1. Güneş doğuda ağır ağır yükseliyor. Cudi'nin eteklerinde Cizre'nin sabahını selamlıyorum. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yola koyulmuş bir at arabası, nal seslerinin unuttuğum tınısını bana hatırlatarak ilerliyor. Tereddüt etmeden at arabasını durdurup, kırık tahtalar arasında kendime yer ediniyorum. Atlar hızlanıyor, nal sesleri çoğalıyor, tarifsiz sevinçlere boğuluyorum. Sanki bu yolculuk sonsuza değin sürecek; at arabasını süren çocuklar, yol aldıkça hızlanan atlar ve ben o sonsuzluğun içinde kaybolacağız. Bu parçanın anlatımı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) İzlenimlere yer verilmiştir.
- B) Günün belli bir anı betimlenmiştir.
- C) Olaylar birinci kişinin ağzından anlatılmıştır.
- D) Farklı duyularla algılanan ayrıntılara yer verilmiştir.
- E) Karşılaştırma yapılmıştır.
2.
Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Ramazan geldiği için çeşitli organizasyonlar yapıldı belediyelerce.
- B) Salona girdiğinden beri bütün gözler onun üzerindeydi.
- C) Misafirler geldi, ancak ev sahibi hala ortalarda görünmüyor.
- D) Sınav istediği gibi sonuçlanırsa arkadaşlarıyla tatile çıkacakmış.
- E) Eğitim sisteminde tekrar bu yıl yine değişiklik yapacaklar.
3. Onu, mor dağlara yaslanmış bir tepeciğin eteğinde gördüm ilk kez. Zeytin ağaçlarının boz yeşilinin, yeni çiçeklenmiş bademlerin bahar şenliğine karıştığı; çiğdemlerle sarı çiçeklerin, ılık rüzgarla sarmaş dolaş olduğu bir gündü. Bir taşın üstüne oturmuş etrafı seyrediyordum ki şans ederek gökyüzünden çıkageldi. Yaklaştı ve yanıbaşıma kondu. O ne güzel bir kelebekti! İncecik beline yüklediği kadife tüylü, güzelim kanatlarını iyice yaydı ve beni eşsiz bir işlemeyle baş başa. bıraktı. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
- B) Karşılaştırmalarla anlatım somutlaştırılmıştır.
- C) Betimlemelerden yararlanılmıştır.
- D) Duygulara yer verilmiştir.
- E) Birden fazla duyudan yararlanılmıştır.
4. Birden o sokağa sapıvermiştim. İki adım atar atmaz durakladım. Ben bu semtin insanıyım, burada doğdum, büyüdüm. Ömrüm bu sokak aralarında geçti; ama şaşılacak şey, artık buralarda bir yabancı gibiydim. Hava serinlemişti, evlerin pencerelerine ince ince yağmur damlaları düşüyordu; bir apartmanın balkonunda çamaşırları unutmuşlardı. Sıra sıra evlerin arasında biraz daha yürüdüm. Durup biraz dinlenmek istedim. Başımı kaldırınca çocukluğumun geçtiği o ufacık ahşap evi gördüm. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Nesnelere, insanlara özgü nitelikler yüklenmiştir.
- B) Farklı duyularla algılanan ayrıntılara yer verilmiştir.
- C) İkilemeler kullanılmıştır.
- D) Gözlem gücünden yararlanılmıştır.
- E) Anlatıcının duygusal etkilenmesini yansıtmaktadır.
5. Derinlemesine incelemeden edinilen bilgiler bazen Çok büyük yanlışlara yol açıyor. Bir yanda televizyondaki sağlık programlarına telefonla katılan izleyicilere doktorlarca tedavi yöntemleri ·öneriliyor. Öte yanda gazete sayfalarında sorunlu okurlara psikolojik terapiler uygulanıyor. Kendi hastalığına iyi gelen bir ilacı arkadaşına ilaç firması temsilcisiymiş gibi önerenler, bunların yanında çok masum kalıyor. Kulaktan dolma bilgilerle yönlendirilen insanlar da yanlış ilaçlar alıyor, yanlış tedaviler uyguluyorlar. Sonuçta da daha güç problemlerle karşılaşıyor insanlar. Yazar, bu parçanın ilk cümlesindeki savını inandırıcı kılmak için aşağıdakilerden hangisine özellikle başvurmuştur?
