1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Ona her fırsatta güven duyduğumuzu ve desteklediğimizi söylemiştik.
- B) Zorlu rakiplerle mücadele edecek olması onu korkutmuyordu.
- C) Kimsenin onun bu zor işi başaracağından şüphesi yoktu.
- D) Ay yıldızlı bayrağımızı göndere çektirmeyi hep hayal etmişti.
- E) Sınıf arkadaşlarımdan biri güç de olsa bu yarışı kazanabildi.
2. Arkadaşlarımın tatil yaptığı yere birkaç gün önce gittim ve gördüm. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “gördüm” sözcüğünden önce “orayı” getirilerek
- B) “yere” sözcüğü yerine “kasabaya” getirilerek
- C) “birkaç gün” sözü atılarak
- D) “gördüm” yerine “gördük” getirilerek
- E) “birkaç gün önce” sözü “Arkadaşlarımın” sözcüğünden önce getirilerek
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlam belirsizliği vardır?
- A) Kitaplarını çantaya özenle yerleştirdi.
- B) Birkaç gün sonra arkadaşı bile ona inanmayacaktı.
- C) Teyzemlerin akşama geleceğini duyunca çok sevindim.
- D) Kardeşiniz rahatsızlandı, denince oldukça üzülmüştü.
- E) Çocukların yaramazlıkları çoğu zaman hoş görülür.
4. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Üçte birlik çoğunluğa ulaşılamadığı için genel kurul toplantısı ertelendi.
- B) Kent mimarisinin en güzel örnekleri bu albümde toplanmış.
- C) Uluslararası Tıp Kongresi’nin yedincisİ, bu günlerde ülkemizde yapılıyor.
- D) Üretim hatasından kaynaklanan arızalar garanti kapsamındadır.
- E) Bu yarışmada dereceye giren yapıtların yazarları ödüllendirilecek.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
- A) Her durumda soğukkanlı kalabilmeyi çok az kişi başarabiliyor.
- B) Her kurumun farklı bir yapısı, kendine göre kuralları vardır.
- C) Sizce bu, doğru olabilir, ancak ben hâlâ yanlış olduğuna inanıyorum.
- D) Arkadaşlarıyla olan ilişkilerinde her zaman düzeyli olmaya çalışmıştır.
- E) Çevremizdeki insanların her zaman bizleri anlamalarını bekleyemeyiz.
6. Gençlerin, gelecekte ülkenin kendilerinden beklediği görevleri düşünerek, sorumluluk duygusu taşımalıdırlar. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
- A) “düşünerek” sözcüğünden sonra “onlar” sözcüğü getirilerek
- B) “ülkenin” sözcüğü cümleden çıkarılarak
- C) “Gençlerin” sözcüğündeki tamlayan eki atılarak
- D) “görevleri” sözcüğü ile “sorumluluk duygusu” sözünün yerleri değiştirilerek
- E) “görevleri” sözcüğü tekil yapılarak
7. “Trafik cezalarına çeşitli oranlarda zam yapılarak caydırıcılığının artırılması düşünülüyor” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Nesne eksikliği
- B) Gereksiz sözcük kullanımı
- C) Tamlayan eksikliği
- D) Özne-yüklem uyuşmazlığı
- E) Çatı uyuşmazlığı
8. Her öykü yazan sanatçı, eserine yaşadıklarını aktarmayabilir. Bu cümledeki anlatım, bozukluğu, aşağıdakilerin hangisinden kaynaklanmaktadır?
