Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf Ana Düşünce Test

AGS-KPSS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1

"Mega" sözcüğü son birkaç yıldır hem konuşma, hem de yazı dilimize taht kurdu. İletişim ortamında gözde oldu. Her konuşmaya girdi, sözü böldü. Büyüklük ifadesi için vazgeçilmez bir sıfat oldu. Sıfat diyoruz. Oysa "Mega", Batı dillerinde sıfat değil, ön ektir. Bu ek megafon, megaton, megavat gibi sessiz, sakin yaşayıp gidiyordu. Türkçe'de ön ek olmağı için dar bir alanda sıkışmış kalmıştı. Artık büyük diyemiyoruz, şahane, harika, muhteşem, dev, görkemli, gösterişli diyemiyoruz. Dilimizi böyle kalıp ifadelerle daraltmayalım. Maymuncuk gibi kelimeler dile zara veriyor, ifadeyi zayıflatıyor, düşünceyi sığlaştırıyor.

Bu parçada vurgulanan düşünceyi en iyi yansıtan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Batı dillerinde bir ön ek olan mega kelimesi bizde sıfat olarak kullanılmaktadır.
B) Dilimize Batı dillerinden girmiş olan mega sözcüğü aslında bir ön ektir.
C) Bazı dillerde yaygın olarak kullanılan ön ekler Türkçede yoktur.
D) Mega sözcüğü, son birkaç yılda hem konuşma hem de yazı dilinde yaygınlaşmıştır.
E) Dilimize yabancı dillerden girmiş bazı kelimelerin yaygın kullanımı, dilimizi kısırlaştırıp, zayflatmaktadır.
Soru 2

Evrendeki yalnızlığının, ölümlülüğünün bilincinde olan insan için sevgi, hiçliğe karşı bir varoluş biçimi, çabasıdır. Sevgisizliğin ve yalnızlığın koyulttuğu anlamsızlığa karşı sevgide varlığın sürekli gerekli ve anlamlı kılmak insanın en derin özlemlerinden biridir. insanoğlunun bu özlemini gerçekleştirmedeki arayış ve çabaları ise kendisinin yaşattığı kültürünün içinde belirlenmektedir.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnsanoğlu ölümlülüğünün bilincinde olan tek canlıdır.
B) İnsanoğlu kültürel eserleriyle varlığını sürdürmeye çalışır.
C) İnsanoğlu, ölümden ve yok olmaktan korkan bir canlıdır.
D) İnsan, varoluşunun belirtilerini kültür eserlerinde gösterir.
E) İnsanın yokluğa karşı koymak için sahip olduğu tek kaynak sevgidir.
Soru 3

Van Gogh, hani şu empresyonist anlayışın öncüsü dahi ressam... Devrindeki diğer ressamların aksine hayatı boyunca tek tablo satabildi; onu da yok fiyatına. Şimdi bir resmiyle köyler, kasabalar satın alınır. Peki döneminde yaşayan insanlar niçin onu ekmeksiz veya çaresiz bıraktı?

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir sanatçının eserinin değerinin pahalı satılmasına bağlı olduğu
B) Sanatçıların geçinebilmesi için ek bir işte çalışmaları gerektiği
C) Kimi sanatçıların, yaşadıkları çağda değerlerinin bilinmediği
D) Kimi sanatçıların yeterince para kazanmadığı
E) Her sanatçının eserlerinin pek de değerli olmadığı
Reklam
Soru 4

Dilimiz çok değişmiş, Fransızlar, İngilizler şanslı; onlar 14. yüzyıldan kalan kitaplarını da okuyabiliyorlar, diyoruz. Yok böyle bir şey, aslında bu bir mübalağadır. Bu değişim bütün milletler için geçerlidir. Bizim için Fatih devrinde yazılmış bir şiiri günümüz diline çevirmeden okumak nasıl mümkün değilse, bir Fransız da 15. yüzyılda yaşamış bir yazarın eserini bugünün Fransızcasına çevrilmemişse anlamakta zorlanır. Hatta bu konuda biz batılılardan daha iyi durumdayız.

