1. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlEmin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç kaç gün içinde cevap verilir?
- A) 15 gün
- B) 20 gün
- C) 60 gün
- D) 30 gün
- E) 45 gün
2. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, TBMM veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden hangisi incelenir?
- A) Belli bir konuyu ihtiva etmeyenler
- B) Dilekçede bulunması zorunlu şartlardan herhangi birinin taşımayanlar
- C) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar
- D) Yazılan kağıdın yırtık veya kirli olduğu dilekçeler
- E) Dilekçenin okunaklı olmasının imkansız olması
3. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre dilekçe ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A) Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ancak ayrıca dilekçe sahibine bilgi verilmesine gerek yoktur.
- B) Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde dilekçe sahibinin ad-soyad ve imza ile iş veya ikametgâh adresi bulunması zorunludur.
- C) Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçeler den belli bir konuyu ihtiva etmeyen dilekçeler incelenmez.
- D) Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar incelenmez.
- E) Yetkili makamlara yapılan başvurularla ilgili olarak dilekçe sahiplerine en geç 30 gün içinde gerekçeli olarak cevap verilmelidir.
4. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Türkiye’de ikamet eden yabancılar vatandaşlık başvurusu gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler.
- B) Hepsi
- C) Türkiye’de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler.
- D) Türkiye’de ikamet eden yabancılar oturum izin süresi gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler.
- E) Türkiye’de ikamet eden yabancıların dilekçe ile başvuru hakkı bulumamaktadır.
5. Aşağıdakilerden hangisi “dilekçeler” için yanlış bir yargıdır?
- A) Sağ alt tarafa dilekçe sahibinin adı soyadı yazılır.
- B) Üst makama “rica” alt makama “arz” edilir.
- C) Resmi veya özel kuruluşlardan bilgi talep edilir.
- D) Düz beyaz çizgisiz kağıda yazılır.
- E) Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir.
6. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, aşağıdaki bilgilerden hangisinin dilekçede bulunması şart değildir?
- A) İş veya ikametgah adresi
- B) Adı ve soyadı
- C) Hepsi
- D) T.C. kimlik numarası
- E) İmzası
7. I-Türk vatandaşları II-Türkiye'de ikamet eden yabancılar III-Yurtdışında ikamet eden yabancılar 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, dilekçe hakkını yukarıdaki gruplardan hangisi/hangileri kullanabilir?
- A) I, II, III
- B) Yalnız III
- C) I ve II
- D) I ve III
- E) Yalnız II
8. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, aşağıdakilerden hangisi incelenemeyecek dilekçelerden değildir?
- A) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar
- B) Belli konuyu ihtiva etmeyenler
- C) Dilekçe sahibinin adı-soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresi bulunmayan dilekçeler
- D) Gönderilen makamda hata olanlar
- E) Dilekçede bulunması zorunlu olan şartlarından birini taşımayanlar
9. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna göre, ilgili kamu kurum veya kuruluşları Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonunca gönderilen dilekçeleri kaç gün içinde cevaplandırır?
- A) 15 gün
- B) 20 gün
- C) 90 gün
- D) 60 gün
- E) 30 gün
10. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
- A) Temel cümleye nesne getirilmesiyle
- B) "Kapıdaki" sözünden "-ki" ekinin kaldırılmasıyla
- C) "içeriye" sözcüğünden hal ekinin atılmasıyla
- D) "almıyorlardı" yerine "sokmuyorlardı" sözünün getirilmesiyle
- E) Yüklemin üçüncü tekil kişiyle çekimlenmesiyle
11. “Geçtiğimiz ay okulda yapılan toplantıya katılamamıştım.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) Özne – yüklem uyuşmazlığı
- B) Çatı uyuşmazlığı
- C) Mantık hatası
- D) Gereksiz sözcük kullanımı
- E) Tümleç eksikliği
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde diğerlerinden farklı bir nedenden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eğer sütü çok dışarıda bırakırsanız, süt bozulur.
- B) Penceremden uçan kuş sürülerini izliyordum.
- C) Sanatçının eserini yazdığı mekan uygunsa, tabi ki daha orijinal eserler yazacaktır.
- D) Günde on kez telefon satan dükkana uğrardı.
- E) Rüştü, iyi bir kaleci; ancak fazla topla oynuyor.
13. “Bir cümlede aynı ekleri alan kelimelerin peş peşe sıralanması bir anlatım kusurudur.” Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir anlatım kusuru vardır?
- A) Yıllardır yaşadığım ve çok sevdiğim bu şehri, Adana’yı, bırakıp İstanbul’a gideceğim.
- B) İyi ya da kötü bir şey yoktur sadece düşünce onu öyle yapar.
- C) Sokağa çıkıp biraz gezip arkadaşlarımla sohbet edip sonra eve gelip yattım.
- D) Şu anki eğitim sistemimiz tek tip insan yetiştirmektedir.
- E) Akıl kendine ait bir yerdedir ve orada cehennemi cennete ya da cenneti cehenneme çevirebilir.
14. Kerem, Leyla, Merve, Nihat ve Osman adlı kişiler, A ve B filmlerine gitmiştir. Bu kişilerin gittikleri filmlerle ilgili şunlar bilinmektedir: ● Her bir kişi sadece bir filme gitmiştir. ● Üç kişi A filmine gitmiştir. ● Merve ve Nihat aynı filme gitmiştir. ● Leyla ve Osman’ın gittiği filmler farklıdır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesinlikle B filmine gitmiştir?
