Logo Sınav Çöz
Ana Sayfa Kategoriler Forum Giriş Yap Destek
Reklam
Bu test yalnızca eğitim amaçlıdır. Platformumuz ÖSYM, MEB veya herhangi bir resmi kurum tarafından işletilmemektedir. Resmi sınav bilgileri için ilgili kurumların sitelerini ziyaret ediniz.

Paragraf Ana Düşünce Test II

AGS-KPSS » Kategori

Yazar: Sınav Çöz Ekibi (Eğitim Uzmanı)

20 soru · Tüm sorular tek sayfada

Güncel veriler ile hazırlanmıştır

Türkçe, dil bilgisi kurallarını doğru kullanma ve okuduğunu anlama becerisini ölçen temel bir derstir.

Bu test, paragraf yorumlama, sözcük anlamı ve cümle bilgisi konularındaki yetkinliğinizi artırmak için hazırlanmıştır.

Toplam 20 sorudan oluşan bu testi çözerek hem bilginizi sınayabilir hem de eksik olduğunuz konuları tespit edebilirsiniz.

Soru 1

Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha yakın değildir. Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk, biraz ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için tek çaremiz kitaplara sarılmaktır. Herhangi bir yolculuğa çıkarken hangi okuryazar yanına bir iki kitap almayı düşünmez? Yolculukta çevremize bakıp dalmaktansa, yanımıza aldığımız kitapları okuyamasak bile, onları gene de elimizin altında bulundurmak isteriz. Çünkü onların, can yoldaşı olduğunu biliriz. Düşünüyorum da, şu dünyadan kitaplar yok oluverse yaşamak ne kadar güçleşir, çekilmez bir ağırlık olur.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Herkesin kitap okuması gerektiği
B) Kitapların insanlara bilgi aktardığı
C) Boş zamanların kitap okunarak değerlendirilmesi gerektiği
D) Kitabın gerçek bir dost olduğu
E) Yolculukta herkesin yanında kitap bulundurması gerektiği
Soru 2

İyi yazılmış bir romanda biz, davranış, duyuş ve düşünüş bakımından birbirinden ayrı vasıfları taşıyan insanlarla kaşılaşırız. Bir romanı canlı yapan hayatın zenginlik, karışıklık ve derinliğidir. Kötü romanlarda ise, şematik şekiller ve kuklalar vardır. İnsanları gerçekte olduğu gibi değil de sınırlı ve belli düşünce kadrolarına göre tasvir eden romanların güzel olmaması bu yüzdendir.

Bu parçaya göre, bir romanın "kötü roman' olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Romandaki tasvirlerin abartılı olması
B) Yazarın sözcük seçiminde titiz olmaması
C) Roman kahramanlarının sayısının az olması
D) Roman kişilerinin gerçeğe uymaması
E) Olay örgüsünün kopuk olması
Soru 3

Gecekondu ailelerinde hem geleneksel alışkanlıkları sürdürme hem de kentsel yaşama ayak uydurma isteği bir arada görülmektedir. Tam anlamıyla kırsal yaşam alışkanlıklarından, bir başka söyleyişle köylülükten kurtulamayan, öte yandan kentli olmaya özenen tutumlar sergileyen bir aile tipi söz konusu olmaktadır. Kırsal bir toplumdan kentsel bir topluma geçiş, toplumsal hayatın her cephesinde büyük ölçüde değişiklikler meydana getirmektedir.

Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kentlere gelen aileler toplumsal değişimlere uğramaktadır.
B) Gecekondularda yaşayan aileler, kentli olmaya özenen ailelerdir.
C) Gecekondu aileleri köylü kalmakla, kentli olmak arasında bir ikilemi yaşamaktadır.
D) Gecekondularda yaşayan aileler kırsal kesimin özelliklerini sürdürmektedir.
E) Gecekondularda yaşayan aileler kente uyum sağlamakta zorlanmamaktadır.
Reklam
Soru 4

Çocukken babamın kitaplığından bana bir Leyla ile Mecnun kalmış. Bu kitapla ne büyük haz ve hayranlık saatleri geçirdiğimi hatırlıyorum. Bu kitabı, yaşadığımı başka bir hayatta yazmışım gibi geliyordu bana, o kadar candan o kadar sıcaktı ki, sanki benim hayatımı anlatıyordu.

Bu parçadan çıkabilecek en kapsamlı yargı aşağdakilerden hangisidir?

