1.
İletişimin kaynak, hedef, mesaj/ileti ve kanal olmak üzere dört ögesi vardır. Bu ögeler etkileşimsel iletişim modeli ile açıklanmaktadır.
Buna göre, iletişim ve ögelerine dair aşağıdaki yargılardan hangisinin doğru olduğu söylenemez?
- A) İletişim sürecinde hedeften kaynağa, kaynaktan hedefe iletilmek istenen her şey mesajdır.
- B) İletişim sürecinde kişiler; mesajlarını söz, beden dili, sessiz kalma ve yazı gibi farklı yollarla iletirler.
- C) Döngüsel olmayan ve rollerin asla değişmediği bir süreçtir.
- D) Hedef; mesajı alır, anlamlandırır ve kaynağa farklı bir mesaj gönderir.
- E) Kişiler arası iletişimde kaynak, mesajı gönderendir.
2.
Amerikalı ünlü iletişimci Dale Carnegie “Söyleyeceğiniz sözü yazmak, sizi düşünmeye ve düşüncelerinizi tasfiyeye sevk eder.” demektedir.
Dale Carnegie, bu sözüyle neyi vurgulamaya çalışmaktadır?
- A) Sözü yazmak, düşüncelerimizi unutmaktan kurtarır.
- B) Yazmak, insanı düşünmeye sevk etmekle birlikte insanın düşüncelerini saflaştırır.
- C) Sözü yazmak, insanı yanlış anlaşılmaktan kurtarır.
- D) Yazmak, sözün etkisini daha güçlü kılarak sözü ötelere taşımaya yardım eder.
- E) Yazmak, kalıcılığın anahtar eylemi olmada her zaman bir adım öndedir.
3.
İletişim, hem bireysel hem toplumsal hem de kültürel işlevleri olan bir süreçtir.
İletişimin doğasına dair aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?
- A) İletişim, insanı sosyal ve kültürel bir varlığa dönüştürür.
- B) İnsanın sosyal bir varlık olması, iletişimi gerekli ve zorunlu bir ihtiyaç hâline getirir.
- C) İnsanın en önemli ihtiyaçları arasında var olma ve kendini ifade edebilme özgürlüğü vardır.
- D) İletişim sayesinde insanlar, kendilerini ve etrafını algılar, tanır ve anlamlandırır.
- E) Duygu ve ihtiyaçlarımızı dile getirmek, bildiklerimizi aktarmak ve öğrenmek niteliksiz bir iletişimle de sağlanabilir.
4.
Yazılı iletişim; mektuplar, raporlar, özetler, makaleler, tutanaklar, basın bildirileri, elektronik ortamlarda gönderilen çeşitli yazılı mesajları içerir. Yazılı iletişim sayesinde gönderici ve alıcının mesajları tekrar okunabilir ve belgelerin saklanabilir olmasıyla hatalar en aza indirilebilir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi yazılı ve sözlü iletişim arasındaki farka işâret etmez?
- A) Sözlü iletişimde yapılan dil yanlışları, söyleyiş bozuklukları dışında pek fark edilmez.
- B) Yazılı iletişimde; seslendirme, tavır, jest ve mimiğin sağlayacağı etkiler yoktur.
- C) Yazılı iletişimde yanlış kullanılan bir sözcük okuyucunun hemen dikkatini çeker.
- D) Yazılı iletişimde, birtakım biçimsel kurallara uymak gerekir.
- E) Sözlü iletişimde plânlama, yazılı iletişime oranla daha çok önem taşır.
5.
İletişim sınıflandırmalarına dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Kullanılan kelimeler aynı olsa bile ses tonumuz ve beden dilimiz anlam kaymasına neden olmaz.
- B) Sözel kodların etkililik oranı % 7 olarak tespit edilirken, ses tonunun % 38 oranında etki yarattığı belirtilmektedir.
- C) İletişim, kullanılan koda göre; sözlü, sözsüz ve yazılı iletişim olmak üzere sınıflandırılır.
