1. Aşağıdakilerden hangisi Eğitimde İnsan Kaynakları yönetiminin amaçları arasında yer almaz?
- A) Verimlilik
- B) İş gücünün uyum yeteneği
- C) Raporlama
- D) İş hayatının kalitesi
- E) Hukuksal uyum
2. Milli eğitimin gelişmesi iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak eğitim - insangücü - istihdam ilişkileri dikkate alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayacak mesleki ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirilir. Mesleklerin kademeleri ve her kademenin unvan, yetki ve sorumlulukları kanunla tespit edilir ve her derece ve türdeki örgün ve yaygın mesleki eğitim kurumlarının kuruluş ve programları bu kademelere uygun olarak düzenlenir. Eğitim kurumlarının yer, personel, bina, tesis ve ekleri, donatım, araç, gereç ve kapasiteleri ile ilgili standartlar önceden tespit edilir ve kurumların bu standartlara göre optimal büyüklükte kurulması ve verimli olarak işletilmesi sağlanır. Yukarıda yer alan yasal düzenleme Eğitimde İnsan Kaynaklarının hangi boyutunu ön plana çıkarmaktadır?
- A) Yönlendirme
- B) Planlama
- C) Organisazyon
- D) Yönetim
- E) Denetim
3. Ataşşşehir Ortaokul Müdürü Ahmet Bey, çalışanların sahip oldukları ilgi, ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda okul ortamında çeşitli değişiklikler yapmıştır. Okul Müdürünün bu çalışması Eğitimde İnsan Kaynaklarının hangi amaçları arasında yer alır?
- A) Öğretmenlerin Uyumu
- B) Hukuksal Uyum
- C) Rekabet Avantajı Kazanma
- D) İş Hayatının Kalitesi
- E) Verimlilik
4. Okul yöneticileri hangi özelliklerini etkin kullanarak öğretmenleri güdüleyen faktörleri okul kültürünün bir parçası haline getirmelidir?
- A) Meslek Becerileri
- B) Liderlik Becerileri
- C) İletişim Becerileri
- D) Sosyal Beceriler
- E) Organisazyonel Beceriler
5. Okullarda insan kaynakları yönetimi yaklaşımının uygulanabilmesi, yöneticilerin kendilerini geliştirmelerine, okul personeli ile etkili bir iletişim içerisine girmelerine ve onları güdüleyebilecek liderlik özelliklerine sahip olmalarını gerektirmektedir. Yukarıda yer alan açıklama ve İnsan Kaynakları Yönetimi kapsamında aşağıdakilerden hangisi okul yöneticilerinin sorumlulukları arasında yer almaz?
- A) Okulun amaçlarını ve felsefesini açıklamak.
- B) Okulda katılımcı ve demokratik yönetimi geliştirmek.
- C) Okula bütçe sağlamak.
- D) Okul etkinlikleri için ihtiyaçları saptamak.
- E) Okulun politikalarını saptamak ve tanıtmak.
6. Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Yukarıda yer alan yasal düzenleme Eğitimde İnsan Kaynakları Yönetiminin hangi ilkesinin kapsamına girer?
- A) Liyakat
- B) Güvence
- C) Tarafsızlık
- D) Eşitlik
- E) Kariyer
7. Cumhuriyet Lisesi Müdürü Ayşe Hanım, okuldaki tüm insan ve madde kaynaklarını en verimli biçimde kullanarak, okulu amaçlarına uygun olarak okulunu geliştirmek istemektedir. Ayşe Hanımın bu amacına ulaşabilmesi çeşitli çalışmalar yapmayı planlamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu çalışmalardan birisi olamaz?
- A) Öğretmenlerin İhtiyaçlarını göz önünde tutması
- B) Öğretmenlerin ders aktivitelerini izlemesi
- C) Öğretmenlerin rol ve beklentilerinin tespit edilmesi
- D) Öğretmenlerle etkili iletişim kurması
- E) Okul iklimindeki tüm değişkenleri göz önüne alması
8. I. Okulda kişiler ve gruplar arası ilişkileri kurmak. II. Eğitim ve öğretim etkinliklerini planlamak. III. Çevrenin desteğini kazanmak. IV. Okul içi ve okul dışı ögelerle iletişim ve eş güdüm sağlamak. İnsan Kaynakları Yönetimi kapsamında yukarıdakilerden hangileri okul yöneticilerinin sorumlulukları arasında yer alır?
- A) II ve IV
- B) I, II ve IV
- C) I ve III
- D) I ve II
- E) I, II, III ve IV
9. Öğretmenlik Meslek Kanunun, eğitim çalışanlarının haklarını koruyucu ve geliştirici nitelikte olması eğitimde insan kaynağından en çok faydanın sağlanması bakımından önem taşımaktadır. Yukarıdaki taslak çalışmanın eğitim çalışanlarının haklarını koruyucu ve geliştirici nitelikte yasallaşması Eğitimde İnsan Kaynakları Yönetiminin hangi amacının yerine getirilmesini sağlar?
