1. Bilinç akışı tekniğinin kullanıldığı modern öykü ve romanlarda okur, olayları değil; olayların insan üzerindeki etkilerini, oluşturduğu çağrışımları ve duyguları izleme imkânı bulur. Bilinç akışında kahramanın zihninden geçen düşünceler arasında mantıksal bir bağ yoktur. Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisinde bilinç akışı tekniği kullanılmıştır?
- A) Bazı hiç sebep yokken annesinin boynuna sarılır; yanaklarını, gözlerini, ellerini öperdi. Melek Hanım bu dakikalarda onun nezaketten ezildiğini, mavi gözlerinin yaşla dolduğunu görürdü. Sebebini sorduğu vakit Kenan, bir şey söyleyemezdi. Çünkü bu sebebi kendi de bilmezdi. Bu, onun için uyumak ve su içmek gibi bir ihtiyaçtı.
- B) Elektriğe henüz kavuşmuş kasabada doktor, mühendis ve avukatların çok önemsendiği yıllardı. Her şeyi, herkesten daha iyi bilir; bundan dolayı da çarşıda, pazarda, kahvede, lokantada en çok saygıyı onlar görürlerdi. Bir doktor, bir avukat, bir mühendisin çevresi çokluk büyük çiftçiler, tüccarlar tarafından çevrilir; yorumları can kulağıyla dinlenirdi.
- C) Bir kartal yuvasını andıran köy, dağın eteklerine sırtını vermiş, dünyaya kafa tutuyor gibiydi. Köyün yamaçlarına kurulmuş kerpiç evler toprağın yeryüzüne köpürüşü gibi duruyordu. Uzaktan bakanlar, bir tespih gibi dizilen evleri ve maviye boyanmış kapıları görürlerdi. Şehirlerde hızla akıp giden hayat burada iyice yavaşlar, belli bir süre kendini sessizliğe bırakırdı.
- D) Üç torba aldığıma iyi ettim, lahana da alırım ıspanak da. Üç daire... Şimdi apartman katları kira getirmiyor, bankaya yatırmak en iyisi. Bıyıklarını boyamış şu. Arnavut kaldırımının böylesine ne topuk dayanıyor ne pençe. Yarın gözünü kapadı mı hiç yoktan iyi. Ufak tefeğe kulak asma. Katları onlara bölüştürür, ben bana kalan aylığa bakarım.
2. Ses, dalgalar hâlinde yayılır. Kaynağından çıkan ses, çevresindeki molekülleri titreştirir ve bu titreşim molekülden moleküle aktarılır. Yani sesin yayılabilmesi için ortamda molekül bulunması gerekir. Örneğin ses, havada ve suda yayılabilir çünkü bu ortamlar moleküllerden oluşur. Uzayda yok denecek kadar az madde vardır, dolayısıyla moleküller birbirinden çok uzaktadır. Bu yüzden uzayda oluşan ses, moleküller arasında iletilemez ve yayılamaz. Bu metin aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak yazılmıştır?
- A) Ses dalgaları moleküllerden mi oluşur?
- B) Ses, uzayda neden yayılmaz?
- C) Uzay boşluğundaki moleküllerin sesi duyulur mu?
- D) Ses uzay boşluğunda niçin sonsuza kadar kalamaz?
3. Besteyi ilk duyduğumda manzaraya tek başına hâkim, büyük bir ağaçcanlandıgözlerimin önünde. Bu hayal, musikinin rüzgârıyla birdenbirebelirenbir şeydi. Hâlbuki bu besteyi o anda dinlemeye hazır değildim, nağme beni ansızınyakalamıştı.Bu hayalin meydana gelmesi, âdeta uyanık hâlde görülen bir rüya gibiydi. Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki altı çizili sözcüklerden herhangi birinin anlamını karşılamaz?
- A) Görünme
- B) Hatırlama
- C) Ortaya çıkma
- D) Etkileme
4. Bir balıkçının tezgâhında yer alan balık türleri ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu balıkçıdan alışveriş yapan Mine, Nermin, Okan, Ömer ve Pelin ile ilgili şunlar bilinmektedir: • Her bir kişi, diğerlerinden farklı bir balık türü satın almıştır. • Ömer, hem tavası hem ızgarası önerilen bir balık almıştır. • Mine ve Pelin’in aldığı balıkların boy özelliği farklı, pişirme önerisi aynıdır. • Okan tavada pişirilmesi önerilen, küçük bir balık almıştır. Buna göre; I. lüfer, II. kılıç, III. barbun balıklarından hangilerini kimin alacağı kesin olarak söylenemez?

- A) Yalnız II.
- B) II ve III.
