1. Uyku, NREM ve REM olmak üzere iki evreden oluşur. Kendi içinde üç aşamadan oluşan NREM’in “uykuya dalma” olarak bilinen ilk aşamasında göz hareketleri yavaşlar, istemsiz kas hareketleri gerçekleşir. İkinci aşamada kaslar rahatlamaya, kalp atışı yavaşlamaya başlar. Üçüncü aşama derin uyku aşamasıdır, bu aşamada vücut kendini onarır. Derin uykunun ardından ikinci aşama tekrar yaşanır. Bu aşamadan sonra REM evresi başlar. Rüya uykusu olarak adlandırılan REM evresinde beyin hücreleri yenilenir, gün içinde öğrenilenler hafızaya kaydedilir. NREM ve REM evrelerinden oluşan bu döngü, 8 saatlik bir uykuda gece boyunca genellikle beş kez tekrarlanır ve her biri yaklaşık 90 dakika sürer. Bazı döngülerde REM evresinden sonra kısa süreli uyanma dönemleri yaşanabilir. Aşağıdaki grafikte 23.00’te yatıp 07.00’de uyanan Kerem’in uyku evreleri gösterilmiştir. Bu metin ve grafikten hareketle Kerem’in uyku evreleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

- A) En uzun süren derin uyku aşamasını 3. döngüde yaşamıştır.
- B) Gece boyunca iki kez uyanıp tekrar uyumuştur.
- C) Rüya uykusunda olduğu evrenin süresi, her döngüde artış göstermiştir.
- D) Kalp atışlarında yavaşlamanın olduğu aşamayı, 5. döngüde bir kez yaşamıştır.
2. Türkçede satır sonu hece bölünmesiyle ilgili bazı kurallar şu şekildedir: • Kelime içinde yan yana gelen üç ünsüz harften ilk ikisi kendinden önceki ünlüyle, üçüncüsü kendinden sonraki ünlüyle hece kurar. Satır sonu hece bölünmesi yapılırken bu kurala dikkat edilir. • İlk heceden sonraki heceler ünsüzle başlar, bitişik yazılan kelimelerde de satır sonu hece bölünmesi yapılırken bu kurala uyulur. • Kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnızca kesme işareti kullanılır, ayrıca kısa çizgi kullanılmaz. • Heceleri ayırırken satır sonunda ve başında tek harf bırakılmaz. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde satır sonu hece bölünmesi doğru yapılmıştır?
3. Bitkiler oldum olası dikkatimi çekmiştir. Nerede daha önce görmediğim bir bitkiye rastlasam hemen adını, özelliklerini, türünü araştırma ihtiyacı hissederim. Bu araştırmalarım esnasında öğrendiğim kimi bitki isimleri beni hayli neşelendirir. Hayret, bu bitkiye neden böyle bir ad verilmiş, diye sorarım kendime. Örneğin küçük, mavi bir çiçek “unutmabeni” adıyla anılır. Bu güzelliği görüp de unutmak mümkün mü? Dokunulduğunda yapraklarını kapattığı için olsa gerek bir başkasının namı “küstüm otu”dur. Peki, Akdeniz’de yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen “havacıva”ya ne demeli? Kartopu, civanperçemi, ebegümeci, tekesakalı, devetabanı… Saymakla bitmez. İlginç isim ve bitkiler demişken aklıma geldi, güzel Türkçemizde birbirine ters duran iki çiçekten oluşan nakış motifine nedendir bilinmez (!) “eltieltiyeküstü” adı verilmiştir. Bu metnin anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Farklı duyularla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir.
- B) Mizahi bir dil kullanılmıştır.
- C) Olasılık bildiren ifade vardır.
- D) Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
4. Kendimi bildim bileli çok film izlerim. Bunca filmden ne kalıyor geriye; hangi kareler, hangi diyaloglar, hangi duygu geçişleri kendine bir yer buluyor içimde? Bunların belki en önemlisi hikâyelerin, karakterlerin, diyalogların bir şekilde besliyor olması beni. Filmlerin iç dünyamda bir şeyleri değiştirdiği, bana yeni bakma/görme imkânları kazandırdığı bir gerçek. Bir buçuk iki saat boyunca kilitlendiğim bir filmi izlerken kendi hayatımı bir anlamda askıya alıyor, yaşadığım sıkıntılardan o an için sıyrılıyorum. Perdeye aksi düşen kahramanlarla özdeşleşiyor, onların acılarını çekiyor, sevinçlerini yaşıyor, ayrılıklarının ve kavuşmalarının yoğun duygularını içimde taşıyorum. Bu, roman ve hikâyenin ama özellikle de sinemanın başarabildiği bir şey. Bu gücü, insanın en zayıf olduğu yerden yani her şeyin çok daha renkli, heyecan verici olduğu bir başka hayata özlemden alıyor sinema. Aşağıdakilerden hangisi film izlemenin, bu sözleri söyleyen kişiye etkilerinden biri değildir?
- A) Empati yeteneğini geliştirmesi
- B) Duygularını dışa vurmayı kolaylaştırması
- C) Yaşamın zorluklarından uzaklaştırması
- D) Farklı bakış açıları kazandırması
5. Zengin kütüphanesi olan evlerde kitap okuyarak kendini geliştiren çocukların okuma, anlama, yorumlama becerilerinin arttığı ve zihinsel gelişimlerinin olumlu yönde ilerlediği biliniyor. Peki, - - - - Yapılan bir araştırmaya göre çok kitap okuyan kişiler, yaşlılık dönemlerinde daha az bilişsel gerileme gösteriyor. Çocukluktan itibaren kitaplarla haşır neşir olmak, beyinde uzun süreli zihinsel koruyuculuk sağlıyor. Ayrıca küçükken bol bol kitap okumanın, bireyleri spor yapma ve iyi beslenme konusunda bilinçlendirdiği düşünülüyor. Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki sorulardan hangisi getirilebilir?
- A) kitaplarla iç içe büyüyen çocukların, sosyal ilişkilerinde daha başarılı olduğu düşüncesi doğru mu?
- B) çocukların kitap okumayı sevmesinde ebeveynlerin davranışları ne derece etkilidir?
- C) düzenli kitap okuyan kişilerin okul başarılarında gözle görülür bir ilerleme oluyor mu?
- D) kitaplarla dolu bir evde kitap kurdu olarak yetişmek ilerleyen yaşlarda da kişilere fayda sağlar mı?
6. Aşağıda Türk Dil Kurumunun bir ilanı verilmiştir. Ali, Büşra, Cenk ve Demet ilanda yer alan yabancı sözcüklerin Türkçe karşılıkları için farklı önerilerde bulunmuştur. Yabancı sözcüklerin anlamları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisinin önerilerinin tercih edilmesi beklenir?