- A) Özne-yüklem uyuşmazlığından
- B) Tamlayan eki eksikliğinden
- C) Çatı uyuşmazlığından
- D) Anlamca çelişen sözlerin bir arada kullanılmasından
- E) Sözcüğün yanlış yerde, kullanılmasından
9. Her şey durmadan değişiyor. Dün bugüne benzemiyor, bugün de yarına benzemeyecek. Yaşam durağan değil, hareket halinde. Aslında bu hareketlilik, bu değişim, gelişme ve ilerleme demek. Bu nedenle, yaşamdaki değişimi durduramadığımız gibi dilin de belli kurallar içindeki değişim ve gelişimini durduramayız. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Değişimin her bireyi farklı yönde etkilediği
- B) Yeniliklerin olumsuz sonuçlar da doğurabileceği
- C) Dilde ortaya çıkan yeniliklerin kaçınılmaz olduğu
- D) Değişiklikleri kabullenmenin zor olduğu
- E) Dildeki kuralların zamanla benimsendiği
10. (I) Onun ilk şiiri, o daha lise yıllarındayken yayımlanır. (II) Genç bir şair olarak edebiyata attığı bu ilk adımın ardından yalnız şiirle yetinmez. (III) 1951 yılında gazeteciliğe başlayarak takma adlarla fıkra ve denemeler yazmaya girişir. (IV) 1960 sonrasında romanla oyun yazarlığına yönelir. (V) Romancılığını iki aşamada ele alabiliriz. (VI) Birincisinde, 1951 yılında başladığı gazeteciliği sırasında, gazetelerde yayımladığı tefrika romanlar yer alır. (VII) İkincisi ise kendi adıyla ve kitaplaştırarak yayımladığı romanlar dönemidir. Bu parça düşüncenin akışına göre iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
- A) III.
- B) VI.
- C) IV.
- D) V.
- E) II.
11. Her şey nasıl da farklı gözüküyor bugün! Önceden dikkat etmediğim ufacık şeylerin bile tadına varıyorum. Örneğin bir serçenin uçuşunu imrenerek izliyorum, incecik beyaz bir buluta dakikalarca takılıp kalıyor gözlerim. Vazodaki karanfiller daha bir kırmızı, daha bir pembe, daha bir ak görünüyor bu sabah. Her şey o denli güzel ki... Oysa zaman zaman bunalır, ufak bir sıkıntıda, yaşama sevincimi yitirirdim. Ne kadar da yanlışmış meğer! Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yaşamanın güzelliği
- B) Yaşamı bir bütün olarak algılamanın güçlüğü
- C) Ayrıntıların çeşitliliği
- D) Geleceğe yönelik düşler kurmanın önemi
- E) Duyguların gelip geçiciliği
12. Hani bir sevgilin vardı / Yedi sekiz yıl önce, Dün yolda rastladım / Sevindi beni görünce. Sokakta ayaküstü / Konuştuk ordan burdan, Evlenmiş, çocukları olmuş / Bir kız, bir oğlan. Mutluymuş, kocasını seviyormuş, Kendilerininmiş evleri... Suçlu, üzgün ve ezik, / Sana selam söyledi. Bu dizelere ilişkin olarak aşağıdakilerden hangisisöylenemez?
- A) Konuşma havası içerdiği
- B) Uyaklı sözcüklerin kullanıldığı
- C) Söz ve anlam sanatlarına başvurulmadığı
- D) Öğretici bir nitelik taşıdığı
- E) Öyküleyici bir anlatım biçimi seçildiği
13. Bu tür etkinlikleri, “kitap fuarı” olarak değil de “kitap sergisi, panayırı, pazarı” olarak nitelendirmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu fuarların, kitap çeşitliliğini ve indirim olanaklarını okura geniş bir çerçevede sunmaktan başka bir işlevi yok. Amaç sınırlı olunca, fuarın kültürel etkinliği de sınırlı oluyor ve yayınevlerince seçilen kitapların satışına yönelik kalıyor. Bu parçada belirtilenler aşağıdakilerden hangisinin karşılığı olabilir?
- A) Kitap fuarları yazarlar üzerinde nasıl bir etki yaratıyor?
- B) Kitap fuarlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- C) Kitap fuarlarının yayınevlerine getirisi ne oluyor?
- D) Kitap fuarlarının fuarlarının amacı sizce ne olmalı?
- E) Kitap fuarlarında ne gibi etkinlikler yer almalı?