- C) I ve III.
- D) Yalnız I.
5. Tarihî ve doğal güzelliklerden ibaret değildir İstanbul sokakları. Aynı zamanda iç içe geçmiş sesler bütünüdür. Bu seslerle şekillenir İstanbul’un ahengi. Bu seslerledir İstanbul’un benzersiz bir orkestraya dönüşmesi. Bu parçaya, Bu bütünün parçaları Boğaz’da vapurların düdüklerinden dalga seslerine kadar uzanır. Kimi zaman bir dükkânın önündeki kafeste şakıyan şirin kanaryanın, kimi zaman bir adamın balkonda çaldığı udun, kimi zaman da karşı komşusunu çağıran bir teyzenin sesidir. metni eklendiğinde parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Anlatıma nesnel bir boyut kazandırılmıştır.
- B) Anlatılanlar benzetme yoluyla somutlaştırılmıştır.
- C) Karşılaştırma yapılmıştır.
- D) Ortaya konan düşünce örneklenmiştir.
6. Bir ressamın her tür resmi ortaya çıkarabilmesi söz konusu değildir. - - - - Bu cümlenin sonuna anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilemez?
- A) Resim sanatının birtakım alt dalları vardır ve bir ressam en fazla dört veya beş dalda kendini yetiştirebilir
- B) Çünkü resim sanatının her bir dalını tam anlamıyla öğrenebilmek ve uygulayabilmek oldukça zaman alır.
- C) Dolayısıyla bir ressam yeteri kadar çalışırsa hem portrede hem soyut resimde hem de natürmortta ustalaşabilir.
- D) Ama çevremizde veya sanat dünyasında “Elbette ben hepsini yapabilirim.” diyen sanatkârlar da yok değil.
7. Şair, bir aydınlanma ve doğru olanın farkına varma hâlini ifade ettiği şiirinde, zamanın ve hayatın kıymetini bilmenin ve yaşama sevinçle bağlanmanın önemini kavradığını dile getirmektedir. Bu parçada sözü edilen dizeler aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Her mevsimiyle insanı ayrı ayrı saranBunca güzelliği nasıl koyup gideceğizYaman çalacak o çalmayası saat yamanGeçmiş ola, bir kez yumuldu mu gözlerimiz
- B) Yaşamak güzel şey doğrusuÜstelik hava da güzelseHele gücün kuvvetin yerindeyseElin ekmek tutmuşsa bir deHele tertemizse gönlün Hele kar gibiyse alnın
- C) Gökyüzünün başka rengi de varmışGeç fark ettim taşın sert olduğunuSu insanı boğar, ateş yakarmışHer doğan günün bir dert olduğunu İnsan bu yaşa gelince anlarmış
- D) Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorumNe büyük nimet olduğunu ah ey güzel günBoş yere üzülmekte mana yok, anlıyorumKadrini bilmek lazım artık her açan gülünŞükretmek, türküsüne daldaki her bülbülün
8. (I) Gelişim, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. (II) Ancak günümüzde bilgeliğin yerini bilgi, oyunun yerini yarışma aldığı gibi maalesef gelişimin yerini de başarı almış durumda. (III) Hâlbuki her gelişim bir başarıyken her başarı bir gelişim değildir. (IV) Kişi, ehliyet sınavından iyi bir puan alabilir ama bu, onun öğrendiği ve geliştiği anlamına gelmeyebilir. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) III. cümlede şarta bağlı bir durum söz konusudur.
- B) I. cümlede karşılaştırma yapılmıştır.
- C) IV. cümlede örneklemeden faydalanılmıştır.
- D) II. cümlede olumsuz bir eleştiri vardır.
9. Bazı cisimlerin tek bir rengi veya biçimi olduğunu kabul etme eğilimindeyiz. Mesela çocuklar kimi zaman, yıldızların -aslında öyle olmadıkları hâlde- beş köşeli olduğuna inanır. Bir tabloda gökyüzünün mavi, çayırın da yeşil olmasında ısrar eden birinin bu çocuklardan pek farkı yok bana göre. Bu kişiler, bir tabloda başka renkler görmekten rahatsız olur. Oysa göğe ve çayıra ilişkin duyduğumuz her şeyi unutmayı bir denesek, dünyayı ilk kez görüyor gibi olsak o zaman nesneler daha değişik ve şaşırtıcı renklerle görünebilir bize. Böylece daha etkileyici sonuçlar elde edebilir, daha özgün eserler verebiliriz. Aşağıdaki yargılardan hangisi bu parçada savunulan düşünceyi destekler?