- D) Sözlü iletişimde kullanılan kelimeler, ses tonu ile beden dili büyük öneme sahiptir.
- E) İletişimde etkinlik açısından yapılan karşılaştırmalarda sözsüz kodların % 55 oranla en etkin araçsallığı ortaya koyduğu tespit edilmiştir.
6.
İletişim; etkilerine, yönüne, kullanılan koda, ilişki sitemlerine, bireylerin konumlarına, zaman ve mekâna göre sınıflandırılmıştır.
Sınıfta tek yönlü iletişim ortamı hâkim olduğunda aşağıdakilerden hangisinin yaşanması daha olasıdır?
- A) Öğrencilerin sosyal-duygusal güvenliği sağlanır.
- B) Karşılıklı bir iletişim atmosferi gerçekleşir.
- C) Öğrencilerin soru sorma becerisi gelişebilir.
- D) Öğrenciler anlamadığını dile getirebilir.
- E) Öğretmen sürekli aktif, öğrenci pasif olur.
7.
İletişim kavramı, Latince ‘communis ve communicare’ kökünden gelmektedir ve katılanların bilgi ya da sembol üreterek birbirlerine ilettikleri iletileri anlamaya ve yorumlamaya çalıştıkları bir süreç olarak değerlendirilmektedir. İletişim kavramı; iknayı, etkilemeyi, duygu ve düşüncelerin aktarılma sürecini, ortak algılamayı ve paylaşmayı içerir.
Buna göre, iletişime dair aşağıdaki yargılardan hangisi kesinlikle yanlıştır?
- A) İletişim, düşüncenin yalnızca sözel olarak karşılıklı değiş tokuşu değildir.
- B) İletişim, sayesinde dünyayı anlamlı kıldığımız ve bu anlamı başkaları ile paylaştığımız insanî bir süreçtir.
- C) İletişim; insanların çevreyi etkileyebilme, varlığını ifade edebilme, amaçlarını gerçekleştirebilme ve gereksinimlerini karşılayabilme aracıdır.
- D) Duygu, düşünce veya bilgilerin yalnızca tek bir yolla başkalarına aktarılması ve haberleşmedir.
- E) İletişim tek yönlü olmayıp hem psikolojik hem de sosyal/kültürel bir olgu ve süreçtir.
8.
Kodlama, kod açma ve yorumlama, geri bildirim ve gürültü iletişim süreçlerini oluşturur.
Buna göre, iletişim süreçlerine dair aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?
- A) Kaynaktan çıkan mesajın hedef tarafından tam ve doğru olarak alınmasını sağlayan şey gürültüdür.
- B) Kod açma, kaynaktan gelen mesajın içeriğinin alınıp çözümlenmesi, anlamın anlaşılmasıdır.
- C) Kültürden kültüre değişmekle birlikte kodlama, mesajın içeriğinin kod simgelere dönüştürülmesidir.
- D) Kod, mesajın işâret hâline dönüşmesinde kullanılan simgeler ve simgeler arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların tümüdür.
- E) Geri bildirimin kişiler arası iletişimdeki işlevi karşılıklı gidip gelen mesajların doğru algılanıp algılanmadığını test etmektir.
9.
İlişki sistemlerine göre kişinin kendisiyle kurduğu iletişim oldukça önemlidir. Bireylerin kendileri ile kurdukları iletişim ne kadar sağlıklı ise başkaları ile kurdukları iletişim de o kadar sağlıklı olacaktır. Bireylerin kendini iyi tanıması, hangi güçlü özelliklere sahip olduklarını bilmeleri bu anlamda son derece önemlidir.
Metne göre, sağlıklı bir iletişimin temelinde ne vardır?
- A) Bireyin kültürünü tanıması
- B) Bireyin ailesini tanıması
- C) Bireyin kendini tanıması
- D) Bireyin muhatabını tanıması
- E) Bireyin toplumu tanıması
10.
