1. Osman Hamdi Bey, Fransız Sanatçılar Derneğinin Paris’te düzenlediği sergide yer almak üzere bir tuval üzerine yağlı boya tekniğiyle yaptığı “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı tabloyu -sergideki asıl adı “Kaplumbağalı Adam”dır- Japonya’daki kaplumbağa terbiyecilerinden söz eden bir yazıdan esinlenerek oluşturmuştur. Bu cümleden hareketle “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı tablo ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Osman Hamdi Bey, diğer tablolarından farklı bir teknikle yapmıştır.
- B) İlham kaynağı, Osman Hamdi Bey’in okuduğu bir yazıdır.
- C) Birden fazla sergide farklı adlar kullanılarak sergilenmiştir
- D) Japon kaplumbağa terbiyecilerini anlatmaktadır.
2. I. 1903 yılında Fransız bir kimyager, deney tüpünü laboratuvarının zeminine düşürdü. Tüp kırıldı ancak dağılmadan tek parça hâlinde kalabildi. Kimyager, deney tüpünün içinde yer alan bir maddenin parçalanmayı engellediğini anladı ama üzerine fazla kafa yormadı. Ta ki bir aracın camının nasıl kırıldığını görene dek... Böylece kolay kırılmayan camı icat ettiğini fark etti. Bu buluşu 1920’lerde arabaların ön camında kullanılmaya başlandı. (Tesadüf) II. Lokantada sipariş ettiği patates kızartmasını beğenmeyen bir müşteri, patateslerin daha ince ve kızarmış olması gerektiğini belirtti. Bunun üzerine aşçı, patatesleri çok ince kesip kupkuru olana dek kızarttı. Patateslerin bu hâlini herkes çok beğendi ve patates cipsi bu şekilde ortaya çıktı. (Gözlem) III. Sonar, bir gemi veya denizaltının yerini ses dalgaları yardımıyla belirleyen bir sistemdir. 1950’lerde bu sistemin tıpta da kullanılabileceği düşünülerek ultrason cihazı geliştirildi. Bu cihaz sayesinde anne karnından ses dalgaları geçirilerek bebeğin şekli görülebilmektedir. “Ultrasonik tarama” adı verilen bu işlem, anne karnındaki bebeklerin sağlık durumunu kontrol etmede kullanılmaktadır. (İlham) Numaralanmış parçaların hangilerinde, sözü edilen buluşun ortaya çıkışında yay ayraç içindeki kavram etkili olmuştur?
- A) II ve III
- B) Yalnız II
- C) Yalnız I
- D) I ve III
3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde anlatılanlar yay ayraç içinde verilen sözcükle ilişkilendirilemez?
- A) Bir el ol ki oğul, yoksulu giydiresinAyak olursan oğul karınca ezmeyesin (Merhamet)
- B) Gün olur toprak uyanır, ağaç uyanır, uyanır böceklerSarı bozkır titrer, çıplak ağaçlar yeşerir, gök yıkanır (Umut)
- C) Düşünen alnımda benim her çizgiBaharı olmayan bir kışa benzer (Yalnızlık)
- D) Denize dönmek istiyorumMavi aynasında sularınBoy verip görünmek istiyorum (Hasret)
4. Yunancada “yaşam” anlamına gelen “bios” ve “taklit” anlamına gelen “mimesis” sözcüklerinden oluşan biyomimikri, tasarım yaparken ve yenilikçi teknolojiler geliştirirken doğadan esinlenmek olarak tanımlanabilir. Biyomimikri; mimari, yapay zekâ, robotik, endüstri, ulaşım gibi alanlarda kullanılan birçok ürünün, kısaca günümüz teknolojisinin temelini oluşturur. Bu metne göre aşağıdakilerden hangisi biyomimikriye örnek olamaz?
- A) En az malzemeyle en fazla yer inşa edilebilmesi amacıyla bal peteklerinin arılar tarafından altıgen şeklinde yapılması
- B) Geko kertenkelesinin ayağının altında bulunan ve tırmanmasını kolaylaştıran tüy benzeri dokudan hareketle farklı yüzeylere kolaylıkla tırmanabilen robotların yapılması
- C) Dalgıç giysilerinin, köpek balıklarının hızlı yüzmelerini sağlayan derilerinden ilham alınarak geliştirilmesi
- D) Ayçiçeğinin güneşe doğru yönelme hareketinden yola çıkılarak gölgeli ve güneşli alan arasındaki sıcaklık farkına göre hareket eden güneş panellerinin üretilmesi
5. Aşağıda bir kelime oyununun görseli verilmiştir. Bu kelime oyununda soru işareti ile belirtilen yerlere çeşitli harfler getirilecektir. Amaç, ortadaki altıgenin 1 numaralı kenarına denk gelen altıgendeki harften başlayarak saat yönünde anlamlı bir kelime oluşturmaktır. Fakat harfleri boşluklara getirirken ortadaki altıgenle diğer altıgenlerin birleştiği kenarlarda aynı sayıların yer alması zorunludur. Buna göre boş bırakılan yerlere sırasıyla getirilmesi gereken harfler aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
6. Modern düşünce çağında birtakım hayati kavramların etrafında geniş bir düşünce sahası açan metinleri ile İsmet Özel, edebiyat dünyasındasürekli genişleyen bir damarolarak varlığını hissettirmekte; şiirleri ve yazılarıylailgi odağıolmaya devam etmektedir. Bu cümledeki altı çizili sözlerle İsmet Özel’in sırasıyla hangi özelliklerine vurgu yapılmıştır?