- A) Büyük yapıtlar, önünde her durduğumuzda değişik görünür. Onlar da insan denen canlı gibi tükenmez ve önceden kestirilemez. Kendi serüvenleri ve akıl ermez yasalarıyla başlı başına bir heyecan dünyası oluşturur. Bu yüzden hiç kimse sanat hakkında her şeyi bildiğini ileri sürmemelidir.
- B) Görünen dünyayı olduğu gibi resmetmedeki sabır ve yeteneğin kuşkusuz övülmesi gerekir. Bu nedenle geçmişin büyük sanatçıları, en ufak ayrıntının bile özenle saptandığı yapıtlarına çok çaba harcamışlardır.
- C) Sanat yapıtlarının tadına varılmasında alışkanlıklarımızı ve ön yargılarımızı aşmaktaki isteksizliğimizden daha büyük bir engel yoktur. Bilinen bir konuyu alışılmamış biçimde canlandıran bir resim, ‟doğru” olmadığı gibi bir gerekçeyle körü körüne eleştirilir çoğu zaman.
- D) Bir tabloyu bize sevdiren veya bizi ondan uzaklaştıran, çoğu vakit bir figürün ifadesidir. Bize tanıdık gelen ve böylece bizde heyecan uyandıran bir görüntü çoğumuzun hoşuna gider.
10. Bu metinden Neşet Ertaş ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

- A) Plaklarını çeşitli takma isimlerle çıkardığı
- B) Yetişmesinde babasının katkısı olduğu
- C) Konserlerine, benzer sözlerle başladığı
- D) Kimi şiirlerinin, yaşamından izler taşıdığı
11. Hiç kimse, herkesin yaptığı bir şeyi yaparak dünyayı değiştirmedi. Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca aynı doğrultuda değildir?
- A) Dünyanın değişimi insanın ona uyumuyla başlar.
- B) Mevcut düşünce sistemi devam ettirilerek dünya değiştirilemez.
- C) Değişimin anahtarı, başka bir yol açmaktır.
- D) Tek bir düşüncenin yaşadığı yerde değişim olmaz.
12. Gazeteci: - - - -? Yazar: Yaşadığım şehirlerin hayatımdaki yerini tarif etmem imkânsız. Tokat’ta yaşıyorum ve bu şehri her noktasıyla ruhumda hissediyorum. Öykümde, şiirimde bu şehirden izler var. Çocukluğuma dair her şey ise Sakarya’dan kalma. İlk şiirlerim, öykülerim bu şehrin izlerini taşıyor. Gazeteci: - - - -? Yazar: Yazarken en önemli kaynağım yaşadıklarım. Şahit olduğum ve ruha dokunan anları not ediyorum. Gün geliyor bunlar ya bir şiirin ya da bir öykünün içinde kendine yer buluyor. Bir zaman sokakta tanıştığım Ahmet bir öykünün kahramanı oluveriyor. Bu konuşmada boş bırakılan yerlere düşüncenin akışına göre, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi etirilmelidir?
- A) • Yaşadığınız coğrafyanın eserlerinize yansıdığı söylenebilir mi• Eser vermenizi sağlayan esin kaynaklarınız nelerdir
- B) • Yaşadığınız şehirlerin ruhunuza etkisi nasıl olmuştur• Eserlerinizin doğuş anı ve okura ulaşma süreci nasıldır
- C) • “Bizi doğduğumuz yer biçimlendirir.” cümlesi yazar olmanızda ne kadar etkilidir• Günlük yaşamda karşılaştığınız kişiler nasıl, eserlerinizin kahramanı oluyor
- D) • Eserlerinizde çocukluğunuzu yaşadığınız şehrin izlerini görmek mümkün müdür• Eserlerinizi yazmaya başlarken neden yaşadıklarınızdan yola çıkıyorsunuz
13. 1. Şiir Düşün, niye verildi sana bu yüce akıl Taşıdığın emanetin büyüklüğüne alış Değil yalnız birkaç ay, yalnız birkaç yıl Saatin durana dek hiç durmadan çalış 2. Şiir Emek verilmedikçe oluşur mu bir eser Ancak çabalamanın bir karşılığı vardır Yarını düşünmeyen yazık ki tembellik eder Böylesine aldırma, bugün yarına kârdır Aşağıdakilerden hangisi bu şiirlerin ortak özelliği değildir?
- A) Deyime yer vermeleri
- B) Soru yoluyla dikkat çekmeleri
- C) Açık ve anlaşılır dile sahip olmaları
- D) Öğüt vermeleri
14. Üzüm yetiştiriciliği yapan Ahmet Bey’in, 2010-2016 yıllarına ait üretim miktarı, üretim maliyeti ve kâr grafikleri aşağıda gösterilmiştir. Bu grafiklere göre aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

- A) Üretimin azaldığı yıllarda maliyet de azalmıştır.
