Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

ALES Türkçe Paragrafta Ana Düşünce Test

ALES » Türkçe

1 / 8 Soru
00:00
1. Hayır, bunu kabul etmiyorum. Hikayeciliğimizin büyük bir bunalıma girdiğine ve gitgide okurunu yitirdiğine inanmıyorum. Her çağda hikayecilik 'yeni ve kendine özgü'yü ararken bir bunalıma düşmüş gibi görünür. Çünkü her kuşak, kendinden önceki kuşaklardan ayrı bir anlatım bulmak zorundadır ve bunun çabası içindedir. Bu da insanlarda hikayeciliğin bunalıma girdiği izlenimini uyandırır. Oysa hikaye zorlaşabilir ama hiçbir zaman çıkmaza girmez, gerilemez. Bu sözler, aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?
A) Hikayeciliğimizin çok mesafe katettiğini düşünüyor musunuz?
B) Hikayeciliğimizin özgünlüğe ulaşamadığı doğru mu?
C) Hikaye yazmanın zor olduğunu kabul ediyor musunuz?
D) Hikayeciliğimizin bunalımda olduğunu kabul ediyor musunuz?
E) Hikayelerinizi yazarken çok zorlandığınız doğru mu?
2. Her romancı, kalıcı olma düşü kurar. Bu en doğal hakkıdır onun. Bu amaçla da gece demez gündüz demez türlü fedakarlıklara katlanır. Üslubunu, tekniğini geliştirmek için romanını tekrar tekrar yazar. Gerektiğinde yazdığı nüshaları yırtar atar ve işe sıfırdan başlar. Fakat bütün bu çabalar, onu roman alanında unutulmaz sanatçılar arasına sokmaya yetmez. Çünkü bir romancının geleceğe kalabilecek yapıtlar verebilmesi, alt yapısının sağlam olmasına bağlıdır. Buna dikkat etmediğinde onun geleceğe kalması söz konusu olamaz. Bu parçada romancı ile ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yapıtını tekrar tekrar yazmayı göze alamayan bir romancının başarılı olması çok zordur.
B) Bütün romancıların en büyük hayali, unutulmaz sanatçılar arasında yer almaktır.
C) Romancının kalıcı yapıtlar verebilmesi, sağlam bir birikime sahip olmasına bağlıdır.
D) Deneyim kazanmadan yapıt veren bir romancı kendisine zarar verir.
E) Kusursuz bir üsluba ulaşamayan romancının başarılı olmasına olanak yoktur.
3. İstanbul meyvelerin otağıymış bir zamanlar. Arnavutköy'de yetişen yuvarlak, pembe, harika kokulu Osmanlı çileği, Beykoz'un kavak incirleri, Çengelköy'ün ayvaları meşhurmuş. O dönemlerde İstanbullular, bahçeleriyle kendileri uğraşırlarmış. Bahçe sahipleri arasında değişik ve hoş bir meyveyi yetiştirme rekabeti bile varmış. Şimdilerde ne meyveden ne ağaçlarından ne de bahçeyle uğraşanlardan eser kaldı... Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) İstanbulluların güzel meyve yetiştirmek için birbiriyle yarıştığına
B) İstanbul'da yetişen meyvelerin çok lezzetli olduğuna
C) İstanbul'da eskiden birçok meyvenin yetiştiğine
D) Meyve ağaçlarına yeni nesil İstanbulluların zarar verdiğine
E) İstanbul'un, adını dünyaya meyve bahçeleriyle duyurduğuna
4. Şunu artık kabullenmemiz gerekiyor: Türk insanı yavaştan da olsa zihinsel bir devrim yaşıyor. Kalitenin, nitelikli olanla olmayanın ayrımına varıyor ve yaşamının hemen her alanında "daha iyi"nin peşine düşüyor. Giyimde, eğlencede, yemekte, alışverişte hem nitelikli hem de iyi hizmet sunan kurumları, markaları arıyor insanlar. Ekonomik gücünün yettiği ölçüde daha iyi bir yaşam standardına geçmeyi arzu ediyor. Bu parçada Türk insanıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Nitelikli bir yaşam düzeyine ulaşma arzusunda olduğu
B) Kaliteliden çok, reklamı yapılanı tercih ettiği
C) Ekonomik gücünün bilincinde olduğu
D) Başkalarının telkinlerine açık olduğu
E) Teknolojik yeniliklere çabuk ayak uydurduğu