- A) Demet - I: İlk yardım - II: Dönüşüm - III: Bireysel - IV: Yapımcı
- B) Ali - I: Tarama - II: Değişim - III: Özgün - IV: Üretici
- C) Büşra - I: Tam bakım - II: Yenileşim - III: Özel - IV: Destekleyici
- D) Cenk - I: Denetleme - II: Etkileşim - III: Kişisel - IV: Yardımcı
7. (I) Dağ motifi; destandan türküye, kilimlerden halı desenlerine kadar birçok alanda kullanılır. (II) Türkler, bu motiften zengin çağrışımlar çıkarabilmeyi başarmış bir millettir. (III) Sadece türkülerimizi dinlemek bile bu hakikati gözler önüne sermeye yeter. (IV) İnsani duyguların ortaya konduğu hemen her alanda dağ motifi kullanılır, insan bu motifin ifade ettiği gücü önemser. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) IV. cümle, virgülle ayrılmış iki cümleden oluştuğu için birden çok yüklemli cümledir.
- B) III. cümle, yüklemi isim olduğundan isim cümlesidir.
- C) II. cümle, yüklemi sonda olduğundan kurallıdır.
- D) I. cümle, yüklemdeki yargı gerçekleştiğinden anlamca olumludur.
8. İnsan yıllar içinde mesleğiyle bütünleştiği için kendisini herhangi bir iş yapmıyormuş gibi hissediyor ve farklı uğraşlar bulmak istiyor. Ben de psikolog olmama rağmen kendime uğraş olarak roman yazmayı seçtim. Psikoloji -ben aksini istesem de- romanlarıma kaçınılmaz olarak yansıyor. Olayları tasarlamadan yazdığım için karakterlerin ne yapacaklarını bilmiyorum. Roman başlangıçta ağır ilerliyor, sonra neredeyse onun peşinden koşuyorum. Sabaha karşı uyanıp bilgisayar başına geçtiğim ve birkaç cümle yazdıktan sonra tekrar yatıp uyuduğum bile oluyor. Bildiğim şu ki roman benim için keyifli bir etkinlik. Düşüncelerini bu şekilde dile getiren bir yazarın aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenmez?
- A) Mesleki alanda kazandığım tecrübelerimi romanlarıma aktarmayı seviyorum.
- B) Mesleğim dışındaki bir alanla ilgilenmek hayatımı daha eğlenceli hâle getiriyor.
- C) Romanla ilgili çalışmalar yapmak için günün belirli bir saatini beklemiyorum.
- D) Romanlarımın kurgusuyla ilgili planlama yapmayı tercih etmiyorum.
9. Üç salonu bulunan bir spor tesisinin, yaş gruplarına göre aylık kullanım bilgileri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu spor tesisinde kullanıcılara tesis kullanım tercihlerine göre giriş kartı düzenlenmektedir. Buna göre aşağıdaki giriş kartlarının hangisinde yanlışlık yapılmıştır?

