1.
Kapsayıcı eğitimin kalitesi yapısal kalite, süreç kalitesi ve genel kalite boyutlarından ele alınmaktadır.
I. Öğretmen-çocuk etkileşimi
II. Öğretmenin eğitim durumu
III. Okuldaki öğretmen-çocuk oranı
IV. Eğitim programının uygulanması
Yukarıdakilerden hangileri kapsayıcı eğitimin yapısal kalite boyutu kapsamındadır?
- A) II ve IV
- B) I ve IV
- C) II ve III
- D) I, III ve IV
- E) I ve II
2.
“1982 Anayasasıııı’nın 10. maddesinde “Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” ifadesi yer almaktadır.”
Buna göre yukarıda verilen yasal metinde aşağıdaki kavramlardan hangisine vurgu yapılmıştır?
- A) Demokrasi
- B) Hak
- C) Eğitim
- D) Etik
- E) Eşitlik
3.
Aşağıdaki gelişmelerden hangisi “İnsan Hakları Temelli Süreç” içinde yer almaz?
- A) 1975 BM Engelli Hakları Bildirgesi
- B) 1960 UNESCO Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme
- C) 1996 BM Engellilik Strateji Belgesi
- D) 1952 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
- E) 1948 BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
4.
Aşağıda kapsayıcı eğitimin kalitesi ile ilgili verilen bilgilerden hangisi doğru değildir?
- A) Yapısal kalite daha çok düzenlenebilir özellikleri içerirken, süreç kalitesi çevresel özellikleri içermektedir.
- B) Süreç kalitesi belli bir zaman diliminde farklı ortamlarda ayrıntılı, uzun süreli ve kapsamlı gözlemler gerektirmektedir.
- C) Yapısal kalitenin ölçülmesi görece daha kolaydır ve görüşmelerle bilgi alınabilmektedir
- D) Süreç kalitesi sınıfta bulunan öğretmen-çocuk oranı, grup büyüklüğü, öğretmenin eğitim durumu gibi değişkenleri kapsamaktadır
- E) Genel kalite; süreç kalitesi ve yapısal kalite ile birlikte kalitenin pek çok boyutu kapsayacak biçimde bütüncül olarak ele alınmasını gerektirmektedir.
5.
“Dezavantajlı Gruplara Yönelik Süreç” hangi yıllar arasını kapsamaktadır?
- A) 1990 ve sonrası
- B) 1948 ve sonrası
- C) 2005 ve sonrası
- D) 2000 ve sonrası
- E) 1960 ve sonrası
6.
I. Herkesin aidiyet hissetmesine destek olma,
II. Çocukların yerel tabanlı, yüksek kalitede eğitim alma hakkını kabul etme,
III- Dışlanmayı, ayrımcılığı ve öğrenmeye katılıma engel olan durumları azaltma,
IV. Çocukların öğrenme ve öğretime katılımlarını sağlama,
Yukarıda verilenlerden hangisi/hangileri “Kapsayıcı Eğitimin İlkeleri” arasındadır?
- A) II ve IV
- B) I ve II
- C) I, II, III ve IV
- D) I, III ve IV
- E) II, III ve IV
7.
..... eğitimde adalet temelli bir yaklaşımı güçlendirmenin, fiziksel ve dezavantajlı bireylere sahip çıkmanın ve özel gereksinimli bireylerin akranları ile birlikte yaşama kültürünü destekleyen yaklaşımın önemine vurgu yapılmaktadır. Ayrıca, kaynaştırma eğitimi olanaklarını geliştirmek için sınıf öğretmenlerine ve farklı branşlardan öğretmenlere özel eğitim konularında hizmet içi eğitimin verilmesinin önemine vurgu yapılmaktadır.
Yukarıdaki öncüldeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A) MEB 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde
- B) MEB 2010-2014 Stratejik Planı’nda
- C) MEB 2015-2019 Stratejik Planı’nda
- D) Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi’nde
- E) Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri’nde
8.
Kapsayıcı Eğitimin ne tür gerekçeleri bulunmaktadır?
- A) Eğitimsel-Sosyal-Ekonomik
- B) Eğitimsel-Siyasal-Sosyal
- C) Siyasal-Sosyal-Dinsel
- D) Sosyal-Ekonomik-Kültürel
- E) Siyasal-Sosyal-Ekonomik
9.
Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde nitelikli kapsayıcı eğitimin boyutları yer almaktadır?
- A) Öğretim, uygulama, değerlendirme
- B) Katılım, destek, iletişim
- C) Erişim, destek, değerlendirme
- D) Erişim, katılım, destek
- E) Öğretim, iletişim, değerlendirme
10.