5. Bu usta kalemin yazılarını nerede gördüysem kaçırmadım, hemen okudum. Yazdığı dil yazılarıyla ufkumu genişlettiği gibi, yazıya, sözcüklerin dünyasına, anlama, anlamaya, öz Türkçeye, dil kirlenmesine... nasıl bakılması gerektiğini de ondan öğrendim. Türkçenin geçirdiği evreleri, kirlenmemesi uğruna verilen savaşımı, dilimizin arılaştırılmasına nasıl özen gösterilmesi gerektiğini, yazma ve anlama bilincinin geliştirilmesi için neler yapılması gerektiğini de yine onun yazılarından öğrendim. Bu parçanın yazarı, sözünü ettiği yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemiştir?
A) Dil konusunun dışında bir eser ortaya koymadığını
B) Sürükleyici bir söyleyişinin olduğunu
C) Türkçenin dünya dili olması için mücadele ettiğini
D) Dil alanındaki çalışma ve yazılarıyla kendisini etkilediğini
E) Türkçenin sadeleşmesini yazın amacı olarak gördüğünü
6. Ben yazarken çok sabırlı değilim. O anda aklıma gelenleri kaçırmamak için durmadan, yazıyorum. Böyle olunca da üslupla ilgili kusurlarım kaçınılmaz oluyor. Doğrusu ben de kusursuz bir üslupla yazmak isterim ama aceleci ve savruk bir şekilde yazdığım sürece bu pek mümkün görünmüyor. Belki yazın yaşamının başında bunun farkında olsaydım, bu konudaki eksikliğimi giderebilirdim. Ancak aradan bunca zaman geçtikten sonra kendimi frenlemem, yapıtlarımda özenli bir üslup kullanmam çok zor görünüyor. Bu parçada yazar, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisini anlatmak istemiştir?
A) Hiçbir zaman hatalarının farkına varamadığını
B) Dilini güzelleştirmeye çalıştığını
C) Yazılarında özensiz bir üslup kullandığını
D) Hem içeriğe hem üsluba önem verdiğini
E) Çok üretken bir yazar olduğunu
7. Bu sanatçımız, yazın alanının hemen her türünde yapıt veriyor. Bunların hemen hepsi de akıcı bir dille yazılmış. Onun yapıtlarının en dikkate değer yönü ise belli temadan çok, farklı temaları işlemesi. Sanırım sanatçı, tek bir temaya bağlı kalmaktan hoşlanmıyor, bu nedenle de yapıtlarında farklı farklı temaları işliyor. Doğrusu onun bu tavrını okurlar başta yadırgıyor ama bir süre sonra buna alışıyor. Demek ki farklı temaları barındıran kitaplar da okurların ilgisini çekiyor. Bu parçaya göre sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) Başarılı olabileceği temaları belirleyip bu temalarla ilgili yapıtlar verdiği
B) Her yapıtını okurları hesaba katarak kaleme aldığı
C) Hiçbir yapıtında mesaj verme kaygısı içinde olmadığı
D) Hiçbir zaman okurlar ne der kaygısına kapılmadığı
E) Yapıtlarının tek bir tema etrafında örgülenmediği
8. Günümüzde eskisine göre bir hayli yayınevi var. Bu yayınevleri satacak, daha doğrusu kazanç getirecek öykü, roman gibi anlatı türüyle ilgili yapıtlar gördü mü yazarın peşine düşüyor. Ne var ki aynı yayıncılar, iş şiire gelince yan çiziyor. Bir şiir kitabı bastırmak için neredeyse sanatçıdan para isteyecekler. Onların bu tavrı yüzünden nice şiir kitabı okurla buluşamıyor. Her şeyin değerinin parayla ölçüldüğünü görmek şaire çok ağır geliyor. Bu şartlar altında şiirin yol alması, her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?
A) Basılan şiir kitaplarının yeterince satış yapmamasından
B) Şiirin gelişiminin, anlatı türlerinin çok gerisinde olmasından
C) Okurların şiire, öykü ve roman kadar ilgi göstermemesinden
D) Yayınevlerinin şiir kitabı basma konusunda isteksiz olmasından
E) Yayınevlerinin şiir kitaplarına çok düşük telif ücreti önermelerinden
İstatistikler
0%

Test Tamamlandı

0
Doğru
0
Yanlış
00:00
Süre

Bu Test Hakkında

Bu test, ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. ALES, akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için kritik öneme sahiptir. Sayısal ve sözel yetenek bölümlerinden oluşur.

Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 8 soru içermektedir.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
  • Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
  • Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
  • Zaman tutarak çözme pratiği yapın

Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.