Bireyin kendini tanıması için çok farklı araçlar vardır. Ailede başlayan ve eğitim hayatı boyunca devam etmesi istenilen olumlu ve yapıcı bir geri bildirim sisteminin kurulması; duygularını ve ihtiyaçlarını dile getirebilecekleri ortamların oluşturulması oldukça önemlidir.
Buna göre araç ve ortamın sağlıklı bir iletişimdeki rolü göz önünde bulundurulduğunda- verilen örneklerde kimin sağlıklı bir iletişim kurabileceği söylenebilir?
- A) Ayşe, anlamadığını dile getirmede kendini baskı altında hissetmektedir.
- B) Öğretmenin dominant kişiliği sebebiyle Tuncer, merak ettiklerini soramamaktadır.
- C) Melih’in, soru sorma konusunda çekinceleri vardır.
- D) Ali, ailesine her sorduğunun cevabını yerinde ve zamanında alır.
- E) Mehmet, sınıftaki tek yönlü iletişim sebebiyle duygularını ifade edememektedir.
11. “Birbirinden hiçbir şey esirgemeyecek durumda olmak, samimi olmak” anlamına gelen deyim aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ayrısı gayrısı olmamak
- B) El elde baş başta
- C) Sırtı yere gelmemek
- D) Dostlar alışverişte görsün
12. Bir kitabı, okumadan köşeye atıp mahkûm edenler vardır. Onlara benzememeye çalışalım. Gerçek okuyucular hoşlarına gitmeyen kitaplardan bile ağırbaşlı bir dille bahsederler. Kendilerini naza çekenler ancak sahte okuyuculardır. Goethe’nin şu sözünü asla unutmayalım: “İçinde bir iyi tarafı bulunmayacak kadar kötü kitap yoktur.” Bu metin aşağıdaki düşüncelerden hangisini desteklemektedir?
- A) İyi bir okuyucu, kötü olarak nitelenen bir kitaptan bile fayda elde etmeyi bilendir.
- B) Beğenmedikleri kitapları okumayan kişilerin düşünceleri dikkate değerdir.
- C) Kitaplar insanlara bilinmedik dünyaları keşfettirir, onların duygularını geliştirir.
- D) İyi okuyucu bilgili, görgülü olmanın yanında hayal dünyasını genişleten insandır.
13. • Cümlelere soru, zaman ve koşul anlamı katan mı/mi eki gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar. • Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır. Bu bilgilere göre, l. Bu olay en çok beni mi yoksa çevremi mi etkiledi, bilemiyorum. ll. Güzel mi güzel bir etkinlikten sonra bunumu bize reva gördün? lll. Güneş açtı mı sen de benim gibi mutlu oluyormusun? IV. Bu çalışmayla mı sınavı kazanacağını zannediyorsun? cümlelerinin hangilerinde soru ekinin yazımı yanlıştır?
- A) II ve III.
- B) I ve II.
- C) III ve V.
- D) I ve IV.
14. Altı çizilen paragrafta internet kullanımıyla ilgili aşağıdaki hangi ayrıntıya vurgu yapılmaktadır?
- A) İnternete bağımlı olmamak için alınması gereken bireysel önlemlerin de bulunduğuna
- B) Yasaktan ziyade çocuklarla iyi bir iletişim kurularak ailece uyulması gereken bir sınırlama getirilmesine
- C) Çocukların internet bağımlılığını engellemek amacıyla sert tedbirler alınması gerektiğine
- D) İnternet bağımlılığının artık bir toplum sorunu olduğunun bilinmesi gerektiğine
15. Aşağıdaki paragraflardan hangisinin konusu diğerlerinden farklıdır?
- A) Dil, insanın dünyadaki yerini ve değerini belirler. Konuşma yeteneği insanı insan yapan niteliklerin başında gelir. İnsanın duygularını, düşüncelerini, isteklerini bütün incelikleriyle açığa vurmasına, yaşamını sürdürebilmesine olanak sağlayandır dil.
