemeyince imla birliği de sağlanamıyor.

Bu parçada yazarın anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazımda birliğin sağlanması için edebiyatçıların önderliğine gereksinim duyulduğu
B) Toplumumuzda yazım kuralları konusunda ortak bir anlayışın benimsenmediği
C) İmla konusunda birlik sağlanması için zorlayıcı yöntemlere başvurulmaması gerektiği
D) Toplumumuzda farklı kültür katmanlarına ait insanların farklı sanatçıları beğendiği
E) Yazılı bir metinden, onu okuyan herkesin aynı düşünceyi çıkarması gerektiği
6.


Yazınsal yapıtlar ancak okur için ve onun aracılığıyla vardır. Okuyucu bir yapıtı okurken, hem keşfettiğinin hem de yarattığının bilincine varır; yaratırken keşfettiğini, keşfederken yarattığını fark eder. Çünkü okumak, makinesel bir işlem değildir; bir yaratıştır, bir tamamlama eylemidir. Okuyucu, yazılı şeyi hiç durmadan aşarak kafasında yeniden yaratır; boşlukları doldurur. Bu nedenle bir yapıt ancak okurun belleğinde tamamlandığında gerçek kimliğine bürünür.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazınsal yapıtlarda anlatımın kapalı olması gerektiği
B) Yazınsal yaratıların okuyucularca yeniden oluşturulduğu
C) Yazınsal yaratıları anlamak için okurun belli bir birikiminin olması gerektiği
D) Yazınsal yapıtların diğer sanat eserlerinden diliyle ayrıldığı
E) Yazınsal ürünlerin herkesin anlayacağı bir dille yazılması gerektiği
7.


Kelime arkeolojisi, Batıda yaygın ve uzun zamandır yapılıyor olmasına rağmen bizde yıllar boyu rağbet edilmeyen bir çalışma alanı olmuştur. Her gün yazıp çizdiğimiz sözcükler için büyük zamanları göze alıp, o sözcüklerin ardına düşmek gereksiz görülmüştür bizde. Neyse ki son birkaç yıldır bu konuya eğilenler çıkmaya başladı. Sayıları bir elin parmaklarıyla ifade edilecek kadar az da olsa sözcüklerin doğuşunu, gelişimini, bugüne nasıl geldiğini, kısaca sözcüklerin tarihini inceleyen araştırmacılar artık bizde de var.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Batılı ülkelerde dil çalışmalarına büyük kaynaklar ayrıldığı
B) Sözcüklerin anlam değişimlerini belirlemek için arkeoloji bilgisine gerek duyulduğu
C) Sözcüklerin anlam değerlerini belirlemenin zor bir iş olduğu
D) Bizde sözcüklerin kökenini araştırmaya yönelik çalışmaların yeni başladığı
E) Dilbilim alanında çalışma yapmanın çok yorucu olduğu
8.


Türkiye'de köyde doğup büyüyen, hala orada yaşayan kaç öykücü, romancı, oyun yazarı, şair yetiştirildiği sorulsa, hiç kuşku yok ki, bir çırpıda bir yığın isim sıralanacaktır. Büyük kentlerden, hatta orta ölçekli ve küçük kentlerden uzakta, kırsalda, şair ve yazar yetiştirme konusunda, oldukça verimlidir. bizim ülkemiz. Diğer ülkelerde durum nedir bilmem, ama bir araştırma yapılsa, bana öyle geliyor ki Türkiye birinciliği bu konuda hiçbir ülkeye kaptırmayacaktır.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ülkemizde kırsal kesimde yaşayanların edebiyata daha çok ilgi duyduğu
B) Ülkemizde köy kökenli çok sayıda şair ve yazarın yetiştiği
C) Büyük kentlere oranla köy ve kasabalarda daha çok sanatçı yetiştiği
D) Ülkemizin coğrafi konumunun köy edebiyatının gelişmesi için uygun olduğu
E) Ülkemizde diğer ülkelere göre sanatçıya daha çok değer verildiği
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. ALES, akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için kritik öneme sahiptir. Sayısal ve sözel yetenek bölümlerinden oluşur.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 8 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.