- A) Verimlilik
- B) İş Hayatının Kalitesi
- C) Öğretmenlerin Uyumu
- D) Rekabet Avantajı Kazanma
- E) Hukuksal Uyum
10. Okul yöneticileri öğretmenlerin ……… hedefleriyle ………….. hedeflerini bütünleştirebilecek ve örgütsel etkililiği artıracaktır. Yukarıda yer alan boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A) Okul-öğrencinin
- B) Kişisel-Ders
- C) Ders-Okulun
- D) Kişisel- Okulun
- E) Eğitsel-Öğrencilerin
11. I. ödül-ceza, disiplin, yükseltme, II. moral, motivasyon, yarışma, işe sarma, takım çalışması Yukarıda yer alan maddeler okul yöneticilerinin insan kaynakları yönetiminde hangi işlevler arasına girer?
- A) Özendirme
- B) Geliştirme
- C) Yetiştirme
- D) Değerlendirme
- E) Planlama
12. Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır. Yukarıda yer alan yasal düzenleme Eğitimde İnsan Kaynakları Yönetiminin hangi ilkesinin kapsamına girer?
- A) Kariyer
- B) Tarafsızlık
- C) Güvence
- D) Eşitlik
- E) Liyakat
13.
Dokuz yıl önce pimpis bir çöplükten farksız olan bu köyü, yine bu köyün çocuğu olan öğretmen bey, tertemiz hale getirdi. Bu başarısında öğretmenin herkesin huyunu suyunu bilmesi ve herkese ona göre davranması önemli rol oynadı. O, köyün hem öğretmeni, hem din adamı, hem doktoru, hem emniyet görevlisi, hem ekonomi uzmanı, hem işçisi, hem çiftçisi... Kısacası o, köyün her şeyidir. Dokuz yıl içinde köyünü, vatan toprağında bütün benzerlerinden üstün, hatta onlarla taban tabana zıt, çalışkan ve mutlu insanlar yurdu yaptı.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Pekiştirmeli sözcüklere yer verilmiştir.
- B) Olaylar oluş sırasına göre verilmiştir.
- C) Eksiltili cümle kullanılmıştır.
- D) öznellik söz konusudur.
- E) Nitelik belirten sözcükler vardır.
14.
Kişiyi yaşamaya itiyordu Sait Faik. Zorla değil; kanıtlayarak, açıklayarak, ikna ederek ... Çünkü gerçekte o da yaşama genel anlamda bağlılık duymaktan uzaktı. Bu yüzden karamsar bir hava sezilirdi yazılarında. Yaşamak için bir hırsı, isteği yoktu ya da öyle sanılırdı. Fakat bize bıraktığı iki romanı, yüzlerce öyküsü, şiirleri kişiyi yaşamaya, hayatın bütün güzelliklerini tatmaya bir çağrıdır. İlk bakışta karamsar gibi gelen yaşam izlenimleri üzerinde biraz durunca bunların, umutsuzca seven büyük bir şairin aşırı duygu taşkınlıklarından doğan geçici bir karamsarlık olduğu görülür.
Bu parçada Sait Faik'le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemistir?
- A) Yapıtlarının kişilerde yaşam isteği uyandırdığına
- B) Yapıtlarında karmaşık duyguların yer aldığına
- C) Değişik türlerde yapıt verdiğine
- D) Şiirleriyle, karamsarlık ve umutsuzluk aşıladığına
- E) Yapıtlarında aşırı duygulanmaların izlerinin olduğuna
15.
Bir eleştirmenin, sanat yapıtını değerlendirebilmesi için, o sanat dalından anlaması, onun özelliklerini bilmesi ve kafasında bir ölçü oluşturması gerekir. Yani, bir müzik meraklısının kalkıp edebiyat eleştirisi yapmak istemesi yanlıştır. Bunun gibi, sanat üzerinde sadece genel bazı beğenileri olan birinin, bu beğenilere dayanarak, sanat yapıtını iyidir ya da kötüdür diye yargılaması doğru olmaz. Eleştiri olmaz bu. Çünkü elinde ölçü yoktur bir kere, ölçünün doğrusu ise hiç yoktur.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çoğu eleştirmenin nesnel bir eleştiri ölçüsü yoktur.
- B) Eleştiri yapacak kişi, konusunda bilgili olmalı ve görüşlerini nesnel ölçülere dayandırmalıdır.
- C) Her insan, uzman olduğu alanda çalışmalıdır.
- D) Sanat eserinin gücü, herkeste aynı zevki uyandırmasına bağlıdır.
- E) Edebiyatı sevmeyen kişilerin edebiyat eleştirisi yapması doğru değildir.
16.