- B) Dil insanın en büyük gücüdür. İnsan demek, dil demektir. İşitilen, görülen, duyulan, sezilen, algılanan her şey onun varlığıyla anlatılır. İnsan; biten ve başlayan olaylara, durumlara dil ile canlılık kazandırır.
- C) Her dil, konuşulduğu toplumun uygarlığı kadar geniş ve büyüktür. Bu bakımdan diller kendi toplumlarının değer yargılarıyla yönetim biçimi, ekonomisi ve sanatıyla özdeştir. Dillerin bu özelliği toplumların gelişim sürecini de simgeler.
- D) Bizi biz yapan, dilimizdir. Bu gücü yitirdiğimizi, dilsizleştiğimizi düşünelim. Dış dünyayla bağlantımız kopar, bir büyük boşlukta buluruz kendimizi. Oysaki insanın kişilik kazanması; duygu, düşünce, düş yeteneklerini geliştirmesi dil yolu ile olur.
16. 12 ve 13. soruları aşağıdaki metne göre cevaplayınız. Eskişşşehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. M.E. yaptığı yazılı açıklamada son yıllarda çocuklar ile gençler arasında bilgisayar ve internet kullanımıyla ilgili problemlerin artış gösterdiğini belirtti. Çocukların bir bölümünün zamanlarının çoğunu cep telefonu, tablet, bilgisayar oyunu veya sosyal medyada geçirdiğini vurgulayan M.E. şöyle devam etti: “İnternet kullanımı, hem çocuğun yerine getirmesi gereken görevlerin aksamasına hem de aile içi sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Bu durum artık ‘ekran bağımlılığı’ veya ‘internet bağımlılığı’ gibi isimlerle adlandırılmaya başlanmıştır. Özellikle çocuklar küçük yaştan itibaren telefon, tablet, bilgisayar gibi teknolojik aletlerle tanışmaktadır. Bu konuda en sık sorulan sorular ise çocukların bilgisayar veya telefonla ne kadar zaman geçirebileceği ve bu konuda ebeveynlerin (anne babaların) neler yapabileceğidir.” Ebeveynlerin, teknolojik aletlerin kullanımında çocuklara örnek olması gerektiğini kaydeden M.E. şu ifadeleri kullandı: “Özellikle çocukların yanında telefon veya bilgisayarla uzun zaman geçirilmemelidir. Yasaklamak bir çözüm değildir ama erken yaştan başlayarak çocuklara bu konuda uygun sınırların konması gerekmektedir. Çocuklara teknolojik aletlerin uygun ve doğru kullanımı öğretilmelidir. Evde bazı temel kurallar, örneğin ‘Teknolojik aletleri saat 22.00’den sonra veya yemek ve ders sırasında kullanmayalım!’ gibi uygulamalar gerekmektedir. Çocuklar sanat, spor aktiviteleri ve sosyal aktivitelere yönlendirilmelidir.” Bu haber metninin hazırlanma amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çocuklarda internet bağımlılığı ve bunu engellemenin yolları hakkında bilgilendirme yapmak
- B) İnternet bağımlılığının zararlarını ebeveyn gözüyle yorumlamak
- C) Teknolojinin gelişimiyle birlikte yaşanan kültürel değişimi çocuklara küçük yaşta aktarmak
- D) İnternet bağımlılığını engelleyici katı tedbirlerin alınması için ebeveynleri ikna etmek
17. Cümlede yaklaşma, bulunma, uzaklaşma bildiren, yüklemi yer anlamıyla tamamlayan öge dolaylı tümleçtir. Cümlede yükleme yakın olan öge, vurgulanan ögedir. Buna göre yukarıdaki sözcüklerle kurulan cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç vurgulanmıştır?

- A) Arkadaşlarıyla geçen hafta sinemaya Aslı gitti.
- B) Geçen hafta Aslı arkadaşlarıyla sinemaya gitti.
- C) Aslı arkadaşlarıyla sinemaya geçen hafta gitti.
