Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf Test

AGS-KPSS » G.Yetenek

1 / 8 Soru
00:00
1.


Zaman zaman romanın öldüğünden söz edenler oluyor. Hatta roman adıyla birtakım kitaplar yazıp satış rekorları kıranlar bile romanı ciddiye almadıklarını söyleyebiliyorlar. Halbuki iyi yazılmış bir roman sayesinde sanatın ölçüleri tekrar hatırlanır ve roman öldü, söylemleri rafa kalkar. Çünkü insanı her yönüyle anlatma çabasında olan hiçbir sanat türü tümüyle yok olmaz ki roman da yok olsun.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanı konu aldıkça romanın kalıcı olacağı
B) Romanların toplumun sorunlarına çözüm getirmesi gerektiği
C) Roman türünün toplum tarafından benimsendiği
D) Roman türünün eskiye göre gelişme gösterdiği
E) Çok satılan romanların da kalitesiz olabileceği
2.


Ben bir roman yazacaksam sayfaları kafamda tasarlamam. Masama otururum. Yanı başımdaki penceremden dışarı bakar, aklımdan kalbime oradan da kalemime akan duygularımı yazmaya koyulurum. Yapıtlarımı oluştururken daktilo ya da bilgisayar kullanmam. Tuşların tik takları, gönlümün teline konan düşünceleri uçuruverir sanki. İçimden kahramanlarım konuşur, güler; biri ölür, biri gelir. Bir bakarım, sayfalar ilerlemiş ve anlattığım yaşamlar artık benim bir parçam olmuş.

Böyle diyen bir yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Teknolojik gelişmelere karşı olduğu
B) Hazırlık yapmadan yapıtlarını kaleme aldığı
C) Yazılarını oluştururken dikkatinin dağılmasını istemediği
D) Yapıtlarıyla bir bütün oluşturduğu
E) Yapıtlarında duygularına yer verdiği
3.


Tarih ve yazın tarihi arasında birtakım yöntem farklılıkları olmakla birlikte aslında ikisi de bir bütündür. Yazınsal yapıtlar tarihi aydınlatır. Sözgelişi Oğuz Kağan Destam’nı incelerken o dönemin tarihi ile ilgili önemli bilgiler elde ederiz. Yazın ürünü olan destanlar, siyasetnameler genel tarihe ışık tutar. Buna karşılık genel tarih de yazın tarihine yardımcı olur. Bir dönemin tarihini bilmeden o dönemde oluşturulmuş yazınsal yapıtı anlayamayız ve yorumlayanlayız. Kısacası, — .

Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakiierden hangisinin getirilmesi en uygundur?

A) bu iki bilim dalı ayrı ayrı ele alınmalıdır
B) yazın tarihi, tarihe pek çok yönüyle yardımcı olur
C) yazın tarihi ile tarih arasında önemli farklar bulunmaktadır
D) tarih ve yazın tarihi arasında yakın bir ilişki vardır
E) tarih biliminin kendine özgü yöntemleri vardır
4.


Edebiyatımızın usta kalemleri hakkında biyografi ve ansiklopedilerden elde edilebilecek bilgiler pek sınırlıdır. Hiçbirinde, akşam buluştukları meclislerde neler yaptıkları, sinirlendiklerinde hangi lafı ettikleri, en çok hangi şarkıyı söyledikleri bulunmaz. Böyle bilgileri ancak anı türündeki yapıtlarda bulabiliriz. Şair Halil Soyuer'in "Şair Dostlarım" adıyla yayımlanan anıları da bize bu fırsatı veriyor. Kitapta Necip Fazıl, Yahya Kemal, Peyami Safa, Nurullah Ataç, Reşat Nuri, Nazım Hikmet gibi pek çok sanatçının hayatından ilginç kesitler yer alıyor.

Bu parçada yazar, düşüncesini desteklemek için aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?

A) Tanımlama
B) Örneklendirme
C) Karşılaştırma
D) Benzetme
E) Tanık gösterme
5.