A) Bazı kitaplar insana geçmişi yaşatır.
B) Leyla ile Mecnun başarılı bir şiir kitabıdır.
C) Bazı kitaplar okunurken büyük haz alınır.
D) Çocuk, okuduğu kitapta, kendisini, kendini kimliğini belirler.
E) Okuduğu kitaplar, insanın geleceğine yön verir.
Soru 5

Eleştirinin görevi şiiri bir klişeye ya da sıradan sözlere döndürmek değildir. Eleştirmenin görevi, şiirin gerçek değerini, güzelliğini gözler önüne sermektir. Bunu yaparken de şiirin iç değerlerinden hareket etmek zorundadır. Ona kendi duygularını, beğenilerini katmamalı, şiiri şairin dünyası içinde değerlendirmelidir.

Bu parçadan çıkabilecek temel yargı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eleştirmen için kelimelerin şiirde kazandığı anlam ile şiir dışındaki anlamı aynıdır.
B) Eleştirmen, şiirin gerçek değerini ortaya koyan ve şiiri şairden soyutlayan kişidir.
C) Eleştirmen, bir şiiri eleştirirken nesnel davranmalı, kendisi şiirin dışında kalmalıdır.
D) Eleştirmen, biri şiiri eleştirirken kişisel duygularını göz önünde bulundurmalıdır.
E) Eleştirmenin görevi, şiiri belirli kalıplara sokarak, onu düz yazıya çevirmektir.
Soru 6

Eğitim sistemimiz esas olarak öğrencilere daha erken yaşlardan başlayarak okumayı sevdirerek ve okula yaklaştırarak onu teşvik edecek bir sistem değil, zorlayıcı ve cezalandırıcı bir sistemdi. Böyle bir sistemde yetişen öğrencilerin gençlik döneminin kendine özgü şartları içinde okumayı sevmemeleri ve zorlanmaları son derece doğaldır.

Bu parçaya göre, öğrencilerin okumayı sevmemelerinin en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eğitim sistemimizin zorlayıcı ve cezalandırıcı etkisi
B) Öğrencilerin seveceği kitapların yayınlanmaması
C) Kitapların çok pahalı olması
D) Öğrencilerin yeterince zamanlarının olmaması
E) İnsanların okumanın önemini yeterince anlamamış olması
Reklam
Soru 7

Bir palyaço, bir gazetecinin "Neden palyaçoluk sanatı üzerine bir kitap yazmıyorsun?" sorusunu şöyle yanıtlamıştı: "Oturdum ve yazdım; ama aksiliğe bakın ki makineye kağıt koymayı unutmuşum. Koca şaheser boşa gitti. Bir daha hiç kimse o kadar güzel bir kitap yazamayacak.

Bu parçada palyaçonun anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Palyaçoluğun babadan oğula geçen bir meslek olduğu
B) Palyaçoluk yapmanın kitap yazmaktan daha zor olduğu
C) Palyaçoluğun kitap okuyarak yapılacak bir iş olmadığı
D) Palyaçoluk kitabının asla yazılamayacağı
E) Palyaçoluk kitabını yazmanın çok zor olduğu
Soru 8

Bir zamanlar bir kızılderili oymağında yaşayanlar, meyve ve sebze dışında başka bir şey yemezlermiş. Et olarak da salt balık yerlermiş. Bir kıtlık olmuş, sebze ve meyveler olmadığı gibi göldeki balıkların da hastalık yüzünden kökü kurumuş. Dağlarda yaban geyikleri çok-· muş. Ne ki dinlerince balık dışında et yemek günahmış. Oymağın yöneticileri, geyik etinin yenebileceğini, onun günah olmadığını söylemişlerse de kandıramamışlar kimseyi. Yöneticiler, düşünmüşler taşınmışlar, tutmuş yaban geyiğine dağbalığı anlamına gelen bir ad takmışlar. Bundan sonra da yaban geyiklerini yemeğe başlamış halk.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

A) Nesneleri isimlendirme, insanların o nesnelere yaklaşımını da değiştirir.
B) Toplumsal olaylarda yöneticileri toplum yönlendirir ve onlara istediklerini yaptırır.
C) Toplumlardaki yemek kültürünü o toplumun alışkanlıkları belirler.
D) Toplumsal gereksinimlerde belirleyici etken, toplumun geleceğe bakışıdır.
E) Toplumsal sıkıntıları aşarken, toplum yeni bazı sıkıntılara düşebilir.
Soru 9

Edebiyat, düşünce ikliminin en temel enstrümanıdır. Edebiyatsız bir kültür temelsiz bir eve benzer. Edebi türler içinde ise çağa en çok seslenen türün roman olduğunu düşünüyorum. İster çeviri olsun isterse telif, iyi bir roman beni her zaman kışkırtır. Bu anlamda İngilizcedeki gözdem, Javier Marias'tan "The lnfatuations" olur. Umarım METİS onu çeviri tezgahına sokmuştur.