14. Çağının fotoğrafını veren yazarlar, başarıya ulaşmış saymamalı kendini. Çünkü çağıyla birlikte kaybolup gidecektir. Çağı aşan bir yönü, yeni çağlara bildiriler gönderen bir üstünlüğü olmalı sanat yapıtının. Dostoyevski, Stendhal gibi sanatçılar, çağlarını çizdikleri için değil, insanı çözümleyip ona ait yeni görüşler ileri sürdükleri için günümüze kadar gelebildiler. Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisi çıkarılabilir?
- A) Sanatçı çağını yansıtırken, nesnel bir tutum içinde olmalıdır.
- B) Bilinçli okurlar, sanatçıları geleceğe taşır.
- C) İnsan odaklı ve geleceğe dönük yapıtlar veren yazarlar kalıcı olur.
- D) Yaşanılan dönemlerin anlatıldığı yapıtların okuyuculara bir katkısı olmaz.
- E) Kendini yenilemeyen pek çok sanatçı zamanla unutulmuştur.
15. “Üç Öykü", dünya edebiyatının önemli yazarlarından Gustave Flaubert’in çok özel bir kitabı. Yazarın ölümünden üç yıl önce 1877’de yayımlanan bu kitap, “Saf Bir Yürek”, “Konuksever Aziz Julien Söylencesi” ve “Herodias” adlı üç öyküden oluşuyor. İşlenen temaların çeşitliliği ve üslûp yetkinliğiyle Flaubert’in yeteneğini tüm yönleriyle ortaya koyan bu kitap, Madame Bovary yazarının başyapıtı olarak kabul edilir. İlk yayımlandığında, neredeyse tüm eleştirmenlerce bir "edebiyat olayı” olarak değerlendirilen, okurlardan büyük ilgi gören kitap, bir eleştirmenimizin deyişiyle, yazarın tüm çabalarının, tüm yönelimlerinin, tüm özlemlerinin somutlaştığı bir yapıttır. Bu parçada sözü edilen yazar ve yapıtıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- A) Edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdığına
- B) Öykülerde konuları farklı biçimde işlediğine
- C) Anlatımda önemli sayılacak bir düzeyi olduğuna
- D) Zaman içinde değişik açılardan ele alındığına
- E) Yazarını bütün özellikleriyle yansıttığına
16. (I) insanoğlunun tarih boyunca en büyük korkularından biri olmuş kuraklık. (II) İmparatorluklar yıkmış, savaşlara yol açmış, göçlere neden olmuş. (III) Kısacası insanoğlunun yaşamını alt üst etmiş, içinden çıkılmaz sorunlar yaratmıştır. (IV) Günümüz Mısır’ına baktığımızda ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. (V) Burada kuraklık, gerçek bir nimete dönüşmüş. (VI) Kurak çöllerin erişilmezliği, buradaki birçok tarihî eseri yok olmaktan kurtarmış. (VII) Nem olmadığı için yapılar, içlerindeki duvar kabartmaları, resimler, ahşap, saz gibi organik maddelerle yapılan nesneler, binlerce yılı aşıp günümüze ulaşmış. (VIII) Üç bin yıl önce kral mezarına yerleştirilmiş hurma, binlerce yıl öncesinin ahşap su değirmeni zamana direnmeyi başarmış. Bu parça düşüncenin akışına göre iki paragrafa bölünmek istenirse ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
- A) VII.
- B) III.
- C) V.
- D) IV.
- E) VIII.