10. Üzerindeki yazılım aracılığıyla veri işleyebilen ve elektrikli cihazların işlevlerini kontrol edebilen çok küçük devrelere mikroçip denir. Mikroçipler, kumun eritilmesiyle elde edilen silikon levhalar üzerine elektronik devrelerin yerleştirilmesiyle oluşturulur. Günlük hayatta kullandığımız bazı teknolojik ürünlerde bulunan bu mikroçiplerin üretim aşamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir. I. Cilalanarak ışığa duyarlı materyallerle kaplanan levhaların üzerine morötesi ışık kullanılarak devre desenleri işlenir. II. Kum, yüksek ısıda eritilip arındırılarak ingot adı verilen silikon külçelere dönüştürülür. III. Çeşitli testlerden geçirilen çipler, levhaların üzerinden kesilerek paketlenir. IV. Devreler, iletkenlerle birbirine bağlanarak çipe dönüşen ürünün kirlenmesini engelleyen koruyucu bir tabakayla kaplanır. V. İngotlar, ince daireler şeklinde kesilerek levhalar oluşturulur. Buna göre mikroçipin üretim aşamaları aşağıdakilerin hangisinde doğru sıralanmıştır?
- A) IV - II - V - I - III
- B) II - V - I - IV - III
- C) IV - II - I - III - V
- D) II - V - IV - III - I
11. • Bazı cümlelerin öznesi, cümlede söz konusu işi yapan durumundaki gerçek öznelerdir. Böyle cümlelerdeki eylemler etken eylemdir. • Bazı cümlelerde, cümledeki işi yapan ögenin bulunamadığı ve eylemin başkaları tarafından yapılma anlamıyla verildiği görülür. Bu cümlelerdeki eylemler edilgen eylemdir. Öncüllerdeki bilgiler dikkate alındığında aşağıdaki cümlelerden hangisinin eylem çatısının diğer cümlelerdekinden farklı olduğu görülür?
- A) Yataktan kalkınca esneyip gerindi.
- B) Köpek, elimdeki kemiği görünce iştahla yalandı.
- C) Kadın, siyah bir şalla örtündü.
- D) Bu karar, toplantıda mı alındı?
12. Doğanın canlı unsurlarından biri olan hayvanlar, doğanın şartlarına uygun yaşıyor. cümlesini aşağıdaki cümlelerden hangisiyle sürdürdüğümüzde farklı bir metin türü oluşur?
- A) Biz onları rahatsız etmedikçe onlar kolay kolay zarar vermiyor bize. Doğasında saldırganlık olan hayvanlar bile biz onlara zulmetmedikçe fenalaşmıyor. Gücümüzü âciz hayvanlar üzerinde acımasızca kullanıyor, akıl almaz kötülükler yapıyoruz. İnsan, kendini doğanın zorba hâkimi olarak görüyor ve diğer canlılara yaşama hakkı tanımıyor. Peki, buna hakkımız var mı?
- B) Arı, kraliçesi yönetiminde eşsiz işçiliğini ortaya koyuyor. Sinek, vızıldayarak her yiyeceğe konuyor. Koyun, kuzusunu şefkatle emziriyor. Hepsinin önemli işleri var; her hayvanın bir gayreti, emeği var. Bu dünya sadece bizim değil! Doğa, kucağını nasıl açıyorsa bizde kucak açamaz mıyız onlara? İnsanlığımızı unutacak mıyız yoksa?
- C) Her bir hayvan, bir besin zinciri içinde mücadelesini sürdürüyor. Araştırmacılar, bilinen hayvan türlerinin yüz binlerle ifade edileceğini belirtiyorlar. Bazı hayvan türleri sıcak iklimlerde, bazı türler de soğuk iklimlerde yaşıyor. Sıcak iklim hayvanlarının deri kalınlığı 5-6 cm, soğuk iklim hayvanlarınınki ise 10-15 cm arasında değişiyor. Kutup ayılarının deri kalınlığının bu oranların da üstünde olduğu biliniyor.
- D) Doğa, hayvanlarla güzel! Kuşlar cıvıl cıvıl, enerji veriyor bizlere. Hele kelebekler! Doğanın deseni, süsü onların her biri. Hayran olunmaz mı bu güzelliklere? Değer verelim bu canlılara. Ters dönmüş bir böceği çevirelim; zavallı, yoluna gitsin. Karınca, yiyeceğini taşırken ayağımızın altında ezilmesin.
13. Dil; insanlar arasındaki iletişimi sağlayan, sürekli gelişen ve değişen canlı bir varlık. Daima bu canlılığı koruyor. İstesek de istemesek de bazı sözcükleri, deyişleri kullanıyoruz. Son zamanlarda, ”bir tık daha” deyişi herkesin diline dolanır oldu. ”Biraz daha” sözünün karşılığı olarak dilimize yerleşti ve yaygın bir kullanım özelliği kazandı. Yukarıdaki parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yollarından ikisi hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?
- A) Tanımlama- Örnekleme
- B) Sayısal verilerden yararlanma-Örnekleme
- C) Tanımlama-Tanık gösterme
- D) Tanık gösterme-Örnekleme
14. Aşağıdaki haritada bazı bölgelerimize ait türkü sözleri verilmiştir. Hangi bölgenin türküsünde kesme işaretinin kullanımıyla ilgili yanlışlık yapılmıştır?