- A) Konuyu tartışma içinde sunma
- B) Öyküleyici anlatım yolunu seçme
- C) Tanık göstermeden yararlanma
- D) Örneklere ağırlık verme
- E) Okurun hayal gücüne dayanma
6. Carablus Köprüsü, her biri yüzer metrelik sekiz gözden yapılmış. Bizim Galata Köprüsü'nün bir buçuk katından daha fazla uzunlukta, her gözün iki tarafından yükselen yarım daire şeklindeki çelik kavislerle sekiz tane beton ayak üstüne gerilmiş çok heybetli bir demir kütlesi. Üstü açık kalmış bir tünel, yanları parmaklıkla işlenmiş bir halde dümdüz uzamaktadır. Ortadaki raylar sonlara doğru birbirine bitişmiş gibi görünüyor. Yalnız Fırat üstünten trenleri geçirtmek için değil aynı zamanda Alman mimarisini övdürtmek için yapılmış bir abide. Bu denli görkemli bir köprüyü ilk kez görmek insanı şaşırtıyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Sayısal verilere yer verilmiştir.
- B) I. kişili anlatımla oluşturulmuştur.
- C) Öğretici bir yol izlenmiştir.
- D) Karşılaştırmadan yararlanılmıştır.
- E) Kurallı cümleler kullanılmıştır.
7. Kış İstanbul'a griliği ile yüklenmiş. Güneş, Balat'ın eski sokaklarında, ansızın çıkıp gelen .eski bir dost sıcaklığıyla bulutları aralayıp öylesine bir görünüyor. Gökyüzü iyiden iyiye içine kapanmış. Etrafta sessizce ağlar gibi çiseleyen yağmurla birlikte bir garip rüzgara sarınmış hüzünle geziniyor. Sokakta eksilmeyen kızarmış balık ve yeni soyulmuş kuru soğan kokusu... Ve işte Balat... Bir zamanlar Altın Boynuz diye bilinen Haliç'in eteklerinde terk edilmiş bir semt... Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- A) Örneklere yer verilmiştir.
- B) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
- C) Kişileştirme yapılmıştır.
- D) Bitirilmemiş cümleler kullanılmıştır.
- E) Betimleyici bir yol izlenmiştir.
8. Gezimizin sonunda Eminönü'ne yaklaşırken birden kuzey rüzgarı çıktı, sisi birkaç dakikada dağıttı. Karşımızda güleç tepeler arasında şirin bir nehir gibi İstanbul Boğazı kıvrılıyordu. Sağımızda Asya toprağı olan Üsküdar vardı. Denizin üstünde sayısız küçük vapur, gelip geçiyordu. Kız Kulesi ve Galata gözlerimizin önündeydi. İstanbul'un uçsuz bucaksız genişliği ve masmavi deniz, hayranlığımızı iyice artırıyordu. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Karşılaştırmalarla düşünce somutlaştırılmıştır.
- B) Betimleyici bir yol izlenmiştir.
- C) Benzetmeye yer verilmiştir.
- D) İnsana özgü nitelikler doğaya aktarılmıştır.
- E) Kişisel duygular belirtilmiştir.
9. Orman içinden vadiye ulaştığımda köknar ve sarıçamlarla bezeli, yeşil renkli harika bir-göl çıktı karşıma. Mor menekşeler, çiğdemler, sarılı, eflatunlu çuha çiçekleriyle kaplı her yer. Çiçeklerden yükselen kokular, etraftaki ormandan gelen reçine kokularına karışıp yayılıyor. Hala tepelerde erimeye direnen kar kütlelerinden süzülen suların şırıltısı" eşliğinde kuşlar en güzel şarkılarını söylüyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Benzetmelere yer verilmiştir.
- B) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
- C) İşitsel öğelere yer verilmiştir.
- D) Anlatıma beğeni duygusu katılmıştır.
- E) İnsana özgü nitelikler doğaya aktarılmıştır.