- A) Etki alanını artıran - Çevrenin yoğun dikkatini üzerinde toplayan
- B) Önemli konularla ilgili düşünceler geliştiren - Özgün bir nitelik taşıyan
- C) Üretme gücü olan, üretken - Etrafındakilere örnek olan
- D) Planlı çalışmayı seven - İnsanların beğenisini kazanan
7. Bir orkestrada yer alan bazı müzik aletleri ve bunların sınıflandırması şu şekildedir: Orkestranın sahnedeki dizilimiyle ilgili bilinenler şunlardır: • 1. sırada vurmalı müzik aleti yoktur. • Yaylı müzik aletlerinin tümü farklı sıralarda ve art arda dizilmiştir. • Tahta üflemeli herhangi bir çalgı ile bakır üflemeli çalgı yan yana gelmemiştir. Bu bilgilere göre orkestranın sahnedeki doğru dizilimi aşağıdakilerden hangisidir?
8. Anlatımı birinci kişi ağzından yapmayı seçen yazar, dikkat çekici mekân betimlemeleriyle farklı bir öykü dünyası kurmuştur. Buna göre, I. İnsanların arasından sessizce çıktım, uysal bir ata binerek Karadağ’ın ormanlarına süzüldüm. Su gibi dingin olan at ansızın ürktü, dizginini koparıp dörtnala koşmaya başladı ve beni yere düşürdü. II. Salonun köşesinde, her gün oturup bahçeyi izlediği emektar bir koltuk vardı. Yavaşça oturdu koltuğa. Bahçedeki yıkılmış duvara, ayva ağacına ve kurumuş otlara iç çekerek baktı. III. Taşradaki evimiz bir yokuşun üzerindeydi. Evin alabildiğine büyük koridorunda sıralanmış odalar vardı. Kışın bu odalardan birinde otururduk. Odadan çıkınca o büyük ve sessiz koridorda ayak seslerim yankılanırdı. metinlerinden hangileri yazarın bu cümlede sözü edilen anlatım özelliklerini yansıtır?
- A) I ve II
- B) Yalnız III
- C) II ve III
- D) Yalnız I
9. İnsan vücudunda çok az bulunan iyot; süt, yumurta, balık gibi yiyeceklerin tüketimiyle vücuda alınıyor. Vücut, ona çok az miktarda ihtiyaç duysa da bir kişinin yaşamı için iyot büyük önem taşıyor. İyodun birçok alanda görevi bulunuyor: büyüme ve gelişme, sinir sisteminin normal çalışması, vücut ısısının düzenlenmesi, vücut enerjisinin kontrol edilmesi… Bu parçada aşağıda işlevi verilen noktalama işaretlerinden hangisinin örneği yoktur?
- A) Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna iki nokta konur.
- B) Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına virgül konur.
- C) İkiden fazla eş değer ögeler arasında virgül bulunan cümlelerde özneden sonra noktalı virgül konabilir.
- D) Alıntılarda başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine üç nokta konur.
10. Sıfat-fiiller; fiil kök veya gövdelerine “-an, -ası, -maz, -ar, -dık, -acak, -mış...” ekleri getirilerek yapılır ve cümlede genellikle sıfat görevinde kullanılır. Bu açıklamaya göre, Rusya’dabulunan(I) bir araştırma enstitüsündeki bilim insanları, Sibirya’danaldıkları(II) buz örneği içerisinde yaklaşık 24.000 yıldır uyuyan bir tekerlekli hayvan buldu. Tatlı sularda yaşayan tekerlekli hayvan, mikroskobik boyutlarda bir canlı.Donmuş(III) hayvanın laboratuvar ortamında uyandırılarak yaşamına geridöndürüldüğü(IV) belirtildi. metninde numaralanmış sıfat-fiillerden hangisi sıfat görevinde kullanılmamıştır?
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Hastanede yatan arkadaşıma gideceğim yarın.
- B) Pek yakında yeni bir eve taşınacaklarmış.
- C) Adam, cebinden parayı çıkarıp şoföre uzattı.
- D) Bundan sonra sabahları erken kalkacağım artık.