Bu parçada geçen çeviri tezgahına sokma sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çeviri çalışmalarına başlama
B) Metni çeviriye değer bulma
C) Yapıtı her yönüyle inceleme
D) Yayımlanacak yapıtlar listesine dahil etme
E) Yapıtın ne zaman yayımlanacağını merak etme
Reklam
Soru 10

Ne zamandır bu arkadaşı tanıyorum. ilginç bir yapısı var. Aslında tanıdığımı sanıyorum ama hala şüphelerim var onunla ilgili. Olumsuz özellikleri çok. Aslında dilini tutarsa gerisi hiç önemli değil.

Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Argo sözlere yer vermemek
B) Eserlerinde dilini iyi kullanmak
C) Gelişigüzel konuşmaktan sakınmak
D) Açık ve anlaşılır konuşmak
E) Ağır bir dil kullanmamak
Soru 11

Ünlü yazarın, eserlerinin anlam yoğunluğuyla değil de sözcük dağarcığının çeşitliliğiyle anılıyor olmasına fazlasıyla hayıflandığını biliyorum.

Bu cümledeki altı çizili sözün cümleye kattığı anlam, aşağıdaki lerden hangisinde vardır?

A) Nurullah Ataç gibi iyi bir eleştirmen olamadığım için yıllarca kendimden nefret etmişimdir.
B) Roman da yazıyorum ama öykücülüğün benim için bambaşka bir önem taşıdığını söylemeden geçemeyeceğim.
C) Oğuz Atay gibi bir dehanın Tutunamayanlar'ının bir türlü anlaşılmamış olmasına oldum olası üzülmüşümdür.
D) Onun bu işi kabul etmesine bir türlü sevinememiştim.
E) Piyesleriyle seyirciyi coşturan bu oyuncunun sinema ve televizyon filmlerinde değerlendirilmemesini bir türlü anlamlandıramamışımdır.
Soru 12

Sanat; iç dünyamızı zenginleştirir, yaratıcı gücümüzü yönlendirir, yaşamı daha derinden algılamamızı sağlar, ruhsal huzurun ve mutluluğun kapılarını açar, yaşamı anlamlı kılar.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zor durumlarda çaba göstermek
B) Hayatın zorluklarına göğüs germek
C) Hayatı yaşanılır hale getirmek
D) Huzurlu olmak
E) Mutlulukları paylaşmak
Reklam
Soru 13

"Ağız" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim içinde kullanılmamıştır?

A) Yemek o kadar sıcak ki ağzım yandı tadar tatmaz.
B) Toplantıda çok önemli bir şeyi ağzından kaçırdı.
C) Ağzı süt kokan bu çocuğu işe nasıl almışlar, şaşırdım doğrusu.
D) Bu adamın ağzı yukarıda, ondan hiçbir şey alınmaz.
E) O kadar güzel konuşur ki ağzından bal akıyor sanırsınız.
Soru 14

W. Faulkner, roman ve hikayelerini yazarken sözcükleri öylesine bir yan yana getirir ki hiçbir taş yontuculuğuna tenezzül etmeden dev kollarıyla yakaladığı kütleleri üst üste dizerek büyük duvarını örer.

Bu cümlede geçen "hiçbir taş yontuculuğuna tenezzül etmeden" sözünün cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

A) Anlatımda sanatlı ve katmanlı bir söyleyişi benimsemek
B) Anlatılanları değiştirip dönüştürerek kurgulamak
C) Metni açık ve anlaşılır bir anlatım seçerek oluşturmak
D) Metni oluşturan sözcükleri çok anlamlılıkla beslemek
E) Metni değişik anlatım tekniklerinden yararlanarak kurmak
Soru 15

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?

A) Son günlerde bu çocuğun iştahı kapanmış, biz de anlamadık neden olduğunu.
B) Patronu ona kötü davranınca o, elini eteğini her şeyden çekti.
C) Onu siz tanımıyorsunuz ama ben tanıyorum, acayip fırsat düşkünü bir adamdır o.
D) Sana bu kadar laf etti diye hemen onun hakkında hüküm verme.
E) Bilgisayar bize ırağı yakın etti, güçlükleri ortadan kaldırdı, bu yüzden çok şanslıyız.
Reklam
Soru 16

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde somut bir sözcük, soyut anlamda kullanılmıştır?