- A) Doğu Anadolu
- B) Karadeniz
- C) İç Anadolu
- D) Güneydoğu Anadolu
15. Aşağıdaki tabloda yer alan yazımı doğru olan kelimelerin hepsi sırasıyla bir araya getirildiğinde aşağıda verilen sayılardan hangisi oluşur?

- A) 1456
- B) 2789
- C) 2349
- D) 1246
16. Dilini terbiye etmedenYüreğini terbiye etmeli insanÇünkü yürekte ne varsaDilden de o çıkar Aşağıdaki cümlelerden hangisi Mevlana'nın yukarıdaki dörtlüğünden çıkarılabilecek bir düşünce değildir?
- A) Kalpler eğri de olsa sözler ağızdan doğru çıkar.
- B) Kalp güzelliği olmadan sözler güzelleşemez.
- C) Dil, kalbin aynasıdır.
- D) İnsanın hissettikleriyle, söyledikleri doğru orantılıdır.
17. Aşağıdaki şekillerde numaralanmış bölümlere, çevresindeki sözcük veya söz guruplarının çağrıştırdığı en uygun kavram yazılmak istenmektedir. Buna göre, numaralanmış yerlere getirilecek kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

- A) Hoşgörü - Sevgi - Kitap
- B) Empati - Başarı - Kitap
- C) Emek - Sevgi - Kitap
- D) Vicdan - Adalet - Dergi
18. Bu metinden hareketle Nasrettin Hoca ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

- A) Nasrettin Hoca, fıkralarını halkın anlayacağı bir dille anlatmıştır.
- B) Dünyanın her yerinde tanınan bir güldürü ustasıdır.
- C) Hoca'nın fıkraları bazı Batı dillerine de çevrilmiştir.
- D) Araştırmalar onun bayağı fıkraları söylemediği yönündedir.
19. Bazı insanlar, bir konuyla ilgili bilgi sahibi olsun olmasın, yorum yapmayı çok sever. Çözülmesi beklenen meseleler tartışılırken söz söyleyen çok olursa sonuca varmak gecikir, gerekli kararları almak zorlaşır. Bu durumu anlatan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hayvan, yularından; insan, sözünden tutulur.
- B) Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
- C) Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir.
- D) Sözü söyle alana, kulağında kalana
20. Güzel sanatların bir kolu olan müzik, sadece sanatsal becerilerin mi ürünü? Günümüz dünyasında sorgulanan birçok mesele gibi bunu da sorgulamak lazım. Müziğin bıraktığı etki, gönül tellerimizi titretiyor; duygu dünyamızı besliyor. Müziğin bu özelliği, bu önemli dalın sanatla bütünleştirilmesi gerçeğini yansıtıyor. Ya seslerin simgelere dönüşümü olan notalar ne diyor? Onlar, müziğin bilimselliğini haykırıyor âdeta. Nota dizilimleri sanatçı gönüllerin işçiliğini yansıttığı kadar, bilimsellikle işleyen beyinlerin eseri olarak da çıkıyor karşımıza. Yukarıdaki parçada anlatılanlarla ilgili, aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

- A) Müziğin ruhunda bilimsellik de vardır.
- B) Nota dizilimlerindeki hüner hem bilimin hem de sanatın yansımasıdır.
- C) Müziğe sadece sanat dalı demek yanlıştır.
- D) Müzik, ruhu biçimlendiren ve sanattan öteye gitmeyen bir daldır.