- A) Merve
- B) Osman
- C) Kerem
- D) Leyla
15. I. sorunlarına çözüm ararken II. toplumun özelliklerini göz önünde III. bir eğitim sisteminin IV. o sistemi oluşturan kültürün ve V. bulundurmak gerekir Numaralanmış sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?
- A) III.
- B) II.
- C) I.
- D) IV.
16. Aşağıda bazı söz sanatlarının açıklaması verilmiştir: ● Mübalağa (abartma); bir niteliği, olduğundan çok üstün veya aşağı gösterme sanatıdır. ● Tezat (karşıtlık), birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılmasıyla oluşan sanattır. ● İntak (konuşturma), insan dışındaki bir varlığın konuşturulmasıyla oluşan sanattır. Aşağıdakilerin hangisinde, açıklaması verilen sanatlardan herhangi birine yer verilmemiştir?
- A) Gözümde bir damla su, deniz olup taşıyorÇöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum
- B) Küçük bir çeşmeyim yurdumunUnutulmuş bir dağında
- C) Nazlı yârdan kem haberler geliyorDostlarım ağlıyor, düşman gülüyor
- D) Özlediğin hayatı buldun mu bilmemGözlerinde hâlâ hüzün var gibi
17. Alışverişlerde vaktimizin çoğu, gıda reyonlarında hangi ürünün daha sağlıklı olduğuna karar vermekle geçiyor. Kimi zaman doğru kararlar veriyor, kimi zaman da “Acaba gerçekten ne yiyoruz?” sorusuyla eve dönüyoruz. Özellikle yaz aylarında gıdaların paketlenmesine ve saklanma koşullarına daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Bunlara dikkat edilmezse gıdalarda, hastalıklara neden olan bakteriler oluşabiliyor. Bir grup araştırmacı, bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilmek için bir algılayıcı (sensör) geliştirdi. Esnek film şeklinde olan ve gıda ambalajlarının içine yerleştirilebilen bu algılayıcı, insanlarda hastalıkların oluşmasına neden olan bakterileri belirlediğinde ışık yayıyor. Bu metinde sözü edilen algılayıcının üretilme amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yiyeceklerde bakteri oluşumuna neden olan durumları saptamak
- B) Paketlenmiş yiyeceklerde bakteri oluşumunu engellemek
- C) Hazır gıdalarla doğal gıdalar arasındaki farkı göstermek
- D) Gıdalarda zararlı bakteri olup olmadığını tespit etmek
18. Deyimler sözlerimizin anlaşılmasını kolaylaştıran, anlatımı renklendiren ve dakikalarca konuşarak ifade edemeyeceğimiz fikirleri bir çırpıda dile getiren kalıplardır. Bu kalıplar dilimize yerleşmiştir ve anlamları hemen herkes tarafından bilinir. Örneğin kötü niyet ve eylemlerin, sahibine zarar verdiği durumlarda - - - -, küçük bir iyilik yapılmak istenirken büyük zararlar verildiğinde - - - -, bir şeyi bildiği hâlde bilmiyormuş gibi görünen kişileri anlatmak için - - - - deyimini kullanırız. Aşağıdakilerden hangisi bu metinde boş bırakılan yerlerden herhangi birine getirilemez?
- A) kaş yapayım derken göz çıkarmak
- B) kazdığı kuyuya düşmek
- C) renk vermemek
- D) çizmeyi aşmak
19. Gazeteci: (I) - - - - Yazar: – Bir film düşünün. Filmdeki kişileri, olayların ayrıntılarını beyninize kaydetmekte hiç zorlanmıyorsunuz. Çünkü bu bilgiler duygularla birlikte giriyor zihninize. Edebiyat da beyni duygusal olarak uyarıyor ve bilgiler bu uyarının açtığı kapılardan girip beyne yerleşiyor. Ben de yazdığım bu kitapta matematiği, duygularla birlikte vererek sevdirmeye çalıştım. Gazeteci: (II) - - - - Yazar: – Kaliteli kitaplara ulaşmak zor değil aslında. Bunu sağlamanın yöntemi, anne ve babaların kitap okumayı sevmeleri. Anne ve babasını kitap okurken gören çocuk, okumayı sever. Okumayı seven insan, süreç içinde kaliteli kitabı tanır hâle gelir. Kaliteli kitaptan anlayan okurlar, yazarları da iyi kitap üretmeye zorlar. Seçici okurun olduğu yerde, kolaya kaçan yazar ve yayıncılar barınamaz. Kaliteli kitaplar böyle bir ortamda üretilir ve bunlara ulaşılması daha kolay olur. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisi getirilmelidir?
- A) (I) Çocuklar için yazılan bazı hikâyelerde matematiğin konu edilmesini nasıl karşılıyorsunuz?(II) Bir kitabın kaliteli olup olmadığını nasıl anlarsınız?
- B) (I) Matematiği çocuklar için eğlenceli hâle getiren bu kitabı neden yazdınız?(II) Çocukların nitelikli kitaplara ulaşabilmesinin yolu nereden geçiyor?
- C) (I) Bu kitabı, çocuklara matematiği sevdirmek için mi yazdınız?(II) Ülkemizde yapılan çocuk yayıncılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- D) (I) Çocukları bilimsel çalışmalarla, sanatla, felsefeyle, matematikle tanıştırmada edebiyatın rolü nedir?(II) Nitelikli okur olmanın yolunun hangi aşamalardan geçtiğini düşünüyorsunuz?