1.
Samistal Yaylası, 2600 metre yükseklikte, etrafında bir tek ağacın olmadığı, taşlık_bir alanda kurulmuş yalnızlık çeken bir yayla. Evleri alçak tavanlı ve tamamen kesme taştan yapılmış en az 100-150 yıllık evler. Burada artık eskisi gibi kalabalık şenlikler yapılmasa da bazıları kendi imkanlarıyla yaylayı yaşatmaya çalışıyor. Genellikle kapalı seyreden Karadeniz ikliminin aksine Samistal'da masmavi bir tablo gibi açık havayı görmemek neredeyse imkansız. Burası, hem konum itibariyle hem de havasıyla diğer yaylalardan ayrılıyor. Etrafını çeviren Kaçkar zirveleri, Kavrun Yaylası, Apevanak Yaylası ortasında özel bir yere sahip. Ancak bugünkü görüntüsüyle geçmişteki görkemli günlerini arıyor yayla. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
Benzetmeye başvurulmuştur.
B)
Örneklendirmeye başvurulmuştur.
C)
Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
D)
Kişileştirme yapılmıştır.
E)
Betimleyici bir anlatım izlenmiştir.
2.
Carablus Köprüsü, her biri yüzer metrelik sekiz gözden yapılmış. Bizim Galata Köprüsü'nün bir buçuk katından daha fazla uzunlukta, her gözün iki tarafından yükselen yarım daire şeklindeki çelik kavislerle sekiz tane beton ayak üstüne gerilmiş çok heybetli bir demir kütlesi. Üstü açık kalmış bir tünel, yanları parmaklıkla işlenmiş bir halde dümdüz uzamaktadır. Ortadaki raylar sonlara doğru birbirine bitişmiş gibi görünüyor. Yalnız Fırat üstünten trenleri geçirtmek için değil aynı zamanda Alman mimarisini övdürtmek için yapılmış bir abide. Bu denli görkemli bir köprüyü ilk kez görmek insanı şaşırtıyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
Sayısal verilere yer verilmiştir.
B)
I. kişili anlatımla oluşturulmuştur.
C)
Öğretici bir yol izlenmiştir.
D)
Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
E)
Kurallı cümleler kullanılmıştır.
3.
Günümüzden 300 milyon yıl önce, jeologların Karbonifer Çağı dedikleri dönemde dünya, çok farklı bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı geçiş bataklıklarla kaplıymış. Bu canlılar, jeolojik dönemler sonucu toprağa gömülmüş ve milyonlarca yıl içinde, yerin altında bugün kömür ve petrol denilen maddelere dönüşmüş; bunlara mineral yakıtlar denmiştir. Bu maddelere, canlıların fosilleşmiş kalıntılarından oluştuğu için fosil yakıtlar da denir. 20 ve 21. yüzyılda dünya çapındaki teknolojik gelişmelerle, fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye olan ihtiyaç artmıştır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
4.
Güneş tam tepemizdeyken sessiz sahilleri, büyüleyici gün batımı ve tostuyla tanınmış Ayvalık'a ulaştık. Bu şirin yer, görünürde kederli bir ölüm sessizliğiyle, ama aynı zamanda birçok uygarlıktan kalan binbir çeşit ses ve dokuyla ağırladı bizi. Ağır ağır ilerledik şehrin içine doğru. Sıra sıra dizilmiş, yılların yorgun düşürdüğü ahşap evler sıcacık merhabalarla selamladı hepimizi. Akşama doğru güneşin batışını seyretmek için Şeytan Sofrası'na çıktık. Gördüğümüz manzara karşısında büyülendik adeta. Bu masalsı zaman dilimini, ölümsüzleştirmek için kimimiz kameramıza kimimiz fotoğraf makinemize sarıldık. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
İnsana özgü bir nitelik doğaya aktarılmıştır.
B)
Anlatıma öznellik katılmıştır.
C)
Yinelemelere yer verilmiştir.
D)
Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
E)
Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
5.