Okumayı severim; ancak çok okuyan bir kişi olduğumu söyleyemem. Çoğu zaman, aldığım kitabı biraz karıştırdıktan sonra, beni sıkıyor diye bırakırım. Bırakmamalı. Birtakım kitaplar vardır, sıkılsak da, kolay kolay anlamasak da onları okumalıyız. Yenmeliyiz sıkıntıyı. Anlamaya gelince; ne biliyoruz anlamadığımızı? Anlamak bir bakıma alışmak demektir. Kişi, alıştırmalıdır kendini anlamaya, ilk okuyuşta anlamadığımız, tat almadığımız bir kitabı elimizden atmak; düşüncemizi işletmek istemediğimizi gösterir.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
- A) Bazı kitapların okunmasının gerekliliğine inandığına
- B) Kitabı anlamanın alışmaya bağlı olduğuna
- C) Kitap okumayı çoğunlukla sıkıcı bulduğuna
- D) Okumaktan vazgeçmenin, düşünmekten vazgeçmek demek olduğuna
- E) Okumanın önemine inanmadığına
17.
Soru sormakla başlar ilk bilinçlenme; sorularla çevresini, insanları, dünyayı keşfeder çocuk. Neler sormaz ki! Ver karşılığını verebilirsen! Yepyeni izlenimlere açılan kapılardır çocuk soruları. Tek başına birer şiirdir onlar. "Kuş niye uçar kedi neden uçmaz? İnsanlar neden büyük?" Daha neler neler...
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir'?
- A) Çocuklar, anlamsız sorular sorar.
- B) Çocukların sorularına bazen cevap verilemez.
- C) Sorular, çocuğun öğrenme yeteneğinin seviyesini belirler.
- D) Çocuk; çevresini ve dünyayı anlamak için soru sorar.
- E) Mantıklı sorular soran çocuklar da vardır.
18.
Büyük şşşehir, bize kiminle birlikte olmamız konusunda bir seçme olanağı vermiyor. Otobüse ya da dolmuşa, durakta öbeklenmis olanlar kimlerse, onlarla biniyorsunuz. Oysa eskiden İstanbul'da taşıtlara binenler birbirlerini tanırlardı. Ozellikle Boğaz vapurlarında yolcuların birbirlerini tanımaları çok doğaldı. Hatta iskelede birbirlerine yol vermeye çalışırken, vapuru dakikalarca bekletenler olurdu. Artık böylelerine rastlamak mümkün değil.
Bu parçada yazar, aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
- A) Büyük şehirlerde, yaşamın tekdüze bir hale gelmesinden
- B) Büyük şehirlerdeki trafik sorunundan
- C) İstanbul'un tarihi kimliğini kaybetmesinden
- D) Büyük şehirlerde insan ilişkilerinin giderek zayıflamasından
- E) Şehirlerde yaşamın her geçen gün biraz daha zorlaşmasından
19.
Evimizin çok yakınında bir meydan vardı. Hatta sonları burada toplanır, gün batımına kadar oynardık. Köyü çevreleyen düzlükler, düzlüklerin bittiği yerde başlayan ağaçlıklar vardı. Çoğu zaman ta oraya kadar gider, kekik kokan havayı teneffüs ederdik. Elektrik olmadığı için akşamları gaz lambası önünde ders çalışırdık. Kasabaya varmak için saatler süren yolculuğu unutmak mümkün mü? O yıllarda bu küçük köyden ayrılmayı hayal bile etmezdik. Ama gün geldi oldu. Büyük kentler de hoşuma gidiyor, onların da kendince güzel yönleri var. Ama aslını sorarsanız o günleri arıyorum. Çalılık meydan, bakımsız yollar tüm sıcaklık ve canlılığıyla gözümde tütüyor.
Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisini özellikle vurgulamak istemektedir?
- A) Büyük kentleri hiç sevmediğini
- B) Düşüncelerinin zamanla değiştiğini
- C) Geçmişe özlem duyduğunu
- D) Köyün gelişmemesinden dolayı üzüldüğünü
- E) Yalnız yaşamaktan sıkıldığını
20.
İçimde bir sıkıntı, bir bunalma, bir bıkkınlık olduğu zaman, kendimi her şeyin boşluğuna, anlamsızlığına bıraktığım anlar olur. Böyle zamanlarda bir hastanın ilaç şişelerine sarılışı gibi ben de Sait Faik'in hikayelerine sarılırım. Sevdiğim yazarların her kitabını aynı ölçüde sevmediğim halde Sait Faik'in her kitabında sevdiğim hikâyeler bulurum. Bu hikayelerde beni yaşama bağlayan ve yaşamımı anlamlı kılan özellikler vardır. İşte Sait Faik, bu sırrı yakalamış ve başarılı olmuş ender bir sanatçıdır.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yaşama bağlanmanın tek yolu okumayı sevmektir.
- B) Sait Faik'in öykülerinde değişmez konu, insan sevgisidir.
- C) İnsanların sıkıldıkları zaman okuyacakları kitapları olmalıdır.
- D) Her kitabın insana vereceği bir bilgi ve güzellik vardır.
- E) Sait Faik, insanlara yaşamı sevdirmeyi başarabilmiş bir sanatçıdır.