Bu parçada anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Fransız ve İngilizler daha anlaşılır bir dile sahiptir.
B) Dil konusundaki birtakım abartmalarla Türkçeye haksızlık ediyoruz.
C) Geçmiş yüzyıllardaki şiirler günümüz diline çevrilmeden anlaşılmaz.
D) Türkçenin Batı dillerinden daha şanssız olduğu bir abartmadır.
E) Türkçede yaşanan değişim, yabancı diller için de geçerlidir.
Soru 5

Öğretmen, gözlem ve keşiflerini değil, araştırma, soruşturmayı gündemde tutmalıdır. Öğretmenlik sanatı, bir insan ilişkileri laboratuvarı yönetmek gibidir. Bu laboratuvarda öğretmen de öğrenci olmalı ve kendini geliştirmeli; cevapları değil, soruları ve ilişkileri tutmalıdır gündemde. Çünkü, öğretmen aynı zamanda bir insan ilişkileri uzmanı gibi olmalıdır ki, eğitim ve öğretim olayı gerçekleşsin.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eğitim olayında öncelik, daima öğretmenin bilgisindedir.
B) Öğretmen, öğrencileriyle birlikte öğrenen ve gelişen insandır.
C) Eğitimde, öğretmenin bilgi düzeyi ve bilgisini öğrencisine aktarması önemli bir etkendir.
D) Öğretmen, bir laboratuvar yöneticisi gibi, sınıfta olan her şeyi görmelidir.
E) Öğretmen, öğrencilerine kendi deneyim ve gözlemlerini anlatmalıdır.
Soru 6

Bir sanatçının, hayali işleyen ve ülkesini seven bir şairin, yazarın, ateşli hastalığa tutulmuş toplumu için yapacağı iş, kudurmuş denizin üstünde süzülerek uçmak ve gücü yettiğince o korkunç uğultuyu yatıştırmaya çalışmaktır. Kendisi uğultular içinde bunalsa, yorgun ve bitkin düşse de; uçuşundan, gözlerindeki mavi işıltılardan bir şey kaybetmemek... Aşağıdakilere gökyüzünü, ışığı hep ışığı, göstermektir.

Parçaya göre sanatçının görevi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her şartta ve zamanda yılmadan ümitle topluma yol gösterici olmak
B) Toplumun kargaşalarından uzak durmaya çalışmak
C) Halkın yaşadığı çalkantıları, karışıklıkları gidermeye çalışmak
D) Toplumun sıkıntılarından etkilenmeden eserini vermek
E) Vatanını sevmek ve hayalini vatanı için çalıştırmak
Reklam
Soru 7

Burada bir şiir tanımı yapmamı istiyorsunuz. Ama yapmayacağım; çünkü tanımlama şairi dondurur. Yani onu yaşarken değil de soyut halde ele alır. Oysa şiir duran, donuk bir şey değildir. Bu bakımdan tanımlama da ister istemez şiirin belli bir yerde ve belli bir çağdaki anlayışı olmak zorundadır.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiir belirli çağların anlayışını yansıtan bir türdür.
B) Şiir de diğer edebi türler gibi zaman zaman durur.
C) Şiirin tanımını yapmak, onu dondurmak ve belirli bir zamana özgü kılmak olur.
D) Her şiir yazıldığı dönemin izlerini taşır.
E) Şiir sürekli değişen bir tür olduğu için onu tanımlamak gerekmez.
Soru 8

Hiç kimse şair, ressam ve müzisyen olarak doğmaz, tıpkı muhasebeci olarak doğmadığı gibi. Bir şeyler olunur veya olunmaz. Eğer bazı insanların doğuştan şair olma yeteneğine sahip olduğunu düşünürsek hayatımızda elde edebileceğimiz pek çok şeye de ulaşamayız.

Bu parçadaki düşüncelerin sahibi, aşağıdakilerin hangisiyle görüşlerini özetleyebilir?