Gökyüzü ve yeryüzünün birleştiği yere, medeniyetlerin doğduğu, ışığın yükseldiği, erdemin tarif edildiği topraklara gidiyoruz, Anadolunun en doğusuna. Yıldızların yeryüzüne attığı her tebessümü, çıplak gözle görebilirsiniz buralarda. Hani derler ya ölsem de gam yemem, işte öyle bir his içimizdeki kıpırtının adı. Heybetli dağları, geceleri zifiri karanlık ve sessizliğin musikisi çalar her yanda. Yorgun doğunun uzaklardan ağır aksak gelen ekspresinin çığlıklarıyla ürperir, uyanır mahmur ve kara gözlü gece. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
Betimleyici öğelere yer verilmiştir.
B)
Anlatıma duygular katılmıştır.
C)
Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
D)
Kişileştirme yapılmıştır.
E)
Düşsel öğelere yer verilmiştir.
6.
Sirkeci, Kadıköy ve Bostancı iskelelerinden kalkan ada vapurlarının ilk durağı Kınalıada'dır. Adını kına renkli toprağından almış Kınalıada'ya ayak basar basmaz iskelenin hemen karşısında gelenleri karşılayan asırlık ihtiyar konaklar, ada mimarisinin zarafeti konusunda ipucu veriyor gibi. Ayrıca iskeleden tepeye doğru uzanan ve bir masal dünyasını andıran yol, yürüyüş yapmak için ideal bir parkur. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
Betimleyici bir yol izlenmiştir.
B)
Kişileştirme yapılmıştır.
C)
Benzetmeden yararlanılmıştır.
D)
Tanımlamaya başvurulmuştur.
E)
Kişisel duyulara yer verilmiştir.
7.
Meteorlar, uzayda hareket eden küçük, katı kitlelerdir. Hareketleri esnasında dünyanın atmosferine de girebilirler. Meteorlar dünyamızın atmosferine girdiği zaman, uzayda bıraktıkları belirgin, ışıklı iz sayesinde onları açık seçik görebiliriz. Söz konusu ışıklı iz, havanın yüzeylerine sürtüşmesinden doğan kızmanın sonucudur. Bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan meteorların yanında ağırlıği tonları bulan bazı meteorlar da vardır. Meteorların çoğu dünyanın atmosferinden geçerken ısının etkisiyle tamamen yok olurlar. Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
8.
Gezimizin sonunda Eminönü'ne yaklaşırken birden kuzey rüzgarı çıktı, sisi birkaç dakikada dağıttı. Karşımızda güleç tepeler arasında şirin bir nehir gibi İstanbul Boğazı kıvrılıyordu. Sağımızda Asya toprağı olan Üsküdar vardı. Denizin üstünde sayısız küçük vapur, gelip geçiyordu. Kız Kulesi ve Galata gözlerimizin önündeydi. İstanbul'un uçsuz bucaksız genişliği ve masmavi deniz, hayranlığımızı iyice artırıyordu. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)
Betimleyici bir yol izlenmiştir.
B)
Benzetmeye yer verilmiştir.
C)
İnsana özgü nitelikler doğaya aktarılmıştır.
D)
Kişisel duygular belirtilmiştir.
E)
Karşılaştırmalarla düşünce somutlaştırılmıştır.
9.
Klasik yapıtların çocuklara göre sayfalarının azaltılarak yayımlanmasını ve okullarda bu kitapların okutulmasını başarı olarak görüyor kimileri. Elbette çocukların eskiye göre daha çok kitap okuması sevindirici bir gelişme. Ancak bu çocuklar ileriki yıllarda "Ben bunu zaten okumuştum." diyerek klasiklere dönüp bakmayacaklar bir daha. Böylece klasikler, basit kitaplar olarak kalacak akıllarında. Bence çocuklara kitap okutacaksak yaşlarına uygun, nitelikli kitaplarla yapmalıyız bunu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
Test Tamamlandı
Bunu çözdün — bunları da dene:
Bu Test Hakkında
Bu test, ALES (Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı) hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. ALES, akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için kritik öneme sahiptir. Sayısal ve sözel yetenek bölümlerinden oluşur.
Sorular, ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmış olup gerçek sınav formatında sunulmaktadır. Toplam 9 soru içermektedir.
Çalışma Tavsiyeleri:
- Yanlış yaptığınız soruların konularını tekrar gözden geçirin
- Her gün düzenli olarak farklı konulardan test çözün
- Çıkmış soruları inceleyerek soru tarzlarını tanıyın
- Zaman tutarak çözme pratiği yapın
Daha fazla test çözmek için kategori sayfamıza veya blog sayfamıza göz atın.