Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

8. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Deneme Sınavı 2

LGS (8. Sınıf) Hazırlık » Tarih

1 / 10 Soru
00:00
1. Meşrutiyet, yönetimde tek otorite olan padişahın tek karar organı olduğu bir sistemde halka da söz hakkı veren yenilikçi bir yapıyı temsil etmektedir. Devlet artık padişahın kişisel isteklerine göre değil anayasadaki kurallara göre yönetilecektir. Ancak padişaha tanınan geniş yetkiler de vardır. Halkın seçtiği üyeleri görevden alma, meclisi kapatma, tatil etme, meclise yasa çıkarma izni verme ve çıkardığı yasaları onaylama yetkileri yine padişaha aittir. Bu parçadan hareketle Osmanlı devlet yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Yönetimin halk egemenliğine dayalı olduğu
B) Egemenlik anlayışında köklü değişime gittiğine
C) Mutlak otoritenin varlığının devam ettiğine
D) Padişahın yeniliklere boyun eğdiğine
2. I. Mustafa Kemal ve bazı subaylarımız Osmanlı Genelkurmayı’ndan izin alarak gizli yollarla gazeteci kimliğine bürünerek sömürgeci İtalyanlarla mücadele etmek için Trablusgarp’ a gittiler. Burada halkı örgütleyip birlikte düşmana karşı mücadele edilmesinde önemli rollerde bulunmuştur. İlk savaş deneyimini ve ilk askeri başarılarını da Trablusgarp’ta göstermiştir. II. Mustafa Kemal, Balkan Savaşlarında Gelibolu Yarımadası’nda düşmana karşı görev almıştır. Vatan topraklarının ve halkımızın kurtuluşu için canı pahasına mücadele etmiştir. III. Mustafa Kemal, I. Dünya Savaşı’nın başlamasını kaygıyla izlemiş, Osmanlı Devleti’nin savaşa girmemesi gerektiğini kesin bir dille savun muştur. Bu konudaki düşüncelerini Fethi Bey’e, “…Harbin sonu karanlık. Bu harp bizim harbimiz değil.” şeklinde açıklamıştır. Mustafa Kemal’in askerlik hayatı ile ilgili verilen kesitlerden sırasıyla onun hangi kişilik özelliklerinin etkisi söz konusudur?
A) Kararlılık - İleri görüşlülük - Vatanseverlik
B) Teşkilatçılık - Vatanseverlik - Kararlılık
C) Kararlılık - Vatanseverlik - İleri görüşlülük
D) Teşkilatçılık - liderlik - Kararlılık
3. İngiltere’nin de içinde yer aldığı İtilaf Devletle- ri, Osmanlı Hükümeti’ne baskı yaparak Mondros Ateşkes Antlaşması’nın maddelerinin bir an önce uygulatılmasını istedi. Ayrıca, ülkede Milli Mücadele taraftarı olanların da etkisiz duruma getirilmesini bildirdi. Padişah ve Osmanlı Hükümeti’ne göre işgal güçlerine karşı direnmek bir sonuç getirmeyecekti. Bunun için İtilaf Devletleri’nin isteklerini yerine getirmeyi uygun buldular. Ancak böyle hareket edilirse devletin ve saltanatın varlığının devam ettirilebileceğini düşünüyorlardı. Bu bilgilerden hareketle; I. Osmanlı Devleti ve Padişah işgallere karşı sessiz kalmıştır. II. İngiltere, Milli Mücadele’ye karşı bir politika izlemektedir. III. İtilaf Devletleri isyanların başlamasında etkili olmuştur. yargılarından hangileri söylenebilir?
A) I, II ve III.
B) Yalnız I.
C) I ve II.
D) II ve III.
4. Kurtuluş Savaşı sırasında Doğu Anadolu’da bulunan Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu kısa bir sürede Ermenileri yenip barışa zorlamıştır. 3 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması’yla Doğu Cephesindeki savaş sona ermiştir. Buraki ordular Batı Cephesine sevkedilmiştir. Doğu Cephesi’ndeki mücadelenin kısa sürmesi diğer cephelerde; I. Mücadelenin bölgesel cemiyetlerle devam etmesi, II. Düzenli ordunun kurulması, III. Başka devletlerle ittifaka geçilmesi, gelişmelerinden hangilerinin gerekliliğini ortaya koymuştur?
A) Yalnız I.
B) Yalnız III.
C) I ve II.
D) I, II ve III.
5. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 arasında Yunanistan ile TBMM’nin kurmuş olduğu düzenli ordu arasında gerçekleşmiştir. Muharebeyi düzenli ordu kaybetmiş ve Sakarya Nehrinin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştır. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, yeni kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi’nde kaybettiği tek savaştır. Afyon, Eskişehir ve Kütahya Yunanlıların eline geçti. Ordunun daha fazla zaiyat vermesini istemeyen Mustafa Kemal orduyu Sakarya Nehrinin doğusuna kadar çekti. Savaşın kaybedilmesi TBMM’ye olan güveni sarstı, meclisin Kayseri’ye taşınması ve Kuva-yi Milliye’ye dönülmesi gündeme geldi. 5 Ağustos 1921’de “Başkomutanlık Kanunu” çıkartıldı. Bu kanunla Mustafa Kemal Paşa Başkomutan seçildi. Ayrıca meclis tüm yetkilerini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Mustafa Kemal Paşa orduyu yeniden güçlendirmek amacıyla 8 Ağustos 1921’de Tekalif-i Milliye Emirleri’ni çıkardı. Bu sayede ordunun ihtiyaçlarının büyük bir kısmı halktan karşılanmaya çalışıldı. Kütahya – Eskişehir Savaşları ile ilgili bilgilerin yer aldığı diyagramda aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?
A) Başkomutanlık Yasası niçin çıkarılmıştır?
B) Düzenli ordu savaşı niçin kaybetmiştir?
C) Savaşın ulusal sonuçları nelerdir?
D) Tekalif-i Milliye Emirleri ile amaçlanan nedir?
6. M. Kemal Samsun’da bir hafta kaldıktan sonra, 25 Mayıs’ta Havza’ya geldi. Burada, İzmir’in işgalinin mitingler düzenlenerek protesto edilme- sini istedi. Daha sonra, askeri ve sivil yöneticilere gizli bir genelge gönderdi. Bu genelgede; • Mitingler düzenlenerek işgallerin protesto edilmesini, • Gösteriler sırasında Hristiyan halka kötü davranılmamasını, • Askeri ve ulusal örgütlerin hiçbir şekilde kapatılmamasını, komutaların devredilmemesini, silah, cephane ve diğer araçların hiçbir şekilde elden çıkarılmamasını, • Büyük devletlerin temsilciliklerine ve Osmanlı Hükümeti’ne uyarı telgrafları çekilmesini istedi. Buna göre; I. İşgallere karşı halkın mitinglerle tepki göstermesini, II. Askeri kurumların Padişah’ın emrine uymalarını, III. Hristiyan devletlerle birlikte hareket edilmesini, IV. İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ni korumaları, Mustafa Kemal bu genelge ile aşağıdakilerden hangilerini amaçlamamıştır?
A) I, II ve III
B) III ve IV
C) I ve II
D) II, III ve IV
7. Bağımsızlık için verilen Milli Mücadele’ye halkın her kesiminden destek vardı. Emek sarf edenlerden biri de Halide Edib’di. Sorumluluk bilincinin gereği olarak Milli Mücadele’de aktif rol alma kararlılığı ortaya koydu. Bu uğurda Milli Mücadele’ye hazırlık sağlamak üzere kurulan, Kara Vasıf Bey ve Kemaleddin Sami Paşa’nın idare ettiği Milli Karakol Teşkilatı’na dahil oldu. Bu teşkilatta aktif rol aldı. Ulusal kurtuluşun sağlanması adına mücadele veren heyecanlı ve inançlı bir Türk kadını olarak karşımıza çıkan Halide Edib Adıvar, 15 Mayıs 1919 yılında İzmir’in işgal edilmesi üzerine yüz binlerce kişinin dahil olduğu çeşitli toplantılarda yer aldı. Fatih Parkı’nda, Sultanahmet’te ve Üsküdar’da düzenlenen mitinglerde güçlü bir duruş sergiledi ve kitleleri etkilemeyi başardı. Bağımsızlık arzusu ve mücadele heyecanıyla cephe cephe dolaşan Halide Edib, yeri geldi Kızılay hastanelerinde görev aldı, yeri geldi kalemini Milli Mücadele’nin yaygınlaşması için kullandı. Milli Mücadele boyunca gösterdiği gayret ve yararlılıklardan dolayı kendisine ilk olarak onbaşılık, daha sonra ise başçavuşluk rütbeleri verildi. Halide Edib, Milli Mücadele sürecini yazılarına, röportajlarına, hikayelerine ve romanlarına taşıyan en önemli isimlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Onun bu mücadele sırasında her kalem oynatışı Milli Mücadele için atılan bir adımdı. Bu süreci anlatan romanları ise şunlardır: Dağa Çıkan Kurt, Vurun Kahpeye, Ateşten Gömlek, İzmir’den Bursa’ya, Kalp Ağrısı, Zeyno’nun Oğlu. Verilen bilgiler dikkate alındığında Halide Edib ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Miting ve toplantılarda yaptığı konuşmalar ve güçlü duruşu ile halkı etkilemiştir.