“Engelleri ortadan kaldırmayı, tüm öğrencilerin aynı yaştaki akranları ile öğrenme deneyimlerine ve öğrenme ortamlarına katılmalarını sağlayan temel bir insan hakkı ve eğitimde sistemli bir reform sürecidir.”
Yukarıda tanımı verilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ayrımcılık
- B) Eğitim
- C) Kaynaştırma Eğitimi
- D) Öğretim
- E) Kapsayıcı Eğitim
11. (I) Ne tuhaf şeydir şu zaman! (II) Edebiyat ve sanat adamlarını er geç yerli yerine koymada şaşmaz bir ustalığı var onun. (III) Bunlardan bazıları daha yaşarken ölüvermişler, bazıları da sonradan yok olup gitmişlerdir. (IV) Gerçi sağlam değer taşıyan yazarların da arada bir gözlerden kaybolduğu görülmemiş bir durum değildir. (V) Ama bunlar, eninde sonunda yeniden hayata döner ve aramıza karışırlar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, "Hele hak etmedikleri halde üne kavuşanlardan hiçbiri onun elinden kurtulamaz." cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü bozulmaz?
- A) III
- B) IV
- C) I
- D) II
- E) V
12. (I) Eleştirmenlerin, yapıtlara yönelik kalıplaşmış, hatalı bakış açıları vardır. (II) Bu hatalardan biri de, yazarla roman kahramanlarını özdeşleştirmektir. (III) Roman kahramanlarının ağzından çıkan her sözü yazarın düşüncesi olarak değerlendiren, onlarda bulduğu kişilik kusurlarını yazarla bütünleştiren böyle bir eleştiriyi ciddiye almak olanaksızdır. (IV) Romanlarda yazar, toplum sorunlarını yansıtırken tarafsız bir yol izler. (V) Bu mantık geçerli olsaydı, bir katilin iç dünyasını anlatan roman yazarı hakkında hemen suç duyurusunda bulunmak gerekirdi. (VI) Örneğin, Dostoyevski "Suç ve Ceza" adlı eserini kaleme aldıktan sonra, hemen cinayetten tutuklanmalıydı. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
- A) II.
- B) VI.
- C) IV.
- D) III.
- E) V.
13. Ünlü sanatçı, ilk kez bu kitabında kendini edebi eserlerin eleştirisi ile bu denli sınırlamış.--- Böylece onun yazılarında, her zaman görmeye alıştığımız toplumbilim, siyaset, ideoloji ve bunların birbiriyle ilişkisi değil de sadece onun şiir ve şairlerle ilgili düşünceleri çıkıyor karşımıza. Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) Hatta bu sınırı daha da daraltarak yalnızca şiirlerle ilgili düşüncelerini bir araya toplamış.
- B) Ne var ki bu esere eleştiri yerine, çok değişik alanlarla ilgili olarak yazarın görüşlerini yansıtan bir kitap demek daha doğru olur.
- C) Ancak bilim, sanat ve diğer alanlarla ilgili görüşlerini açıklaması bir alışkanlığın sürdüğünü gösteriyor.
- D) Üstelik edebiyatın kapsamına girmeyen birçok bilim dalıyla ilgili düşüncelerini de dile getirmiş.
- E) Oysa sanatçının diğer eserleri incelendiğinde içerik olarak onların da buna benzediği görülür.
14. (I) Her mevsimin, İstanbullular için ayrı bir yeri vardır . (II) Sonbahar geldiğinde özellikle eski İstanbullularda sevinçli bir telaş başlar. (III) Bu telaş, denizden ve havadan gelecek iki misafirin karşılanma hazırlıklarından kaynaklanır. (IV) Eski İstanbul'da insanlar çok daha renkli yaşardı. (V) Şimdiki İstanbulluların artık pek haberi yok bu misafirlerden. (VI) Bu iki misafir denizden gelen lüfer ve havadan gelen kasım sakasıdır. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
- A) II
- B) III
- C) IV
- D) VI
- E) V
15. Edebiyatın renklerinin solmaması için edebi yapıtların her dönem okunması gerekir. Kendisini okutturacak bir yapıt ise dil ve dilin kuralları göz ardı edilerek oluşturulamaz. Bu yüzden bir insanın hele bir gencin edebiyata ısınması, alışması için --. Bu cümlenin anlamca aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanması en uygundur?