10. Edebiyat bir çeşitlilik ve zenginlik sanatıdır. Aynı olayı, aynı kişileri, aynı yerleri farklı yönlerden ele alarak yorumlarımızı zenginleştirir. Yahya Kemal'i düşünün: Adalar'ı bir duygu diyarı olarak ele almış. Selim İleri, kendisiyle barışık olmayan insan tipini bir adada yaşatmış. Adalet Ağaoğlu ise dönem değişikliklerinin simgesi olarak görmüştür adaları. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Tartışma
- B) Betimleme
- C) Örneklendirme
- D) Karşılaştırma
- E) Öyküleme
11. Günümüzden 300 milyon yıl önce, jeologların Karbonifer Çağı dedikleri dönemde dünya, çok farklı bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı geçiş bataklıklarla kaplıymış. Bu canlılar, jeolojik dönemler sonucu toprağa gömülmüş ve milyonlarca yıl içinde, yerin altında bugün kömür ve petrol denilen maddelere dönüşmüş; bunlara mineral yakıtlar denmiştir. Bu maddelere, canlıların fosilleşmiş kalıntılarından oluştuğu için fosil yakıtlar da denir. 20 ve 21. yüzyılda dünya çapındaki teknolojik gelişmelerle, fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye olan ihtiyaç artmıştır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A) Tanımlama
- B) Terimler
- C) Mecazlı söyleyişler
- D) Nesnel veriler
- E) Açıklama
12. Uzaktan bakıldığında bir karınca ordusu sanki... Koca bir vadi, kavurucu bir sıcak... El arabalarıyla taşınan topraklar... Kimi dikkatli bir şekilde notlar alıyor, kimi minicik bir fırçayla, olabildiğince nazik, mozaikleri temizliyor. Bu kişiler antik şehirde araştırma yapan arkeologlar. İğneyle kuyu kazıyorlar adeta. Ama yüzlerinde hiçbir şikayet izi yok. Görünüşe bakılırsa tarihi, yerin altından kurtarma çalışmaları onları çok mutlu ediyor. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisi ağır basmaktadır?
- A) Açıklama
- B) Öyküleme
- C) Betimleme
- D) Karşılaştırma
- E) Örneklendirme
13. Meteorlar, uzayda hareket eden küçük, katı kitlelerdir. Hareketleri esnasında dünyanın atmosferine de girebilirler. Meteorlar dünyamızın atmosferine girdiği zaman, uzayda bıraktıkları belirgin, ışıklı iz sayesinde onları açık seçik görebiliriz. Söz konusu ışıklı iz, havanın yüzeylerine sürtüşmesinden doğan kızmanın sonucudur. Bir toplu iğne başı büyüklüğünde olan meteorların yanında ağırlıği tonları bulan bazı meteorlar da vardır. Meteorların çoğu dünyanın atmosferinden geçerken ısının etkisiyle tamamen yok olurlar. Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Kişileştirme
- B) Örneklendirme
- C) Tartışma
- D) Tanık gösterme
- E) Açıklama
14. Kış İstanbul'a griliği ile yüklenmiş. Güneş, Balat'ın eski sokaklarında, ansızın çıkıp gelen .eski bir dost sıcaklığıyla bulutları aralayıp öylesine bir görünüyor. Gökyüzü iyiden iyiye içine kapanmış. Etrafta sessizce ağlar gibi çiseleyen yağmurla birlikte bir garip rüzgara sarınmış hüzünle geziniyor. Sokakta eksilmeyen kızarmış balık ve yeni soyulmuş kuru soğan kokusu... Ve işte Balat... Bir zamanlar Altın Boynuz diye bilinen Haliç'in eteklerinde terk edilmiş bir semt... Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
- A) Bitirilmemiş cümleler kullanılmıştır.
- B) Betimleyici bir yol izlenmiştir.
- C) Örneklere yer verilmiştir.
- D) Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
- E) Kişileştirme yapılmıştır.
15. Birden o sokağa sapıvermiştim. İki adım atar atmaz durakladım. Ben bu semtin insanıyım, burada doğdum, büyüdüm. Ömrüm bu sokak aralarında geçti; ama şaşılacak şey, artık buralarda bir yabancı gibiydim. Hava serinlemişti, evlerin pencerelerine ince ince yağmur damlaları düşüyordu; bir apartmanın balkonunda çamaşırları unutmuşlardı. Sıra sıra evlerin arasında biraz daha yürüdüm. Durup biraz dinlenmek istedim. Başımı kaldırınca çocukluğumun geçtiği o ufacık ahşap evi gördüm. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Gözlem gücünden yararlanılmıştır.
- B) Anlatıcının duygusal etkilenmesini yansıtmaktadır.
- C) Nesnelere, insanlara özgü nitelikler yüklenmiştir.
- D) Farklı duyularla algılanan ayrıntılara yer verilmiştir.
- E) İkilemeler kullanılmıştır.
16.
Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir bozukluğu vardır?
- A) Sevgi dolu bakışlarla beni süzüyordu.