B) Milli Mücadele’ye, birçok alanda faaliyetlere katılarak, destek olmuştur.
C) Eserlerinde sadece Batı Cephesi’nde yaşanan gelişmeleri ele almıştır.
D) Gerek savaş esnasında gerekse sonrasında Milli Mücadele için yazılar yazmıştır.
8. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütare- kesi sonrası Anadolu’da Türk varlığını tehdit eden işgaller karşısında, mevcut hükümetin sessiz ve teslimiyetçi tutumuna karşı Türk milleti bağımsızlık mücadelesine girdi. Ankara’da açılan TBMM bu mücadelenin merkezi oldu. Doğu’da Ermeniler, güneyde Fransızlar ve batıda da Yunanlılarla çetin mücadeleler yapıldı. Doğudaki ve güneydeki mücadeleler kısa sürede başarıyla sonuçlandı. Ermenilerle 3 Aralık 1920’de Gümrü Antlaşması ve Fransızlarla 20 Ekim 1921’de ya- pılan Ankara Antlaşması ile bu bölgelerde barış ve güvenlik sağlanmış oldu. Batı cephesinde ise savaş uzun süre devam etti. Millî Mücadele’ de kesin sonuca bu cephedeki Türk-Yunan savaşıyla ulaşılmıştır. Verilen paragraftan yola çıkarak Milli Mücadele ile ilgili, I. Türk milleti işgallere karşı üç farklı cephede savaşmak zorunda kalmıştır. II. TBMM, ilk askeri ve siyasi başarıyı Doğu Cephesi’ nde elde etmiştir. III. İşgaller karşısında TBMM ve Osmanlı Hükümeti birlikte hareket etmiştir. çıkarımlarından hangileri yapılabilir?
A) Yalnız I.
B) I ve II.
C) II ve III.
D) I, II ve III.
9. Osmanlı Devleti, Almanya'nın da isteğiyle İngiltere'nin sömürgelerine ulaşan yolları kesmek ve Mısır'ı İngiltere'den geri almak amacıyla Süveyş Kanalı'na bir harekat düzenledi. İngiliz askerleri, Osmanlıların Kanal üzerine yaptıkları bu saldırıyı durdurdular ve Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattılar. İngiliz askerleri, kazandıkla- rı bu başarının ardından Arapların da yardımıyla Sina Yarımadası'nı ele geçirdiler ve Suriye'ye doğru ilerlemeye başladılar. Bu sırada Suriye Cep- hesi'nde, Yıldırım Orduları 7. Ordu Komutanı olarak Mustafa Kemal görev yapıyordu. Mustafa Kemal, Halep'in kuzeyinde bir savunma çizgisi oluşturdu. Bu bölgede başarılı savaşlar yaparak İngiliz ilerleyişini durdurdu. Bu bilgilerden hareketle aşağıdakilerden hangisine varılamaz?
A) Almanya, İngilizlerin sömürgeleriyle bağlantısını kesmek istemiştir.
B) Sina Yarımadası’nın kaybedilmesinde Arapların işbirliği etkili olmuştur.
C) M. Kemal, Kanal Harekatı ile İngilizlerin saldırılarını püskürtmüştür
D) Osmanlı Devleti, İngilizlere karşı Almanya’nın yanında yer almıştır
10. Mustafa Kemal’in eğitim hayatı ile ilgili bir tablo verilmiştir. M. Kemal’in Eğitim Hayatı - Yıl Mahalle Mektebi - 1886 Şemsi Efendi İlkokulu 1886 - 1887 Selanik Mülkiye Rüştiyesi - 1893-1895 Selanik Askeri Rüştiyesi - 1893-1895 Manastır Askeri İdadisi - 1896-1898 İstanbul Harp Okulu 1899-1902 İstanbul Harp Akademisi - 1902-1905 Verilen tablodan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Askeri eğitime ilk olarak Selanik kentinde başlamıştır
B) Eğitim hayatının büyük çoğunluğunu İstanbul’da geçirmiştir.
C) Ailesinin baskısı üzerine Selanik Askeri Rüştiye’ye gitmiştir.
D) Eğitim hayatında kendini geliştirmek adına sürekli mesleki okullarda okumuştur.
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, LGS (Liseye Geçiş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. LGS, 8. sınıf öğrencilerinin hedefledikleri liselere yerleşebilmek için girdikleri merkezi bir sınavdır. Son yıllarda yeni nesil sorulara geçiş yapılmıştır.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 10 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.