- D) Sinemaya Aslı geçen hafta arkadaşlarıyla gitti.
18. Grafiğe göre aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?

- A) Türkiye’nin son sezondaki zeytinyağı üretimi ilk sezona göre daha düşüktür.
- B) Tunus’un zeytinyağı üretimi en az 2013/2014 sezonundadır.
- C) 2012-2013 sezonunda, tüm ülkelerin zeytinyağı üretimi bir önceki sezona göre düşmüştür.
- D) İtalya 2014-2015 dışındaki tüm sezonlarda İspanya’dan sonra en fazla zeytinyağı üreten ülkedir.
19. Çayın nasıl keşfedildiğine dair efsaneler çok. Ancak ilk defa 5 bin yıl önce Çinlilerin çay içmeye başladığını biliyoruz. Ardından Japonya ve Hindistan bu leziz bitkiyi keşfetmiş. Avrupa’ya gelmesi zor, kabul edilmesi ise uzun olmuş. Türkiye’de üretimine 1924 yılında karar verilmiş ama 1940’lı yıllardan sonra üretim artmıştır. Çayın içeçek olarak nasıl keşfedildiğine dair aslında hepimizin kulaktan dolma bildiği birkaç hikâye var. Bunlardan en bilineni; çok eskiden çay ağacının altında oturan insanların, yanan ateşin üstünde kaynayan suya düşen çay yaprakları ile demlenen suyu içmesi sonucu çayın keşfedilmesi hikâyesidir. Çayın bugün tüm dünyayı cezbeden serüveninin böyle başladığına inanılır. Aslı “ça” ya da “çai” olan Çince sözcük, bugün bütün dillerde farklı biçimlerde telaffuz ediliyor: Çinliler “çai”, Türkler “çay”, İranlılar “çay”, Araplar “şay”, Yunanlılar “tsa-i”, Japonlar “cha”, İngilizler ve Macarlar “tea” olarak adlandırıyor bu içeceği. Çayın ana vatanı ise Yukarı Birmanya, Güney Doğu Çin ve Orta Vietnam arasında kalan bölgedir. Bu metinde “çay” ile ilgili, I. İçeçek olarak nasıl ortaya çıktığına II. Avrupa’ya ne zaman geldiğine III. Sözcüğün hangi anlama geldiğine IV. Bitkinin ana vatanına bilgilerinden hangilerine değinilmiştir?
- A) I ve III.
- B) II ve IV.
- C) I ve IV.
- D) II ve III.
20.
Leonardo da Vinci tarafından yapılan Mona Lisa, dünyanın en ünlü tablolarından biridir. Her yıl milyonlarca insan, Paris’teki Louvre (Lur) Müzesinde sergilenen bu eseri görmek için sıraya giriyor. Fakat 20. yüzyılın başlarında Mona Lisa tablosunu bilenlerin sayısı oldukça azdı. Ta ki tablo, bir sabah kayıplara karışana kadar… Polis, tablonun kayıp ilanlarını şehrin duvarlarına asarken dünya genelinde birçok gazete de bu haberi sayfalarına taşıyordu. Hâl böyle olunca milyonlarca insanın gözü bu olaya çevrildi. Fransızlar bu olaydan utanç duydu. İki yıl süren soruşturma neticesinde Mona Lisa’nın bulunduğunu duyan insanlar çok sevindi. Tablonun, ait olduğu yere asılmasının ardından sadece iki gün içerisinde yaklaşık bir milyon ziyaretçi onu görmek için Louvre Müzesine akın etti.
Bu parçaya göre “Mona Lisa”nın dünyaca ünlü bir tablo hâline gelmesinin asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bulunma sürecinde polisin titizlikle çalışması
- B) Bulunduktan sonra pek çok kişi tarafından ziyaret edilmesi
- C) Kaybolmasının, dünya genelinde dikkat çekmesi
- D) Fransızların, kayıp olayına çok üzülmesi