A) Söylediklerine göre bu sınıfın en çalışkanı senmişsin.
B) İnsanlık, her dönem sorunlar yaşamıştır.
C) İnsanların çoğu çayı sever ama ben kahveyi daha çok severim.
D) Gelecek kaygısı taşıyanın bugünü de kayıptır.
E) Dışarıdan bakıldığında soğuk birine benziyordu.
Soru 17

Doğadaki canlı ve cansız varlıkların kendiliğinden veya birtakım etkenlerle çıkardıkları seslerin ifade edildikleri sözcüklere yansıma sözcük denir.

Aşağıdakilerin hangisinde yansıma sözcük kullanılmıştır?

A) Bahçedeki bülbüllerin her tondan ötüşü apayrı bir dünya sanki.
B) Salondaki lamba odayı bir başka güzel gösteriyor.
C) Maraş'taki yıllarımı anımsadıkça içim tarifi imkansız bir heyecanla doluyor.
D) Kuşların uslanmaz çığlıkları İstanbul'u ve denizi daha güzel kılıyor.
E) Son günlerdeki sebepsiz patlamalar halk arasında korku ve paniğe yol açıyor.
Soru 18

Aşağıdakilerden hangisinde mecazlı bir söyleyiş yoktur?

A) İşleyen demir, pas tutmaz.
B) Su testisi, su yolunda kırılır.
C) Yuvarlanan taş, yosun.tutmaz..
D) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
E) Rüzgar eken, fırtına biçer.
Reklam
Soru 19

"Nasıl" sözcüğü aşağıdakilerin hangisinde, "Ressam, ilk kişisel sergisinin açılışını nasıl da heyecanla bekliyordu?" cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?

A) Bu konuyu, ona nasıl açacağız?
B) Bunca sıkıntıya nasıl katlandı acaba?
C) Gecenin bu vaktinde oraya nasıl gideceğiz?
D) Verilen görevi nasıl istekle yapmıştı?
E) Sokakta çalışan çocuklara nasıl yardım edebiliriz?
Soru 20

Aşağı yukarı on beş yıl süren yoğun çalışmaların anlaşılmaz yorgunluğu ile adeta bitip tükendim. Yalnız dinlenmeme, yaşama sevincinin tadını almama değil, sanki kendimi kendimde kaybetmeme neden olan bir yorgunluk...

Bu parçada geçen "kendini kendinde kaybetmek" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Uzun zamandır yaşadıklarından dolayı bilinçsizce hareket ediyor.
B) Aslında tiyatro benim gönlümde duyabildiğim bir istek değil.
C) Onun giderek bencilleşmesine doğrusu bir anlam veremiyorum.
D) İnsanların sevgisiz yaşaması, dünyanın en kötü hastalığıdır.
E) Ayrık otlan toprağın suyunu çekip her şeyi kurutmuş.
Reklam

Bu Test Hakkında

Bu test, AGS-KPSS sınavına hazırlık kapsamında hazırlanmıştır. KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), Türkiye'de kamu kurumlarına atanmak isteyen milyonlarca adayın girdiği en önemli sınavlardan biridir.

KPSS, Genel Yetenek (Türkçe, Matematik-Geometri) ve Genel Kültür (Tarih, Coğrafya, Vatandaşlık) olmak üzere iki ana bölümden oluşur. AGS (Alan Bilgisi Genel Sınavı) ise öğretmen adaylarının branş bilgilerini ölçen ek bir sınavdır.

KPSS'de başarılı olmak için düzenli çalışma ve doğru strateji şarttır. Geçmiş yılların sorularını incelemek, soru tarzlarını tanımak açısından büyük önem taşır. Her gün en az bir test çözerek hem hızınızı hem de doğruluk oranınızı artırabilirsiniz.

Çalışma Tavsiyeleri:

  • Genel Yetenek ve Genel Kültür bölümlerine dengeli zaman ayırın
  • Çıkmış soruları mutlaka çözün — ÖSYM soru tarzını tanıyın
  • Türkçe'de paragraf, Matematikte problem çözme konularına ağırlık verin
  • Tarih'te İnkılap Tarihi, Coğrafya'da Türkiye Coğrafyası öncelikli konulardır