12. Eleştiri demek, bir yapıtın yalnızca olumsuz yanlarını ortaya koymak demek değildir. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Gereksiz sözcük kullanımı
- B) Tamlama yanlışlığı
- C) Sözcüğün yanlış yerde kullanımı
- D) Sıralama ve mantık yanlışlığı
13. Kuşkusuz, bu yaz tatilinde de dinlenmek için Ayvalık'taki arkadaşımın yanına giderim sanıyorum. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Gereksiz bağlaç kullanımı
- B) Sözdizimi yanlışlığı
- C) Anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanımı
- D) Tamlama yanlışlığı
14. Her hayvan türünün bir tür dili vardır. Örneğin yeşil maymunlar iletişim kurmak için çok çeşitli sesler çıkarır: “Dikkatli ol! Kartal geliyor! ya da “Dikkat et! Aslan” gibi. Araştırmacılar ilk kaydı dinlettiklerinde maymunlar korkuyla yukarıya bakmış. İkinci çağrıyı dinlettiklerinde ise maymunlar korkuyla ağaçlara tırmanmıştır. Biz insanlar ise oldukça farklıyız tabiî ki. Bir yeşil maymun, arkadaşına “Dikkat et! Aslan!” diye uyarı gönderebiliyorken, modern insan, arkadaşlarına sabah saatlerinde nehrin kıvrım yaptığı yerde bir bizon sürüsünü takip eden bir aslan gördüğünü söyleyebilir. Bu parçada anlatılmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Araştırmacılar deneyler yaparak maymunların dilleri hakkında bilgiler toplamış- lardır.
- B) Canlılar kendilerini korumak için dili etkili bir şekilde kullanırlar.
- C) Hayvanlar sadece birbirlerini anlayabilecek diller geliştirmişlerdir.
- D) İnsanların dili hayvanların dillerine oranla daha ayrıntılı ve karmaşık bir yapıdadır.
15. Öğretmen Necmettin Yılmaz evine karneleri dağıttıktan sonra gitti. Bu cümlede vurgulanan öge aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Zarf tümleci
- B) Yer tamlayıcısı
- C) Belirtisiz nesne
- D) Belirtili nesne
16. Şanlıurfa’ya öğretmen olarak atandığım ilk yıllarda bazı evlerin kapılarında “Reçel çekilir.” “Acı reçel bulunur.” yazıları dikkatimi çekerdi. Özellikle ara sokaklardaki eski evlerin pencerelerinde, kapılarında bu yazılara rastlardım. Reçel neden çekilirdi? Acı reçel nasıl olur? Çilek, kayısı, ayva reçellerinin memleketimde çekildiğini hiç görmemiştim. Meğer biber salçasının içine birkaç baharat koyup makinede çekince “reçel” oluyormuş. Bu paragraftan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?
- A) Daha önce karşılaşılmayan durumlar insana farklı gelebilir.
- B) İnsanlar alışık olmadığı nesnelere daha çok dikkat ederler.
- C) İçinde bulunan çevre değiştikçe algılar da o çevreyle farklılaşır.
- D) İnsanlar çevresini ihtiyaçlarına göre değiştirir.
17. Bütün askerler, gözlerini yolun gediğine çevirdiler. Mandaların yanında, uzun, büyük, gayet büyük, gayet kalın, gayet siyah müthiş bir topun korkunç bir ejderha gibi uzandığını gördüler. Safların arasında sevinç sedaları yükseldi. Herkes Arslan Bey'in bir haftadır ne beklediğini şimdi anlıyordu. Demek bu top geliyormuş... Bu metnin olay, yer, zaman şahıs ve varlık kadrosuyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
- A) Şahsın fiziksel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir.
- B) Olaya dayalı bir anlatım vardır.
- C) Belirgin bir zaman yoktur.
- D) Yer unsuru ayrıntılı betimlenmemiştir.
18. 1. Çay birdenbire kabararak köprülerin üstünü aşar ve epeyce zararlara sebep olur. 2. İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. 3. Kumandanın atı, kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. 4. Fırındaki susamlı simitler iyice kabardı. “Kabarmak” sözcüğü numaralanmış cümlelerde kaç farklı anlamda kullanılmıştır?
19. Francisco farkında olmasa da trilyonlarca hücresinde patlamaya hazır biyolojik yıkıcı minicik şeyler bekliyordu ( ) çiçek virüsü ( ) Meksika ( ) ya vardığında vücudunda çoğalan virüs ( ) tüm cildine yayıldı. Bu parçada ayraç ( ) ile gösterilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
- A) ( : ) ( , ) ( ’ ) ( ; )
- B) ( . ) ( , ) ( ’ ) ( , )
- C) ( : ) ( . ) ( ’ ) ( , )
- D) ( ; ) ( . ) ( , ) ( , )
20. Göbekli Tepe’de kazı çalışmaları devam ettikçe tarih bir birgün ışığına çıkacak. Yukarıdaki altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Polis olayın gizli yönlerini açıkladı.
- B) Yaptığı çalışmalarla dikkatleri üzerine topladı.
- C) Islak çamaşırları güneşte kurutmalıyız.
- D) Her gün dava üzerinde ter döküyor.