- A) toplumun her kesimine seslenen yapıtları okuması gerekir
- B) nesnelliğini kaybetmiş eleştirmenlerin onu yönlendirmemesi gerekir
- C) dil yönüyle her çağda kendini okutacak derecede sağlam eserlerle karşılaşması gerekir
- D) Türkçe yapıtlar yanında çeviri eserleri de okuması gerekir
- E) edebiyat tarihini iyi bilmesi gerekir
16. Bu Dağın Ardı'nda aranan şey hiç ifade edilmeden kalmış. Hikâye kahramanı daima ilerisini merak eden bir insan. Anadolu'yu dolaşıyor. Göçmen kuşlar gibi. Her gittiği yerde, önünde bir dağla karşılaşıyor. O dağın ardını görmek arzusuna kapılıyor. Aşıyor o dağı. Ama aştığı dağın ardını gözden geçirmeye, orayı görmeye çalışacağına, ileride ufuklarda duran yeni bir dağın zirvelerine dikiyor gözlerini, onun ardını özlüyor. Ama dağlar hiç bitmiyor; o boyuna arıyor, arıyor. Parçaya göre yazarın sözünü ettiği eserde eksik gördüğü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dağ imgesinin çok sık kullanılması
- B) Kahramanın neyi aradığının açık olmaması
- C) Toplum sorunlarına yer verilmemiş olması
- D) Teknik kusurlarının bulunması
- E) Olayların yüzeysel olarak anlatılması
17. Bugün babaların birçoğu çocuklarından yakınır. Bunlar kendi çocukluklarını unutmuş gibidirler. Bilmezler ki bir zamanlar kendi babaları da aynı şekilde onlardan yakınmışlardı . Tıpkı kendilerinin şimdi yaptıkları gibi, babaları onlara: "Biz çocukken böyle miydik? Sinema nedir bilmez, maçı tanımaz, büyüklerimizin sözlerinden dışarı çıkmazdık. Ya şimdikiler... Nerde..." demişlerdi ama bunları bilen, hatırlayan var mı ki?... Bu parçanın başına getirilebilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Anılar
- B) Çocukluk Günleri
- C) Çocukların Eğitimi
- D) Geçmişi Unutmak
- E) Babalar ve Çocukları
18. (I) İyi bir roman yazabilmek kolay bir iş değil gerçekten. (II) Bir kere, yenilik yapacağım, diye roman türünün özelliklerini bozmaya kalkmayacaksın. (III) Ayrıca bu alanda başarıya ulaşmış sanatçıların yöntemlerini de taklit etmeyeceksin. (IV) Tam aksine, türün özellikleri içinde yenilikleri gerçekleştirmeye çalışacaksın. (V) Ancak bu yolla kendi tarzını oluşturup nitelikli romanlar yazabilirsin. Bu parçadan anlamlı bir bütün oluşturmak için, numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirmelidir?
- A) I ve II
- B) IV ve V
- C) III ve IV
- D) III ve V
- E) II ve III
19. Aşağıdakilerden hangisi bir yazının giriş cümlesi olmaya uygun değildir?
- A) Bizim için Leyla ile Mecnun ne ise Romeo ve Juliet de Batı kültürü için odur.
- B) Sayfalar dolusu bir kitapla anlatılamayan duygu ve düşünceleri birkaç mısralık şiirle anlatmak mümkündür.
- C) Şiir yazmaktan çok, şiir söylemeyi yeğleyen bir adamın dizeleriydi bunlar.
- D) Vadideki Zambak, Balzac'ın olgunluk çağının en önemli eserlerinin başında gelir.
- E) Bugüne kadar en fazla tarif edilmeye çalışılan bir kavram olarak karşımıza çıkar şiir.
20. --- Bu yüzden onda düş ile gerçek iç içedir. Şairimiz donuk bir görüntüyü betimlememiştir. Dizelerinde varlıkları hareket halinde anlatmıştır. Bu sunum bir bale gösterisinden daha uyumlu ve görkemlidir. İzlenimlerine düşleriyle renk katmış, anlatısını şiirden öteye taşımıştır. Bu parçanın başına getirilebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Bu şiir, doğanın düşlerle yoğrulmasıyla ortaya çıkmıştır.
- B) Şair, yapıtı düşlerin tekdüze ayrıntılarından kurtaramamıştır.
- C) Sanatçı, eserde yalnızca görülmeyeni anlatmayı yeğlemiştir.
- D) Onun şiirlerinde amaç yalnızca hüner göstermek değildir.
- E) Söz konusu şiirde yaşama ait ayrıntılar ön plana çıkmıştır.