Bir yapıt, güzellik, doğruluk ve özgünlük üzerine kurgulanırsa önemlidir. İnsanı ilgilendiren her şeye dikkat çekmeyen bir çalışmanın sanat yapıtı olması söz konusu değildir. Böyle yapıtlar ne dünün süzgecinden geçmiştir, ne de kalıcı olma kaygısı taşımaktadır. Halbuki yazar, kaleminin; ressam, fırçasının; sahne sanatçısı, rolünün hakkını vermeli, yarınlara ulaşmaya çalışmalıdır. Yazarlara düşen, sorumluluk sahibi okurların önünden gitmektir.

Bu parçada sözü edilen yazarlardan aşağıdakilerin hangisi beklenemez?

A) Kişiliklerini yapıtlarına yansıtmaları
B) Gelecek dönemlerde okunmayı istemeleri
C) İnsanı ilgilendiren konulara değinmeleri
D) Yaptıkları işin gereğini yerine getirmeleri
E) Okurlara yol göstermeleri
6.


Pek tartışılır bir noktada olduğunu zannetmiyorum, çünkü eleştiri yok. Dolayısıyla tartışılmıyor bile. Eleştiri çok nankör bir iş. Bir kere fazla çalışmanız ve fazla emek vermeniz gerekiyor. Karşılığını alamıyorsunuz bunun hiçbir zaman. Kitap olarak yayımladığınız zaman satılmıyor. Kimse, yazdığınız kitabı "Bu adam bu kadar çalışmış, bir eleştiri yazmış, bu adam ne diyor?" diye objektif olarak anlamaya çalışmıyor. Dolayısıyla, genel olarak eleştiriye pek rağbet yok.

Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak söylenmiş olabilir?

A) Bizde eleştirinin bugün böylesine tartışılır olmasını neye bağlıyorsunuz?
B) Eleştiri sizce edebiyatımızın gelişmesini olumlu etkiliyor mu?
C) Eleştiri kitaplarının satılmamasının nedeni, okurların yönlendirilmek istememesi midir?
D) Edebiyatımızda güçlü bir eleştirinin eksikliği hissediliyor mu sizce?
E) Edebiyat alanındaki tartışmaları nasıl karşılıyorsunuz?
7.


“Günümüzde fantastik anlatımın en önemli kalemi kim?” diye bir soru yöneltilse, kuşku duymadan hepimizin aklına “Gizemli Sandık”ın yazarı gelir. İlk öykülerinden sonuncusuna kadar hayallerinden vazgeçmemiş, düşselliğin dışına hiç çıkmamıştır. Sanatçının, konusunu çevresinden aldığı öyküleri de düşlerle, imgelerle yüklüdür. İnsan ve doğa ilişkilerini her zaman bu fantastikliğin etrafında kurguladığından öykülerinin anlaşılması ciddi bir çaba gerektirmektedir.

Bu parçada sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Fantastik anlatımın en önde gelen ismi olduğu
B) Öykü türüne farklı bir bakışının olduğu
C) Bazı konularını, gerçek hayattan aldığı
D) Bütün öykülerinde hayal unsurlarını kullandığı
E) Öykülerinin kolayca anlaşılamadığı
8.


-----. Aksi olanaksızdır çünkü. Yazar bazen konusunu geçmişten seçmiş olabilir. Ama eserde aslolan, geçmişin fotoğrafını yansıtmak mıdır? Açın “Makedonya 1900”ü, göreceksiniz. Necati Cumalı bize sadece 1900’lerin Makedonya’sını anlatmıyor. Amacı kesinlikle Makedonya tarihini anlatmak değil. Tam tersine, günümüz insanını, memleketimizin şu son on yılını tarihi boyutu içinde kavramaya, yakalamaya çalışıyor bu eserde.

Bu parçanın başına, düşüncenin akışına göre, aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur?

A) Tarihi romanlarda amaç, okuyucuyu bilgilendirmektir
B) Romancı, eser verirken insanlara bir şeyler anlatma amacındadır
C) Başarılı olan eserler, yalnız günümüzde geçen olayları anlatanlardır
D) Gerçek yazar, hep çağını ve çağının sorunlarını anlatır
E) Sanatçı, eserine görünenin dışında başka anlamlar da yükleyebilmektedir
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS, kamu kurumlarına atanmak isteyen adayların girdiği en önemli sınavlardan biridir. Genel Yetenek (Türkçe, Matematik) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) alanlarında sorular içermektedir.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 8 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.