- B) Bu yazar hiç bilmediğimiz konulara değinir.
- C) Asansöre binerken ve inerken kapıyı kapatın.
- D) Akşamki toplantının ertelendiği söyleniyor.
- E) Dün gece, uzandığı kanepede uyuyakalmış.
17. Klasik yapıtların çocuklara göre sayfalarının azaltılarak yayımlanmasını ve okullarda bu kitapların okutulmasını başarı olarak görüyor kimileri. Elbette çocukların eskiye göre daha çok kitap okuması sevindirici bir gelişme. Ancak bu çocuklar ileriki yıllarda "Ben bunu zaten okumuştum." diyerek klasiklere dönüp bakmayacaklar bir daha. Böylece klasikler, basit kitaplar olarak kalacak akıllarında. Bence çocuklara kitap okutacaksak yaşlarına uygun, nitelikli kitaplarla yapmalıyız bunu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Öyküleme
- B) Tanık gösterme
- C) Betimleme
- D) Karşılaştırma
- E) Tartışma
18. Samistal Yaylası, 2600 metre yükseklikte, etrafında bir tek ağacın olmadığı, taşlık_bir alanda kurulmuş yalnızlık çeken bir yayla. Evleri alçak tavanlı ve tamamen kesme taştan yapılmış en az 100-150 yıllık evler. Burada artık eskisi gibi kalabalık şenlikler yapılmasa da bazıları kendi imkanlarıyla yaylayı yaşatmaya çalışıyor. Genellikle kapalı seyreden Karadeniz ikliminin aksine Samistal'da masmavi bir tablo gibi açık havayı görmemek neredeyse imkansız. Burası, hem konum itibariyle hem de havasıyla diğer yaylalardan ayrılıyor. Etrafını çeviren Kaçkar zirveleri, Kavrun Yaylası, Apevanak Yaylası ortasında özel bir yere sahip. Ancak bugünkü görüntüsüyle geçmişteki görkemli günlerini arıyor yayla. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Sayısal verilerden yararlanılmıştır.
- B) Kişileştirme yapılmıştır.
- C) Betimleyici bir anlatım izlenmiştir.
- D) Benzetmeye başvurulmuştur.
- E) Örneklendirmeye başvurulmuştur.
19. Güneş tam tepemizdeyken sessiz sahilleri, büyüleyici gün batımı ve tostuyla tanınmış Ayvalık'a ulaştık. Bu şirin yer, görünürde kederli bir ölüm sessizliğiyle, ama aynı zamanda birçok uygarlıktan kalan binbir çeşit ses ve dokuyla ağırladı bizi. Ağır ağır ilerledik şehrin içine doğru. Sıra sıra dizilmiş, yılların yorgun düşürdüğü ahşap evler sıcacık merhabalarla selamladı hepimizi. Akşama doğru güneşin batışını seyretmek için Şeytan Sofrası'na çıktık. Gördüğümüz manzara karşısında büyülendik adeta. Bu masalsı zaman dilimini, ölümsüzleştirmek için kimimiz kameramıza kimimiz fotoğraf makinemize sarıldık. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) İnsana özgü bir nitelik doğaya aktarılmıştır.
- B) Anlatıma öznellik katılmıştır.
- C) Yinelemelere yer verilmiştir.
- D) Öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
- E) Tanık göstermeden yararlanılmıştır.
20. Avustralya'nın, gezegenin en yaşlı ve en iyi korunmuş yağmur ormanlarına sahip olan milli parkının kıyısındayız. Yerden metrelerce yüksekteki ağaç evler, Avustralya sakinlerinin yaban hayatına düşkün olduğunu gösteriyor. Ormanların sık dokusu içindeki evlerde, tropikal bitki ve çiçek kokuları, nehrin şınltısı, kuş sesleri ve ağaçlar arasında gezinen rüzgarın sesi size eşlik ediyor. Evleri birbirine bağlayan patikaların bulunduğu tesiste, doğanın tadını çıkarabilmeniz için, ağaç evler boydan boya camla kaplanmış. Evlerin tamamında, hamakta uzanabilme imkanı bulunuyor. Bu parçanın anlatımı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Birden fazla duyudan yararlanılmıştır.
- B) Varlıklar ayırt edici özellikleriyle verilmiştir.
- C) Açıklayıcı bir yol izlenmiştir.
- D) Canlılara ait bir özellik doğaya aktarılmıştır.
- E) Karşıt duygulardan yararlanılmıştır.