17. Onun en çok şu yanını beğeniyorum: Düşüncesini açık açık yazabilme yürekliliğini... Onun eleştiri yazıları, çoğu kez okurları yeni düşüncelere götüren özler içerir. Kimi kez okuru, savunduğu düşüncelerin doğruluğuna inandıran, kimi kez de okurun karşı çıkarak okuyacağı yazılardır bunlar. Hangisi söz konusu olursa olsun, bu yazılar yürekli bir eleştirinin kanıtıdır. Böyle tanıtılan yazarın öne çıkarılan yönü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yorumlarıyla sanat çevrelerinde yankılar uyandırma
- B) Okurların beklentilerine uygun yazılar yazmaktan hoşlanma
- C) Eleştirilerini hatır gönül gözetmeden yazma
- D) Düşüncelerine karşı çıkanlara tepki göstermeme
- E) Okurları etkileyerek belirli düşünceleri benimsetmeye çalışma
18. Bu filmin senaryosunu okuyunca, rolü kabul edip etmeme konusunda kararsız kaldım, rolle kendimi pek bütünleştiremedim. Yönetmen, rol üzerinde konuşarak bu sorunu çözebileceğimizi söyledi. Gerçekten de filmi tamamladığımızda, canlandırdığım karakterden oldukça memnun olduğumu söyleyebilirim. Şimdiye kadar oynadığım rollerden çok farklı bir kişilik çıktı ortaya. Görüntü yönetmenimizin sakin ve ayrıntıya önem veren bir kişi olması, her sabah sete herkesten daha güler yüzlü gelmesi beni çekimler sırasında çok güdüledi. Onunla çalışmak çok güzel. Sakin ve olumlu bir insan. Bu parçada konuşan kişi kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?
- A) Sorununun çözümünde yönetmenin yaklaşımına
- B) Yönetmenin, tutumuyla onu nasıl etkilediğine
- C) Önerilen rolün kaygı uyandırdığına
- D) Oynadığı rolün, uyandırdığı duyguya
- E) Öncekilerden farklı bir rolle nasıl ön plana çıktığına
19. Gençler hemen kalemi alıp şiir yazmaya başlamamalılar. Çünkü dizeler, duygulardan çok, yaşantıların ürünüdür. Bir dize yazabilmek için birçok yer görülmeli, birçok insanla tanışıp sohbet edilmelidir. Bilinmeyen semtlerdeki yollar öğrenilmeli, beklenmedik rastlantılar düşünülmelidir. Hatta bütün bunları düşünebilmek de yetmez. İnsanın çok çeşitli anıları olmalı ve bu anılardan yararlanmayı bilmek de gereklidir. Çünkü anılar, hiç beklenmeyen bir zamanda değerli bir dizenin ilk sözcüğü olabilir. Bu parçaya göre şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- A) Şairler şiirlerini, yalnızca kendi duygu dünyalarını temel alarak yazmalıdır.
- B) İnsanların geçmişleriyle ilgili bilinmeyenleri açığa çıkarmada şiirlerden yararlanılabilir.
- C) Başarılı şiirler, sözcüklerin anlamını gerçekten kavrayabilmiş şairlerce yazılır.
- D) İyi şiir, zengin bir deneyim, duygu, düşünce ve kültür birikiminin ürünüdür.
- E) Yaşanan olayların etkisinden kurtulmanın yollarından biri de şiir yazmaktır.
20. Gölün buzlu yüzeyinde yürürken sesi duydum ve ürktüm. Derinlerden gelen boğuk bir sesti. Boş bir şişenin ağzına üfleyince çıkan sesi andırıyordu. Kalın bir teli iyice gerip bırakınca meydana gelen sese de benziyordu. Tarif etmek zordu. Önce uzaklarda, gölün ortasında siyah iki nokta gibi görünen balıkçıların, buzu kırarken çıkarttıkları sesin yankısı zannettim. Yanılmışım. Gölün sesiymiş meğer. Buz sıkıştırdıkça diplerden böyle sesler gelirmiş. Balıkçının dediğine göre gölün sesini bir de yeni donmaya başladığında geceleri dinlemeliymişim, sanki binlerce boğa bağıra bağıra boğulurmuş gölün dibinde. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A) Betimleme yapma
- B) Yinelemelere yer verme
- C) Benzetme sanatından yararlanma
- D) Öykülemeye başvurma
- E) Nesnelliğe ağırlık verme