- B) Üretim ve maliyetin sabit kaldığı yıllarda kâr düşmüştür.
- C) Maliyetin arttığı yıllarda kâr düşmemiştir.
- D) Üretimin arttığı yıllarda kâr artmamıştır.
15. Geçen gün, eski usul sulama sistemiyle çiftçilik yapan bir dostumla sohbet ettim. Damla sulama sisteminin verimliliği artıracağını, su israfını da önleyeceğini söyledim. Uzun uzun anlattım, onu ikna etmeye çalıştım. Ne kadar konuşsam da dinletemedim. Bu metindeki çiftçinin tutumunu aşağıdaki deyimlerden hangisi karşılar?
- A) Ağzını bıçak açmamak
- B) Ayak diremek
- C) Kılı kırk yarmak
- D) Bin dereden su getirmek
16. • PTT Müzesinin giriş bölümünde Osmanlıdan kalma bir savaş tablosuyla karşılaşırsınız. • Tabloda, 1855 yılında Türk askerleriyle müttefik askerlerin Kırım Zaferi’nin ardından Sivastopol’a girişi tasvir edilmiştir. Bu iki cümlenin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
- A) 1855 yılında Türk askerleriyle müttefik askerlerin Kırım Zaferi’nin ardından Sivastopol’a girişinin tasvir edildiği Osmanlıdan kalma bir savaş tablosuyla PTT Müzesinin giriş bölümünde karşılaşırsınız.
- B) Osmanlıdan kalma PTT Müzesinin giriş bölümünde karşılaştığınız savaş tablosunda Türk askerleriyle müttefik askerlerin 1855 yılında Kırım Zaferi’nin ardından Sivastopol’a girişi tasvir edilmiştir.
- C) PTT Müzesinin giriş bölümünde 1855 yılında karşılaştığınız Osmanlıdan kalma savaş tablosunda Türk askerleriyle müttefik askerlerin Kırım Zaferi’nin ardından Sivastopol’a girişi tasvir edilmiştir.
- D) Türk askerleriyle müttefik askerlerin Kırım Zaferi’nin ardından Sivastopol’a girişinin tasvir edildiği savaş tablosuyla 1855 yılında Osmanlıdan kalma PTT Müzesinin giriş bölümünde karşılaşırsınız.
17. I. Satın aldığımız gıda ürünlerinden yabancı madde çıkarsa hemen şikâyette bulunmalıyız. II. Öğrenci değişim programıyla ülkemize yabancı öğrenciler geldi. III. Yabancı araçlar sitemizin otoparkına bundan sonra giremeyecek. Aşağıdakilerden hangisi “yabancı” sözcüğünün numaralanmış cümlelerde kazandığı anlamlardan biri değildir?
- A) Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
- B) Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
- C) Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
- D) Başka bir milletten olan
18. Bu akşam ne kadar da düşünceliydi ( ) Zaman akıp giderken biz nasıl onun gerisinde kalabiliriz ( ) dedi ve sonra eğdi başını bir papatya gibi ( ) Bir süre sustuktan sonra diline şu türkü dolandı ( ) Uzun ince bir yoldayım... Bu metinde yay ayraçla boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi getirilmelidir?
- A) (.) (;) (...) (.)
- B) (.) (,) (.) (.)
- C) (!) (;) (...) (:)
- D) (!) (,) (.) (:)
19. Meslek alanlarına yönelik bazı beceri türlerinin kullanım oranının önümüzdeki yıllarda değişmesi beklenmektedir. 2017’ye göre 2030 yılında çeşitli meslek alanlarına yönelik bazı beceri türlerinin kullanım oranlarında yaşanması öngörülen değişim aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Bu tabloya göre, 2030 yılında beceri türlerinin kullanım oranlarında yaşanacak değişimle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) En çok düşüş temel işlemler becerisinde olacaktır.
- B) Tüm meslek alanlarında girişimcilik becerisi artacaktır.
- C) Hukuk alanında bütün becerilerde artış yaşanacaktır.
- D) Yaratıcılık becerisinde en az artış tarım alanındadır.
20. “Kelime seçimindeki özenine, onları sıralama yeteneğine kıskançlıkla baktığımız yazarlar vardır.” cümlesinin öge dizilişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne / Yüklem
- B) Yer tamlayıcısı / Nesne / Yüklem
- C) Zarf tamlayıcısı / Nesne / Özne / Yüklem
- D) Yer tamlayıcısı / Zarf tamlayıcısı / Özne / Yüklem