A) Ben kendimi şair sanarak değil, şair olmam gereğine inanarak şiir yazmaya başladım.
B) Kimseden yardım almaksızın yapılacak en iyi şey şiir yazmaktı benim için.
C) Şiire herhangi bir akımın rüzgarına kapılarak girdiğimi söyleyemem.
D) Her sanat eseri herkesin ilgisini çekmez, kendi sanatçısını arar insanlar.
E) Şair dünyadan aldıklarını, şiirle dünyaya geri verir.
Soru 9

Ozanımızın günlük dilin ardına düşen şiirleri diriliğini, çekiciliğini hala korumaktadır.

Bu cümlede "günlük dilin ardına düşmek" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şiiri düzyazıya yaklaştırmak
B) Şiirlerinde konuşma dilini esas almak
C) Şiirlerinde halkın sorunlarına değinmek
D) Sanatsız bir anlatıma sahip olmak
E) Şiirin, kendine özgü kurallarının dışına çıkmak
Reklam
Soru 10

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, yansımalarla kurulmamıştır?

A) Evdeki ıvır zıvır eşyaları tavan arasına kaldırdık.
B) Kulübenin kapısı, rüzgardan gacır gucur ötüyordu.
C) Heyecandan olacak, kalbim küt küt atmaya başladı.
D) O kadar işlek bir cadde ki arabalar vızır vızır geçiyor.
E) Şakır şakır yağan yağmurda sırılsıklam olmuştuk.
Soru 11

Kimi sözcükler, benzetme amacı gütmeksizin, kendi anlamları dışında başka bir sözcük yerine kullanılabilir.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna uygun bir örnek vardır?

A) Sarmaşık, bu kadar kısa zamanda epey büyümüştü.
B) Kışa girmeden çatının onarımının bitmesi gerekiyordu.
C) Bahçedeki kirazı, dedesi onun doğduğu gün dikmişti.
D) Duvara asılacak birkaç tablo salona ayrı bir hava katacaktı.
E) Bu yıl bahçenin etrafı çitlerle çevrilecekti.
Soru 12

Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler bir arada kullanılmamıştır?

A) Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
B) Akıl olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.
C) Az veren maldan, çok veren candan.
D) Öfkeyle kalkan zararla oturur.
E) Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.
Reklam
Soru 13

"Somut anlamlı sözcükler, anlam genişlemesi yoluyla soyut anlam kazanabilir."

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kuralın bir örneği vardır?

A) Mutluluğu dostlarıyla paylaşmak istemişti.
B) Ailesine duyduğu hasreti onlarla mektuplaşarak gideriyordu.
C) Yaşadıkları, onun yarınlara ümitle bakmasını engellememişti.
D) Dedem, Kurtuluş Savaşı anılarını o ateşli konuşmasıyla herkese anlatırdı.
E) Masayı taşırken ayaklarından birini kırmışlar.
Soru 14

I. Ağaçlar arasındaki ev güneş görmüyor.

II. İşin kötü bir sonuca varacağını gördü.

III. Onun gözü sadece parayı görür.

IV. Bu davranışının kendisine nelere mal olacağını gördü.

V. Uzun süre hastanede tedavi görmüş.

Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinde "görmek" sözcüğü birbirine anlamca en yakındır?

A) I ve II
B) II ve IV
C) II veV
D) III ve IV
E) IV ve V
Soru 15

Aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemelerden hangisini oluşturan sözcükler tek başına kullanılamaz?

A) Bu konuyla ilgili herkese başka başka şeyler anlatıyor.
B) Yağmur ince ince serpilmeye başladı.
C) Yol boyunca yer yer boş arazilerle karşılaşıyoruz.
D) Bu sorunların çözümü için adım adım yol alıyoruz.
E) Anlattıklarını dinleyince kafamız allak bullak oldu.
Reklam
Soru 16

Her yapıt önce içinde doğduğu zamanın, sonra da gelecek çağların gözdesi olmayı amaçlar. Dolayısıyla bir şeyler anlatsın veya anlatmasın zamanın elinden tutup yürümek ister.

Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her zaman yaşanabilecek olayları ele almak
B) Zamanı çok iyi değerlendirmek
C) İçinde bulunulan zamanı yansıtmak
D) Zamanın önemini işlemek
E) Kalıcılığı yakalamak
Soru 17

Bu sanatçının kanat çırpmaya başladığı günlerde, benim şiir kitaplarım ikinci ya da üçüncü baskıya girdiği halde nasıl olur da ondan etkilendiğimi iddia edersiniz?

Bu cümlede "kanat çırpmaya başlamak" sözüyle, sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çok sayıda yapıt ortaya koyması
B) Sanatında yetkinliğe ulaşması
C) Sanat alanında ilk ürünlerini vermesi
D) Yapıtlarının okurlarca beğenilmesi
E) Sanat anlayışını çok sık değiştirmesi
Soru 18

Bir yapıtın dili ile yaşayabileceğini kavrayamayan yazarların romanları, dönemlerinde belki de çok parlaktır, çok sevilmiştir; ama günümüzde ışıklarından eser yoktur.

Bu cümlede geçen "ışıklarından eser yoktur" sözü yerine aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümlenin anlamı değişmez?

A) dili çok ağırdır
B) evrensellikten uzaktır
C) unutulup gitmiştir
D) topluma yararlı olamamıştır
E) bilimsel bir nitelik taşımaz
Reklam
Soru 19

Yazıyı baştan sona okudum, fakat onda dişe dokunur bir şey göremedim.

Bu cümledeki altı çizili bölümün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) O uzun konuşmadan, üzerinde durulmaya değer bir bilgi edinemedik.
B) Grup çalışmasının önemini kavramış, bunu herkese anlatmaya başlamıştı.
C) Güçlü olduğunu, her an hareketleriyle ortaya koyuyordu.
D) Hasta olmamak için, alacağı besinlere dikkat ederdi.
E) Anlattıkları arasında bizi rahatsız edecek bir şey yoktu.
Soru 20

Eleştirinin şairleri, yazarları rahatsız ettiği bir gerçek. Ne var ki, bütün bu rahatsız edici yanlarına karşın, sanatçıların durup geriye bakmasını da sağlar eleştiri.

Bu parçada altı çizili sözle eleştirinin hangi özelliği anlatılmak istenmiştir?

A) Sanatçıların kendi eserlerini değerlendirmesini sağlaması
B) İyi ve kötü eserleri belirleyip gerçek sanatçıları ortaya çıkarması
C) Sanatçıların daha fazla eser üretmelerini engellemesi
D) Sanatçıda özgüven eksikliğine neden olması
E) Sanatçılara gelenekten yararlanmaları gerektiğini hatırlatması
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), Türkiye'de kamu kurumlarına atanmak isteyen milyonlarca adayın girdiği en önemli sınavlardan biridir.

KPSS, Genel Yetenek (Türkçe, Matematik-Geometri) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) olmak üzere iki ana bölümden oluşur. AGS (Alan Bilgisi Genel Sınavı) ise öğretmen adaylarının branş bilgilerini ölçen ek bir sınavdır.

KPSS'de başarılı olmak için düzenli çalışma ve doğru strateji şarttır. Geçmiş yılların sorularını incelemek, soru tarzlarını tanımak açısından büyük önem taşır. Her gün en az bir test çözerek hem hızınızı hem de doğruluk oranınızı artırabilirsiniz.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Genel Yetenek ve Genel Kültür bölümlerine dengeli zaman ayırın
  • Çıkmış soruları mutlaka çözün — ÖSYM soru tarzını tanıyın
  • Türkçe'de paragraf, Matematikte problem çözme konularına ağırlık verin
  • Tarih'te İnkılap Tarihi, Coğrafya'da Türkiye Coğrafyası öncelikli konulardır